|
Aptallığıma verin ama onurumuz kaç paraya?Kategori: Aptallığıma verin | 0 Yorum | Yazan: A.Ulak | 18 Eylül 2014 01:03:22 Bu hafta gene Türkiye’de bol miktarda akıl dışı olay, demeç ile uçukluk vardı haberlerde. Basına kapalı basın toplantısından, her konuda suçlu CHP’ye, boy aptesti almayan üniversitelilerden şantaj yapan Kuveyt Büyükelçisine, Wikipedia dan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararından tanrıtanımazlara haber yağdı. Ben de bir kaçını sizinle paylaştım.
Cumhurbaşkanı Erdoğan gazetecilerle basına kapalı basın toplantısı yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Boğaz kenarındaki Beylerbeyi Sarayı’ndaki ofisinde bazı gazete ve televizyonların genel yayın yönetmenleri ile köşe yazarlarını toplayıp toplantı yaptı. Yaşasın özgür basın. *** Cumhurbaşkanı Erdoğan son zamanlarda Türkiye ile ilgili olumsuz açıklamalar yapan kredi derecelendirme kuruluşları için, ‘Bunlar ekonomik değil siyasi açıklama, gerekirse Fitch ve Moodys’le ilişkileri keseriz’ dedi. Biri Cumburbaşkanına bu kurululuşların Türkiye politikaları için değil de kendi yatırımcı müşterileri için rapor verdiğini söylese artık. Cumhurbaşkanı sanırım Fitch ve Moodys’e küsünce batacaklarını sanıyor. *** Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı İsmail Akkiraz, AK Parti hükümetinin politikalarını eleştirdiği konuşmasında ‘üniversiteli gençlerimizin yüzde 60’ı cünüp geziyor’ dedi. Demek onun için üniversite işsizlik oranı bunun için yüksek. İşleri hayırlı gitmiyor cenabet gezdiklerinden. *** Kuveyt Büyükelçisi, Ankara’da Türk pilotun eşinin gözleri önünde dövülmesi olayıyla ilgili büyükelçilik elemanlarına sahip çıktı ve mahkeme kararı olmadan sınır dışı olasılığına karşı ‘yatırımlar olumsuz etkilenir’ diyerek, Türkiye’ye üstü kapalı tehditte bulundu. Şimdi başbakanlıktan sabrımızı sınamasınlar yanıtını bekliyoruz. Aptallığıma verin ama bence bu olayla onurumuzun kaç paraya düştüğünü göreceğiz. *** Bu haftaki haberlerden biri Wikipedia ile ilgili… İnternet ansiklopedisi Wikipedia’nin İngilizce sayfasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘otoriter lider’ olarak tanımlanırken, Kültür ve Turizm Bakanı Çelik bu duruma tepki gösterip “Analizin ve ansiklopedinin güvenirliği sıfırın altına düşmüştür” dedi. Yandın Wikipedia!!! *** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun İstanbul’daki asansör kazasının ardından kendisi hakkında yaptığı “istifa” çağrısıyla ilgili, “Hem siyaseten hem bürokrasideki başarısızlığından dolayı istifa etmesi gereken birisi varsa Sayın Kılıçdaroğlu’dur” dedi. Merak ediyorum şu CHP olmasa Türkiye cennet mi olacak yoksa AKPliler Hititleri mi suçlayacak. Osmanlı ile Selçukluları suçlamayacağı kesin olduğu için Hititler aklıma geldi. Tüm Hititlilerden özür dilerim. *** Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi ve İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 3. havalimanının tüm Marmara bölgesinin doğa ve ekolojik yapı ve dengesini yok edeceği, İstanbul Çevre Düzeni Planı, evrensel şehircilik plan ve ilkeleri ile kamu yararına aykırı olduğunu söyledi. Meslek odaları 12 Eylül’de bu planların iptali istemiyle dava açtı. Türkiye de halen adalete inananlar var. Bu bir ölçüde umut ama Atatürk Orman Çifliğinde yapılanlar ve kiracısının dediklerini düşününce… Aptallığıma verin ama milyonlarca doların konuşulduğu havaalanı projesinin adalet mekanizması ile durdurulabilmesi bir hayal. *** Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), eğitimde zorunlu din ve ahlak kültürü derslerine karşı Ankara’dan davacı olan 14 Türk vatandaşının 2011 yılında açtığı davada kararını bugün açıkladı. AİHM, kararında, “Türkiye, daha fazla geciktirmeden, ailelerin dini ve felsefi inançlarını açıklamak zorunda bırakılmadıkları bir muafiyet sistemi gibi, sorunun giderilmesine dönük imkanları ortaya koymak zorundadır” dedi. Aptallığıma verin ama büyük olasılıkla Milli Eğitim Bakanının yanıtı “yüzde 99.7 müslüman olan Türkiye de onlar zaten GÖNÜLLÜ olarak imam hatip seçti. Ne yapalım imam hatipten din dersini mi kaldıralım!” olacaktır. Başabakan da “AİHM bizim sabrımızı sınamasınlar…” diyecektir. *** Kibar bir söylem ile “hükümete yakınlığı ile bilinen Akşam” gazetesinden, CHP’ye IŞİD ile ilgili tartışma yaratacak suçlamalar geldi. Gazetenin genel yayın yönetmeni Mehmet Ocaktan, “IŞİD‘de CHP‘nin de tuzu var mı?” başlıklı yazısında, ana muhalefetin terör örgütüne bölgede destek verdiğini ileri sürdü. IŞİD’in doğmasında ABD’nin büyük payı olduğunu belirten Ocaktan, mezhepçilik yapmakla suçladığı Irak eski Başbakanı Maliki’nin görevi sırasında “koşa koşa Bağdat’a gidip boy boy fotoğraflar çektiren CHP’li siyasetçilerin de IŞİD’e zemin hazırlanmasına katkı sunduklarını” iddia etti. Aynı zamanda eski bir AK Partili vekil olan Ocaktan, “Ayrıca CHP’li vekillerin kendi halkını katleden Suriye diktatörü Esad’la kol kola pozlar verdiğini de unutmayalım” dedi. Mehmet Bey haklı!!! Zaten bütün dünya CHP'nin gönderdiği tır dolusu silahları ve IŞİD'den satın aldığı petrolü konuşuyor. Sınırların güvenliği, konsolosluk çalışanların korunmasının sorumluluğu CHP de. *** MEB'in zorunlu din dersi kapsamında 9. sınıflara okuttuğu ders kitabında, bir yaratıcıya inanmayan ateistler, "Tanrı yokmuş gibi davranan insanlar" olarak tanımlanıyor. Tanrıtanımazlık, “Tanrı'nın varlığını reddetmek ve Tanrı yokmuş gibi davranmaktır” denilen kitapta öğrencilere; "Sizce evrendeki olaylar ve yaratılış bir tesadüf sonucu mu meydana gelmektedir?" diye soruluyor. Yanıt, kimsenin inancına karışmayan ileri demokrasi ile idare edilen Yeni Türkiye Milli Eğitim Bakanlığında. Sıkıysa tesadüf de. *** Başbakan Ahmet Davutoğlu Milli Eğitim Bakanlığı ziyareti sırasında AİHM’in ‘zorunlu din dersi’ ile ilgili kararını değerlendirdi. Davutoğlu, zorunlu din dersi için ‘bir ateistin dahi din kültürü bilgisi sahibi olması zarurettir’ dedi. “Bazı ülkelerde bırakınız Türkiye’de din kültürü ahlak dersi, bazı ülkelerde öğrenciler kiliseye götürülüyor. Bütün bu uygulamaları göz ardı edip de Türkiye’de bunu dini baskı amacı gibi yansıtma çabalarını kabul etmemiz mümkün değil. Hele hele Türkiye’nin çevresindeki gelişmelere baktığınızda bu Türkiye için elzemdir. Eğer devlet, dini telakki ailede öğrenilir. Ama doğru ve sağlam bir dini bilgi eğitimle verilmezse, işte çevremizdeki radikalleşmenin kaynağını teşkil eden düzensiz dini bilgiyi denetleme imkanı kalmaz.” Ve devam ediyor başbakan. “Ateistler tarafından kabul edilen bir gerçek olan, inanç sistemi olarak da yaşamıştır. Burada din kültürü ve ahlak dersine Türkiye’de duyulan ihtiyaç, başka ülkelere göre farklı olabilir. Ben nasıl Marksist değilsem ama Marksizmi bilmem, bir ateistin dahi din kültürü bilgisi sahibi olması zarurettir.” Buyurun buradan yakın, laik ya da layık olduğumuz Yeni Türkiye’nin başbakanı.
YorumlarHenüz Yorum Yazılmamış Yorum Yazın
|
| Tüm Yazarlar |
|