A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Efsane

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 16 Haziran 2017 20:51:13

Bundan 60 yıl kadar önce Türkiye’de iki önemli şahsiyet vardı. Sokaktaki çocuktan tutun da pazardaki tezgahtara kadar herkes bu isimleri bilirdi. Birincisinin ismi Sülün Osman diğerinin ise Karınca Ezmez. Karınca Ezmez Galatasaray kulübünün bir sembolü idi. Her Galatasaray maçında tirbünlerde gezer, seyirciyi çoşturmak için çeşitli gösteriler sergilerdi.

O tarihte Kulüp formaları ve giysileri bu günkü gibi mağazalarda satılmadığı için, kendi giysisini kendisi dikerdi. Şapkası, kazağı, pantolonu sarı kırmızı olur, hani kesseler Karınca Ezmez‘i damarlarından sarı kırmızı kan akardı.

Kaşkolü, atkısı hatta bereside sarı kırmızı renklerden yapılmış olurdu. Karınca ezmezin 1948 model, İstanbul 55180 plakalı, burunlu Opel marka bir taksisi vardı. Aracın içinde, bütün gazetelerden kesilmiş Galatasaraylı futbolcuların resimleri her yanı kaplamış halde bulunurdu. Galatasaraylı olduğunu söylediğin zaman 25 kuruş eksik alırdı. Bütün kalbi ile bu kulübe kendini adamış bir karakterdi. Futbolcularla çekilmiş resimler ise aracın ön cam siperliğinde yapışık olarak dururdu.

Aracına bindiğinizde konu her zaman futbol olur, o hafta oynanan Galatasaray maçının özel pozisyonları tartışılırdı. Taksim Karaköy arasında dolmuş hattında çalışır, kimi zaman Bayazıt’a kadar uzatırdı güzergahını, Şevki Güney. Karınca Ezmez Şevki’nin çok renkli bir kişiliği vardı. Kimseyi incitmek istemediğinden dolayı kendisine bu lakabın takıldığına inanırım. Bu gösterişli kimliği içinde yatan o ince ruhuna bayılırdım. Galatasaray maç kazandığı zaman, Galatasaray lisesinin önüne gider TÜRK bayrağına selam dururdu. Bu arada hastalık derecesinde olan taraftar ilgisine eşi isyan edip, boşandı.

Bir maçta kazayla tribünlerden düşüp kolunu kırmıştı. Bu onun hayatında bir dönüm noktası olmuştu.  Kolu aynı yerden bir kaç defa kırılınca çürüyen kas dokusu nedeniyle kolunu kesmek zorunda kaldı doktorlar.  Varını yoğunu Galatasaray için feda edebilecek ruhta olan bu müstesna insan, yaşlandığı ve hasta olup yatağa düştüğünde, Galatasaray’ın ona gereğince sahip çıkmadığını hatırlarım. 

Aynı dönemlerde yine Istanbul’da yaşayıp bir başka dalda ün yapan kişi ise Osman Ziya Sülün‘dü.  Halk onu Sülün Osman diye tanırdı. Nerede komedi gibi bir dolandırıcılık olsa, hemen herkes bu işi Sülün Osman’ın yaptığına inanırdı. Taksim’deki İş Bankası reklamı bulunan büyük kumbara şeklindeki saati, saf bir vatandaşa pazarlayıp satması gibi bir çok dolandırıcılık hikayesinin arkasındaki kişi hep Sülün Osman olurdu.

Kamu malı olan tramvay, şehir hatlarında çalışan vapur, Galata Kulesi gibi bir çok cesametli gayrimenkulü, alabilecek zihinde insanı yakaladığında hiç afetmez, satardı. Her cin fikirli dolandırıcılığın mutlaka altından  o çıkardı. Zaten polise intikal eden bütün ilginç  dolandırıcılığın faillerinin bulunması pek uzun sürmezdi. Adamı haklı göstermek istememekle birlikte bu kadar cahil insanın yaşadığı bir ülkede, onların sırtından geçinecek bir o kadar akıllı insan mutlaka bulunur.

Şimdi ise bu işler gizli saklı değil, aleni olarak yapılmakta. Ülkemin bir çok önemli gayri menkulünün sahipleri içinde körfez ülkelerinin olduğunu bilmeyen kalmadı. Ülke olarak özelleştirilen bir çok kurumun içindeki sermayede bile, Körfez ülkesinin sermayesinin olduğu da bir gerçek. Bu nedenle KATAR ülkemin dış siyasetinde ilgiye değer katar.

Hep düşünürüm, Osman Ziya Sülün, kamu malını benim yurdum insanına sattığında neden hapislere düşerdi de, bu gün ülkenin bütün değerlerini körfez ülkelerine peşkeş çeken insanlardan hesap sorulmaz diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Tuna Nehri’nin kıyısındaki demir ayakkabıların hikayesi
“Ya Hıristiyan veya ateistler haklıysa?"
'Deizmin yaygınlaşmasının sorumlusu siyasetçiler'
500 TL'ye 'noter onaylı' üniversite diploması!
Türkiye’de bir işçinin hayatının bedeli 6 bin lira!!!

Türkiye'de son seçim anketi açıklandı.
Gel de bu başkanın sözüne inan!
Başbakan seçilemeyen Paşinyan'dan genel grev çağrısı
Kaynak sorunundan bahseden hükümetten seçim atağı!
'Türkiye iş kazaları ve meslek hastalıklarında dünya 3'üncüsü, Avrupa 1'incisi'

Seçim ekonomisinin 2018 ve 2019 yıllarına etkisi ne olacak?
Türkiye'de Merkez Bankası, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kulak asmadı
Türkiye'den 1.1 milyar dolar yerli sermaye kaçtı
6 sıfırlı lira daha güçlüymüş!
Büyük başarı : Dolarda hedef 1.97'ydi 3.92 oldu

ÇOCUK
Tek kullanımlık naylon poşetleri tüm mağazalarından kaldırıyor
Kadınlık hallerı, yaşanmışlıklar : Oğlum ölüyor galiba
Dünyanın en eski şişe mesajı Avustralya'daki kumsalda bulundu
Çocuk gelin sayısında utandıran birincilik

Türk Mitolojisinde Erlik Hanın Yeri Tasviri ve Kökeni
Nebil Özgentürk’ün gözünden: 11 dakikalik Aydin Boysan belgeseli
Robert kolej’de
İnsanlığın Karanlık Yüzü
Tarih ateizm’in insanlar için din kadar doğal olduğunu gösteriyor

Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…
Umut: Canlanan ve Canlandıran Yaşam Enerjisi
Bilmeden İdeolojikleşmeye
Özgürlük Sorumlulukla - Zorunluluk Sınırla

Yağma ve talanın süresi 49 yıla çıktı
Mercan kayalıkları için 400 milyon dolar
Dünya’nın 6.kitlesel yokoluş olayının eşiğinde
Bu banklar havadaki kiri küçük bir ormandan daha fazla çekiyor
20 yıl sonra Türkiye …!

Kripto para üretiyor olabilirsiniz!
Milyonlarca kişi cep telefonu ile tehlikede!
'Milyonlarca insanın kişisel verileri, ticari ve siyasi amaçla kullanıldı'
Güneş küresi icat edildi!
Robotlar işinizi elinizden alacak mı?

50.000 yıl önce Avustralya’ya ulaşan ilk insanlar gemilerle geldi
Yaratıcı olmak şizofreni riskinizi yüzde 90 arttırıyor
İnsanlar niçin et yemeye başladılar?
DNA’mızın ne ırkı var, ne de milliyeti
Avustralyalı Aborijinler, bilinmeyen bir “insan” türünün DNA'sını taşıyorlar.

15 yılda 20.447 işçi “iş kazalarında” can verdi
Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 157. sıraya geriledi
AB Komisyonu'ndan tüm zamanların en olumsuz Türkiye raporu...
İslam’da hile: Yeter ki kitaba uydur!
Türkiye'yi kanser eden ürünleri devlet gizledi!

Firavunlar ölür firavunluk kalır
2018’de Mayıs 68
Kürt sorununu cesaretle biz çözeriz!
Her tasavvuf üstadı biraz Freudyendir
Gözaltındaki köle işçiler: Göçmenler

Tırnak İçinde
Çatıda Çatlak
Edebiyat Notları, Mart - Nisan
HAD...
Film Perdesi

İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik
Nogay Türklerinden Atasözleri
Başkaldırının simgesi Landmesser'in hikayesi


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git