![]() |
|
![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
|
Richard Burton ile Elizabeth Taylor'ın imkansız aşkı
![]() ![]() ![]() Kısa bir süre önce İngiltere’de yayınlanan kitapta (The Richard Burton Diaries, Edited by Chris Williams) ünlü aktörün Elizabeth Taylor’dan sonra en büyük tutkusunun ne tiyatro, ne sinema, ne de kitaplar değil, acılar içinde ölmesine yol açan içki olduğu vurgulanıyor. Burton’ın bu günlükleri kaleme aldığı yıllarda hayatının merkezini Liz Taylor oluşturuyordu. Menekşe gözlü yıldıza ilk görüşte deliler gibi aşık olan Burton, ona adeta tapıyordu. Liz’den daha güzel, daha çekici, daha seksi bir kadın olamazdı. Ama Burton’a göre o aynı zamanda dünyanın en huysuz, geçimsiz ve kıskanç kadınlarından biriydi. Ünlü yıldız kocasının günlüklerini okuyordu. Bunu bilen aktör, satırlarında doğrudan ona sesleniyordu. İçkiyle şöhretin getirdiği sıkıntıları gidermeye çalışıyorlardı. İçki onları öyle bir esir aldı ki, içkisiz günlük fonksiyonlarını yerine getiremez hale geldiler, içmeden sevişemez oldular. ![]() Elizabeth’in cinsel cazibesine hayran olan ve bu imkansız aşkın tutsağı olduğunu söyleyen Richard Burton, Liz Taylor’a tıpkı bir tanrıça gibi davrandı. Büyük aşkına rağmen onu aldatmaktan, hırpalamaktan ve yaralamaktan geri kalmadı. Kavgaları da aşkları gibi ihtişamlıydı. Kışkançlık krizleri geçiren Liz, kocasına saldırıyor, kıyameti koparıyor ve asla bağışlamayacağını söylüyordu. Fakat sonunda dayanamayıp tekrar onun kollarına koşuyordu. Ta ki, bu ilişkinin artık marazi bir tutkuyu dönüştüğünü ve Burton’un alkol bağımlılığından asla kurtulamayacağını anlayıncaya kadar… Son ayrılıklarıyla bu çılgın ilişki noktalandı. ![]() Burton yaptığı işi küçümsedikçe ve küstahlaştıkça hayranlarının sayısı arttı. Gerçek bir maçoydu. Aktörlükten kazandığı paraların çoğunu Liz’in mücevherlerine harcadı. Anı defterinde Liz’in giysilerini ve dillere destan mücevherlerini uzun uzun anlatan aktör, kendi kıyafetinden sadece iki kez söz ediyor. Bir de saçlarının dökülmesinden ve yüzündeki sivilce izlerinden yakınıyor. Yönetmenlerle, kostümlerle ve çekim yapılan ülkelerle alay ederken parayı cebe indiren aktör meslektaşlarına karşı da kaba ve acımasızdı. Ukala ve kendini beğenmiş tavrıyla çevresindeki insanların tepkisini çekerken hayranları onu karizmatik ve çok yakışıklı buluyordu. ![]() Liz için “pornografi düşlerinin ötesinde bir güzellik” tanımını kullanan Richard Burton, onun müthiş heyecan verici bir kadın olduğunu yazıyor. İkisi Elizabeth ile olmak üzere 5 evlilik yapan Burton, oldukça sert ve aşırı duygusal bir erkekti. Babasına benzediğini, onun da annesine tıpkı kendisinin Elizabeth’e yaptığı gibi hoyrat ve kötü davrandığını yazan Burton, 1972’de hatıra defteri tutmayı bıraktı. İki yıl sonra tekrar başladı. Çok ünlüydü. Kendisi gibi aktör olan ünlülerle Aristotle Onassis gibi zenginlerle ve kraliyet ailesinin üyeleriyle tanışıyor, görüşüyordu. Her içtiğinde pişmanlık duyuyor, hatalarından dolayı içkiyi suçluyor ama yine de içmekten kendini alıkoyamıyordu. Karizmatik görüntüsünün ardında kendini hiç sevmeyen, kuşkular ve kaygılar içersinde kıvranan, ölünceye dek kendisiyle barışmayan yalnız ve karmaşık bir adam vardı.
YorumlarHenüz Yorum Yazılmamış Yorum Yazın
|
![]() ![]()
| Tüm Yazarlar |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() |
![]() |
|
![]() |