![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
|
|
Bir senfoninin resmi
1902 yılında Avusturyalı ressam Gustav Klimt en önemli yapıtlarından birine imza attı: "Beethoven frizi(1)". Beethoven'in ünlü 9. Senfonisinin Richard Wagner tarafından yorumlanması onuruna, Viyana Secession Sergi Binasında tümüyle Ludvig van Beethoven'e adanan 14 üncü sergi için, bu binanın giriş holüne yerleştirilen toplam 34.14 metre boyundaki bir frizdi bu. Ünlü besteciyi ve onun Wagner tarafından yorumlanmasını ölümsüzleştiren bu friz üç duvarı süslemekteydi. ...Devamı.»Aptallığıma verin hep yanlış anlamışım
Kendimi bildim bileli bir Türkiye modelidir gider. Az gelişmiş ya da batılı deyimi ile gelişmekte olan İslam ülkelerine - sanki gelişmişi varmış gibi - parlayan laik demokratik bir model... Kuzey Afrika'dan Ortadoğu'ya kadar bütün bir Arap coğrafyasına model gösterildiğini düşündüğümüz laik Türkiye değil, ılıman islam tabanlı bir modelmiş... ...Devamı.»Bir Zamanlar Mazi
Memeleketin birinde bir adam çıkar, "Benim bu ülkede ideallerim var, bu nedenle burayı ben yöneteceğim" diye konuşur. Bu ideallerinin uğruna katılımda bulunacak kişi ve kurumları, kayıtlı olsun olmasın cihada çağırır. "Bağrımız siper olacak, kubbeler kalkan, alemler mızrak, beni seven benle gelsin" diye hutbe okur. Kimseden korkmadığı belli olan bu adamın arkasında malum cemaatler bulunur. ...Devamı.»Eğitim İntihali
Çocukluğumda okumaktan ve okula gitmekten nefret etmiştim. Eğitimim sürecinde bir kaç konudan çok etkilenmiştim. Ankara'da Kurtuluş semtinde bir lise binasının altında, zemin katında, kalorifer dairesinin yanında bir odada eğitimime başlamıştım. Sınıfın penceresi odanın üst tarafında bahçeye bakmaktaydı. Oradan yalnız içeriye ışık girmekteydi, kapalı bir mekanda eğitim yapmaya çalışan 6 yaşında çocuklar olarak bu mekandan pek hoşnut değildik. ...Devamı.»Liyakat
Ülkemizin bir hukuk devleti ile yönetildiğini kabul etmemiz gerekir. Her bir adım kanunlar içinde atılır, kanunsuz hiç bir hareket yapılmaz. Bir başka anlatımla her konunun kanun içinde mütalaa edilmesi gerekir. Lise çağımda yaz ayları çalışmak isteğim vardı. Bir aile dostumuz o tarihlerde bir Bakanlık müsteşarı idi. ...Devamı.»Şans, Talih, Kader, Kısmet 5 Kuruş
Tatillerde hava koşulları ne olursa olsun, uyumuyorsak futbol oynardık. Sürekli maç yaparak, maçları kaçırmamak için de hiç bir yere gitmezdik. Kardeşlerimiz dürümlerimizi sahaya getirirdi. Vedat abilerin evinin yandında bulan iki tarafı taş duvarla çevrili küçük sahada dört beş kişilik maçları yapar, sayımız artınca da Yüksellerin evin önündeki sahaya giderdik. Ortaokula kadar bu sahayı kullanmıştık. İlginç bir sahaydı. Bir yanı dere, diğer yanı yarım kalmış inşaat. Bir kaleyi Yüksellerin diğerini Gökşen yengelerin evinden yana kurardık. ...Devamı.»Rahibe Teresa'nın (Üsküp'lü Gonca Boyacı) Sırları !
Hemen tüm toplumlarda kim ya da nasıl birisi olursa olsun çoğunlukla bir ölünün arkasından konuşmak, hele eleştiri yöneltmek fazla hoş karşılanmaz. Tersine bazı somut gerçekler görmezden gelinir, hep iyi yanlar öne çıkarılır ya da unutulur. Bazen daha da ileri gidilerek ünlü ve etkin olanlar için sahiplik kavgası bile yaşanır. Bunun bir örneği de hakkındaki ciddi eleştirilere karşın, Rahibe Teresa'dır. ...Devamı.»Marilyn Monroe'yu röntgenleyenler.
13 Temmuz 2011 de Chicago'yu yerinden oynatan, "Sonsuza dek Marilyn" adlı bir heykel dikildi, Pioneer Court'a. Konu Atın Küre ödüllü "Yaz Bekarı" filmindeki, Marilyn Monroe'nun unutulmayan sahnesini ele alıyor. Film George Axelrod'un bir oyunundan, Billy Wilder tarafından sinemaya uygulanmıştır. Bunaltıcı yaz günlerini New York'daki apartman dairesinde geçiren bir genç kızın serinlemek için metro istasyonundaki hava üfüren mazgalın üzerinde durma sahnesi. ...Devamı.»Traş...
