![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
|
|
Toplum Tepkisi
Eski camları ne yaparlar diye bir sorum vardı. 'Bardak' derlerdi. Bir tarihte bir porselen fabrikasına gitmiştim. 'Hasarlı porselenleri ne yaparsınız' diye sorduğumda, defolu bozuk bütün porselenleri bir ambara topladıklarını söylemişlerdi. Dört duvar bir depo idi bu yer. Deponun üst tarafında bir penceresi vardı. Buradan hatalı porselenler atılmaktaydı. ...Devamı.»Üzüntünün Sevinci
Seneler evvel bir dış seyahatim sırasında eşimi her zamanki gibi evdeki telefondan aramış, hatırını sormaya çalışmıştım. Evdeki sabit telefondan aradığımda, her seferinde telefona oğlum ya da kızım çıktığında bir şeylerin ters gittiğini anlamıştım. Bulunduğum ülkedeki işlerimi mümkün olduğu kadar çabuk yapmaya çalıştım. ...Devamı.»Ne Bildin Kıymetim
"Ne bildin kıymetim, ne bildim kıymetin" Benim güzel vatanımın ne hale geldiğini uzaktan seyrederken üzüntümü anlatamam. Eğer bir ülkedeki her hangi bir problem için onlarca televizyon kanalında, saatlerce ilgili, ilgisiz insanlar tartışıyorsa, burada bir yanlışlığın olduğunu siz göremiyorsanız, o zaman sizin bir doktora görünmeniz gerekir. Mutlaka gözünüzdeki gözlük sizin gerçekleri görmenize engel oluyordur. ...Devamı.»Armutlar ve Elmalar
Ömrüm boyunca haksızlığa hiç dayanamadım, isyan ettim. Eğer isyanım kabul görmezse, bir kenara gider oturur ağlardım. Çocukluğumda okuduğum yatılı okulda ne zaman haklı olduğum bir konuda güçsüz duruma düşsem, okulun görünmeyen bir kaya başısı vardı, orada ağlardım. Benim yaptığımı, arkadaşlarım da haksızlığa uğradıklarında yaparlardı. ...Devamı.»Uyuyabiliyor musun?
Akşamları genelde yatağıma yattığım zaman uykum gelir, uyurdum. Delikanlı çağımda okuldan eve geldiğim saatlerde çok yorgun olduğumdan yastığa başımı dayadığım saatlerde uykum gelir, derin uykuya dalardım. Üniversite yıllarımda zaman içinde toplum kesimlerindeki bazı konularda rahatsızlık çekerdim. Talebelerin haklarını araması sürecinde talebe dernekleri, öğrenci birliklerinin organize ettikleri yürüyüşlere, bir çok kez eve haber vermeden katılmıştım. ...Devamı.»Vicdan Sesi
Ankara'da 1950'lilerin başında, bilhassa Turkiye Nato teşkilatına dahil olduktan sonra Amerika'nin iki enteresan teşkilatı, Türkiye'de faaliyete başlamıştı .Birinin ismi 'Tuslog' diğerinin ismi ise "Jusmat" olan bu iki teşkilat yapılanmaya başlamıştı. Genelde toplumda Amerikalıların bu teşkilatlarının çalısmaya başlaması, her ne kadar yurdum insanı tarafından hoş karşılansa da, Ankara'da ev kiralarının, bu teşkilatların Ankara'ya gelmesi ile katlanarak artış göstermesine, memur halk tarafından muhabbetle bakılmadı. ...Devamı.»Adli Tıp
Bir insanın yaşamı boyunca kazandığı hasletler vardır. Bazı el becerileri her ne kadar genetik olsa da, yani kalıtımla nesillere aktarılsa da, insan yaşadığı hayat boyunca başka edinimler kazanabilir. Kimi insanların kulak hassasiyeti vardır, notaları çok iyi ayırteder, hatta notaların ara seslerini bile kolaylıkla seçme yeteneği vardır. ...Devamı.»Herkes hesap vermeli
Doğduğumdan hesap konusunda neler yapılması gerektiğini düşünecek çağa geldiğim tarihe kadar çok zaman geçmemişti. Hesap konusunu irdelemeye başladığımda daha çocuk yaşta idim. Henüz daha İlkokula gitmeden evvel hesap yapmayı severdim. Mahallemizde benim sıkca gittiğim bir kasap ve bir de bakkal vardı. Evden beni oraya gönderdikleri zaman sevinirdim. Annem elime bir kağıt sıkıştırırdı. 'Haydi git bunu al' diye beni bakkala gönderirlerdi. Alınacakları alıp filenin içine koyarak, eve geldiğimde 'sordun mu kaç para imiş' diye dönüşte sorgulanırdım. ...Devamı.»Atam Sözü
İnsanların yaşadıkları deneyimler ışığında kullandıkları bazı sözler nesillere aktarılır ve bunları atalarımızın söyledikleri sözler diyerek hafızamıza kazırız. Neler vardır neler bunların arasında. Öyle cümleler ortaya çıkar ki her döneme, her topluma ders verir. Bazen dedelerimizden dinleriz bu güzel sözleri ve 'ne büyük adammış benim dedem' deriz. Aslın o da kendi dedesinden duymuştur. ...Devamı.»Ağlaçka
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin arkasında kurulan ve barakalar içinde tedrisatına başlayan Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin yerine bu günlerde Meclisin genişlemeden sorumlu kişilerinin aldıkları kararlara bağlı olarak, devasa binalar yapılmaya başlandı. Kule vinçlerinin dönüp durduğu bu inşaatın yapımından evvel, fora kazıklar çakıldı. İnşaat başlarken bir kaç sefer sahanın kenarına gidip izleme fırsatı buldum. ...Devamı.»İstikbal nerde?
