A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

“YENİ YIL”

Kategori Kategori: Makale | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: M. Şehmus Güzel | 04 Ocak 2019 12:54:39

Son makalemi yayınladığımdan bugüne (1) epey zaman geçti. Bu süre içinde ülkemizde, gurbette yaşadığımız mekanlarda, yakın ve uzak bölgelerimizde, dünyada dünya kadar şey yaşandı Evet dünyada dünya kadar şey yaşandı. Veya yaşanamadı... Fransa’da son haftalarda ve aylarda olup-bienleri izleyebildiyseniz, farketmişsinizdir, burada ekonomik durum beterin beteri. Bunun sonucu olarak toplumsal muhalafet, yeni tür mücadele yöntemleri, yol ve yöntemleriyle şimdiye kadar görülmemiş yeni boyutlar kazandı/kazanıyor.

Bir bakımdan, ve T büyük harfle Tarih’i biraz tırtıklayarak, Fransa yeni 1788’ini yaşıyor bile denebilir. Evet, çünkü benzer koşullar benzer sonuçlara doğru götürüyor. İster istemez.

Hayat pahalılığı artıyor, orta sınıflar ve hele tarım emekçileri, köylüler, küçük ve orta boy üreticiler ve tüccarlar ve hele emekliler için geçim zorlaşıyor. İnanılacak gibi değil ama iş-güç sahibi olanlar bile yoksullaşıyor, geçinemiyor duruma düşebiliyor. Noel ve yeni yıl vesilesiyle çocuklarına, torunlarına, sevdiklerine, akrabalarına arzuladıkları hediyeleri alamamak bir ana-baba, bir nine-dede için akıl almaz bir bela, atından kalkılamaz bir utanç biçimine dönüştü.  

Burada ve bütün Batı’da yeni bir borsa krizi bile bekleniyor. Liberal değil ultra liberal ekonomik politikalar kapitalizmi, adaletsiz sistemi, bir kez daha kaçınılması mümkün olmayan bir bunalıma sürüklüyor. Onun özünde yatan budur çünkü.   

Çok genç yaşta seçilen ve epey umut bağlanan cumhurbaşkanı ve hükümeti son iki yıla yakın süre içinde ama bilhassa şu son iki veya üç ay içindeki yeni tüzel ve idari düzenlemeleriyle vergilendirme işlerinde çok zenginleri, dikkatinizi rica ediyorum zenginleri değil çok zenginleri, daha zenginleştirecek düzenlemeler yaptılar. Servet vergisini örneğin sildiler kitaplardan ve defterlerden. Orta sınıfların ve bu kesim içinde önemli bir yeri olan ve belli bir düzeyde emeklilik ödentisi alanların vergi yükü artırıldı.

Aynı çerçevede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun birçok ilaçı ve doktor ödentilerini yüzde yüz ödememesi uygulamasının alanını genişlettiler. Birçok ilaçın hele yaşlıların, sürekli hastaların düzenli aldıkları ilaçların neredeyse tümünün hastalarça ödenmesi kararlaştırıldı. Aile dostumuz Maurice ve eşi örneğin değişik dertlerinin üstesinden gelebilmek için günde ilki altı ikincisi yedi ilaç alıyor ve arık neredeyse tümünün tamamına yakınını bizzat ödemek durumunda bırakıldılar. Bu tür hastaların ilaçları da uzman doktorlara ödemeleri de öyle az buz şeyler değil hani ... Eee o zaman emeklilik ödentisinden ne kalıyor? Kalanı neye ve nasıl harcayacaklar. Emekli ve epey yaşlı bir kadın “Böyle giderse Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde kendimi yakacağım!” çığlığını bile attı Fransa’da. Dünyanın en zengin devletlerinden birinde ...  

Yaşlı kadınların, yaşlı erkeklerin, tek başına çocuğunu veya çocuklarını yetiştirmek için koşturan ana ve babaların sorunları bitmiş değil: Yeni yıl vesilesiyle ve kaçınılmaz bir biçimde birçok alanda yeni fiyat artışları getirildi ... Sistem zorluyor.

Evet sistem zorluyor ve buradaki hayat pahalılığı başını alıp gidiyor. Son on yılda neredeyse her şeyin fiyatı altı kat, evet evet bir değil, iki değil, üç değil, tam altı kat arttı(rıldı). Eskiden yılda bir fiyatlar artırılıyordu, şimdilerde neredeyse her ay artırılıyor. Her şeyin fiyatı yükselirken/yükseltirilirken bir tek emeklilerin ödentisi artırılmıyor. Enaz ücrete sembolik artışlar getiriliyor. Veya getirilmiyor.

Fransa’da üç veya dört yönden gelen “düzenlemelerle” geçim harcamaları artırılırken, geniş kesimlerin, en başta da emekçilerin ve emeklilerin, geliri sabit kalıyor ve dolayısıyla satın alma güçleri düşüyor. Hayatları giderek tatsızlaşıyor, basbayağı zorlaşıyor. 2018’in son günlerine damgasını vuran kasapların, büyük magazaların, küçük ve büyük kahvehane ve lokantaların müşterilerinin gözle görülecek derecede azalması. Tüccarlar, patronlar ve diğerleri 7 Ocak Pazartesi günü başlayacak “indirimli satışlara” umud bağlamış durumdalar. Bakalım umutları doğrulanacak mı? 360 öroluk papuçları, 880 öroluk elbiseleri kaç kişi satın alabilecek? Fiyatlar indirimli bile olsa!

Bu olumsuz gelişmeler sonucu, emekçilerin dertlerini yönetenlere iletmesi için toplu gösterilerden başka çareleri kalmadı. Çünkü cumhurbaşkanı seçiminden sonra yapılan milletvekili seçimleri sonucunda oluşturulan bugünkü Millet Mecisi’nde işçilerin tek evet tek temsilcisi bile yok. Türkçesiyle bugün Fransa Millet Meclisi’nde bir tek işçi kökenli milletvekili bile yok. Nüfusun ve seçmenlerin yarısından çoğunu temsil eden emekçilerin, memurların ve küçük ve orta boy şirket sahiplerinin temsilcilerinin oranı ise yüzde 4 ile 5 arasında ... O zaman tek çare sarı yelekleri çekip seslerini bizzat duyurmak. O nedenle kimi konularda yurttaşların bizzat kendi girişimleriyle referandum düzenlenmesinin yolunu açmak.

Belki dikkatinizden kaçmıştır: Son gösteriler silsilesinde polisler ve jandarmalar da seslerini duyurdular. Bizzat gösteri yapmaları yasak olduğu için eşleri onların yerine gösteri düzenlediler. Onlarsa “çaba gösterisi grevi” yaptılar: Yasaların öngördüğü işlemlerin tümünü en ince ayrıntısına kadar uygulayarak. Örneğin uçak yolculuklarına çıkacakacakların denetimini yasalara göre ince eleyip sık dokuyarak havaalanlarında uzun kuyruklar oluşmasına, ulaşımın aksamasına yol açtılar ve kısa sürede hükümet isteklerine hemen peki dedi.   

Bu dertler gösterilerle aşılabilir mi? Bilemiyorum, ama aşana kadar epey zor günler yaşanacağı kesin, açık. Yönetim, kış soğukları ve geçen zamanın getirdiği/getireceği yorgunluk ve kimi taşra kentindeki polis ve jandarma denetimleinin sıklaştırılması, açık şiddet uygulanması sonucu sarı yeleklilerin ve destekleyenlerinin, emekçilerin ve yandaşlarının gösterilerinden vazgeceklerine inanıyor. Zaman konuşacak: Ya yeniden can sıkıcı, yarı aç yarı tok günlerere dönülecek ya da yeni yıl yeni bir 1789’a devinecek/devrilecek. Devinecek. Fransa’da devrim olur mu? Olur. Hele bir Perşembe aperetif saatinden önceye rastlarsa Hareket. Bereket.

