Yaşamı, kendini, insan ilişikilerini, doğayı, varoluşun anlamlarını sanatla keşfedip sanatla anlatmak, elbette insan olmanın en kıvanç verici yönlerinden. Yaşamlarını sanatla anlayıp sanatla anlatmaya çalışan bireyler ne kadar çok olursa toplumlar barışa o kadar yakın olacak, güzelliği çoğaltıp sevinci paylaşmaya o denli istekli olacaklardır.

Ressam Cemil Eren, 3 Şubat 2009 tarihinde Erenus Sanat Galerisinde, Zeynep Eren ve Barış Eren’le, ‘
Biz / Bis’ adlı bir resim ve heykel sergisi açmaktadır. Resim ve yontu sanatçısı Zeynep Eren, çalışmalarını Ankara Çankaya’daki işliğinde sürdürmektedir. Devlet Tiyatrolarında görev yapan yönetmen ve ressam Barış Eren’se çalışmalarını kağıt üzerine karma tekniklerle sürdürmektedir. Ankara’lı ve yolu Ankara’ya düşecek, tüm sanatseverler, Türkiye’nin sanat çınarlarından Cemil Eren ve çocuklarının ortak açtıkları bu sergiye davetlidir.
Görsel sanatların, ülkemizde müzik, sinema gibi diğer sanat dalları ile kıyaslandığında, her zaman geri planda kaldığını, gerek halkımızın ilgisinin, gerekse devlet desteğinin çok sınırlı olduğunu biliyoruz. Cumhuriyet’imizin en önemli ressamlarından olan Cemil Eren’in, çocukları Zeynep ve Barış’la, sanata adanmış yaşamları, resme, yontuya gönül vermiş pek çok gencimize cesaret ve ilham kaynağı olacaktır.

Aynı zamanda köşe yazarımız olan Cemil Eren’i, ve çocukları Zeynep ve Barış Eren’i, çalışmalarından dolayı kutluyor, yaratıcı güçlerinin, yaratma coşkularının sonsuz olmasını diliyoruz.
Cemil Eren’den Sergi Üzerine
İlk okul çocuklarının kağıt üzerine kolalı toz boya ile yaptıkları resimler
sergisine götürmüştüm Barış’la Zeynep’i. Öğretmen hanım çocukların nasıl çalıştıklarını anlatmıştı.
Bize toz boya al biz de böyle resimler yapalım, dediler.
Boyaları aldım küçük kutulara kolayla karıştırarak her renkte boyalar hazırladım.

Adil handaki küçük atölyemi onlara bırakıp birkaç saatliğine bir yere gittim.
Dönüp geldiğimde atölye duvarlarının silme resimle dolduğunu görünce şaşkınca ne yaptınız böyle, dediğimde yanıtları ‘’ sergi açtık’’ oldu. İkisi de ilk okuldaydılar.
İlk ortak sergimiz bu oldu, duvarlara birer iğne ile iliştirilmiş A4 kağıtlara kaşık, çatal, tarak, sivri uçlu aletler, çeşitli fırçalar ve parmaklarla, elleri boyaya batırarak yapılmış harika çocuk resimleriyle doluydu duvarlar… Her yanları boya içindeydi.
Altmışlı yılların sonuna doğru Fransız Kültür merkezinde açtığım vitray sergisine bizde katılacağız dediler ve üçlü bir sergi oldu.. İsmet paşayı Bülent Ecevit alıp getirmişti o sergiye…
Üçüncü ortak sergimiz Galeri Toyan’da oldu. Artık ikisi de birkaç tane kişisel sergi yapmıştı.
Berlindeki Türk Kültür Derneğinde büyük bir sergi açtık üçümüz, dördüncü sergimiz o oldu.
Beşinci sergiyi yine Berlin`de URANİA Alaman kültür evinde yaptık…
Altıncı sergimiz Fransanın Lyon kentinde Belediye salonunda yapıldı.
ERENUS galerisindeki bu sergi yedinci ortak sergimiz oluyor…
Barış Ankara konservatuarında tiyatro eğitimi gördü; Zeynep Ankara Üniversitesinde Antropoloji okudu.
Benim resim, seramik ve vitray çalışmalarıma küçük yaşlarından başlayarak her zaman katıldılar ve görerek ve de uygulayarak sanat eğitimlerini aldılar.
İlkokulda öğretmenlerinin verdiği ödevleri bana yaptırmak istemelerinde, hayır, dedim. Kendiniz yapacaksınız, ne yapabilirseniz onu götüreceksiniz öğretmene diyerek kendi kişiliklerinin önemini bilinçlerine yerleştirmeye çalıştım.
Bu gün ikisi de kendilerine özgü çalışmalarıyla ayrı ayrı kişilikler sergilediler
Çocukluklarında, büyüme döneminde üçümüz hep birlikte olduk. Baskıcı bir baba olmadım sanıyorum.
Şimdi benimle birlikte ama kendi kişiliklerini ortaya koyarak sergiler ortak segiler yapıyor olmamızdan gurur duyuyorum.