Ne kadar söylesek ve ne kadar yazsak biz birbirimizi eğitip birbirimize konuşmaktayız. Biz zaten bunları bilmekteyiz. Tekrar etmekte bir sakınca görmemekteyim. Eşim devamlı beni yazmamaya zorlamakta, fakat bir başka güç ise "ne yaparsan yap, senin yazman gerekir" demekte. Bir tabir vardır konuşan gurupla dinleyen gurup aynı düşüncede ise birbirini eğitmesinde yarar olmamakta. Böyle durumlar için 'Körlerle sağırlar birbirini ağırlar' diye bir tabir kullanırlar. ...Devamı.»Sıra Kimde
1999 senesinde bir kaç defa Paris'e iş seyahatine gittim. O senenin sonunda 2000 yılını idrak edecektik. Tabidir ki değişecek bir konu olmayacaktı, fakat tekrar 1000 sene değişmesini idrak edemiyeceğimiz için bir değeri vardı. Eiffel Kulesinin üzerine konulmuş ışıklı bir tabelada her gün değişen rakkamlarla 2000 senesini idrak etmeye kalan gün sayısı okunmaktaydı. Bilindiği gibi Eiffel Kulesi ismi bu kuleyi yapan firmanın isminden almaktadır. ...Devamı.»İnce Çizgi
Hiç bir zaman aklımdan silemediğim bir deyim "ince çizgi". Hayatla ölüm arasında olduğu söyleyenen bir çizgi. "İnce çizgi" konusunda zaman zaman araştırma yaparım. İnandığım doğrular içinde aradığım gerçek, mesela musiki ile gürültü arasında olan çok ince bir çizginin var olduğu gibi. ...Devamı.»Paşa Sütü
Dün öğleyin Istanbul'dan Ankara'ya gelirken arabamın dikiz aynasından seyrettiğim otomobil kazasında, tüylerim diken diken oldu, kanım çekildi. Ciddi süratle arkadan gelen bir araç, Gerede'den sonra uzun bir köprüden geçerken birden önce sol bariyerlere sonra sağ bariyerlere çarptı, önü ve arkası paramparça olarak otoyolun ortasında duruverdi. Bu olayın geçtiği süreç yaklaşık bir kaç saniye içinde oluşmuş, ben ise durup geri dönmemin mümkün olmayacağı bir uzaklığa gitmiştim. ...Devamı.»Deyimler Ve Gerçekler
Toplumun kullandığı bir çok kalıplaşmış cümleler vardır, çok güzel manalar ifade etmekteler ki, ben bu cümlelere bayılırım. Mesela bir konu için ak olan gerçeği, kara olarak gösteren insanlar için "Ya hesap bilmiyor, ya da dayak yememiş" derler. Hatta bu deyimin başka anlamlarda da kullanıldığına şahit oldum. ...Devamı.»Yemezler...