NOT: (1) Bugün, Cuma, 4 Ocak 2019, sabah, saat sekiz olmak üzere. Bu vesileyle 2019’da hepinize sağlıklı, mutlu, güneşli, cömert günler, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Gözlerinizden öperim. Değişiklik olsun arzusuyla, insanları ve doğayı izlemeye ve izlediklerimin bıraktıklarını düşünmeye daha çok zaman ayırabilmek umuduyla yayınlamaya bir süre ara verdiğim yedi ay süresince, telefon ederek, email göndererek merak eden, haberlerimi almak isteyen yakın dost, akraba ve okuyucu kardeşlerime açık ve derin teşekkürlerimi de geçerken sunayım. Bu süre boyunca hiçbir şey yayınlamadım ama epey şey yazdım. Yazdıklarımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Sırasıyla ve zaman içinde, zamanın el verdiği ölçüde. Baki selam.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Avustralya Başbakanı: Erdoğan'ın sözleri düşüncesiz ve aşağılayıcı; ilişkiler gözden geçirilebilir
Başın Sağolsun Yeni Zelanda
Yeni Zelanda tarihinin en karanlık günlerinden biri : İki camiye silahlı saldırı; 40 kişi öldü, 20'si ağır 48 kişi yaralı
OECD’den Türkiye’ye ‘rüşvet’ uyarısı
Almanların %80’i Türkiye’ye seyahat etmek istemiyor

ABD’nin yeni büyük stratejisi
Pauline Hanson'ın One Nation partisi : ABD silah lobisinden para istedi.
Golan Tepeleri neden önemli?
Jacinda Ardern kimdir?
Hollanda'da sağ oylar patladı.

Erdoğan'ın Harcamaları 25 Kat Arttı!
Kripto para kartı çıktı.
Bile bile lades : Üçüncü havalimanı battı
Türkiye’de son 5 yılda 516 bin esnaf iflas etti
Açlık sınırı 2 bin lirayı geçti!

Narsisizm nedir ve görülme sıklığı neden artıyor?
2019’da bizi bekleyen ölümcül 10 tehlike
2050'de, 60 yaşın üzerinde 2,1 milyar insan var olacak
Neden bazı ülkelerde 'çay' bazı ülkelerde 'tea'?
Kız kıza muhabbet, haftada en az iki kez!

Sansüre karşı ‘Yollara Düştük’ belgeseli erişime açıldı!
Türkiye’de 2018’in en çok okunan kitaplar
'3'üncü Boyutta Turhan Selçuk Çizgi Kahramanları'
Dede Korkut UNESCO listesine girdi
Umutsuz ve kitapsız olmayın

Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte
Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…

‘Uyurgezer’ adımlarla felakete doğru
Dünyanın turnusol kâğıdı
2018 İklim Raporu: Dünya'yı kurtarabilecek son nesil biziz
Avustralya’da öğrencile gelecekleri için sokaktaydı…
Küresel ısınma için belirlenen hedeften uzaklaşılıyor

Facebook şifrelerinizi yine değiştirmenin zamanı geldi
Pasaport yerine geçecek yüz tanıma yazılımı geliyor
En yüksek radyasyon seviyesine sahip akıllı telefonlar açıklandı
Dışkıdan Tuğlaya
Dünya futbol tarihinde bir ilk!

Güle güle Alzaymır
3.6 Milyon yıllık ayak izleri bulundu.
“Karbon keşfi” ile, karbondioksiti, kömüre dönüştürdüler…
Düşünceleri okuyan teknoloji bulundu
İlk defa genetiği değiştirilmiş bir primat klonladı

Dünyanın en yaşanılabilir şehri : İstanbul 130 Sydney 11. sırada
Kadınların hak eşitliği oranı Avusturalya'da %96.8 Türkiye'de %79.38
Hukukun Üstünlüğü Endeksi: Türkiye 126 ülke arasında 109'uncu sırada
Türkiye, Rusya, Brezilya ve Endonezya ile aynı kategoride
Türkiye ekonomik özgürlükte sınıfta kaldık

BEKA MEKA
Hangi inanç bu kanlı elleri temizler?
Umudum yok İnadım var!
Göbeklitepe’yi Yapanlar Kimdi?
Hızlı moda ,ucuz giysi, ağır bedel

Anadolu
Ayranı Yok İçmeye
Seviye
Anahtar
ENSAR

Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git