A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Eti pilavı kim yediyse gerdeğe de onlar girsin!

Kategori Kategori: Kültür/Sanat | Yorumlar 0 Yorum | 13 Ekim 2008 05:51:35

Bir grup sivil toplum gönüllüsünün bir araya gelerek 2000 yılında başlattığı çalışmalar sonucunda, 2010 İstanbul'u Avrupa Kültür Başkenti ilan etmeyi başardılar. Şimdi geri sayım başladı. İstanbul'un Avrupa kültür başkenti olmasına 1 buçuk yıldan az bir zaman kaldı.

İstanbul`un her kesimiyle bu projeyi sahiplenmesi için seçici kurul, programın başından beri sivil toplum kuruluşlarının ev sahipliğinde, yerel yönetimler ve hükümetle birlikte İstanbul'un kültür varlıklarını ortaya çıkarıp görünür hale getirmek için yola çıkmıştı.

Kültür Başkenti projesinin son toplantısında vergi matrahından düşürmek kaydıyla iş dünyasından maddi destek, Sivil inisiyatiften tüm İstanbulluların bu projeye ortak olması istenmişti. Toplantıda verilen bir sürü söz oldu ama bu güne kadar her hangi bir çalışma, seminer, proje, sesli bir çalışma hala ortada yok. Dolayısıyla sivil toplum örgütleri sorumluluklarını yerine getirmemiştir

Kültür Başkenti olma sürecini kurumsal bir yapıya kavuşturmak için hazırlanan yasa tasarısının taşlarının yerine oturması için güçlü bir İstanbul lobisi de ortada yok.

Şimdi, İstanbul'da tarihi bölgeler istila edilmiş, trafik sorunu çözülmemiş, bir adada 5 ayrı imar verilmiş, şehrin düzeni, tarihi dokusu bozulmuş. En önemlisi tarihî mekânların restorasyonu konusunda somut projeler hayata geçirilmiyor. Özellikle Topkapı Sarayı ve Gülhane Parkı'nı çevreleyen Suru Sultani'de iyileştirme yapılması, tarihî yapıların restorasyon çalışmalarının da hızla devam etmesi gerekirken henüz ortada yapılan bir şey yok.

İstanbul geçmiş yöneticiler tarafından hoyratça kullanıldığı için  bir sürü çarpık ev ve gecekondu var. Sıvasız çirkin evler de yapılınca varoşlarda, insanı ürperten hayalet mahalleler yaratılmış. Şimdi bu kentin bu haliyle Kültür Başkenti olamayacağını bütün İstanbul`lu bilmektedir.

Başbakanın talimatı yeni rant alanları yaratacak.

Başbakan, evini sıvamayanlar evinin sıvasın, yoksa belediye sıvasın makbuzunu evine gönderin talimatı verdi.

Bu talimat şunu gösteriyor. Sıva parası vermeyenlerden icra yoluyla alın.  Bu doğru bir talimat değil. O zaman belediyeler meclis kararıyla yapacakları için bir yasal sorumluluk doğacak, firmalar sıvadıkları evlerden kafasına göre büyük meblağlar talep edecekler.

Şimdi, bir buçuk yıl zamanımız çıkar çevrelerinin iştahlarını kabartmış. Şimdiden boya sanayicileri 2010 Yılında Kültür Başkenti olacak İstanbul'un Binalarının Dış cephelerini boyamaya talip olduklarını açıkladılar. Boya Sanayicileri Dernek Başkanı Büyük Şehir Belediyesiyle temas halindeyiz, Kültür Başkentini temasına uygun bir renkle boyamak istiyoruz diyor.

Aslında Sn. Başbakanın da zamanında yapılan bir sürü kaçak mahaller var. O zaman İstanbul'u kapsayacak herkesin kabul göreceği bir kampanya başlatıp kumunu, çimentosunu belediye versin halk da kendi evini sıvasın, ardından da boyasın gibi bir projeyle yola çıkılırsa hiç kimse zor durumda kalmaz. Diye düşünüyorum.

İkinci proje de en güzel bina ödüllü yarışmalar düzenlenirse İstanbul'un büyük bir kısmı bu kampanya çerçevesinde boyanır. İstanbul'un varoşlarında elektriği, suyu telefonu, kesik; kredi kartından dolayı bankalara borçlu, ekmek parası bulamayan yoksul bir halk evini nasıl sıvasın, nasıl boyasın, eğer sıvayı şirketler yaparsa icra yoluyla vatandaşı zor duruma düşürürler. Bu bir felaket olur. Diye düşünüyorum

Dünyanın karşısına sıvasız boyasız çıkıp rezil olmamak için yapması düşünülen bu ev sıvama ve boyama işini ranta dönüştürmeden, sivil inisiyatif kendi aralarında örgütlenip, yeni bir yol haritası çizip, belediyelere sunmalıdır.

2010 Kültür Başkenti Yürütme Kurulu Başkanı Nuri Çolakoğlu: Kendisine "Bu unvanı veren jürinin açıklamasından sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dediği gibi bu aslında İstanbul'u geri kazanım projesi" dedi. Ama Çolakoğlu'nun unuttuğu bir şey vardı. Sn Erdoğan'ın Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde kaçak yapılara izin vermeseydi, bu gün 1,5 yılda bu döküntü şehri nasıl ayağı kaldırırız soruları ortalıkta dolaşmazdı.

Kent siyaseti olmadan kültür başkenti yolunu nasıl açacaksınız?

Yerel Yöneticiler, İstanbul'dan rant sağlayan Siyasiler ve arazi mafyaları; önce bu şehrin kimliğini bozdular, sonra da insanların kimliklerini bozmak için 30 yıldır çaba gösteriyorlar. Kültür Başkenti bu kentin ortak meselesi ama gel gör ki gözünü para bürümüş yöneticiler insan ilişkilerinin bütününü zedelemiş.

2010 yılında Kültür Başkenti olma yolunda yürürken bu şehrin aydınları, Mimarları, sanatçıları, ozanları, sivil toplum temsilcileri, yerel medyası, muhtarları vs. nerede?

İstanbul'u mafya şehri yaptıkları için insanlar arasındaki dostluklar da yok olup gitmiş. Bütün İstanbul`luyu bu işin içine koymadan bu işin altından kimsenin çıkamayacağı, başarıya ulaşamayacağı açıkça ortada.

Bu şehirde insan ayrımı yapacaksın, insanları birbirinden uzaklaştıracaksın, partizanlık yapacaksın, partine üye olmayana iş, öğrenciye burs vermeyeceksin, yerel medyanın belini kıracaksın, sivil inisiyatifi kendine malzeme yapacaksın, senden olmayana yaşama hakkı tanımayacaksın, insanları sürekli yoksullaştırıp onurlarını elinden alacaksın, doğru eleştirenlere saldıracaksın, bu şehrin insanının duruşunu bozacaksın, yılda iki kez kaldırımları söküp yapacak, ihalelerini kendi partinin yandaşlarına vereceksin, İstanbul'un kaymağını yiyeceksin, sonra gelin hep birlikte bu işin altından çıkalım deyeceksin. Olur mu böyle yağma!!!

Bizim yörede Hesso adında çok saf bir çoban varmış.  Ağasına çok iyi hizmet ettiği için ağası onu evlendirmiş. Düğün günü Hesso sabahtan akşama kadar gelen giden konuklara hizmet etmiş, pişirilen et ve pilavı taşımış, gece olmuş yemek bitmiş. Hesso çok acıkmış yorulup bir duvarın dibinde açlıktan kıvranırken Hesso'nun Sağdıç'ı Hessoya bağırmış.

 Ula Hesso neredesin çabuk gel seni gerdek odasını götüreyim.

 Hesso olmaz demiş.  Eti pilavı kim yemişse gerdeğe de o girsin. 

Bu şehirde, yeşil sahaları, sit alanlarını, sosyal alanları okul hastaneyi, park alanlarını kim imara açmışsa, kim arazi mafyalarıyla ortaklaşa bu şehrin tarihi dokusunu bozmuşsa, kim gecekondularla bu şehri çarpık ve yıkık şehir yapmışsa, kim bu şehrin kaymağını yiyip, bu şehri kirletmişse, yedikleriyle bu şehri onlar temizleyip 2010 Kültür Başkentine onlar taşısınlar.

 
Mustafa KÜPELİ
 

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Yüzlerce öğrenciden ABD'yi terk etmeleri istendi.
Avrupa'da İmamoğlu çıkmazı: Çıkarlar mı değerler mi?
Ayaktayız
YÜRÜYÜŞ SÜRÜYOR
'Büyük Osmanlı Soygunu': 10 maddede Eric Adams davası…

Dünyadaki boykotlar: Kim neyi hedef aldı?
Trump üçüncü kez başkan olabilir mi?
CHP İmamoğlu ve erken seçim için imza kampanyası başlattı
ABD'de ulusal güvenlik skandalı ile gündeme gelen Signal nedir?
CHP neden boykot çağrısı yaptı?

Trump yeni gümrük vergisi tarifelerini açıkladı.
Avrupa’nın en az et yiyen ülkesi Türkiye: Fiyatlar 5 yılda % 1230 arttı!
Türkiye'de ekonomi bir kez daha belirsizlik döneminde
ABD-Çin hattında ticaret savaşı: “Soğuk Savaş’tan beri görülmemiş bir rekabet”
Canberra yenilenebilir enerjiye geçişi nasıl başardı?

Türkiye'de Covid-19 salgını yaşam süresini azalttı.
Uzmanlar uyardı: "Uzun yaşayanlardan tavsiye almayın"
Fahri Kiamil
İki annenin başlattığı akıllı telefon karşıtı hareket çığ gibi büyüdü
Afganistan'da onlarca arkeolojik alan buldozerle yıkılarak yağmaya açıldı.

MADELEİNE RİFFAUD, 1924-2024
KOLLEKTİF OYNAMALI KAZANMAK İÇİN
Oxford Sözlüğü yılın kelimesini seçti: Beyin çürümesi
"İNEK BAYRAMI" ekitap
Dünya tarihini şekillendiren 6 içecek türü

Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?
Tokyo’dan Hasanlar’a, Kudüs’te bir mahkemeden bizim buralara…
“KADERİMİZ DIŞARDAN YAZILAMAZ - DIŞARI KADERİ BELİRLEYEMEZ…”
Niyetime İlham

Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.
Su üzerindeki iklim değişikliği baskısı Türkiye'yi su fakiri olmaya sürüklüyor.

Çin'in 10 yıllık yüksek teknoloji planı nasıl işledi?
Devrimsel Bir Teknoloji: Kaykay Şasi
Türkiye, kişisel verileri en çok sızdırılan 19.ülke
Apple otomobili ABD'de üretime bir adım daha yaklaştı.
Yaşgünün Kutlu Olsun James Webb Uzay Teleskobu

NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.
Karıncaların 66 milyon yıldır tarım yaptığı ortaya çıktı.
Antik Mısır'daki popüler masa oyununun şaşırtıcı kökenleri ortaya çıktı.
At binmenin kökenine dair ezber bozuldu.

"Türkiye'de gazeteciler baskı ve yıldırma ile karşı karşıya"
Uluslararası Şeffaflık Örgütü tarafından 2024 yılı yolsuzluk algı endeksi açıklandı!
Türkiye OECD’de gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu 4. ülke
2023 yılında Türkye’de çocukların cinsel istismarı hakkında 40.000'den fazla dosya açıldı.
Çalışanların geliri son 20 yılda azaldı.

Kakao Endüstrisinde Çocuk İşçiliği: Tadı Kadar Tatlı Değil
Dan O’Dowd, Tesla’nın Zehirli Kültürü, Başarısız Abartı ve BYD’nin Yükselişi Üzerine
ANALAR(IMIZ) SİZLER ÇOK YAŞAYIN
Amerika dış yardım yumuşak gücünden vazgeçiyor mu?
Zelenski: Kolezyum Politikasının Kurbanı

HİTLER Diye Biri
ZAMANI VAR
TASARRUF
DUR YOLCU
EMRİ HAK VAKİ

Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..
Amerika’da Ayrımcı Politikalar ve Siyahi Mücadele Tarihi


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git