A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Düşüş

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 17 Ekim 2019 11:10:05

Ankara da TED Ankara Kolejinin yanından bir dere akardı. Bu İncesu deresi idi. Evvelden bu dere açıkta akar, vatandaşlar çevreyi hiç düşünmeden eline geçen bütün çöpü bu dereye atardı. Ben de mutlaka bu dereye, o yörede yaşayan biri olarak, bir şeyler atmışımdır. Bunu inkar etmiyorum. Hele çocukken Ahmetler diye anılan ve Küçük Esat’a doğru giden patika yol, bu dereden tahta köprü üzerinden geçilirdi. At arabaları köprüden geçemez, derenin içinden giderlerdi At arabalarının derinleştirdiği İncesu deresine yazın girer serinlerdik.

İncesu deresinin o kesimi nispeten daha az kirli idi. Esas çöp, Çarşamba Pazarı adı ile anılan Sıhhiye pazarından atılırdı. Hatta umumi tuvaletler bile bu derenin yanında kurulmuştu. Giderleri konusunda herhangi bir iddia bulunmayacağım. Pazara genelde aracımla giderdim, Esen isminde sevdiğim bir arkadaşımın evi pazara bitişikti. Aracımı evlerinin garaj kapısının önüne bırakırdım. Kimse bir şey söylemezdi. Çok evvelden, Çarşamba günleri kurulan pazarın tam karşısında odun-kömür ardiyesi bulunurdu. Bu ardiyenin bütün cürufu bu derenin içine akardı.

Çarşamba günü kurulan bu Pazar, cumartesi günü de kurulur, Ankara’nın çeşitli semtlerinden gelenler  taze sebze ve meyveyi buradan temin ederlerdi. Güneşli ya da yağmurlu günlerde tezgahların üzerine örtmek için pazar şemsiyesi kullanırdı esnaf. Bu şemsiyeleri Atila adında bir pazarcı kiralar, akşamları da hepsini toplayıp giderdi.  Atila, çelebi bir delikanlıydı. Haymana’da doğmuş, sürülmüş diğer Dersimliler gibi pazarcılık yapmaktaydı. Şemsiyeden başka pazaryerinde bir de kendi tezgahı vardı. Yeşillik satardı. Akrabaları olan delikanlı çocuklar Atila’ya yardım ederlerdi.

Pazardaki, müşteri çekmek için yapılan bağrışmalara hayran kalırdım. Herbir ürüne müşteri çekebilmek adına tekerlemeler, maniler düzenlerler, melodik bir üslupla söylerlerdi. Bazen öğleye yakın pazarda dolaşırken Atila ile karşılaştığımda bana ‘Baba, öğlene Menemen yapacağım mutlaka gel’ diyerek tezgah arkasındaki ziyafete davet ederdi. Ben de kırmazdım bu esnafı, çünkü bütün ülke meseleleri o tezgahın arkasında masaya yatırılırdı. Yemek yerken sorunlar ortaya konur, her kafadan problem için çözümle ilgili fikir mütalaa edilirdi. Daha sonra tencerenin dibi görünmeye başladığında, ekmeğin kabuk kısmı ile içi sıyrılırken, çözümün rasyonel açıklaması dile gelirdi. Pazar esnafı Türkiye’nin en önemli ekonomik göstergesi olarak temayüz ederdi.

Ticari endeks veya sanayi endeks burada konuşulmaz, çünkü bu ortamda sanayi ürünü pazarlanmadığından, onun göstergeleri dikkate alınmaz. Pazar yerindeki endeks, halkın boğazını doğrudan ilgilendiren bir endeksti. Sebzenin kaça satıldığını, meyvenin kaç para ettiğini, yumurtanın tanesinin kaça, peynirin kilosunun ne olduğunu araştıran vatandaş, kendi geçim endeksinin peşinde koşar.

Yurdum insanını, beyaz eşya diye adlandırılan malları oturup yemeyeceğine göre, sanayi endeksi  hiç ilgilendirmezdi. Gıda ürünlerindeki endeks vatandaşlar için yatak yorgandan, buzdolabı veya ütüden çok daha önemlidir. Vatandaş bu tür eşya ihtiyacından tasarruf eder, ancak gıdasından tasarruf yapmayacağını bilir. Pazara gittiğimde mutlaka Atila’ya uğrar onun ülke ekonomisi hakkında düşündüklerini dinlerdim. Atila toptan yapılan alımlardaki fiyatlara benzin ve mazotun nasıl doğrudan etki ettiğini söylerdi. Hele elektrik ve yakıtta olan en ufak bir oynama, domino etkisi ile gıdaya yansıdığına dem vururdu. Atila’yı geçtiğimiz senelerde kaybettik. Bir kaza kurşununa kurban gitmiş. Üzüldüm.

