A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Motokuryelerin Sessiz Çığlığı: Sokağın Gölgesinden Yükselen Sınıf Mücadelesi

Kategori Kategori: Yaşam | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Avraham Zafer İşcen | 26 Kasım 2025 04:23:02

Pandemi günlerini hatırlayalım. Şehirler olağanüstü hal sessizliğine gömülmüş, sokaklar boşalmış, trafik gürültüsünün yerini sirenler ve uzaktan gelen motor sesleri almıştı. O dönemde milyonlar evlerine kapanırken, bir sınıf vardı ki hayatın akışını tek başına sırtladı. Motokuryeler. Yalnızca paket taşımıyorlardı, ilaç, gıda, umut, hız ve hayata tutunma çabasını taşıyorlardı. Toplumun görünmez omurgasına dönüşmüşlerdi. Ancak ne yazık ki pandemi sona erdiğinde bu kahramanlık unutturuldu, yerini şirketlerin birbiri ardına sıralanan soğuk kavramları aldı. “performans hedefi”, “teslimat süresi”, “puanlama sistemi”, “müşteri memnuniyeti”.

Bugün sokaklarda gördüğümüz tablo nettir.

Şirketler büyüyor, platform ekonomileri genişliyor, yatırım turları milyon dolarlarla ifade ediliyor, fakat motokuryelerin yaşam koşulları eriyor, güvenceleri yok oluyor, ücretleri enflasyonun altında eziliyor.

Getir, Trendyol Go, Yemeksepeti, Vigo, Fiyuu… Bu şirketlerin tamamı agresif büyüme stratejileriyle yurt dışına açılırken, kuryeler için aynı hızda büyüyen tek şey risk, stres ve geçim sıkıntısıdır. 

Dijital ekonomi denilen bu dünyada, süslü kelimelerin arkasında saklanan şey aslında eski sömürünün yeni arayüzlerle yeniden paketlenmiş halidir.



Dijital Kapitalizmin Yeni Proleteryası

Motokuryeler klasik işçi sınıfından farklı olarak hem bağımlı hem bağımsız çalışan gibi gösteriliyor. Şirketlerin onlara “esnaf kurye”, “partner”, “çözüm ortağı” gibi isimler vermesi tesadüf değildir. Bu tanımların tek amacı, işçiyi işçi olmaktan çıkarmak ve işveren yükümlülüğünü görünmez kılmaktır.


Bu modelde, işçi güya özgürdür ama gelirini belirleyemez.
Çalışma saatini seçiyor gibi görünür ama gerçekte algoritma onu zorlar.
Müşteriyle yalnızdır ama şirket her adımını izler.
Kaza geçirdiğinde “bağımsız çalışan”dır, kural ihlalinde bulununca bir anda “çalışan” ilan edilir.

Bu hukuki esneklik değil, modern kapitalizmin acımasız manipülasyonudur. İşçiyi hem statüsüz hem de güvencesiz bırakan bir sistemdir.

2024’te En Az 63 Kurye Öldü. Bu, Çalışma Modelinin Doğal Sonucudur.

Son yıllarda motokuryelerin ölüm sayısı hızla artıyor. 2024 yılında yalnızca kayıtlara geçen en az 63 motokurye iş başında hayatını kaybetti. Bu ölümler “trafik kazası” diye geçiştiriliyor ama aslında bunlar hız baskısının, teslimat zorlamasının ve dinlenme hakkı tanımayan algoritmik disiplinin yol açtığı iş cinayetleridir.

Bu cinayetlerin temel nedeni, platformların kurduğu görünmez ama öldürücü baskıdır. Teslimat geciktiğinde ceza puanı, düşük puan geldiğinde gelir kesintisi, fazla bekleme olduğunda algoritmanın işçiyi devre dışı bırakması… Tüm bunlar kurye için hızın ölüm anlamına geldiğini gösteriyor.

Kapitalizm hız ister, işçinin bedeniyse bu hızın amortisörü haline gelir.

Patronlar Zenginleşiyor, Emekçiler Yoksullaşıyor

Platform ekonomisinin büyüme modeli üç temel sütuna dayanır:

1. Aşırı güvencesiz çalışma sistemi
2. Parça başı ücret mantığı
3. İşçinin tüm maliyetlerinin işçiye yüklenmesi

Yakıt işçiden.
Bakım işçiden.
Lastik masrafı işçiden.
Kaza olursa tedavi işçiden.
Yağmurda çalışmak işçiden.
Hayatını kaybederse acı aileden.

Sermaye ise yeni yatırım turlarında milyonlar topluyor. Ne yazık ki her yeni yatırım, kuryenin değil, yatırımcının refahını artırıyor. Bu uçurum yalnızca ekonomik bir sonuç değil, aynı zamanda siyasal bir tercihtir. 

Devlet ve şirketler, işçiyi bireyselleştiren, örgütlülüğü dağıtan, rekabeti körükleyen bir sistem kurmuştur. Bireyselleşmiş işçi güçsüzdür, örgütlü işçi ise karşı konulmaz.
Motokuryelerin Gerçek Gücü: Devrimci Sendikalaşma
Platform İşçileri Sendikası, Kurye-Sen ve diğer bağımsız emek örgütleri, motokuryelerin sesini duyurmaya çalışıyor. 
Ancak bu mücadele yalnızca sendikal bir hak değil, sınıf mücadelesinin dijital çağdaki yeni cephesidir.
Motokuryelerin örgütlenmesi patronları neden korkutuyor?
Kuryeler kentin her yerindedir, görünürlüğü yüksektir.
Gençtirler, dinamiktirler, hızla örgütlenebilirler.
Kent yaşamının damarına dokunurlar, greve çıktıklarında şehir ritmi çöker.
Dijital kapitalizme karşı kazanılacak bir zafer, tüm işçi sınıfına örnek olur.
Bu nedenle patronlar ve devlet, sendikalaşmayı bastırmak için her yolu kullanır.
Performans bahaneleriyle işten çıkarma, “esnaf modeli” dayatması, puan kırma, sistem dışı bırakma, tehdit…

Ama unutulmamalıdır.

Sendika yalnızca hak alma aracı değildir, işçinin kendi kaderini tayin ettiği özgürlük alanıdır.

Çözüm: Kolektif Güç, Sınıf Dayanışması ve Örgütlülük

Motokuryelerin yaşadığı sömürü, bireysel çabayla çözülemez. Çünkü sorun kişisel değil, yapısaldır. Bu nedenle çözüm de kolektif olmalıdır.

Ücretlerin gerçek yaşam maliyetine göre düzenlenmesi
Algoritmik baskının denetim altına alınması
Tüm kuryelere işçi statüsü verilmesi
Haftalık maksimum çalışma saatinin yasal güvenceye kavuşturulması
Kaza sorumluluğunun şirketlere ait olması
Tüm sektör için bağlayıcı toplu iş sözleşmesi ve en önemlisi:
Motokuryeler bir araya gelip kaderlerine sahip çıkmadıkça hiçbir değişim kalıcı olmayacaktır.

Bugün sokakta motor sesine karışan öfke, yalnızca yorgunluk değil, sınıfın damarlarında biriken isyandır. Tarih şunu öğretir. Birleşen işçiler kazanır. Dağınık işçiler kaybetmeye mahkumdur.
Motokuryeler yalnızca paket taşımıyor, kapitalizmin çelişkilerini, ağır çalışma koşullarını ve eşitsizliğin yükünü taşıyorlar.
Ve bir gün motorların sesi yalnızca teslimatı değil, bu düzenin zincirlerini kıracak devrimci dayanışmanın ayak seslerini taşıyacaktır.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Aile hekimleri sokağa çıkıyor.
Migros Direnişi ve Kar Düzeninin Açığa Çıkan Gerçeği
Çocuklar Nasıl Suikastçı Olur?
Aynı Karanlık, Farklı İsimler Epstein’dan Savile’a Kapitalizmin İstismar Düzeni
500 Milyon Dolar Geldi… Peki Kime Geldi, Kime Gitmedi?

Yalancı Gerekçeler: Aslan Kükremesi Operasyonunun Ardındaki Yalanlar
Dış Politika Sıkıntıları: Avustralya Dış Politika Beyaz Kitabı
Trump'ın Avrupa'ya Karşı Savaşı Washington'ı Parçalıyor
Venezuela, Washington ve Dalkavukluk Politikası
Avustralya'da "İsrail Cumhurbaşkanı tutuklansın" tartışması...

Yeni Sömürgecilik: Enerji, Mineraller ve Kaynak İmparatorluğunun Geri Dönüşü
Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik

Mali Devletin Çatlağı 11 İlde 93 Vergi Müfettişi Operasyonu Üzerinden Yapısal Bir Hesaplaşma
Devletin Sınıfsal Ele Geçirilişi ve Kadrolaşma Rejiminin Teşhiri
Açlık Oyunları Düzeni ve Türkiye
Amerikada Saklı Karanlık Bir Ailenin Nazi Casusluk Gizemi
Bir Gençlik Çağrısı: Yosef’in Son Akşamı

KADI BURHANETTİN
Ne Şam'ın Şekeri
Hangi Çağda
Hasan Tahsin
SERVET

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git