Siz de benim gibi her sabah yaşadığımız bu günlerde, çayınızı elinize alıp, oluşan olaylar hakkında düşünceye dalıyor musunuz? Ne günlere kaldık! Mecliste oynanan kürsü hakkı savaşı, milletin sesinin duyurulması konusunda verilen meydan muharebesi şeklinde. Muhalefetin direnişini ibretle izlemekteyim. ...Devamı.»Bütün
İnsanın kültürünün doğuştan olmadığı muhakkak. Yani profesör bir baba ve kültürlü bir annenin çocuğu doğuştan kültürlü olmamakta. Küçük yaşta aile içinde anne ve babasından aldığı terbiye ve gözlemlerinin, kapasitesince kültürüne katkı mayaladığı bir gerçektir. Genlerin yapısı içinde hafıza fazlalığı, insanın algılama kabiliyeti ve öğrenme merakı düzeyinde kültür yapısının geliştiğine inanırım. Bu yaşamın bir yönüdür. ...Devamı.»Doğal ölüm mü cinayet mi ?
Barok İtalya'nın en önemli sanatçısı Caravaggio'nun ölümü, ardından 400 yılı aşkın bir süre geçmesine karşın hala üzerinde tartışılan, soruşturma ve araştırması hala süregelen gizemli ölümlerden biridir. Kısaca Caravaggio olarak ünlenen Michelangelo Merisi Caravaggio 1571 yılında Milano yakınlarındaki Caravaggio kasabasında dünyaya gelmiştir. ...Devamı.»Benim Darbem
Artık benim de özel bir darbe planım olması gerekir. Darbe denince hep orkestranın arkasında bulunan iki büyük davul gelir aklıma . Koca tokmakları ile vurulan davul, çalınan eserin belirli yerlerinde ahenkli bir şekilde davula indirilen darbe, melodinin akışını düzenler. Davulun darbesinin zamanında vurulması gerekir, yoksa çalınan eserin anlamı değişir. Bir çok eserde davula vurulan darbe dikkatleri toplamak için şiddetli olabilir yahutta darbe hafiftir, eserin hafif geçişlerini sağlar. ...Devamı.»"SON AKŞAM YEMEĞİ" tablosu üzerine düşünceler.
Sizlere bu gün, Rönesans'ın en büyük ressamlarından biri sayılan Leonardo da Vinci'nin Son Akşam Yemeği adlı tablosundan ve bu tablonun içerdiği söylenen gizlerden söz etmek istiyorum. Ancak bu tabloyu iyice anlayabilmek, ressamının yorumlamasına doğru bir biçimde yaklaşabilmek için da Vinci'nin yaşamını kısaca incelememiz gerek. ...Devamı.»Hangi Devlet
Anadolu topraklarında kurulmuş bir çok medeniyetin günümüze kadar gelen kalıntılarından yeterince bilgi edinmekteyiz. Bazı medeniyetler kalıcı olmuş, bazıları da bir süre bu topraklarda kalıp gitmişler. Hititler dönemi hakkında yazılı bilgilerin günümüze kadar gelen belgelerine baktığımızda, genelde ticaret ve üretim yapan bir toplum olarak yaşamışlar. Hititler'in Orta Anadolu yöresinde yetişen üzümlerden neler ürettiklerini tahmin etmek zor olmasa gerek. ...Devamı.»TORNET
60-70 cm uzunluğunda, parmak kalınlığındaki dal parçasını gerektiğinde at gerektiğinde kılıç yerine kullanırdık. Uzaktan kumandalı arabaları bizim kuşak çocukluğunda görmedi. Naylon arabalarla, kendi yaptığımız sopanın bir ucuna tekerlek takıp çamurda iz bırakararak sürdüğümüz talakadan sonra gördüğümüz en gelişmiş araba Tornet idi. Ne olduğunu bilmiyorsanız sakın Google’da aramaya kalkmayın. Çünkü yok. ...Devamı.»İkra...
Toplumda bilmediğim konularda söz söyleme konusunda çok cimri davranır, karşımdaki kişinin de aynı şekilde davranmasını beklerim. Bazen böyle bir durumda karşımdaki konuşan insanın bilmeden konuşmasına tahammül edememekteyim. Aslında dinleyip eğlenmek gerekir diye kimi zaman düşünsem de, yanlış bilginin cahil insanda yapacağı derin tahribatı düşünerek bir çok yerde isyan etmekteyim. Bazen evde yanlışlık yaparak televizyondaki tartışma programlarını izleme gafletinde bulunmaktayım. ...Devamı.»Sahte Kar
İnsan aklı nisyan ile maluldür, yani unutkandır. İnsan bilhassa bazı konuları çok çabuk unutur. Yaşadığı hayatta hatırlamak istemediği olayları beyin, çöp kutusuna atar. Hani bilgisayar çağında istemediğiniz dosyaları ve iletileri bir dokunuşla gönderdiğimiz çöp kutusu var ya, işte aynı o çöp kutusu gibi bir yere atmaktayız. Bazı konuları da insanoğlu aklından hiç çıkarmaz. Yatılı okula gittiğim ilk hafta sonu Kayseri'ye gitmeye kalktığımda yolda bir öğretmene yakalanmıştım. ...Devamı.»Bağlar Arasında
Tek oyunumuz futbol değildi ama bizim mahallede o kadar çok çocuk vardı ki abartmasız iki, belki de üç futbol takımı çıkarabilirdik. Çünkü iki çocuklu aile yok denecek kadar azdı, nerdeyse herkesin dört beş kardeşi vardı. Zaman zaman bizim mahalleye komşu mahallelerden de katılımlar olurdu. Kimi zaman da biz diğer mahalleleri ziyaret ederdik. ...Devamı.»6 da haftayım 12 biter ama Metin'e orta sahayı geçmek yasak
Formamız vardı, zaman zaman Karslı Hasan amacanın bahçesine kaçan topumuzda, ama illahi o İslam Çuphi'nin deyimiyle meşin yuvarlağa gerçek bir futbol topuna dokunmanın hayaline kapılmıştık bir kere. Tuzluçayır Kırtasyesi'nin vitrininde tek bir futbol topu vardı. Fiyatı 52 lira 50 kuruştu. O top vitrinde ne kadar durdu bilmiyorum. ...Devamı.»Hanım Ağa
Bahçenin kapısını kapatırken yanına yaklaşan danışmanı sıkılarak "Sayın Hanım ağa, yakın gelecekte orta bahçe ısınacak, isterseniz Gül'ü buraya çağıralım ne dersiniz?" diye bir soru yöneltti, adanın tek taçlı Hanım Ağa'sına. Hanım Ağa bunca senedir sarayında kimlerle bir araya geldi, sayısını bile bilmemekteydi. Bir çoğunun bu dünyaya veda edip gitmelerinden bu yana neredeyse yarım asır olmuştu, fakat kendisinin bu dünyaya çıpa attığını görmekteyiz. Malikaneye gelenlerin kimileri ikinci Dünya savaşında isim yapmış komutan, kimileri beyaz perdenin bile tamamen unuttuğu bir film aktörü idi. ...Devamı.»34 NKS 36
Çanakkale tarihte bir çok olaylara şahit olmuş, şirin bir boğaz şehridir. Bu şehir hem Osmanlı döneminde, hem de Yeni Türkiye Cumhuriyeti döneminde önemi daha çok artmış bir sahil kentidir. 1915 senesinde Çanakkale savaşlarının seyri içinde, tarihe damga vuran bir kaç olayı mutlaka hatırlamamız gerekir. Bu savaşın kazanılmasında önemli unsurların başında, Osmanlı Devletinin parlayan yıldızı Mustafa Kemal Paşa'nın bu savaştaki askeri dehasını öncelikle kabul etmek gerekir. ...Devamı.»Mahallede futboldan...
Sıcak bir bahar günü, 8-10 yaşlarında bir gurup çocuk kırmızı boya karıştırılarak kaynatılan gaz tenekesinin içine beyaz atletlerini atarak beklemeye koyuluyor. Bir heyecan bir koşturmaca, sıcak boyalı sudan çıkarılmış atletlerin kuruması ile mahalle takımı ilk formasına kavuşuyor. Mahalle takmının Cumartesi okul sonrası diğer mahallelerle yapacağı mahalle maçlarında artık rastgele kazak, gömlek yok ne de olsa kırmızıya boyanmış atletler, pardon formalar var. ...Devamı.»Darısı Başımıza
Günlük hayatımızda bazı konularla karşılaşırız, kimi zaman içimizden kimi zaman sesli olarak 'Darısı Başımıza' diye bir sözcük kullanmaktayız. Neyin darısı kimin başına diye hep düşünürüm. Adam piyango biletlerini iade etme sürecinde, iade biletleri derleyip, bir liste yaparak, her birinin numaralarını döker, liste tamam. ...Devamı.»İthalat
Uzun zamandır düşünmekteyim. Yurdumda bir çok konu üzerinde mal ve hizmete yönelik kanun ve kararnameler değişmekte. Bir gün, bir bakıyorsunuz bir kanun çıkıyor, Türkiye'de bolca yetiştiği halde bir tarım ürünün ithalatı serbest kalıyor ve birileri tonlarla bu üründen ithal ediyor. Ertesi gün, yine bir kararname çıkıyor bu ürünün ithalatı yasaklanıyor. Bir günde alınan yetki ile bir kişi tonlarla bu tarım ürününü ellerindeki gemiciklerle Türkiye'ye ithal edip, yeni kurulan şirketlerini bir gecede inanılmaz cirolara eriştiriyorlar. ...Devamı.»İANE.
Çocukluğumun geçtiği Ankara’da Kurtuluş semtinde çok arkadaşım vardı. Bu mahalle 1940'lı senelerde yeni kurulan yerleşim yeri olduğu için o senelerin bir çok sanatçısı da bu mahallede otururdu. Saniye Can, Behiye Aksoy gibi ses sanatçıları burada yaşarlardı. Saniye Can, Taşkent sokakta bizim evin yanındaki evde otururdu. ...Devamı.»
|
| Tüm Yazarlar |
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |