A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

    p e r ş e m b e   |   n i s a n   3, 2025  
   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Babama 7. Mektup

Kategori Kategori: Babama Mektup | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Şule Sencer Töreci | 28 Ağustos 2012 15:56:23

Sarsıntı ile silkelenme arası bir duygu ile gözlerimi araladığımda bir an deprem oluyor sandım, aceleyle tam yerimden fırlıyordum ki, hareket edemediğimi farkettim. Belimi sarıp beni kucaklıyan kemerin de işte o an ayırdına vardım. Evet tangır tungur da olsa sonunda Baiyun Hava Alanı'na inmiştik. 15 saatlik yolu 14 saatte kat eden hızlı pilotumuz sayesinde, gümrükten yıldırım hızıyla geçip bir anda kendimi bir uçak dolusu yolcu ile birlikte nemli bir Gounco gecesine fırlatılmış buldum. Pardon gümrükten mi dedim?

Kapılardan diyecektim, çünki henüz şafağın bile sökmeyi başaramadığı  bu saatlerde memurlar da ortada yoktu tabii.

14 aylık ayrılığın ardından Gözde ile kavuşmak muhteşemdi.  Çin’e ilk gelişim olmasa da bu bölgeyi hiç bilmiyordum. Bu kez  torunun ile birlikte bakalım hangi maceralara yelken açacaktık? Neyse yaşayıp görecektik,  kafamda aydan bile uzak taaa nerelerdeki bu ülkede.

Gözde, Gounco Peizheng College de ingilizce öğretmenliği yapıyor. Okul Hava alanından yalnızca 45 dakika uzaklıkta olsa da, şehir ile arası 2 saat. En yakın yerleşim birimi ise Çini isminde minicik bir köy.  Peizeheng College son derece bakımlı ve güzel. En azından ilk bakışta oldukça çarpıcı geliyor insana, ancak yaşadıkca fikrin az biraz değişiyor.

Yerleşkenin hemen içinden geçen nehiri, nehiri çevreleyen ağaçları,  kütüphane binasındaki otantik saat kulesi, spor sahaları ve hep bisiklet tepesinde gördüğün yüzlerce öğrencisi ile insana yeniden okuma iştahı veren bir masal ülkesi sanki.

Geldiğimin ikinci günü Gounco ya gidiyoruz. Koskoca bir fuar kenti burası. Çok gelişmiş bir metro sistemi var. Çinliler için harika da biz biraz problem yaşıyoruz. Her yer öylesine  kalabalık ki, metroya binmen mümkün değil. Metro geliyor, kapılarını açıyor, sen sıraya girdim yanılgısına kapılıyorsun. Bir de bakıyorsun ki seni omuzlayan atlamış içeriye. Sanma ki bir tek biz omuzlanıyoruz, herkes birbirini omuzlamakta. Ancak kimse alınmıyor. Herkes çok sakin. Öylesine sakin ki, metronun kapıları açıldığında kapı ağzındakiler öylece durup sana bakmaya devam ediyor. Ne dışarı çıkıyor ne geri çekiliyorlar. Binenler da onları ittire kaktıra içeri dalıyorlar, herşey bir anda oluyor. Meto kapılarını  kapatıyor ve sonra hop gidiyor.  Ha biz mi? Biz hala dışarıda “kuyruğa girmiştik ne oldu” lardayız.

Kalabalık en zor alıştığım, daha doğrusu alışamadığım şey oluyor. Gözde bayağı iyi o konuda, benim kadar rahatsızlık duymuyor. Benim bir süre sonra midem bulanıp başım dönmeye başlıyor çünki. Trafik rezalet. Ancak arabalardan falan söz ettiğimi sanma, yaya trafiğini kastediyorum. Kaldırımlarda çarpışan otomobiller gibiyiz . İnsanlar ne özür diliyorlar, ne de ters ters sana bakıyorlar. Alışmışlar yıllardır milyarlarca olmaya, karşıdan karşıya ordular halinde geçmeye falan. Yani onlar icin yeni bir şey değil bu. Orada yeni olan benim.

Alış verişlerimizin olmaz ise olmazı kedi maması. Nerdeyse tüm parayı kedi mamalarına yatıyoruz diyebilirim. Gözde sırf bu nedenle evini giriş katından seçmiş. Her gün balkonda onlarca kediyi konuk edince, kedi maması da doğal olarak listenin en önemli kalemi oluveriyor. Kediciklerin hemen hepsi  yaralı bereli, pek çoğu da kuyruklarının yarısını kaptırmış gibi. Hepsini de çok seviyoruz. Onlara isimler takıyoruz. Sarı Necati ile Duman Hayri’ ye ayrı bir düşkünlüğümüz var. Ancak yine de onlara soğuk davranıyoruz. Kucağımıza alıp okşamak için yanıp tutuşsak da bunu kesinlikle yapmıyor, hatta bize yaklaşmaya kalkan kedileri korkutup kaçırıyoruz. İnanmadın biliyorum ama gerçek bu. Neden mi? Buradaki sokak hayvanları  insanlardan ne kadar uzak kalırlarsa kendileri için o kadar iyi de ondan. Aksi taktirde bir Çinli arkadaşın sofrasına, tabak içinde servis edilmeleri işten bile değil. Ayni durum köpekler için de geçerli tabii, hatta aklına gelen gelmeyen her türlü hayvan için de.



Gounco daki yapıların çoğu bizim Toki binalarını andırıyor. En az onlar kadar yüksek ve  kişiliksiz . (hani o eteklerini havaya kaldırıp da kendisine dam yapmış geleneksel Çin evlerini görmek pek olası değil.) Zaten çoğu da dokunsan yıkılacak gibi.  Öylesine eski. Burada bakım, onarım diye bir kavram yok. Ayni mantık Cen Co’ da da vardı. Evlere yerleşiyorlar, artık o yıkılana kadar hiç bir şeye el sürmüyorlar. Apartmanın giriş camı mı kırılmış? O cama o bina çökene kadar dokunulmuyor. Gözde’nin bir öğrencisi var. Adı Frank. Bu Frank Çinli Frank. Gerçek ismi Kahraman Ejderha anlamına geliyormuş Çin’ce de.  Neyse çok nazik ve inanılmaz yardımcı bir çocuk. İngilizcesi de çok iyi. Bak bu sözüme mim koy, Çin’de ingilizcesi çok iyi olan fazla insan yaşadığını hiç sanmıyorum. Bu Frank işte onlardan biri. Neyse bir gün Frank’e sordum bu eski binalara karşı olan ihmalin nedenini. Olay şu babacığım. Bu binaları müteahitler yapıyor ve satıyor. Ancak satın alan evin gerçek sahibi olmuyor. Ev sahibi devlet, onlara bu evlerde 70 yıl oturma hakkı veriyor, 70 yıl sonra da geri alıyor. Bu nedenle de kimse evin eksiğine gediğine karışmıyor, nasılsa benim değil deyip boşveriyor. Daha da tuhafı bundan rahatsızlık da duymuyor. Elbette bu mantıkla kullanılan evlerin de ömrü hiç bir zaman 70 yılı bulmuyor, binalar  30 yılda göçüp gidiyorlar.  

“Kafamdaki Çin aydan bile uzak” derken hiç de abartmamışım değil mi canımcığım? Burası gerçekten de farklı, bambaşka bir gezegen. Daha sana anlatacağım o kadar çok şey var ki... Eh böyle olunca koskoca  Çin’in koskoca Kanton eyaletini tek bir mektuba sığdırmam da pek olası görünmüyor. Bana çocukluğumda anlattığın yarım kalmış masallar misali, devamı yarın akşama olmasa da haftaya yarına...

koleg Şule Sencer Töreci

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Yüzlerce öğrenciden ABD'yi terk etmeleri istendi.
Avrupa'da İmamoğlu çıkmazı: Çıkarlar mı değerler mi?
Ayaktayız
YÜRÜYÜŞ SÜRÜYOR
'Büyük Osmanlı Soygunu': 10 maddede Eric Adams davası…

Dünyadaki boykotlar: Kim neyi hedef aldı?
Trump üçüncü kez başkan olabilir mi?
CHP İmamoğlu ve erken seçim için imza kampanyası başlattı
ABD'de ulusal güvenlik skandalı ile gündeme gelen Signal nedir?
CHP neden boykot çağrısı yaptı?

Trump yeni gümrük vergisi tarifelerini açıkladı.
Avrupa’nın en az et yiyen ülkesi Türkiye: Fiyatlar 5 yılda % 1230 arttı!
Türkiye'de ekonomi bir kez daha belirsizlik döneminde
ABD-Çin hattında ticaret savaşı: “Soğuk Savaş’tan beri görülmemiş bir rekabet”
Canberra yenilenebilir enerjiye geçişi nasıl başardı?

Türkiye'de Covid-19 salgını yaşam süresini azalttı.
Uzmanlar uyardı: "Uzun yaşayanlardan tavsiye almayın"
Fahri Kiamil
İki annenin başlattığı akıllı telefon karşıtı hareket çığ gibi büyüdü
Afganistan'da onlarca arkeolojik alan buldozerle yıkılarak yağmaya açıldı.

MADELEİNE RİFFAUD, 1924-2024
KOLLEKTİF OYNAMALI KAZANMAK İÇİN
Oxford Sözlüğü yılın kelimesini seçti: Beyin çürümesi
"İNEK BAYRAMI" ekitap
Dünya tarihini şekillendiren 6 içecek türü

Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?
Tokyo’dan Hasanlar’a, Kudüs’te bir mahkemeden bizim buralara…
“KADERİMİZ DIŞARDAN YAZILAMAZ - DIŞARI KADERİ BELİRLEYEMEZ…”
Niyetime İlham

Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.
Su üzerindeki iklim değişikliği baskısı Türkiye'yi su fakiri olmaya sürüklüyor.

Çin'in 10 yıllık yüksek teknoloji planı nasıl işledi?
Devrimsel Bir Teknoloji: Kaykay Şasi
Türkiye, kişisel verileri en çok sızdırılan 19.ülke
Apple otomobili ABD'de üretime bir adım daha yaklaştı.
Yaşgünün Kutlu Olsun James Webb Uzay Teleskobu

NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.
Karıncaların 66 milyon yıldır tarım yaptığı ortaya çıktı.
Antik Mısır'daki popüler masa oyununun şaşırtıcı kökenleri ortaya çıktı.
At binmenin kökenine dair ezber bozuldu.

"Türkiye'de gazeteciler baskı ve yıldırma ile karşı karşıya"
Uluslararası Şeffaflık Örgütü tarafından 2024 yılı yolsuzluk algı endeksi açıklandı!
Türkiye OECD’de gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu 4. ülke
2023 yılında Türkye’de çocukların cinsel istismarı hakkında 40.000'den fazla dosya açıldı.
Çalışanların geliri son 20 yılda azaldı.

Kakao Endüstrisinde Çocuk İşçiliği: Tadı Kadar Tatlı Değil
Dan O’Dowd, Tesla’nın Zehirli Kültürü, Başarısız Abartı ve BYD’nin Yükselişi Üzerine
ANALAR(IMIZ) SİZLER ÇOK YAŞAYIN
Amerika dış yardım yumuşak gücünden vazgeçiyor mu?
Zelenski: Kolezyum Politikasının Kurbanı

HİTLER Diye Biri
ZAMANI VAR
TASARRUF
DUR YOLCU
EMRİ HAK VAKİ

Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..
Amerika’da Ayrımcı Politikalar ve Siyahi Mücadele Tarihi


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git