A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Küba Devrimi 61 yaşında

Kategori Kategori: Makale | Yorumlar 0 Yorum | 02 Ocak 2020 03:54:37

1 Ocak 1959'da mutlak zafere ulaşan Küba Devrimi, 61. yaşında. Küba'da Fidel Castro öncülüğünde zafere ulaşan devrimin üzerinden 61 yıl geçti. ABD'nin tüm saldırganlığına karşı inatla ayakta kalan ve insanlığa umut olmayı sürdüren Küba devrimini bir kez daha selamlıyoruz. Devrimin 61. yılında Fidel ve yoldaşlarının zafere yolculuğunu bir kez daha hatırlatıyoruz...

3 erkek, 4 kız toplam 7 kardeşin üçüncüsü olan Fidel Castro, 13 Ağustos 1926’da eski Oriente (Bugünkü Holguin) eyaletinin Mayari beldesinde doğdu. Santiago ve Havana’da iyi Katolik okullarında eğitim gören Fidel, 1945’te Havana Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi. Siyasi faaliyetleri öğrenci delegesi seçilmesiyle arttı.  Küba'da siyasi atmosfer çok gergindi ve öğrenciler üzerinde büyük baskı vardı.




Okulu bitirdikten sonra avukatlığa başlayan Fidel, 1952’de yolsuzluk karşıtı konumuyla tanınan Ortodoks Partinin seçimlerinde aday oldu. Fakat seçimler yapılmadan Batista'nın darbesi yaşandı. Darbeden sonra tüm siyasi partiler kapatıldı ve anayasal haklar askıya alındı, üniversiteler kapatıldı. Fakat öğrenci eylemleri devam etti.

ABD destekli darbeyle iktidara el koyan Fulgencio Batista hakkında suç duyurusunda bulunan Fidel, başvurusu reddedilince kardeşi Raul’un da aralarında bulunduğu arkadaşlarıyla Movimento (Hareket) adlı yeraltı örgütünü kurdu.

Movimento’nun tarihe geçen eylemi Moncada baskını olarak bilinen kışla baskınıdır.

Baskının düzenlendiği kışlanın konumu kritikti. Santiago de Cuba, etrafı dağlarla çevrili izole bir bölgede yer alıyordu. Ayrıca Havana’ya olan uzaklığı sebebiyle Batista tarafından gönderilecek destek kuvvetlerinin zamanında ulaşması güçtü. Kışla zapt edildiği takdirde, coğrafyanın avantajı kullanılıp savunma açısından üstün konuma geçilecekti. 1953 yılında Moncada Kışlası “Antonio Maceo” alayının merkezi konumundaydı. Öneminden dolayı ülkedeki ikinci büyük kışla idi ve bin kadar asker barındırmaktaydı. Saldırının gerçekleştirileceği gün bir karnaval Pazar’ıydı. Dolayısıyla geleneksel olarak adanın dört bir tarafından pek çok gencin kentte olduğu varsayımıyla savaşçılar dikkat çekmeyecekti.



25 Temmuz akşamı Fidel Castro yoldaşlarına çok kısa bir direktif mesajı gönderdi. Mesajında tıpkı 1868 ve 1895 yıllarında filizlenen Küba kurtuluş mücadelelerinde olduğu gibi, yine ülkenin doğusundan başlayan bir mücadelenin haberciliğini yaptıklarını, bu saldırıda ölümün de zaferin de olabileceğini, ama tıpkı ataları gibi “Ya özgürlük ya ölüm!” yakarışıyla hareket edeceklerini yazmıştı. Sloganlarının öldürmek değil, ancak mümkün olduğunca hayatta kalmak olduğunu eklemişti. Mesaj açıkça devrime giden yolda Moncada baskınının önemini vurgulamaktaydı.