Hani bu gün olsa hemen sorardım Atila ya. ‘Bak‘ derdim ona ‘ adamın teki çıkmış ekrana, alay edercesine ülkede enflasyonu tek haneli rakama indirdik, demekte, sen buna ne dersin?‘ diye Menemen sohbetini açardım. O da bana ; ‘yaşamı doğrudan etkileyen  benzin, mazot, elektrik ve gaza yapılan iki haneli zamdan, tek haneli enflasyonu nasıl hesaplamakta beyinleri bu az gelişmiş insanların‘ diye soru sorardı diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.
 
 

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Her telefona, her tablete, her bilgisayara bir NUTUK!
Tazmanya kaplanı geri döndü…
"36 saatten az sürede 50 ila 80 milyon insanın ölümüne yol açabilir"
Yasak ama cezası yok
Cesaret bulaşıcıdır…

Türkiye, Ürdün ve BAE, Libya'ya uygulanan ambargoyu ihlal ediyor.
Avustralya medyası basın özgürlüğü için “karardı”
İspanya göçmenler için iyi bir seçim mi?
ABD IŞİD militanlarından kurtulmaya çalışıyor
Irak'ta protestolar: Neden başladı, nasıl yayıldı?

Gıda fiyatlarında yıllık enflasyon %36.9
Türkiye ekonomisi: Tünelin ucunda ışık var mı?
Ekonomik kaygı bankalar önünde uzun kuyruklar oluşturdu!
Türk Lirası tehlikeli eşikte…
Borç Hazine’nin kamçısı!!!

Lila, Lenu, Sisifos
Uzun yaşamanın sırrına erdim
Ölüme ve mezarlıklara bakış açınızı değiştirme vakti!
Yavaş seyahat nedir, nasıl yapılır?
Parkinson hastaları için umut

Leonardo da Vinci Hazar Türkü olabilir
Ay çöreği
Tarih Sizi Bekliyor! Toledo'nun Hayali!
‘Anlatamıyorum’u dünyanın en çok okunan ikinci şiiri
Zamannın ruhuna aykırı bir sergi

İnsan, Kıyısı olmayan derya - Kuşkularımı gider
Tarihsel olan nesnel olmaya kapalı mı?
Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte

Avrupa kentleri, sıcak hava dalgalarına uyum sağlamanın yollarını arıyor
Eylemsizliğin Maliyeti: 2050’de yılda 200 milyon kişi yardıma muhtaç olacak
Hayvanlar küresel ısınmaya ayak uyduramıyor!
7 ayda bir yıllık doğal kaynak kullanıldı!
Türkiye, Avrupa'nın ve ABD'nin çöplüğü oldu

Google dünyayı değiştirecek keşfi duyurdu: “Kuantum üstünlüğüne ulaştık”
Google’ın kuantum bilgisayar devrimi nedir? Dünyayı nasıl değiştirebilir?
Dünyanın ilk 5G hoteli Gold Coast’ta
Uzay yolcusu kalmasın
Yemek sanatından dövüş sanatından dem vuranlara gelsin. İşte size bilim sanatı.

Avustralyalılar bilim dünyasının yeni keşfettiği balığı yıllardır yiyormuş
Üç Cinsiyetli Bir Solucan Bir Keşfedildi
Beyin implantları: Nöral devrim mi, düşünce kontrolü mü?
Ölü bedenler çiftliği
Laboratuvarda mutant kertenkele üretildi

Bir AKP 'başarı' daha.. Okul öncesinde Türkiye son sırada
Binlerce yabancı hizmetçi internette satılıyor
En iyi emeklilik sıralaması açıklandı; Türkiye sondan 3. sırada
'Saray' da kar etmedi!
Kamu İstihdam Raporu: Her 10 kamu işçisinden 9'u erkek!

ekitaplar hediyemizdir
Donald Trump barış getirebilecek mi?
Rumeli Türküleri Avustralya’da
Doğan Özgüden : özgürlük örneği, hakiki vicdanımız
Reuter mi Karşı-Reuter mi?

T.C. !!!
Acı sentez
Düşüş
Bir Harekatın Anatomisi
Bir Çocuk Oyunu

Dünyanın İlk Destan Kahramanı: Gılgamış
Antik Çağlarda Kendi Memleketlerine Karşı Savaşan Paralı Askerler
Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git