Türkçede bir çok kelime ve deyim kendi öz anlamından başka anlamlarda kullanılmaktadır. Bu anlamları toplum kendisi üretir ve ülkeye mal eder. Bu kelimeleri ve deyimleri hepimiz bilir kullanırız. Kullanırken bile ne anlama geldiğini, cümlenin gelişinden biliriz. Hatta bazı kelimeleri anlamı dışında olumsuz olarak kullanır, olumlu etkisini yansıtırız. ...Devamı.»Ittıla
Çocukluğumdan beri bazı kelimeleri kullanmayı çok severim. Hatta bunların içinde kelimenin manasını bile bilmesem, kulağa hoş geldiğinden mi neden, melodili kelimeleri hem kullanmaya hem de anlamlarını öğrenmeye bayılırım. Bu kelimelerin bir çoğunun dilimize başka dillerden gelmiş olduğunu bilir, fakat hangi dilden geldiğini öğrenmek için aşırı bir çaba sarf etmem. ...Devamı.»Mih-ri Mah
Geçtiğimiz çarşamba günü kendime izin verdim. İstanbul'da bir kaç senedir yapmayı planlayıp yapamadığım iki işi yapacaktım. Birincisi çok sevdiğim 1921 doğumlu bir dostumla sohbeti görüntülü kayıt altına almak istediğim bir hayat hikayesi vardı. Senelerdir yapmayı düşünüp yapamamıştım. "İşte" dedim kendime "bu gün o gün". ...Devamı.»Eğitim Bilmecesi
Mutlaka siz de benim gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki seviyesiz kavgayı izlemişinizdir. Bu kavgayı okul çağına gelmiş genç nesilin de izlediğini biliyorsunuz. Ülkenin yeni kuşaklarının gelecekleri hakkında, bir salon içersinde oval bir masa etrafına konulan sandalyelerde oturan vekillerin ciddi ve kalıcı kararlar almalarını beklerken, vekiller arasında fiili kavgaların yaşanmasını üzülerek seyrettik. ...Devamı.»Bir Zamanlar Mazi
Memeleketin birinde bir adam çıkar, "Benim bu ülkede ideallerim var, bu nedenle burayı ben yöneteceğim" diye konuşur. Bu ideallerinin uğruna katılımda bulunacak kişi ve kurumları, kayıtlı olsun olmasın cihada çağırır. "Bağrımız siper olacak, kubbeler kalkan, alemler mızrak, beni seven benle gelsin" diye hutbe okur. Kimseden korkmadığı belli olan bu adamın arkasında malum cemaatler bulunur. ...Devamı.»Eğitim İntihali
Çocukluğumda okumaktan ve okula gitmekten nefret etmiştim. Eğitimim sürecinde bir kaç konudan çok etkilenmiştim. Ankara'da Kurtuluş semtinde bir lise binasının altında, zemin katında, kalorifer dairesinin yanında bir odada eğitimime başlamıştım. Sınıfın penceresi odanın üst tarafında bahçeye bakmaktaydı. Oradan yalnız içeriye ışık girmekteydi, kapalı bir mekanda eğitim yapmaya çalışan 6 yaşında çocuklar olarak bu mekandan pek hoşnut değildik. ...Devamı.»Liyakat
Ülkemizin bir hukuk devleti ile yönetildiğini kabul etmemiz gerekir. Her bir adım kanunlar içinde atılır, kanunsuz hiç bir hareket yapılmaz. Bir başka anlatımla her konunun kanun içinde mütalaa edilmesi gerekir. Lise çağımda yaz ayları çalışmak isteğim vardı. Bir aile dostumuz o tarihlerde bir Bakanlık müsteşarı idi. ...Devamı.»Traş...
Siz de benim gibi her sabah yaşadığımız bu günlerde, çayınızı elinize alıp, oluşan olaylar hakkında düşünceye dalıyor musunuz? Ne günlere kaldık! Mecliste oynanan kürsü hakkı savaşı, milletin sesinin duyurulması konusunda verilen meydan muharebesi şeklinde. Muhalefetin direnişini ibretle izlemekteyim. ...Devamı.»Bütün
İnsanın kültürünün doğuştan olmadığı muhakkak. Yani profesör bir baba ve kültürlü bir annenin çocuğu doğuştan kültürlü olmamakta. Küçük yaşta aile içinde anne ve babasından aldığı terbiye ve gözlemlerinin, kapasitesince kültürüne katkı mayaladığı bir gerçektir. Genlerin yapısı içinde hafıza fazlalığı, insanın algılama kabiliyeti ve öğrenme merakı düzeyinde kültür yapısının geliştiğine inanırım. Bu yaşamın bir yönüdür. ...Devamı.»Benim Darbem
Artık benim de özel bir darbe planım olması gerekir. Darbe denince hep orkestranın arkasında bulunan iki büyük davul gelir aklıma . Koca tokmakları ile vurulan davul, çalınan eserin belirli yerlerinde ahenkli bir şekilde davula indirilen darbe, melodinin akışını düzenler. Davulun darbesinin zamanında vurulması gerekir, yoksa çalınan eserin anlamı değişir. Bir çok eserde davula vurulan darbe dikkatleri toplamak için şiddetli olabilir yahutta darbe hafiftir, eserin hafif geçişlerini sağlar. ...Devamı.»
|
| Tüm Yazarlar |
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |