![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
|
Yeni yıl armağanı hediye e-kitap : Leyla Erbil ile
Geçmiş yeni yıl kutlamalarından kiminde özel bir kitap bastırıp arkadaş, dost ve yakınlarıma gönderiyor, bir parça değişik olması umuduyla, yeni yılı bu biçimde kutluyordum. 2012'de bir arkadaşın önerisi üzerine bu işi bizzat yapıp, hazırladığım kitabı pdf biçiminde birkaç arkadaş, meslektaş, eş ve dosta ve siteye gönderdim. Hediyemin gönderiminde kolaylık, çalışmanın yayınında hızlılık kazandım. Bundan iyisi can sağlığı. ...Devamı.»Dayanışma çimentosudur bir halkın bir kentin, Başkentin
13 Kasım 2015 Cuma gecesi Paris kimsenin aklının ucundan bile geçirmeyeceği bir kabus yaşadı. Bir kabus evet. O kaos, karmaşa, can ve canan derdi içinde Parislilerin, Paris’te yaşayan binbir halktan binbir insanın gösterdiği dayanışma örneklerini aktarmasam onlara haksızlık yapmış olacağım. İşte duyduğumuz, tanık olduğumuz, bizzat yaşadığımız dayanışma örnekleri: ...Devamı.»Yas...
10 Ekimden bugüne bir ayı biraz aşkın bir zaman geçti yastan çıkamadık. Yasla birlikte yaşamayı öğreneceğiz mutlaka. Ankara’da vurulanlarla, Paris’tekiler çocuğumuz, torunumuz, kardeşlerimiz, yakınlarımız, akrabalarımız, yoldaşlarımız, yol arkadaşlarımız. Onlar bizler de olabilirdik. Ölüm çünkü artık serseri mayın gibi dolaşıyor aramızda. Yas tutuyor ve ağlıyoruz: Hem onlara hem onlar olabilecek kendimize. Yas ve ağlamak dayatınca Adnan Yücel’in şiirlerine sarılırım. Onlar da bana. “Ağlarız birlikte” o zaman. Şiirler ağlamaz diye bir kural yok henüz. Varsa bile, olsa bile hükmü kalmadı artık. ...Devamı.»İNSANİYET
Kadın, erkek ve çocuk, kim olursa olsun, ağlamalarına tahammül mümkün değil. Belki herbirimizin gözyaşı dökmesi birbirinden farklıdır. Birbirinden acıdır. Birbirinden ayrılır. Ama gözyaşı dökümüne dayanmak gerçekten zor. Gözyaşı gözyaşını çeker alır. Hiç farkına varmadan siz de ağlamaya başlarsınız. İnsaniyet. ...Devamı.»AYDIN
Aydının hem çok, pek çok tanımı vardır, hem de tanımlanması o kadar da kolay değildir. Çünkü epey tartışmalı, zaman zaman birbiriyle çelişkili yaklaşımlar söz konusudur. Aydını, akla öncelik veren, dinle felsefe arasında felsefeyi tercih eden, insanın en önemli varlık olduğuna inanan birey diye tanımlayanlar bulunuyor. ...Devamı.»Bir hayat bir!
Remzi Raşa 1928’de Kırıkhan’da doğdu. Anası Feride Hanım tarafı Cebel-i Kürd’dendir. Babası Hüseyin Avni tarafı ise Urfa’nın Şeyhanlı aşiretinden olup yüzyıllar önce Cebel-i Kürd’e yerleşmiş büyük bir ailedendir. Remzi ilkokulu Kırıkhan’da okudu. Ortaokulu Antakya’da. İlk resim öğretmenine burada rastladı. Çocukken resim yapan sınıf arkadaşlarını izleyerek ve kalem kağıt bulduğunda kendi kendine çizerek resme gönlünü kaptırmıştı. ...Devamı.»Çiğdem ve Hakkı
Hakkı minik sırt çantasını her zamanki gibi huzur ve barış içinde hazırladı. Kitaplar önce, sonra iki tişört ve yedek bir pantalon. Hepsi bu kadar. Sırtında keten bir çeket, bir tişört, bir gömlek, bir pantalon. Ayakkabısı sıradan bir tenis, hesaplı tarafından. Hakkı marka sevmez. Çiğdem’i sever. Samsun’da aynı fakültede, aynı sınıfta, aynı anfide, aynı sırada dirsek dirseğe. En güzel anıları kantinde bir simit bir çaylı, yürüyüşte elele, kolkola anları. ...Devamı.»Kısa kesilmişler 2015
Kimi zaman bir konudan, bir haberden, bir cümleden yola çıkarak bir makale bir deneme yazılabilir. Bir öykü, bir roman, bir senaryo da yazmak mümkün elbette işini bilenlerce kesinlikle. Kimi zaman ise alınan not not olarak kalır, ne büyür ne küçülür. İşte bu tür notlardan seçtiklerimi “kısa kesilmişler” adıyla toparlayıp burada sunuyorum. Önce futboldan başlıyorum: Kim demiş futbol siyaset değildir? ...Devamı.»Babamın adı Hıdır
Göz alabildiğine bir genişlik. Sonsuzluk deryası içinde yeryüzü ve masmavi gökyüzü. Güneş tepede asılı altın bir tepsi. Güneşi çok seviyorum. Yer yarılmış. Karış karış. Toprak kuru. Kupkuru. Toprak susuz. Su yok. İstediğin kadar, yapabildiğin kadar gözlerini aç ve uzaklara, çok uzaklara bak, tek ağaç yok gölgesinde oturabileceğin. Oturup bir nefes alabileceğin, tek kağıt cigara sarıp içebileceğin bir gölge de yok. ...Devamı.»Paris Anakent Belediyesi : Bir Yılın Bilançosu
Paris’in ilk kadın Anakent Belediye Başkanı Anne Hidalgo görevde birinci yılını doldurdu. Başkan 11 Nisan 2015 Cumartesi günü Parislileri Belediye Sarayı’na davet ediyor. Bütün gün seçmenlere, Parislilere, kadın, erkek ve çocuklara ayrılacak. ...Devamı.»Yaşar Kemal, çünkü “Dino okulu”ndan
Abidin Dino ve Yaşar Kemal ilişkisi doğal olarak Güzin Dino ve Arif Dino ilişkisini de kapsar. Anca beraber kanca beraber : Güzin Dino, Yaşar Kemal’in “kafasının etini o kadar yemeseydi”, Abidin o “bir deri bir kemik delikanlı”nın “sarı defter”lerine yeni renkler katmasaydı, Arif Dino iki de bir “Al şunu da oku, al bunu da oku” diye diye dünya yazınının en seçkin klasiklerini o günlerin şairi, âşıkı ve dengbejine taşımasaydı, tanıtmasaydı, hepsi bir ağızdan “şiiri bırak düzyazıya geç” diye gün be gün yinelemeseydi, Kemal Sadık Göğçeli, Yaşar Kemal olamazdı sanıyorum. ...Devamı.»Marx’in selami var (iki)
Yeni yıl Paris’e SDF’lerden (sans domicile fixe-yertsiz yurtuz) birkaçının, 1 Ocak 2015’teki rakamlara göre, yedisinin, soğuktan öldükleri haberiyle birlikte geldi. Paris’in pek ünlü caddesinde eğlenen ve şampanya patlatan yerli ve “yersiz” (=turist)lerin tantanasını gösteren (buna özel olarak bir itirazım da yoktur hani), “eğlenen Paris”in tv kameraları onların biraz ötesinde, kimi kez yanıbaşında, ağaç diplerinde, ünlü bir moda evinin sergi salonunun minik bahçesinde ve nihayet Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na iki adımlık bir mesafede, yerlerde sürünen, yataksız yorgansız uyumaya çalışan, dilenen, içen, sızan, bağırıp çağıran, küfreden, sıçmayı ve işemeyi alenen icra eden SDF’leri, kadın ve erkekleri ve çocukları asla yansıtmadı. ...Devamı.»Gurbetten
Daha birkaç yıl öncesine kadar Paris’teki en eski kitapevlerinden Özgül Kitabevi’nde « imza gün »leri düzenliyor, epeydir birbirini görememiş dostlar biraraya geliyor hasret gideriyorduk. İmza günlerimiz canlı geçiyordu. Kimi kez ise hakikaten çok canlı ve çok renkli. Gençler de katılıyordu, kızlı erkekli. Daha az gençler de ve bizim gibi artık ellili, altmışlı yaşlarının sonbaharını yaşayanlar da. Geçmiş yılların dostlarıyla buluşmak, söyleşmek, dertleşmek, bir veya iki bardak bir şeyler içmek olanağı buluyorduk. ...Devamı.»TEK-ME
Şili’nin en tanınan gazetelerinden El Mercurio 16 Mayıs 2014 tarihli sayısında, geleneksel olarak birinci safyasının tam ortasında yer verdiği iki önemli fotodan birini ona ayırdı : Yerde yatan ve iki neferin neredeyse özür dileyen bir yüz ifadesiyle yerden kaldırmaya çalıştığı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına, dikili futbol topuna vururcasına şut atan bir adam. Bu adamın « un assesor del Primer Ministro turco » olduğunu yazıyor gazete. ...Devamı.»Françoise Rastoix
Françoise kitapevi kurucusu, sahibi, yayıncı ve çevirmendi. Ana ve babasının, kardeşlerinin, akrabalarının, yakın dostlarının ve sevenlerinin şiirsel kısaltmasıyla Fanfan’ın belirgin özellikleri pek çok. Ama en önce şu üçünün belirtilmesi gerekiyor : feminist, komünist, Türkiye hayranı. ...Devamı.»Ciao Roma Ciao
Abidin Dino Ocak 1952’de İstanbul’dan, henüz çok uzun süreli olacağını bilmediği bu ayrılışında, Roma’ya uçtu. Orada değişik sanat eylemlerine ve resim sergilerine katıldı. Ve saati gelince ayrıldı Roma'dan. Elbette Paris'e. Abidin, daha önce İstanbul ve/veya Ankara'dayken Roma'daki bir, belki iki sergiye davet edildi. Bu davetler sanırım pasaportunu almayı da belli ölçüde kolaylaştırdı. Roma'ya geldi, sergilere katıldı. ...Devamı.»Tarih, Arşiv
Toplumsal Tarih alanında çalışan tarihçiler, araştırmacılar olarak bugünkü görevimiz, dün olduğu gibi, özetle şudur: Kaynaklarımızı yoktan varetmek, kaynaklarımızı yaratmak, bunun için araştırmak, kaynaklarımızı bizzat bulmak, ortaya çıkarmak, ve nihayet değerlendirerek veya sadece olduğu gibi sunmak. ...Devamı.»Abidin Dinoya dairdir...
Abidin Dino en tanınan ressamlarımızdan biridir. Sadece ressam da değildir, zamanı gelmiş gazetecelik yapmıştır. Gerekmiş öyküler, senaryolar, denemeler yazmıştır. Film yönetmiştir. Saati gelince de şiirler döktürmüştür. Döneminin, yirminci yüzyılın başından sonuna kadar giden zaman diliminin en ilginç, en önemli aydınlarından biridir. Hele Türkiye için. ...Devamı.»Uğur Hüküm
Uğur Hüküm 1970'lerin başından itibaren Fransa'da yaşadı. Coşkusu, özverisi, candan ve dayanışmacı dostluğu, sevecenliği, güleryüzlülüğü ve bir de son derece mütevazi halleriyle unutulamazlar arasındaki yerini çoktan aldı. Radio France Internatonale'da (RFI) Güzin Dino'dan sonra Türkçe bölümünü yıllarca yönetti, Güzin'in bıraktığı boşluğu en iyi biçimde doldurdu. ...Devamı.»Kralın faturasını halka ödetme(k)
Fas Kralı'nın Türkiye Cumhuriyeti Başakanı Recep Tayyip Erdoğan'ı kabul etmediği artık inkar edilemez. Başbakana yakın çevrelerin ileri sürdüğü gibi, « Fas Kralı 6 aydır Fransa'da tedavi görüyor » savına kimsenin inanması da nâ–mümkün. Çünkü bu iddia daha ileri sürülmeden Paris’teki kulağı delik Türk gazetecilerden en deneyimli olanları meseleyi araştırdı ve Fas Kralı'nın Paris'te veya Fransa'nın herhangi bir kentinde olmadığını saptadı. ...Devamı.»Sayın Belediye başkanım pardon Sayın Başbakanım
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan mutlaka İstanbul’u çok seviyor. Bizlerden daha çok sevdiğinden veya bizlerden daha çok sevdiğini sandığından eminim. ...Devamı.»Güzin’le
« Çok değiştim değil mi ? » « Ne kadar zayıfladım n’est-ce pas ? » « Her şey için çok teşekkür ederim. Tekrar görüşürüz. Kusura bakmayın ... » Güzin’in 1971’den bu yana Abidin’le paylaştığı ve son yirmi yıldır Abidin’in, Nâzım’ın, Münevver’in, Avni’nin, Fahri’nin, Behlül’ün, ana ve babasının ve diğerlerinin anılarıyla başbaşa yaşadığı ev-atölyenin kapısını kapıyorum. ...Devamı.»Nail'in ardından...
Nail Satlıgan Kapital'in hakiki ve ciddi çevirisini yaptı. Bize emanet etti. Namuslu, ödünsüz (hem kendisine hem başkalarına) hakiki bir aydındı. Aydınlatanlardan. Çalıştıranlardan. Kendi adıma hemen yazmalıyım : 1980'lerde Korkut Boratav, Sungur Savran, Ahmet Tonak ve diğer meslektaş ve yoldaşlarıyla 11. Tez'i çıkardıkları zamanlarda ve daha sonra İktisat Dergisi’ni yönettiği günlerde ilgi alanıma giren konularda benden sık sık yazı istedi, böylece beni yazı yazmaya teşvik etti. ...Devamı.»Duhok çocukları
Değerli dostum Eşber Yağmurdereli yönetimindeki Kibele Yayınları’nın birkaç gün önce okuyuculara sunduğu Duhok Konuşuyor isimli kitabımın yayınlandığını duyurmak için kitaptan « Çocukları mutlu ülke » başlıklı tadımlık bir parçayı buraya aynen almak istiyorum : ...Devamı.»Emin Öztürk : Tarihe Tanık, Elma, Portakal, Nar
1972'de 17 yaşındaydı ve Kızıldere "katliamını" kınamak için Ordu Lisesi'nde arkadaşlarıyla iki gün dersleri boykot ettiklerinde kimse belki farketmedi bile. Basın-yayın kurumlarının haberi olmadı belki. Evet belki. Ama bugün artık biliniyor. Madem ki bunu bana bizzat ressamın kendisi anlattı. Emin Öztürk Paris'te kadim dostumuz Faruk Tepe'nin yönetimindeki Galerie d'Art Perles Rouge'daki sergisinin 15 Şubat 2013'teki açılışında anlattı. ...Devamı.»
|
| Tüm Yazarlar |
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |