A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Seçim ekonomisinin 2018 ve 2019 yıllarına etkisi ne olacak?

Kategori Kategori: Türkiye | Yorumlar 0 Yorum | 02 Mayıs 2018 01:26:03

Mahfi Eğilmez, 'vergi ve prim affı'nı değerlendirdi; seçim ekonomisinin 2018 ve 2019 yıllarına etkisi ne olacak? Yeniden aynı imar affı ve vergi barışı söz konusu olmayacağına göre 2019 yılının finanse edilebilmesi için vergilerde ciddi artışlar yapılması gerekecek...



Seçim ekonomisi nedir?  

Seçim ekonomisi uygulaması son günlerde en çok konuşulan mesele oldu. Önce seçim ekonomisini tanımlamaya ve çerçevesini belirlemeye çalışalım. Seçim ekonomisi; siyasal iktidarın gelecek seçimlerde yeniden iktidara gelebilmek için ekonominin araçlarını bu amaçla kullanması ve yönlendirmesi olarak tanımlanabilir. Memur maaş zamları, emekli maaşlarının artırılması, asgari ücretin yükseltilmesi, tarımsal destekler, vergi oranlarının düşürülmesi, vergi cezalarının affedilmesi, vergi ödemelerinin ertelenmesi maliye politikasının seçim ekonomisine alet edilmesinin temel araçlarını oluşturuyor. Yüksek enflasyona karşın faizlerin artırılmaması, kredi genişlemesini teşvik edici uygulamalar, para arzının artırılması gibi uygulamalar da para politikasının seçim ekonomisinin emrine girdiğinin kanıtını oluşturan gelişmeler olarak sınıflandırılıyor. Seçim ekonomisi dünyanın her yanında az ya da çok uygulanan bir yaklaşım. Bu uygulamalar demokrasinin geliştiği, şeffaflığın, hesap verilebilirliğin arttığı ekonomilerde düşük düzeyde kalırken, demokrasinin fazla gelişmediği, şeffaflığın, hesap verilebilirliğin azaldığı ekonomilerde oldukça fazla yer tutuyor.  

Türkiye’de durum

Türkiye, aslında 2017 yılı başından itibaren bir seçim ekonomisine girmiş bulunuyor. Türkiye ekonomisinin 2017 yılı başındaki temel makro sorunları; düşük büyüme (yüzde 3,2), yüksek enflasyon (yüzde 8,53) ve yüksek işsizlik (yüzde 10,9) idi. 2017 yılı başında bütçe açığı (yüzde 1,1) ve cari açık (yüzde 3,8) kontrol altındaydı. İktidar partisi 2017 yılı başında büyüme oranını yükseltmeyi ve işsizlik oranını düşürmeyi hedef olarak belirleyerek enflasyonla mücadele ve cari açığı denetim altında tutma yaklaşımını terk etti. Bu yolda düşük bütçe açığı oranının verdiği güçten de cesaret alarak kredi garanti fonunu devreye soktu, bazı sektörlerde KDV ve ÖTV gibi harcama vergilerinin oranlarını düşürdü, sosyal güvenlik primlerini erteledi, işe alınan yeni elemanların giderlerinin bir bölümünü devletin üstlenmesini sağladı. Böyle bir politikayı enflasyonun yüksek olduğu bir dönemde, yatırım artışının dış finansmana bağımlı olduğu bir ekonomide uygulamaya koymanın sonucu enflasyonun artması, cari açığın da yükselmesiydi. Sonuç da aynen böyle oldu.

Aşağıdaki tablo son üç yılın bazı göstergelerini ele alarak seçim ekonomisi uygulanıp uygulanmadığını ortaya koymayı amaçlıyor.



Tabloya göre; 2017 yılında büyümeyi artırmaya yönelik seçim ekonomisi uygulaması sonucunda cari açık, bütçe açığı ve enflasyon oranı yükselmiş, bütün bu zorlamaya karşın işsizlik oranı düşmek bir yana artmış görünüyor.

Seçim ekonomisinin 2018 ve 2019 yıllarına etkileri

24 Haziran 2018’de seçim var. 2017 başlarından itibaren yürürlükte olan seçim ekonomisi giderek hızlanıyor. Son olarak hükümetin açıkladığı pakette bu kez vergi afları, imar affı gibi düzenlemelere ek olarak emeklilere iki bayramdan önce biner lira ikramiye verilmesi gibi bütçeye ciddi yük getirecek düzenlemeler de yer alıyor.

Türkiye’de yaklaşık 12 milyon emekli var. Bu emeklilere 2 bayramda biner lira ikramiye ödenmesi demek yılda 24 milyar TL bütçeden ek ödeme yapılması demektir. 2018 yılı bütçesi 65,9 milyar TL açık veriyor. Buna en az 24 milyar TL’yi de eklersek açık miktarı 89,9 milyar TL’ye yükselecek demektir. Hükümetten gelen açıklamalara göre yapılacak olan imar affı ve vergi barışı düzenlemelerinden gelecek paralar bu ek açığı tümüyle kapatacak ve dolayısıyla aslında ortada ek açık olmayacak. Bildiğimiz şey bütçeye en azından 24 milyar TL’lik bir ek harcama yükünün geleceğidir. Buna karşılık vergi barışı ve imar affı gibi düzenlemelerden ne miktarda gelir tahsil edileceğini bilmiyoruz. Diyelim ki tam da bu ek harcama kadar tahsilat yapılmış ve 2018 bütçesine ek bir açık yükü gelmemiş olsun. Aynı harcama miktarı 2019 yılındaki 72 milyar TL tahmin edilen bütçe açığının üzerine binecek. 2019 yılında yeniden aynı imar affı ve vergi barışı söz konusu olmayacağına göre 2019 yılının finanse edilebilmesi için vergilerde ciddi artışlar yapılması gerekecektir.

Para politikası ne olacak?

Hükümetin erken seçim nedeniyle seçim ekonomisini daha da yukarıya taşıyacak olan genişletici maliye politikası önlemlerini açıklamadan hemen önce Merkez Bankası Enflasyon Raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda birçok önemli konu yer almakla birlikte seçim ekonomisi açısından iki mesele öne çıkıyor. İlki 2018 ve 2019 yılına ilişkin olarak yenilenmiş bulunan enflasyon hedefleri ve tahminleri. Bunları bir tabloda gösterelim.
Hükümetin bu tablonun yer aldığı enflasyon raporundan hemen sonra yaptığı açıklamalar bu tabloda yer alan bütün oranları anlamsız kılmış bulunuyor.



İkinci mesele raporda yer alan bir cümleyle ilgili olarak ortaya çıkıyor. Söz konusu raporun 10’uncu sayfasında şu ifade yer alıyor: “…Para politikası duruşu oluşturulurken, mali disiplinin korunacağı…varsayılmaktadır. Maliye politikasının söz konusu çerçeveden belirgin olarak sapması ve bu durumun orta vadeli enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi halinde para politikası duruşunun da güncellenmesi söz konusu olabilecektir.” Hükümetçe açıklanan bu son paket ‘maliye politikasının söz konusu çerçeveden belirgin olarak sapması’ olarak açıklanmazsa nasıl açıklanabilir? Esasen maliye politikası, 2017 yılının başından beri para politikasını ve onun hedef aldığı iddiasında olduğu enflasyonu düşürme amacını desteklemekten tamamen koparak ‘ne pahasına olursa olsun yüksek büyüme’ arayışına girmişti. Bu son düzenleme bu kopuşu çok daha net bir biçimde ortaya koymuştur. Politika yapıcıların enflasyonla ilgili hedefleri artık sadece hedefleri ve tahminleri düşük tutmaktan ibaret bir konuma gelmiş görünüyor.

Merkez Bankası gerçekten enflasyonu düşürmeye odaklanmış bir para politikası izliyorsa açıklanan bu paketten sonra faizi yeniden artırmak zorunda kalabilir.

*Bu yazı, Mahfi Eğilmez'in kişisel sitesinden alınmıştır.



Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Çingene Kızı’nın Çalınan Parçaları Sonunda Türkiye’de
'Devlet 80 IQ'yla memur alıyor, suç örgütlerinde 120 IQ var'
Fenerbahçe’den dev hareket! Dünyada bir ilk…
Sevgiyi Çoğaltanlara
'Dijital fişleme'

“Yakında aç ve boş midelerin devrimini görecekler!”
Bir isyanın anatomisi: Kim bu Sarı Yelekliler?
ASIS ajanlarına daha geniş silah kullanma izni.
Avrupa Birliği üyelerine Brexit mutabakatını onaylama çağrısı
'Trump, CIA'nın Kaşıkçı raporu hakkında yalan söylüyor'

Harç bitti, Yapı paydos!!!
Türkiye’de inşaatta alarm zilleri çalıyor
Yerli sermaye kaçıyor: 9 ayda Türkiye’den 20 milyar dolar çıktı
Bıçak kemiğe dayanmış!
Fitch'ten uyarı üstüne uyarı!!!

ÇOCUK
Tek kullanımlık naylon poşetleri tüm mağazalarından kaldırıyor
Kadınlık hallerı, yaşanmışlıklar : Oğlum ölüyor galiba
Dünyanın en eski şişe mesajı Avustralya'daki kumsalda bulundu
Çocuk gelin sayısında utandıran birincilik

Dede Korkut UNESCO listesine girdi
Umutsuz ve kitapsız olmayın
Türk Mitolojisinde Erlik Hanın Yeri Tasviri ve Kökeni
Nebil Özgentürk’ün gözünden: 11 dakikalik Aydin Boysan belgeseli
Robert kolej’de

Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte
Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…

2018 İklim Raporu: Dünya'yı kurtarabilecek son nesil biziz
Avustralya’da öğrencile gelecekleri için sokaktaydı…
Küresel ısınma için belirlenen hedeften uzaklaşılıyor
Yağma ve talanın süresi 49 yıla çıktı
Mercan kayalıkları için 400 milyon dolar

2020 yılında Çin kendi GPS sistemine sahip olacak
Kripto para üretiyor olabilirsiniz!
Milyonlarca kişi cep telefonu ile tehlikede!
'Milyonlarca insanın kişisel verileri, ticari ve siyasi amaçla kullanıldı'
Güneş küresi icat edildi!

İnsan beyninde daha önce bilinmeyen bir bölge keşfedildi
Çin’de yapay zeka okul müfredatına giriyor
Yedi Neşeli Ahtapot
Bir şehri 2000 yıl sonra ortaya çıkardı
'Son Troyalı'nın iskeleti bulundu

Kadınların en fazla öldürüldüğü yer: Kendi evleri
Amerika’dan sonra Türkiye ikinci
Avustralya’da Z kuşağının dünya görüşü…
Türkiye’den göç %42 arttı.
Viyana yedi yılın birincisi Melbourne kentini geride bıraktı.

Fransızlar dirgenlerini Macron'a doğrulttu
Tarihin ilk işçi grevi III. Ramses’i sarsmıştı.
Bir zamanlar sığınaktı
Işıltı
Yalnız mıyım değil miyim?

VATAN
Bir acı Hicaz
TEVHİD-İ
Trafikte yasaklar
Eğri Oturup

Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik
Nogay Türklerinden Atasözleri


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git