Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Kategori: Araştırma |
0 Yorum |
2163 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 19 Ocak 2026 10:30:39

Batı’nın birinci Dünya Savaşı'ndan hemen önceki yıllarını düşündüğümüzde, zihnimizde genellikle romantik bir tablo canlanır: Paris kafelerinde sanatçıların buluştuğu, yeni yeni teknolojik icatların hayatı kolaylaştırdığı, refah ve barışın hüküm sürdüğü zarif bir çağ. "Belle Époque" (Güzel Dönem) olarak adlandırılan bu tablo, dönemin burjuva seçkinleri için büyük ölçüde doğru olsa da, parıltılı yüzeyin hemen altında kaynayan devasa bir toplumsal volkanı gizler. Bu romantik yanılgıyı paramparça eden yıl ise 1911'dir.
...Devamı.»İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Kategori: Kültür/Sanat |
0 Yorum |
4368 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 07 Ocak 2026 11:00:02

Yazmak, mürekkebin kağıtla buluşması ya da kağıda dökülen sözcükler değildir; insanın varoluşsal bir haykırışı, yaşadığı zamana tanıklığı, zamanın ve mekanın ötesine geçme çabasıdır. Yazmak insanın kendi iç dünyasından dış dünyaya kurduğu en sağlam köprüdür. Yazma eyleminin bireysel bir eylemden ziyade, insanlığın ortak mirasına eklenen bir halka olduğunu, altında toplumsal sorumluluk duygusunun ve "tanıklık etme" arzusunun yatttığını söyleyebiliriz.
...Devamı.»Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Kategori: Yaşam |
0 Yorum |
3675 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 02 Ocak 2026 11:12:47

Zulüm sistematik hale gelip toplumun dokusuna işlediğinde, insanlar artık adaletsizliği "hayatın gerçeği" veya "düzenin bir parçası" olarak görmeye başlarlar ve toplumda normaleşir. Bu noktadan sonra sergilenen her türlü insani duruş, bir sapma gibi algılanır. Yani, kötülük sıradanlaştığında, sağduyu ve vicdan artık "norm" olmaktan çıkar. Birine karşılıksız yardım etmek veya bir haksızlığa ses çıkarmak; korkaklık, saflık ya da düzene karşı bir tehdit olarak görülür ve buna algının kayması denir.
...Devamı.»Adalet ve Ekonomi
Kategori: 'Hayır'lı Demokrasi |
0 Yorum |
2604 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 01 Ocak 2026 11:37:37

Hukuk ve ekonomi arasındaki ilişki, "kum üzerine mi yoksa kaya üzerine mi inşaat yapıldığı" sorunsalına benzer. Hukuk, bir ekonominin altyapısını (kaya) oluşturur. Adalete olan güven azaldığında, ekonomik göstergeler de doğrudan sarsılır. Türkiye'de adalet sistemi ve bu sisteme duyulan güven, hem yerel kamuoyu araştırmalarında hem de uluslararası endekslerde son yılların en çok tartışılan konuları arasında yer alıyor. Mevcut durumu rakamlar ve küresel kıyaslamalarla inceleyelim.
...Devamı.»25 yıllık iktidarın en büyük başarısı insanları, yaşamanın hayatta kalmak olduğuna ikna etmesi…
Kategori: 'Hayır'lı Demokrasi |
0 Yorum |
4683 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 29 Aralık 2025 08:24:15

Başlık çok katmanlı sosyolojik bir gerçekliğe parmak basıyor. (*) Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi üzerinden bakarsak, Türkiye’de geniş bir kitlenin piramidin en alt basamağındaki fizyolojik ihtiyaçlar olan yemek, barınma ve uykuya hapsedildiği; bunun da bir “şükür noktası” hâline getirildiği görülüyor. Gelişmiş ülkelerdeki “insanca yaşam” (decent living | insana yakışır bir yaşam) kavramı ile Türkiye’deki mevcut “hayatta kalma” (survival | sağ kalma) modu arasındaki farkları birkaç temel başlıkta karşılaştırabiliriz…
...Devamı.»Düşünmektan uyuyamayanlar ve uyumaktan düşünmeyenler : Türkiye çelişkisi
Kategori: Makale |
1 Yorum |
3843 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 26 Aralık 2025 11:05:51

Türkiye’nin bugünkü toplumsal panoramasına baktığımızda, derin bir kutuplaşmanın sadece siyasi görüşlerde değil, zihinsel bir varoluş biçiminde de keskinleştiğini görüyoruz. Bir yanda ülkenin, ekonominin ve geleceğin yükünü omuzlarında hisseden, geceleri tavanı seyrederek çıkış yolu arayan “düşünmekten uyuyamayanlar”; diğer yanda ise olan bitene gözünü kapamayı bir hayatta kalma stratejisi haline getirmiş, konfor alanının uykusuna dalmış “uyumaktan düşünmeyenler.” Bu iki kitle arasındaki uçurum, bugünkü Türkiye’nin en büyük çelişkisidir. İşte bu iki kutbun çatışması ve Türkiye’nin bu zihinsel yarılması üzerine bir analiz. Huzursuz Zihinlerin Nöbeti: Düşünmekten Uyuyamayanlar…
...Devamı.»Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...
Kategori: Kültür/Sanat |
0 Yorum |
14595 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 16 Mayıs 2025 15:54:03

En azından Ayorum okuyucuları arasında Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur diye başlığı düzeltsek de, ressam Osman Hamdi Bey’i kendisi meşhur Kaplumbağa Terbiyecisi tablosunun sahibi, Osmanlı döneminin en önemli sanatçılarından biri olmasının yanı sıra, aynı zamanda arkeolog, müzeci ve entelektüel bir figür olarak da dikkat çeker. Sanatındaki özgün yaklaşımı, Batı resim teknikleri ile Doğu kültürünü sentezlemesi ve dönemin toplumsal yapısına dair eleştirel bakış açısı, onun eserlerini sadece estetik değil, düşünsel bir düzlemde de anlamlı kılmaktadır. 1901 tarihli Mihrap (ya da bazı kaynaklarda La Genèse – Yaratılış) adlı tablosu, Osman Hamdi Bey’in sanatındaki en çarpıcı örneklerden biri olarak öne çıkar ve ne yazık ki pek bilinmez.
...Devamı.»Beterin beteri var!
Kategori: Dünya |
0 Yorum |
11088 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 25 Mart 2024 08:27:38

Evrensel insanlık değerlerini kendisine yol gösterici olarak alan insanlar, Talibana Radikal İslamcı derken, Talibanı Ilıman İslamcı gören gruplar var... Kimler mi? Afganistan, Pakistan, Türkmenistan, Tacikistan, Özbekistan ve İran topraklarını da kapsayan bir halifelik kurmayı çalışan IŞİD-H. Adını, bugün İran, Türkmenistan ve Afganistan topraklarında bulunan tarihi Horasan ( Farsça’da ‘güneşin yükseldiği yer’) bölgesine dayandırıyor IŞİD-H. İlk olarak 2014'te Afganistan'da ortaya çıkan grup aşırı radikal eylemler düzenlemesiyle tanınıyor.
...Devamı.»Türkiye’de farkında olmak ya da olabilmek...
Kategori: Makale |
0 Yorum |
15462 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 09 Haziran 2023 20:26:44

Yaklaşık üç aydır Türkiye’deyim. Türkiye için çok özel bir dönemde burada bulunmam bana gözlemlerim için büyük bir şans tanıdı. Son siyasi olaylardan ve sonuçlarından sözetmeyeceğim. Seçim sonrası tüm televizyonlarda aynı konu, sağdan bakanlar yam da soldan bakanlar ama hep aynı konu... Tüm ülke sadece Türkiye’ye kitlenmiş. Sanki dünyada başka sorunlar yok. Olsa bile bu sorunlardan Türkiye etkilenmiyecek kafası hakim. Haberlerde dünyayı etkileyen sonunlarla ilgili bir tek haber, bilgi yok.
...Devamı.»Bir ülke çocuklarının üstünü açık bırakırsa...
Kategori: Ayorum Güncel |
0 Yorum |
27675 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 22 Eylül 2021 11:11:45

Bir ülke çocuklarının üstünü örtmezse geleceğini üşütür. Bu da donmuş bir geleceğe yol açar. Umutsuz, güvencesiz, buz gibi bir gelecek! Hesap yapmasını bilmeyen idarecilerin hesapsızlığı, ülkenin emanet edileceği gençlerin geleceğini yok etmekte. Okulları, üniversiteleri sadece bina olarak algılayanlar, yaptıkları hesaplamalarda barınma sorununu düşünmeyince sokaklarda, parklarda yatan çocuklar biraz vicdanı olan yurtaşların vicdanlarını kanatıyor.
...Devamı.»Bir varmış bir yokmuş: Bir Türkiye Masalı
Kategori: Makale |
1 Yorum |
271725 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 31 Ekim 2020 09:31:00

Son yıllarda Türkiye bir masal ülkesine dönüştü. Masal derken rüya gibi bir ülke olarak algılamayın. Sunulan istatistiklerden başlayın yönetenlerin demeçlerine dek, hiç bir kurumun kimsenin inandırıcı olma gibi bir kaygısı söz konusu değil... Bunun sonucunda konular ve konumlar masallaşıyor. Peki bir anlatının masal olması için ne gibi özellikleri olması gerek?
...Devamı.»Kalbura dönen Anayasa….
Kategori: Makale |
0 Yorum |
173775 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 17 Ekim 2020 14:09:58

Manav Recep beyden Cumhurbaşkanı Recep beye kadar seksen küsür milyonun uymasının zorunluluk olduğu, bir ülkenin tüm kişiliğini belirleyen en üst yasaları oluşturan yasalara ANAYASA denir. Bugün yürürlükte olan anayasa bu toprakların beşinci anayasası.... İlki 23 Aralık 1876’da Kânûn-ı Esâsî "Temel Kanun" ya da Anayasa olarak Osmanlı döneminde kabul edildi. Ancak, 1878'de II. Abdülhamit tarafından askıya alınmış, 24 Temmuz 1908 ihtilali sonucunda ise yeniden yürürlüğe girmiş.
...Devamı.»Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın çocuk kısmını kutladık
Kategori: Makale |
0 Yorum |
88194 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 24 Nisan 2020 10:20:16

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramının çocuk kısmını kutladık... Ya EGEMENLİK? Egemen demek sözünü geçiren, üstünlük kazanan demek. Peki “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” demek sözü geçen, üstün olan millettir demek değil mi? Bırakın milletin üstünlüğünü, milletin seçip gönderdiği vekillerinin bulunduğu meclisin ne kadar üstünlüğü kaldı? 2020’de meclis 100 yıl öce kurulan ilk meclisten daha mı egemen? Hiç sanmıyorum!
...Devamı.»Siz korona ile uğraşırken...
Kategori: Korona Günlüğü |
0 Yorum |
28572 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 17 Nisan 2020 14:40:49

Tüm dünya salgın derdine düşmüşken Türkiye’de insanlar buna ek olarak bir de zor ekonomik koşullar ile can çekişiyor.... Peki seçilmiş merkezi yönetimdeki iktidar sahipleri bu arada neler yapıyor? Yanlış anlamayın yapamadıklarını değil, yaptıklarını soruyorum. Örneğin maskeyi ücretsiz yapıp para ile satılmasını yasaklayıp dağımını da yapılmasından sözetmiyorum... Korona virüsü ile savaşma ya da önlemleri dışında yaptıkları neler?
...Devamı.»Korona bize neler öğretiyor?
Kategori: Korona Günlüğü |
0 Yorum |
27183 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 07 Nisan 2020 10:41:38

Neler öğretmedi ki... Cehaletin sadece bir din ya da kültür ile bağlantılı olmadığını, dünya korona pandemisi kadar cehalet pandemisinin de yaygınlığını, insanların bilmek yerine inanmayı seçtiklerini bize yaşayarak öğretti. Dahası mı? Seçtiğimiz yaşam tarzlarının doğa ile uyumlu olmadığını, kapitalizmin insanlar için bir zülüm olduğunu, silahlar için değil sağlık için para harcanması gerektiğini, eğer bir küreselleşme olacaksa bunun sermaye için değil bilim ve insanlık için olması gerektiğini de öğretti.
...Devamı.»Koronavirüslü yarınlar…
Kategori: Korona Günlüğü |
1 Yorum |
383151 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 27 Mart 2020 09:11:00

Herkesin kafasındaki en büyük soru “Koronavirüs sonrası bizi nasıl bir dünya bekliyor?” Ne yazık ki soru yanlış. Bence doğrusu “Bundan sonra Koronavirüs ile nasıl yaşayacağız?” olmalı. Eğer koronavirüs kendini evrimleştirip insana bulaşmayı bırakmazsa ya birlikte yaşamayı öğreneceğiz ya da uygarlık dediğimiz bu doğayı hoyratça kullanan insanlık yok olacak. Yani bu virüs ile yaşamak için yeni yöntemler yeni düzenler geliştirmemiz gerekiyor.
...Devamı.»İsteseniz de istemeseniz de….
Kategori: 'Hayır'lı Demokrasi |
0 Yorum |
54795 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 31 Aralık 2019 14:58:36

“İsteseniz de istemeseniz de Kanal İstanbul'u yapacağız” dedi her şeye muktedir, Adalet ve Kalkınma Partisi Başkanı, seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan. Bazılarının deyimi ile Başkan bazıların deyimi ile Reis. Reis haklı, madem seçtiniz katlanacaksınız. Kısmet olur da yapılırsa, yeni seçimlere kadar isteseniz de istemeseniz de katlanacaksınız… İşte ileri demokrasi! Peki başka nelere katlanacaksınız?
...Devamı.»Recep Tayyip Erdoğan’ in şahsen kabul edemediği durum.
Kategori: 'Hayır'lı Demokrasi |
0 Yorum |
33647 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 05 Eylül 2019 11:54:35

Nükleer silahlar, uluslararası ilişkilerde hep tartışma konusu. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sivas'da Orta Anadolu Ekonomik Forumu'nda konuştu. Yaptığı açıklamayla nükleer silahları bir kez daha gündeme getirdi. Erdoğan, "Birilerinin elinde nükleer başlıklı füze var. Ama benim elimde nükleer başlıklı füze olmasın! Ben bunu kabul etmiyorum." dedi.
...Devamı.»Ne olacak bu milletin hali!!!
Kategori: 'Hayır'lı Demokrasi |
0 Yorum |
35790 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 01 Haziran 2019 14:14:22

Rüzgardan uçak inemeyen havalimanları, çatlayan nükleer santral inşaatı, su tutamayan baraj, ne hastanın ne doktorların memnun olmadığı şehir dışındaki şehir hastaneleri, bir türlü hedefi tutturamayan köprüler ve tüneller, içindeki adaletin sorgulandığı dünyanın en büyük adliye sarayları, restorasyon adı altında yıkılan ya da tahrip edilen tarihi yapılar, raydan çıkan trenler, say say bitmiyor. Ama Almanlar bizi kıskanıyor...
...Devamı.»Zamannın ruhuna aykırı bir sergi
Kategori: Sergi |
0 Yorum |
44064 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 05 Mayıs 2019 18:01:29

Evet, İstanbul’da, bence zamanın ruhuna aykırı bir sergi gezdim. Son onlu yıllarda unutturulan, yok sayılan değerlerin bir hazinesi gibiydi. Ülkenin DNA’sı ile oynayanlara inat! 19 Mayıs 1919’un yüzüncü yılında İş Bankası’ndan İstiklal Sergisi.
...Devamı.»Kim kimin kayığında
Kategori: 'Hayır'lı Demokrasi |
0 Yorum |
34368 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 23 Nisan 2019 04:04:18

Tam 60 yıldır Türkiye’de değişen hiçbir şey yok. Milletin parası ile yol yaptık, köprü yaptık diye öğünenler 1959 yılının 1 Mayıs’ını bilirler mi acaba? Hiç sanmıyorum okumadan bilenler, yaşadıklarından deneyim kazanamayan, seviyeyi küstahlık boyutuna getirip , görgü ile alay eden densizler bütün dünyayı kendi çevresindeki kısa süreçli bir zaman dilimi ile anlamaya çalışırlar. Bu anlamlandırma çabaları da aslında günlük, kendi çıkarları içindir.
...Devamı.»Tarih ödül de verir ceza da!
Kategori: Türkiye |
0 Yorum |
34300 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 02 Nisan 2019 13:33:44

1 Nisan’da tarih AKP iktidarına cezayı kesti. Çeyrek asırdır hükmettikleri alanları kaybeden AKP ceza konusunda yalnız da değildi. Sözde ana akım medya, sizin paralarınız ile çalışan haber ajansı, halka hakaret edenler, islamı, inançları, farklılıkları kullanarak yükselmeye çalışanlar, güç sarhoşu olanlara da bu cezadan pay düştü. Peki bu kadar ayrıştırılmış bu toplum, kendi tarihsel birikimine dayanarak Anadolu ruhu ile tekrar doğru yola girebilir mi?
...Devamı.»Hangi inanç bu kanlı elleri temizler?
Kategori: Makale |
0 Yorum |
41746 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 19 Mart 2019 11:49:54

Acının inanca göre bir çarpanı var mı? Kaç müslüman kaç müslümanı, kaç müslüman kaç hristiyanı ya da museviyi, kaç hristıyan kaç müslümanı katletti diye bakıldığı sürece bu katliamların sonu gelmez. Son on yılda ibadethanelere yapılan saldırıları araştırdığımda karşıma Yeni Zelanda saldırısı hariç yirmialtı saldırı çıktı. Bu dini ya da ırkçı kökenli saldırıların 1300e yakını ölüm, 1000den fazlası yaralı ile sonuçlanmış.
...Devamı.»Umudum yok İnadım var!
Kategori: Makale |
1 Yorum |
44641 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 05 Şubat 2019 14:39:32

2013’de dünya tarihinde bence örneği olmayan bilinci ve ruhu ile, bir ağaç için başlayan direnişle umutlanmıştım. Aradan sadece 5 yılı biraz geçti. Herkezin üstünde ölü toprağı... Sendikasından muhalefetine, sanatçısından gazetesine kimsede çıt yok. Görgüsüzlük diz boyu. Üstüne üstlük aklın, bilginin de bir değeri yok. Adalet denince sessizlik... Hani iki kadeh rakıdan sonra ne konuşulur diye bir geyik vardır ya? Yanıt da belli. Ne olacak bu devletin hali! Ya da milletin... Böyle giderse sonucu aslında herkes biliyor ama itiraf etmeye korkuyor.
...Devamı.»Gemi adamı cüzdanlı bir kadın!!!
Kategori: Söyleşi |
2 Yorum |
139987 Okunma
Yazan: Ferruh Dinçkal | 14 Ağustos 2018 13:55:16

Gemi adamı cüzdanı deyince eminin bir çoğunuzun aklına iri kıyım hatta biraz hoyrat bir adam geliyordur. Ne de olsa denizlerde zor koşullarda hayatını sürdüren bir insan. Üreten insanları severim her ne koşulda olursa olsun. Hele bu bir kadınsa hayranlığım bin kat artar. Geçen hafta genç bir hanımla tanıştım. Evet onun da ‘gemi adamı’ cüzdanı var. Hayal ettiğinizin tam tersine genç, narin, kibar, bilgili, hedeflerini koymuş ve seçtiği yolda ilerleyen genç bir kız. Adı Ceren Ulaş daha yirmili yaşlarda. Görevi uzak yol vardiya zabitliği.
...Devamı.»
4 Sayfada 96 sonuç bulundu.
1.2.3.4.