![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
|
MABET-İNSAN (2)
Tapınakların göksel bir prototipi var. O dönemde yeryüzündeki tapınaklar hiçbir zaman yine salt birer nesne ya da birer fonksiyonel yapı olarak kabul edilmemiş, onun göksel bir tasarımı olduğu ve bu göksel tasarımı yansıttığı kabul edilmiştir. Bu nedenle de kendinde aşkın bir gizemi ya da bir canlılığı taşıdığı ayrıca düşünülmüştür. Bunun çok güzel bir örneği Kutsal Kitapta vardır. ...Devamı.»Sonuç belirli ise; Çatışma - Korku
Feryadımızla çağrımız arasında kendimizi ararız. Teşekkürle özür arasında çiçek açarız. Hiçlikle sevgi arasında varoluruz. Bu salınımlar arasında sorular üretip yanıtlar ararız. Bütün içsel çatışkılarımız kendini sorularda gösterir, bütün yanıtlarımız bizi yeni boşlukların ortasına atar. ...Devamı.»Hiçbir madde bir diğerinden daha temel değildir.
Manevi dünyamızdaki "Hiç" kavramı insanoğlunun artık tamamıyla maddeden var olduğunu bildiğimiz evrene, bu bileşik alana akıl erdirememe, anlamlandıramama ve bilinmeyen bir evrensel özneye duyulan korkuyla beslenir. Evren madde sorunsalında insanoğlunun akıl erdiremediği boşluk(!) "Hiç"le imlendirilmiştir. ...Devamı.»Başlangıç belirli ise
Tanım yapmakla belirleme yapmak ayrı şeyler: Tanım; bilmek-anlamak üzere önümüze koyduğumuz şeyi Bir'e getirmektir, yani onu çevresinden ayırarak isimlendirmektir. "Bir şeyin ismi ise, o şeyin bilinmesinin tanınmasının aracıdır" (İbni Arabî). Ele alınan olgu kesin sınırlarla çevresinden ayrılmadan onu bilmek olanaksızdır. ...Devamı.»KURAL MI, İLKE Mİ?
"Hep tespitte kalmak yakınmanın bir türüdür." Bu sözü bir sohbette duymuştum. O anda pek çok ilişki alanları ve kendilerine özgü söylemleri belleğimde canlanmaya başladı. "İfade" deneyimi yaşamın doruğudur. Çünkü tüm etkinliklerinizin, tasarımlarınızın ve eylemlerinizin içselleştirilip bir başka bilince sunacak olgunlukta ortaya konulması demektir. ...Devamı.»Hologram ve Felsefe
Ünlü Mistik Ozan, Alman ANGELUS SILESIUS bir epigramında der ki; "Ben o bildiğim şey değilim, ben de bilmiyorum neyim ? Bir nesne mi, hayır o değil, bir noktacığım ve daireyim." Kendini bilmek ya da tanımak, insanın değişmesi zorunluluğunun doğal bir uzantısıdır. Bu uzantıda, insan evreni anlama konusunda yeni kavramlara kucak açmaktadır. İşte bunlardan biri: HOLOGRAM. ...Devamı.»İkizler: Şehvet - Şiddet
Yaşamımız korku ile ümit arasında salınıp durur. Bu duygular geleceğe aittir, ama şimdide duyumsanır. Olmayan bir durumun şimdideki kaygısı olarak yaşanırlar. Günlük uğraşılarımız, yaşamı anlamlandırma gerilimimiz, ilişkilerimizi belirleyip yönlendirme telaşımız bu iki kutup arasındaki salınımlarımızın görüngüleridir. ...Devamı.»Renkler, tınılar, izler
Bütünlüğünü koruyan doğanın içinde, bütünlüğünü oluşturamayan insan ne kadar zavallı kalıyor. Tutunacak dal arıyor. Tutunacak dalları iyi seçemiyor. Binbir emekle, çileyle kurduğunu bir çırpıda yitirip, kendini korumasız, çaresiz, şansın, uygarlığın insafına teslim buluyor. ...Devamı.»Berzah'da (Ara Yerde)
Duygular düşünceler gibi ifade edilemez. Bu bir önermedir, eğer böyle ise ikisi arasında niteliksel bir fark olması gerekir. İki şey arasındaki farkı görmek aslında onlar arasındaki ilişki kurmak demektir. İlişki bir yansımadır; bir işlev, bir etki, bir üçüncü hal olarak ortaya çıkma durumudur. ...Devamı.»Kaygan Zemin
"Olmak" zorunda olmak insanı gerdirir. Gerilim, içimizdeki kuşkunun duyumsanmasıdır. Bu varoluşsal sorun düşünce tarihinin en önemli konularından biri olarak dirimselliğini sürdürür, sürdürmeye de devam edecektir. Öyle ki varlığımızın kanıtı bile kuşkunun bilinci yoluyla ileri sürülmüştür. ...Devamı.»Kendine Yaslanmak
Özgürlük iki boyutludur, başka bir ifadeyle birbirine bağlı iki aşamalıdır: Bir şeyden özgür olmak ve bir şey için özgür olmak. Bir şeyden özgür olmak ve orada kalmak insanın çıldırması için (anlam arayışı olanlar için) gerekli koşulları yaratır. İnsan, kendini varolduğu durumdan daha öteye taşıyamazsa, bulduğu halde bırakırsa yoğun bir sıkıntının içine yuvarlanır. ...Devamı.»VEFA...
Anadolu'da yetişmiş çağdaş bilgelerden sevgili İsmail Emre'in bir doğuşu şöyle başlar: "Sabır gerek evvela." Peki ne için? Bu soruya çok genel bir yanıt vermek yanlış olmaz, ama boş olur. Evet, her şey için; " sabır, her şey için. ...Devamı.»Geçmişin Zinciri - Hakikatin Aşkınlığı
Geçmişle neden ilgileniriz? Olmuş bitmiş olaylar yığını neden bizi bu denli kendine çeker? Onu herhangi bir biçimde değiştiremeyeceğimize, yeniden yaşamak - yaşatmak mümkün olmadığına göre, neden...? Toplumsal geçmişimiz, olaylarla dolu bir süreç; bireysel geçmişimiz anılar toplamı; akıl geçmişimiz bilimsel birikimler yumağı... ...Devamı.»Hem Merkeziz Hem Çeper
Bütün-parça ya da merkez-çeper bağıntısı varlığımızın temelini oluşturur. Bunun göstergesini net olarak sanat alanında görmek mümkün. Her sanatçı eser ortaya koyma sürecinde şizofreniktir, hatta bu durum ne denli keskinse sanatsal niteliğin o ölçüde yüksek olma olasılığı vardır. ...Devamı.»Kairos ve Khronos
Bugün değerler konusunu farklı bir boyutu ile ele almayı düşünüyorum. Birçok yönden bakıyoruz değerlere, değerleri işliyoruz. Felsefeden bakıyoruz, bilimden bakıyoruz, sanattan, modern dünyadan, çağdaş yaşamdan, geçmişteki toplumların ekinlerinden bakıyoruz. ...Devamı.»Ben Nerde?
Bütün yapıp etmelerimiz 'Ben' üzerinden hayat bulur; şöyle de diyebiliriz: Tasarım yaptığımızda, etkinlik gösterdiğimizde, eylem gerçekleştirdiğimizde ve bunları değerlendirip dile getirdiğimizde merkezde hep 'Ben' vardır. ...Devamı.»Memento Mori
Hasta olduğun için değil, hayatta olduğun için öleceksin - Seneca... Ah zavallı varlık, ah küçük insan ve senin kör hayatın. Ne biliyorsun şu dünyada? Nereden geldin, nereye gidiyorsun? Çok para kazandın mı bakalım bugün? Yarın sabah öleceğini biliyor musun? ...Devamı.»Çelişki İlişkidir - 2
Güzellik Sevdirir - Sevilen Güzeldir
Bilim, bilimcilikle savunulamaz!
İngiltere'deki Newcastle Üniversitesi'nden felsefeci Mary Midgley, akıl ve akılcılık konusundaki görüşlerini şöyle dile getiriyor: 1960 yılında Bağımsız Hindistan'ın ilk başbakanı Jawaharlal Nehru şöyle yazıyordu: "Açlık, yoksulluk, pislik, bağnazlık, gözleri kör eden gelenek ve görenekler, cehalet ve boşa harcanan doğal kaynaklar gibi problemleri bilim tek başına çözebilir. Gelecek, bilimin ve bilimle iyi geçinenlerin olacaktır." ...Devamı.»Şekilci Dindarlık Ve Bireysel Dindarlık
Kitapta yeri var.
Bilirsiniz, İncil sözcüğünün İngilizcesi "Bible"dır. Kökü Lâtince olan bu sözcük aslında "Kitap" demektir. Gutenberg matbaayı icat edip kitabı harc-ı âlem birşey haline getirmeden önce "kitap" çok önemli ve nadir birşeydi. Birşeyin "kitap"ta yazılı olması da ona otorite kazandırırdı. ...Devamı.»Diyanet ve Kur'an Kursları
Ülkemizde dini hizmetler alanı çok tartışmalı bir konudur. Bu tartışmaların temelini de özellikle laiklik - din tartışmaları oluşturur. Laik bir rejimle yönetilen devletin felsefesine göre din ve devlet işleri birbirinden ayrılması gerekir. Bariz bir tanım olarak bilinen bu tanımı daha çok açmak gerekir. ...Devamı.»Edebiyat- Aklın Güzellik Diyarı
İletişim ne kadar yaygınlaşıp hızlanırsa hızlansın edebiyata olan gereksinim azalmıyor. Çünkü o, gelip geçici heveslerin değil, tinsel dünyamızın yapısından kaynaklanan gereksinimlerimizin karşılığı olarak vardır. Romanlar, öyküler, şiirler yüzyıllardır kitap olarak yayınlanıyorlar. Hangi biçimde olursa olsun edebi söylem insanlarla buluşuyor. ...Devamı.»Dindarlık
|
| Tüm Yazarlar |
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |