![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
|
|
Bir Şiire Gidiyorum
Çok satar kitapların yazarı İspanyol Carlos Ruiz Zafón, 30 dile çevrilen ve on milyondan fazla satılan romanı Rüzgârın Gölgesi'nden sonra yazdığı Meleğin Oyunu için "Unutulmuş kitaplar kütüphanesi" diyor. Ne büyüleyici bir değerlendirme: Unutulmuş Kitaplar Kütüphanesi! Yalnızca unutulup giden kitaplardan oluşan bir kütüphane! Kitaplar unutulunca, yazarlar da unutulur elbette. ...Devamı.»JAMBO, HAKUNA MATATA!
Birazdan Luanda' dan kalkış yapacağız, daha doğrusu kaçacağız. Kabinde herkes işinin başında, kimi yemek, kimi içecek, kimi duty free sayımı yapıyor. Ekibin neşesi yerinde. Şarkı söyleyip ıslık çalıyoruz. ...Devamı.»Engin Ol Gönül
12 Eylül faşizminin kurbanlarından İlhan Erdost'u nasıl unuturum. Hasan Hüseyin ve İlhan'la, ben Berlin'e gelemeden, Kızılay'da bir pastanede oturmuştuk ve benim yüreğime gurbetin sızısı çökmemişti daha. Can havliyle çıkmak istiyordum ülkemden. Sol ve Onur Yayınlarında çalışırken de birkaç fotoğraf kaldı İlhan'dan. ...Devamı.»Kabus gibi bir ülke - Luanda, Angola
Okoume Palace'ın ön tarafa bakan odalarından birinden dışarıyı seyrediyorum. Anayolda sağlı sollu hindistan cevizi ve palmiye ağaçları uzayıp gidiyor. Yolu geçer geçmez beyaz bir kumsal, sonsuz görünümlü lacivert okyanusa açılıyor. ...Devamı.» Dağın başında tüter bir tütün
Ayşe'nin, İbrahim'in, Ömer'in, Hüseyin, Hasan ve Elif'in babası Ali amcanın, son yolculuğunun tanıklığı olan bir küçük öykü. Ağılözü'nden, uzaklardaki, karlarla kaplı dağlardan bir elem damlası, hayatlarımızdan oluşan büyük okyanusa.... ...Devamı.»Gurbetin Gri Bulutları
Türk pazarı. Nasıl da şenlikliydi! Doyamadım onca sebzenin, meyvenin albenisine, çekiciliğine. Büyük mağazalara, marka giysilerin arasına götürmesinler beni; beni pazarlara götürsünler. ...Devamı.»Türkiye'nin Şiir Aydınlığı: Dağlarca
Bugünün genç şairleri ne kadar savruk ve Arapça sözcüklerle yığma şiirler yazıyorlarsa, Dağlarca da o kadar yalın, arı, dupduru bir Türkçeyle yazdı. Dilini Arapça sözcüklerden hep uzak tuttu. ...Devamı.»Sobamda Elmas ve Düğün
Ağılözü İlkokulu öğretmeni Edip Ceyhan'ın anılarından kurgulanmış iki küçük öykü. Kişilerin tamamı gerçek, olayların büyük kısmı yaşanmış olmakla birlikte, örgüye katılan, duygular, düşünceler ve karşılıklı konuşmalar, yazarın öykünün izinde düşlemlediği gerçeklikler olduğundan, her iki öykünün de kurgu olarak algılanması doğru olur. ...Devamı.»Hep Bahar
Ağılözü İlkokulu öğrencilerinden bir küçük demet. Onların yaşamları ne kadar zorluklar yoksunluklarla örülü olsa da, umutları, düşleri ne kadar yaşadıkları zorluklarla sınırlandırılmış olsa da, vatan tuttukları dağların tepeleri gibi temiz yürekleri. Tüm çocuklar gibi, en güzel kitapları, oyuncakları, sevgiyi, barışı hakediyorlar. ...Devamı.»Hava Bildiğini Okusun, Ben Bildiğimi!
Temmuz İçin yaralı Semah (2008). Kemal Özer bu son şiir kitabında Sivas Katliamına bir ağıt yakıyor. Kitabın tasarımı da yanmış kâğıtları anımsatıyor. Şiirler ise tam, dingin ama can yakan feryatlar toplamı! Duyan duyar bu acı haykırışları, duymayana zaten kimin sözü olabilir ki. ...Devamı.»Okul var, ben döneyim
2008 Şubat ayı... Kara kış. Edip öğretmen bir haftasonunu Hizan'da arkadaşları ile geçirir. Pazar günü köyüne dönmek için yola çıkar. İdealist, inatçı, genç bir öğretmenin okuluna, eli kolu kitaplarla, kafasında binbir tasarı dönme çabasının küçük bir öyküsü. Uzaklarda, köylerde, dağlarda, karda kışta memleketimizin çocuklarına eğitim vermeye çalışan bütün güzel öğretmenlerimize minnetle... ...Devamı.»Ben Türkiye'yim
Arkeolojik ve doğa zenginliği ne yazık ki iç ve dış siyasetimizde yok. Yolsuzluk ve yağma bir Osmanlı geleneği olarak sürüyor. Orhan Pamuk, "Herkes korkuyor," diyor kendisiyle yapılan görüşmede. Atatürk için, "Ben Türkiye'yim" yargısı belirgin kılınmış. Evet, Atatürk, Türkiye demektir. Böyle bir lider başka bir ülkede yok çünkü. ...Devamı.»Devrim Biziz
Beuys için düzenlenen serginin - Devrim Biziz - basın gösteriminde ise büyülendim. Teoriyle pratik arasındaki felsefi boyutu iyi kavramış, Beuys. Okuduğu kitaplardan kullandığı malzemeye doğru ustaca bir seçim yapılmış. Kapitalizmle de sürekli didişmiş bir sanatçı o. ...Devamı.»Kısa Biyografi
Tehlikeli Zürafa
Dakar havalimanının ekip kapısından aprona çıktıktan hemen sonra bir uçak piste iniyor, bu bizim uçak. Kuyruğundaki kırmızı renk üzerinde duran bir çift beyaz kuş, bizim logomuz. Mutluluk veren tanıdık bir görüntü. İnsanın evini ya da ailesini görmesi gibi bir duygu. ...Devamı.»"SON BAKIŞ" Senegal - Dakar
Fildişi'li yolcularımız beyaz elbiseleriyle Abijan havalimanında uçağı terkediyorlar. Hepsi gülümsüyor, heyecanlılar. Az sonra terminalde onları karşılamaya gelmiş ailelerine kavuşacaklar. Artık onlar "hacı", kendileriyle gurur duyuyorlar. Hacca gitmek cok az sayıda Fildişi'linin elde edebileceği bir şans. Uçakta kalan yolcularımız ise Senegal'li, yakıt alıp Dakar'a devam edeceğiz. ...Devamı.»Öteki Defterler
"Soğuk. Soba sönmüş." Diyor Nâzım. "Dar, uzun" battaniyesinin " altında yapayalnız"dır. Halbuki biliriz ki o "en iyi" yazılarını "sokakta kalabalığın arasında dolaşarak" yazmıştır. ...Devamı.»Acılar hala bitmedi
O günlerde o işkenceleri yapanları bulup konuşturmalı. Vicdanlarını bir yana bırakalım, yaptıklarıyla bugün gurur duyuyorlar mı acaba? Çünkü, ülkemizde en olmadık insanlar ve uygulamalar için gurur duyan duyana ya. ...Devamı.»Ağılözünde Geceler Uzun Bayramlar kısa
Sabah erkenden kapım kırılacak gibi çalındı. Erken kalkmayacaktım,. Bugün tatil öğlene kadar uyumak istiyordum. Köyde kimse kapımı çalmazken ne oldu da sabahın köründe kıracak gibi vuruyorlar. ...Devamı.»Kışı Anamla Ben Bilirim.
Kış erken gelir Doğu'ya. Sıcak odalarımızda izleriz, karların kapattığı köy yolları haberlerini. Ulaşılamayan köylerde yaşam nasıldır? Kış tatlı bir beyaz mıdır yoksa soğuk bir karanlık mıdır? O ulaşılamayan köylerin kadınları bilir. Ayşe bilir, Hatice bilir. Refika'nın bakışlarında, Nurcan'ın ellerinde anlatır kış kendini. ...Devamı.»Küçük bir keçi çobanı
Ağılözü ilkokulunun güzel çocuklarından biri Semra. Utangaç. Hemen sokulmaz insana. Ama kaçmaz da. Uzakta durup tüm sıcaklığı, saf, temiz, meraklı çocuk yüreği ile bekler. Türkçesi çok iyi değil. Kardeşlerine bakıyor, annesine yardım ediyor, dağa keçi sağmaya çıkıyor. O yaşam mücadelesinde annesine babasına omuz vermiş bir küçük kız. ...Devamı.»Gültekin, Sen!
Küçük bir köy devrimi
Ağılözü, Cumhuriyet tarihinin ilk yıllarında coşkuyla yaşanan devrimler gibi, bir tatlı devrimi gözlerden uzak yaşıyor. Bu yıl Ağılözü'nden, dört kız çocuğu daha ortaokula başladı. Birini babası kendi elleriyle götürüp ortaokula yazdırdı. Diğerlerini Edip öğretmen, zorla aldı köyün elinden. Ağılözü'nün, mutlu kızlarının, mutlu babaların, mutlu ablalarının, atılan tohumları yeşertecek o güzel insanların küçük öyküsüdür. ...Devamı.»Hüzün, Merhaba!
Ev, birden sessizleşiverdi. İçimizi bir hüzün kapladı. Olanağımız olsa eşyalarımızı yine oraya buraya saçacağız, kepenkleri bir bir açacağız. Gitme duygusu yüreğimi kemirip duruyor. ...Devamı.»Gül Kurusu Bir Yangın
Sokaktaki tek masasında rakı içiyor 83 yaşındaki Arif Damar. Son şiirinin başlığı "Yaş 83". "83 / Yolun neresi eder" diye soruyor Cahit Sıtkı'ya Dağlarca'yı ve İlhan Berk'i de yanına alıp. Ada'nın sokaklarında farklı bir gece hayatı geziniyor fasıllara, şarkılara, şiirlere takıla takıla. ...Devamı.»
|
| Tüm Yazarlar |
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |