A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

İşçiyi Bırak Kutlasın

Kategori Kategori: Ayorum Güncel | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 16 Mayıs 2025 17:48:07

Mutlaka bu konuyu okumuşsunuzdur. 1880’li yıllarda insan gücünün yoğun şekilde kullanıldığı dönemlerde çalışma şartlarının inanılmaz derecede kötü olduğunu bilmekteyiz. Çalışma saatlerinin 10 saati aştığı bu günlerde, işçiler bu ağır koşullara isyan etmesin diye işverenler işsizliği bir koz olarak kullanmışlardı. İnsanların geçimlerini sağlayabilmek için para kazanma imkânı oldukça sınırlıydı. Sanayi kuruluşlarının az olduğu bu yıllarda, iş güvenliği ve iş sağlığı gibi kavramlar önemsenmiyordu. Ekmek parası adeta aslanın ağzındaydı. Bu yüzden işçi, işveren tarafından çok ezilmekteydi.

1881 yılında kurulan Örgütlü Meslek ve Emek Birlikleri Federasyonu, “8 SAAT ÇALIŞMA” esasına dayalı bir kural benimsemiştir. ABD’nin Chicago kentinde 40 bin tekstil işçisi bu ağır koşullara isyan etmek amacıyla eylem yapmıştır. Bu eylem kanlı biçimde bastırılmış, yine bu tarihlerde düzenlenen bir iş bırakma eyleminde, Chicago’da dört işçi polis tarafından açılan ateş sonucu yaşamını yitirmiştir.



Bu olaylar, işçilerin hak arayışına engel olmamış; 1886’da ABD’de 350 bin işçi greve çıkmıştır. Ülkede adeta yaşam durmuş, işçilerin gücü yönetenler tarafından kabul edilmiştir. Ancak işverenler bu gücü kırmak adına, sokak çeteleri olan “mafya” ile anlaşarak işçilerin direnişini bastırmak istemişlerdir.

Bu ayaklanmalar sırasında yakalanan sekiz işçi lideri, idam istemiyle mahkemeye sevk edilmiştir. Bunlardan dördü – Albert Persons, Adolph Fisher, George Engel ve August Spies – idam cezasına çarptırılmış ve 1 Mayıs 1886’da idam edilmişlerdir.

Önemli bir detay da şudur: Albert Persons’a mahkeme “Herkesin önünde özür dilersen, cezan affedilir” teklifinde bulunmuştur. Ancak Albert Persons bu teklife tarihe geçecek şu sözlerle yanıt vermiştir:

“Bütün dünya biliyor suçsuz olduğumu. Eğer asılırsam, cani olduğumdan değil, emekçi olduğumdan asılacağım.”

Daha sonra 1 Mayıs’ın, işçi dayanışma günü olarak kutlandığını biliyoruz.

Ne kadar acı bir gerçek… İşçi olduğu ve hakkını aradığı için asılan bu insanlar beni çok üzüyor. Avrupa’da böyle hukuk dışı bir uygulama olmamışsa da, Fransa, Almanya ve İtalya gibi ülkelerde de işçiler, işverenler ve yöneticiler tarafından çokça hırpalanmıştır.

İngiltere’de 1 Mayıs, 1880’den bu yana kutlanmaktadır. İşçiler, Londra’nın simgesi olan Trafalgar Meydanı’nda toplanıp şenlik içinde kutlamalar yapar, hatta meydandaki aslanlı havuza atlayarak şarkılar söylerler.

Ülkemizde ise ilk işçi hareketleri Osmanlı döneminde, 1890’lı yıllarda başlamıştır. 1 Mayıs ilk kez 1905 yılında İzmir’de kutlanmıştır. İstanbul’da ise ilk kutlama 1910 yılında yapılmıştır. 1920’de Osmanlı hükümetine yapılan baskılar sonucu 1 Mayıs “İşçi Bayramı” olarak Karaköy’de kutlanmıştır. Burada toplanan işçiler Karaköy’den Beyoğlu’na kadar yürümüş; bu yürüyüşte “Bağımsız Türkiye” yazılı pankartların taşındığı da bilinen bir gerçektir.

1921 yılında 1 Mayıs, İstanbul’da bütün işçilerin katılımıyla kutlanmıştır. Şirket-i Hayriye, Seyr-i Sefain, Haliç İdaresi ve Tramvay Şirketi işçileri de bu bayrama katılmışlardır.

1923’te ise 1 Mayıs’ta çok sayıda yerli ve yabancı şirketin işçileri greve çıkarak taleplerini şu dört başlıkta toplamışlardır:
1. 1 Mayıs’ın “İşçi Bayramı” olarak resmen tanınması,
2. Serbest sendika hakkı,
3. Hafta sonu tatili,
4. Grev hakkı.
Aslında 1 Mayıs, tüm dünyada bir bayram havasında kutlanırken, ülkemizde hâlâ bir gerginlik kaynağı gibi görülmesini anlamakta zorlanıyorum. Hani bir söz vardı, hatırlar mısınız? “Yollar yürümekle aşınmaz, bırakın gençler yürüsün.” Ne kadar da kendine güveni olan bir insandı rahmetli Demirel.

1977 yılında İstanbul Taksim’de sendika temsilcileri ve işçiler bir araya gelmiş, 500 bini aşkın katılımcı toplanmıştı. DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler coşkulu bir konuşma yapmıştı. Ancak tam bu sırada Kazancı Yokuşu civarındaki kalabalığa civar binalardan ateş açılmış ve 37 kişi hayatını kaybetmiştir.

Her 1 Mayıs öncesinde ülkemizde iktidarları bir tedirginlik sarar. Kutlamaların nerede yapılacağı tartışılır. “Taksim’de yapılırsa iktidar sarsılır” diye korkular oluşur. Eskilerin güzel bir sözü vardır: “Korkunun ecele faydası yoktur.” Kendi iktidarına güvenmeyen bir hükümetin yapacağı tek şey “yasaklar ülkesi” kurmaktır.

1 Mayıs İşçi Bayramı’nda bırakın yürüsün bu insanlar. Kime ne zararı var? Ne kadar yoksulluk çektiklerini ifade etmek, aldıkları maaşlarla geçinemediklerini dile getirmek istiyorlarsa, bırakın söylesinler. Eğer bunlar doğru değilse, zaten millet inanmayacaktır.

Ancak eğer doğruları söylüyorlarsa o zaman durumdan korkmakta haklısınız diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Aile hekimleri sokağa çıkıyor.
Migros Direnişi ve Kar Düzeninin Açığa Çıkan Gerçeği
Çocuklar Nasıl Suikastçı Olur?
Aynı Karanlık, Farklı İsimler Epstein’dan Savile’a Kapitalizmin İstismar Düzeni
500 Milyon Dolar Geldi… Peki Kime Geldi, Kime Gitmedi?

Dış Politika Sıkıntıları: Avustralya Dış Politika Beyaz Kitabı
Trump'ın Avrupa'ya Karşı Savaşı Washington'ı Parçalıyor
Venezuela, Washington ve Dalkavukluk Politikası
Avustralya'da "İsrail Cumhurbaşkanı tutuklansın" tartışması...
Yıpratma Savaşı, Otoriter Kapitalizm ve Türkiye’de Egemen Blokun Sessizliği

Yeni Sömürgecilik: Enerji, Mineraller ve Kaynak İmparatorluğunun Geri Dönüşü
Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik

Mali Devletin Çatlağı 11 İlde 93 Vergi Müfettişi Operasyonu Üzerinden Yapısal Bir Hesaplaşma
Devletin Sınıfsal Ele Geçirilişi ve Kadrolaşma Rejiminin Teşhiri
Açlık Oyunları Düzeni ve Türkiye
Amerikada Saklı Karanlık Bir Ailenin Nazi Casusluk Gizemi
Bir Gençlik Çağrısı: Yosef’in Son Akşamı

KADI BURHANETTİN
Ne Şam'ın Şekeri
Hangi Çağda
Hasan Tahsin
SERVET

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git