A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Tanrıların besini çikolatanın sırları...

Kategori Kategori: Yaşam | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Aynur Çağlı | 24 Ekim 2013 12:55:39

Kutsal, erotik, enerji kaynağı, cinsel gücü arttırıcı, baştan çıkarıcı, yaralara merhem, mutluluk kaynağı, sakinleştirici, gıdaların kralı, romantik ve damak zevkinin doruk noktası gibi yakıştırmalar bir yana 3000 yıllık tarihi olan çikolatanın dayanılmaz lezzeti tartışılamaz. Milyonlarca insanın büyük bir zevkle tükettiği çikolatanın Latince adı “Tanrıların besini” anlamına geliyor.

Tropik kakao ağacının çekirdek görünümlü tohumundan elde edilen çikolatanın sırları en sonunda bilimsel olarak çözüldü.



Doğal olarak Güney Amerika’daki Amazon nehrinin sularıyla beslenen Ekvator ormanlarında büyüyen kakao ağacı, günümüzde tropikal iklime sahip birçok ülkede yetiştiriliyor. İri ve parlak yeşil yapraklı ağaçların üzerindeki meyva görünümlü kozalar yeşil, sarı, turuncu ve kırmızı tonlarındaki kalın kabuklarıyla değerli kakao çekirdeklerini koruyorlar. Kozanın kabuğu yarılınca içinden yapışkan beyaz bir lifle kaplı 40 civarında badem görünümlü çekirdek/tohum çıkıyor. İşte bu çekirdeklerden kakao ve çikolata elde ediliyor.

Orta Amerika uygarlıkları Mayalar (MÖ 2000-MS 250) ve Azteklerin kakaodan yapılan içecek ve yiyecekleri dinsel törenlerde ve afrodizyak olarak kullandıkları biliniyor. Aztek imparatoru Montezuma’nın haremini ziyaret etmeden önce bol miktarda kakao içtiği söyleniyor. 14. ve 16. yüzyıllar arasında yaşayan Aztekler için kakao öylesine değerliydi ki, para adeta ağaçta yetişiyordu. Para birimi olarak kakao taneleri kullanılıyordu. 100 kakao çekirdeğiyle bir köle satın alınabiliyordu.

Meksika’ya gelen İspanyol kaşiflere altın kaselerde sunulan kakaolu içecekler, lezzeti ve Viagra etkisiyle Avrupalı askerleri büyüledi. Komutanları Cortez, içecekten çok sunulduğu altın kaplarla ilgilense de, kakaonun afrodizyak etkisine kayıtsız kalamadı. Kakao çekirdekleri 1544 yılında İspanya’ya geldi, oradan tüm Avrupa ülkelerine ve dünyaya yayıldı.

Kakao taneleri oldukça karmaşık bir işlemden sonra çikolataya dönüşüyor. Muz yaprağında mayalanıp güneşte kurutulan kakao tohumları belli bir ısıda öğütüldükten sonra presleme yöntemiyle hamur kıvamına getirilir. Presleme sırasında içine şeker ve yağ katılır. Azteklerin tükettiği kakaolu içecek oldukça sert ve yağlıydı. Bildiğimiz çikolatanın yapımı 1800’lerde gerçekleşti. Önce yağından arındırılan kakaonun acılığını gidermek için içine şeker katıldı, ardından kakao yağından bir miktar ilave edilerek kaygan bir dokuya kavuşması sağlandı. Kalıp çikolata ilk kez 1847’de İngiltere’de satışa çıkarıldı. Çikolataya süt katarak farklı bir tat elde etmeyi ise 1876‘da İsviçreliler akıl etti. Bundan sonrası malum, binbir çeşit çikolata imal edildi.

Çikolata tutkunları, bol oranda ucuz yağ, süt, şeker ve tatlandırıcı içeren çikolataların sağlık açısından zararlı olduğunu belirtiyorlar. Bu çikolataların içinde çok az kakao bulunuyor. Gerçek çikolatanın kakao oranı en az yüzde 80 civarında oluyor. Kakao çekirdeği oldukça pahalı bir ürün, çikolata haline dönüştürülmesi de öyle. Süpermarketlerde satılan çikolataların hepsi şeker ve yağ deposu. Bu ürünlerin afrodizyak etkisinden daha çok şekerin verdiği hazdan ibaret olduğu, aşırı miktarda yağ ve şeker içermesi nedeniyle kilo yaptığı belirtiliyor.

Tanrıların besini, birbirinden farklı yüzlerce kimyasal maddeden oluşuyor. Bu maddelerden biri kafein. Az miktarda da olsa kakao çekirdeklerindeki kafeinin uyarıcı özelliği bağımlılık yaratıyor. Kakaodaki diğer uyarıcı madde theobromine, özellikle köpeklere büyük zarar veriyor. Çukulatanın köpeklere dokunmasının nedeni olan teobrominin kalp uyarıcı etkisi var.

Anfetamine benzer bir etkisi olan phenylethylamine, beyinde yarattığı etkileşimle aşık olma duygusuna yolaçıyor. Çikolatının aşk ile özdeşleştirilmesi bundan kaynaklanıyor. Aşkta yenilgiye uğrayanların çikolata yiyerek tutkuyu besleyen phenylethylamine eksikliğini giderdikleri söyleniyor. Ama asıl üzerinde durulan konu, çikolatanın insan sağlığı açısından faydalı olan maddeler içermesi.

2012 yılında bilimsel “New England Journal of Medicine” dergisinde yayınlanan bir yazıda, İsviçre gibi çikolata tüketiminin çok fazla olduğu ülkelerin diğer ülkelerden çok daha fazla Nobel ödülü kazandıkları iddia edildi. Yazıyı kaleme alan Franz Messerli, kakaodaki flavanol maddesinin yaşlıların beynindeki kan dolaşımını hızlandırdığını yazdı.

Birçok bilim insanının tepki gösterdiği bu iddianın hiçbir bilimsel kanıta dayanmadığı öne sürüldü.
 


Amerikalı araştırmacı Daniele Piomelli, kakao yağının beynin doğal olarak ürettiği anandamide maddesini yoğunlaştırarak insanda esrar etkisi yarattığını iddia etti. Piomelli, ağızda eriyen çikolatanın beyne yoğun haz sinyalleri yollamasını esrar bağlantısıyla açıklayınca büyük çikolata firmalarının yöneticileri laboratuvarının kapısında kuyruğa girdi. Bu araştırmanın üzerinden 17 yıl geçmesine karşın gazeteciler, her Sevgililer Günü’nde Piomelli’yi arayarak esrar-çikolata ilişkisini soruyorlar.

Çikolata fabrikaları bu tür haberlerle yakından ilgileniyor. Ancak onları asıl ilgilendiren çikolatının sağlıklı bir gıda olduğunu ortaya çıkaran araştırmalar. İşin ilginç yanı, bu araştırmaların yüzde 70‘i çikolata endüstrisinin fonlarıyla gerçekleştiriliyor.

British Medical Journal’da 2011 yılında yayınlanan bağımsız bir araştırmada, düzenli çikolata tüketiminin kalp rahatsızlıklarını yüzde 37, beyin kanamasını yüzde 29 oranında azalttığı öne sürüldü. Bir başka araştırmada ise, çikolatanın kan damarlarının esnekliğini arttırarak dolaşımı kolaylaştırdığı ve kalp hastalığı riskini azalttığı ortaya çıkarıldı.

Bütün bunlardan “çikolatanın hiçbir zararı yok, faydası çok, yiyin yiyebildiğiniz kadar” sonucunu çıkarmak mümkün. Gel gelelim, Avrupa Gıda Güvenliği Dairesi, 2012 tarihli bildirisinde güvenli olarak tüketilecek çikolata miktarının günde 10 gram (küçük bir kare) olduğunu açıkladı. Bu açıklama çikolata üreticilerinin hiç hoşuna gitmedi ve yoğun tartışmalara yolaçtı.



Çikolata öylesine lezzetli ki, herkes seviyor, herkes yiyor. Araştırmalara gelince, isteyen istediği yere çekiyor. Anlaşılan o ki, az şekerli, az yağlı ve bol kakaolu olmak koşuluyla günde bir iki parça atıştırmakta herhangibir sakınca yok.

Afiyet olsun.   

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 5.5 / 6 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış




Afganistan'da kölelik yasal oldu… 119 maddelik yeni anayasa
Davos’ta konuşan Larry Fink’ten itiraf: “Sistem 30 yıldır halka hiçbir şey vermedi”
Küresel Yardım Çöküşüyle Birlikte AB, Belirleyici Bir Sınavla Karşı Karşıya
QENDIL’in Çöküşü, Gölge Filonun Battaniyesi Altında Bir Felaket, Komplo ve Jeopolitik Oyun
“Sen Kimsin Mamdani?” Hukuku Eğip Büken Belediyecilikten Küresel Faşizme

Trump'a öfke büyüyor : ABD'de yine bir sivil öldürüldü
Suriye'den Irak'a nakil: 9 bin IŞİD'liye ne olacak?
Avrupa'nın Stratejik Sessizliği ve Grönland Şoku
Avrupa'nın Arktik Anı: Grönland, NATO ve Davos'taki Stratejik Zorunluluk
Açık Sözlü Emperyalizm: Trump, Şantaj ve Venezuela Petrolü

Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?
Kalkınma Hakkında Yanlış Bildiğiniz Şaşırtıcı Gerçek

Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği
Köpek ve insanların bazı duyguları aynı genetik kökene sahip

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.
500 yıllık Da Vinci çizimi sessiz drone teknolojisine ilham verdi.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik
UNICEF raporunda Türkiye'deki çocuklar son sıralarda

Amerikada Saklı Karanlık Bir Ailenin Nazi Casusluk Gizemi
Bir Gençlik Çağrısı: Yosef’in Son Akşamı
ABD’deki Korku Duvarını Yıkan Yahudi Kadın, Amerikan Konsantrasyon Kampının İnanılmaz Hikayesi
İnsanın İçindeki Hakikat, Maskelerin Dünyasında Kaybolmayan İman
Türkiye’nin Yeraltı Haritası, Uluslararası Mafya Ağlarının Kavşağına Dönüşen Bir Ülkenin Hikayesi

Hasan Tahsin
SERVET
ŞAKİ...
İCMAL
PALAVRA

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git