Saldırı günü 135 devrimci arasından dördü hareket noktası olan çiftlikte beklemiş, 131 devrimci sabah 4.00 sularında araçlarla Santiago’ya doğru yola çıkmıştı. Abel ve Raúl önderliğindeki bölükler hedeflerine ulaştı. Sivil Hastane ve işitme merkezine vardılar. Fidel komutasındaki esas grup planlandığı gibi silahsız bir biçimde kontrol noktasına kadar gelmişti ancak 3 numaralı postaya kadar. O sırada beklenmedik şekilde bir devriye belirmiş ve kenar sokakların birinden çıkan bir çavuşun zamansız ateş etmesi ile kışladaki tümen uyarılmış ve birliğin hızlıca mobilizasyonu sağlanmıştı. Bu sürpriz karşısında çatışma kışla dışında ve savaş konumunda gerçekleşti. Koşulların güçlüğü dolayısıyla bu savaşın sürdürülmesinin toplu intihar olacağını düşünen Fidel Castro çekilme emri verdi. Ve Moncada Kışlası baskını başarısızlıkla sonuçlandı.



Fidel’in daha sonra bu baskının adıyla anılacak olan 26 Temmuz Hareketi’nden yoldaşlarına “Bugün yenildik, ama mutlaka geri döneceğiz” dediği söyleniyor. Nitekim bu tarihten sonra Batista diktatörlüğüne karşı mücadelenin halk içinde de önemli karşılıkları yaratılmaya başlanmıştır. Askeri olarak büyük bir yenilgiyle sonuçlansa da, Moncada baskını Havana’da çok büyük bir siyasi etki yarattı. Karşılığında Batista yönetimi ağır bir baskı dönemini başlattı, Komünist Parti yasaklandı.

Batista, tutsak aldığı Fidel'i çeşitli biçimlerde öldürmeye kalktı fakat başarılı olamadı.

Fidel'in yargılanmasına başlanmasıyla birlikte Küba tarihinin en ünlü davası başlamış oldu. Fidel duruşma sırasında elini masaya vurarak, “Beni mahkum edin, önemli değil. Tarih beni aklayacaktır” dedi.

Fidel, “Tarih Beni Aklayacaktır” ismini taşıyan bir manifesto kaleme aldı ve bu manifesto devrimde büyük rol oynadı.

Fidel savunmasında, Batista rejimine saldırırken, 26 Temmuz Hareketi’nin programını şöyle açıklıyordu; toprak yoksul köylülere dağıtılacak, fabrikalarda karın yüzde otuzu işçilere verilecek, haksız kazanç ürünü zenginliklere el konacaktı. 15 yıl ceza alan Fidel, üç yıl sonra genel af sayesinde serbest kaldı.

Fidel, hapisten çıktıktan altı hafta sonra Meksika’ya gitti. Orada taraftarlarıyla Batista’ya karşı yeni bir hareket planladı. ABD’deki Kübalı toplulukları dolaşarak destek aradı. Bir yıl sonra 1956’da gerilla gücünün çekirdeği oluşmuştu. Genç bir Arjantinli doktor olan Ernesto Che Guevara da artık onunla birlikteydi.

Che dahil 82 kişi Granma (“Büyükanne”) adlı tekneyle Meksika’dan yola çıktılar. Onların inişiyle Santiago’da bir ayaklanma olmasını planlıyorlardı.

Granma’nın karaya varmasından önce gerillalardan biri denize düştü. Diğerleri onu aramaya başladılar. Umutsuz arayış sırasında Fidel’in tavrı çok netti: “Onu bulana kadar hiçbir yere gitmeyeceğiz”. Bu durum harekat planını etkiledi ancak, gerillaların Fidel’e bağlılığını çok güçlendirdi. Herkes onun kimseyi arkada bırakmayacağını gördü ve ona güvenleri katlandı.

Granma düşünülenden iki gün geç karaya çıktı, Batista’nın askerleri şehirdeki isyanı bastırdı. Savaşçılar bir bataklığı geçerek karaya çıktı ve araziye dağıldılar. Batista’nın askerlerinin saldırıları sonucu 82 kişiden yalnızca 21’i Sierra Maestra’da bir araya gelmeyi başardı.



Fidel Sierra’da “En iyi eğitimliniz o, en iyi stratejist o” dediği Che’yi komutan yaptı. Daha sonra Camilo, Raul ve başka komutanlar da atandı. Gerillalar en büyük desteği çevredeki çiftçilerden gördüler. Bunların bir bölümü gerillalara katıldı ve komutan oldular. Hareketin içinde erkekler kadar, kadınlar da vardı. Hatta bir kadınlar taburu dahi oluşturulmuştu.

Kısa sürede yürüttükleri çalışmalar sayesinde çevredeki köyleri yanlarına aldılar, kentlerde de muhalif güçlerle bağlarını sağlamlaştırdılar.

Hareket kentlerde hem yeraltında örgütleniyor, hem de diğer örgütlerle ittifak ilişkileri kuruyordu. Baskıların bir diğer sonucu halkın Batista’ya tepkisinin artması oldu. İsyancılar bir dizi kitapçık, gazete ve 1958’den itibaren de radyo aracılığıyla yayın yaptılar.

26 Temmuz Hareketi’ne yönelik şiddet uygulamaları ise tam aksi sonuçlar veriyor, baskılar mücadele gücünü artırıyordu. Bu dönemde 20 bin kişinin yönetim tarafından katledildiği tahmin ediliyor.

Nihayet 25 aylık zorlu bir mücadelenin sonucunda Ocak 1959’da 26 Temmuz Hareketi zafere ulaştı.

1959 yılının 1 Ocak’ında Batista önce Dominik Cumhuriyetine ardından da İspanya’da Francis Franco’nun faşist yönetimine sığındı. Fidel ve arkadaşları Havana’ya girdiler. Büyük bir halk desteği ve coşkusuyla karşılanan devrimciler, çiçeklere, sloganlara, sevgi ve kucaklaşmalara boğuldular.



Fidel, iktidara geldiği andan itibaren bir dizi Latin Amerika ülkesini ziyaret ederek birlik çağrısı yaptı. Bir Latin Amerika pazarı yaratılmasını önerdi. 1959’da ABD’yi ziyaret eden Fidel, gazetecilerin “Mali yardım isteyecek misiniz” sorusuna”, “Hayır para istemek için ABD’ye gelinmesine alışkınsınız. Ben iyi ilişkiler ve anlaşma için geldim. Biz zengin bir ülkede yaşayan fakir bir halkız. Şimdi ülkemizin zenginliklerinden yararlanmak istiyoruz” diye yanıt vermişti.

Devrimin ilk yılı, bağımsızlık isteyen bir ülkenin kendi yolunu çizmek için attığı adımlara sahne oluyordu. Batista iktidarı döneminde tarım arazilerinin yaklaşık yüzde 70’i yabancıların elindeydi. Şeker sanayii ABD’nin elindeydi. Başlangıçta kendi ailesi olmak üzere Fidel bir istimlak programını yürürlüğe koydu. “Oğlum avukat olup haklarımızı savunacak” diyen babası için bu değişik bir sürpriz olacaktı. Tarım reformu ABD şirketlerinin çıkarlarını olumsuz etkileyince gerilimler başladı. ABD’ye ait petrol rafinerileriyle ilgili anlaşmazlık üzerine Küba yönetimi şirketleri kamulaştırma kararı aldı. ABD Küba’nın şeker kotasını kıstı. Küba ise tüm ABD mülklerini kamulaştırdı. 1960 Ekimi’nde ABD’nin Küba’ya dönük ambargosu gündeme geldi.

Eğitim reformu çerçevesinde büyük bir okuma-yazma kampayası başlatıldı. Parasız eğitimin bir hak olduğu fikirnin yeşerdiği yeni okullar, devrimin toplumsal yapıda önemli bir mevzi elde etmesini sağladı.

1961’de CIA’in desteklediği Domuzlar Körfezi harekatı 3 gün süren çatışmaların ardından başarısız oldu. 16 Nisan 1961'de, bir önceki gün gerçekleşen saldırılarda hayatını kaybeden Kübalılar için Havana'da düzenlenen cenaze töreninde Fidel, ilk defa devrimin sosyalist karakterini ilan ederek şunları söyledi:

“Bu sıradan insanların sıradan insanlarla birlikte sıradan insanlar için yaptığı ve uğruna hayatlarımızı vereceğimiz sosyalist ve demokratik bir devrimdir. Bu nedenle bizi asla affetmeyecekler, ABD'nin burnunun dibindeyiz ve sosyalist bir devrim yaptık.”

Fidel, konuşmasında yaptıkları reformlara “sosyalist devrim” dendiğini ve bunu “tüfekleriyle savunacaklarını” söyledi.




Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Yalnızlık meselesi üzerine
Avrupa'da Covid-19dan ölümler aslında 200 bini aşıyor
Yeni virüs G4 EA H1N1: Nefes borusuna saldırıyor
History Life dergisinde Atatürklü "En Büyük Devrimciler" kapağı
İşçi Sınıfı

Fransa, 28 Haziran 2020 : Belediye seçimleri: Yeşilim Yeşil Yemyeşil
Yeni Zelanda sömürgeciliği hatırlatan heykelleri yıkmaya başladı
Hep bahsettiğimiz sınıf savaşı şu anda oluyor
25 kentte sokağa çıkmak yasak
Yeni Zelanda Başbakanı Ardern'den işverenlere: Haftada 4 gün mesaiye geçmeyi değerlendirin

Salgın küresel ekonomiyi nasıl etkiledi?
Türkiye’de gerçek işsizlik %21.8
10 yıl sürecek buhrana hazır olun
Avustralya da JobKeeper’dan Koronavirüs Desteği'ne kadar, kimler nelerden yararlanabiliyor?
Koronavirüs salgınının 25 milyon işsiz yaratması bekleniyor

Koronavirüs sonrası dünyada uçaklar nasıl görünecek?
Bir hikayem olmasın - 2019’a veda ederken
Avustralya’nın ilk sualtı oteli Büyük Set Resifi’nde açıldı
Lila, Lenu, Sisifos
Uzun yaşamanın sırrına erdim

Frida Kahlo Müzesi sanal ziyarete açıldı
Kaçırmamanız gereken bir gösteri : ‘Marx’ın Dönüşü’ ücretsiz erişime açıldı
Leonardo da Vinci Hazar Türkü olabilir
Ay çöreği
Tarih Sizi Bekliyor! Toledo'nun Hayali!

Değerler Rabbi
“KAOTİKA”
İnsan, Kıyısı olmayan derya - Kuşkularımı gider
Tarihsel olan nesnel olmaya kapalı mı?
Algı çok tanık tek

Anadolu Talan Ediliyor
Yaşam alanları yok olan 100'den fazla türün "acil yardıma" ihtiyacı var!!!
Avrupa kentleri, sıcak hava dalgalarına uyum sağlamanın yollarını arıyor
Eylemsizliğin Maliyeti: 2050’de yılda 200 milyon kişi yardıma muhtaç olacak
Hayvanlar küresel ısınmaya ayak uyduramıyor!

İnternet hızı rekoru kırıldı
Uçan elektrikli otomobil yarışları yakında başlıyor.
5G teknolojisi, radyasyon ve güvenlik açığı
Akıllı Kontakt Lensler Bakış Açınızı Değiştirecek
Google dünyayı değiştirecek keşfi duyurdu: “Kuantum üstünlüğüne ulaştık”

Dünyanın ilk kendini temizleyen, şeffaf, akıllı maskesi, FDA onayı aldı
İsrail bir dakikalık koronavirüs nefes testine başladı
Avustralyalı bilim insanları Covid 19'u 48 saatte yok ediyor
Avustralyalı bilim insanları Koronavirüs aşısı denemelerine başladı
Muhtemelen zaten hayatta!!!

Z kuşağı kimlerden oluşuyor?
BM, dünyada çocuklara karşı işlenen binlerce ihlali belgeledi.
İmparatorlukların başkenti İstanbul’un yoksulluk tablosu içler acısı
Türkiye’de işsizlik rakamı 16 milyonu buldu
Demokrasiden Otokrasiye

İşçilerin Tarihi | Elli yıl önce elli yıl sonra 15-16 Haziran 1970
Görsel ve İşitselin Önemi | Sözlü Tarih Dersleri : Üç
Söz-ün gösterilmesi | Sözlü tarih dersleri : iki
Söz / Sözün Özü
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın çocuk kısmını kutladık

HİPNOZ
Sarı Kart
BORNOZ
Kuşlar, arılar, kuşkucular ve kuyruklu yalanlar
HİLAFET

Dünyanın İlk Destan Kahramanı: Gılgamış
Antik Çağlarda Kendi Memleketlerine Karşı Savaşan Paralı Askerler
Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git