A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Samsun’un Sessiz İzleri Bir Şehrin Ermeni Tarihi

Kategori Kategori: Makale | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Avraham Zafer İşcen | 08 Ekim 2026 09:06:25

Dalga seslerinin umutla hüzün arasında bir ritim tuttuğu Karadeniz’in kıyısında, rüzgârın hafifçe denizin tuzunu karaya üflediği bir şehir yükselir: Samsun. Bugün modern Türkiye’nin önemli liman kentlerinden biri olan bu yer, yüzyıllar boyunca farklı halkların, inançların ve kültürlerin buluşma, yinelenme ve bazen de kaybolma noktası olmuştur. Bu çok katmanlı geçmişin bir parçası, ne yazık ki bugün birçoğu unutulmuş ya da gölgelenmiş bir topluluk — Osmanlı döneminde yaşamış Ermeni halkıdır.



Ermenilerin Samsun’daki Varlığı yüzyılın sonlarına kadar Samsun ve çevresi, Anadolu’nun kuzeydoğusunun ticaret yolları üzerinde yalnızca Türklerin değil, aynı zamanda Rum, Ermeni ve diğer Hristiyan topluluklarının da bir arada yaşadığı bir mozaikti. Samsun’un Selahiye Mahallesi, bu çokkültürlü yapının kalbinde yer alıyordu; mahallede binlerce Ermeni aile yaşardı ve günümüz kent planında artık Ayakta olmayan onlarca Ermeni evi bu mahalledeki hayatın tanıklarıydı. Birçok tarihsel kaynak, Cumhuriyet öncesi Samsun merkezi nüfusunun içinde on binin üzerinde Ermeni yaşadığını belirtir; en yoğun olarak Selahiye’de ikamet ediyorlardı.

Samsun’daki Ermeni nüfus, yalnızca sayısal bir unsur değildi; aynı zamanda bu şehirde kültürel, sosyal ve mimari izler bırakmış bir toplumdu. Mahallelerdeki evlerin taş işçiliği, halen bazı köşelerde görülen mimari detaylar bu mirasın sessiz kalıntılarıdır.

İbadet Yerleri ve Mimari Miras

Bugün Selahiye’de bulunan ve Selahiye Mahallesi’nin adıyla bilinen Selahiye Camii’nin bulunduğu yerin bir zamanlar Ermeni kilisesi olarak var olduğu ve cemaatin bir ibadet yeri olduğu bilinmektedir. O dönemde kilise binası kilise papazının lojmanı ile bir Ermeni yetimhanesine de ev sahipliği yapıyordu. Bu yapı daha sonra belediye tarafından 1930’larda okul haline getirilmiş, kilise binası ise imha edilmiştir.

Bu değişim, yalnızca taş bir yapının dönüşümü değildir; aynı zamanda bir insanların tarihsel izlerinin silinmesinin de simgesidir. Bir zamanlar çan seslerinin çınladığı yerde bugün ezanlar okunurken, o çanların yankısı hafızalarda kalmıştır.

Samsun’un Kültürel ve Toplumsal Yapısı

19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyıl başında Samsun, Osmanlı İmparatorluğu’nun Canik Sancağı içinde önemli bir ticaret ve deniz kenti olarak yükselmeye başlamıştı. Bölgeye gelen insanlar yalnızca ticaret yapmakla kalmıyor, aynı zamanda kendi cemaat yapılarında eğitim, kültür ve ortak aidiyet inşa ediyordu. Ermeni nüfusu da, kendi cemaat sistemleri içinde kiliseler, okullar ve sosyal örgütlenmelerle yaşamlarını sürdürüyorlardı.

Ermeniler, şehir ekonomisinde önemli rol oynayan ticaret ağlarının içinde aktiflerdi ve pek çok sosyal yapının parçasıydılar. Selahiye gibi mahallelerde gündelik yaşamın ritmi hem ticaret hem dini törenler hem de aile hayatıyla örülüyordu.

Politik Değişimin Getirdiği Fırtınalar

Osmanlı Devleti’nin 19. yüzyıl sonlarından itibaren zayıflamasıyla birlikte yalnızca siyasi dengeler değil, aynı zamanda etnik ve dini ilişkiler de gerildi. 1910’ların başında yaşanan toplumsal hareketlilik ve milliyetçi akımlar, farklı cemaatlerin arasındaki iletişimi zorlaştırdı ve güvenlik kaygılarını artırdı. Samsun gibi şehirlerde hadiseler, bazen yerel huzursuzluklara yol açtı. Araştırmacılar, 1895 ve 1922 yılları arasında Samsun ve çevresinde Türk-Ermeni ilişkilerinde zaman zaman gerginlikler yaşandığını, olayların gündelik yaşamı etkilediğini rapor etmektedirler.

Ancak belki de en dramatik ve kalıcı kırılma, Birinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde yaşanan süreçte meydana geldi: 1915 yılı ve sonrası.

1915 ve Tehcir Süreci

1915 yılında Osmanlı Devleti’nin çıkardığı Sevk ve İskân Kanunu ile birlikte, Samsun’daki Ermeni nüfusu da diğer Anadolu Ermenileri gibi tehcir edilerek yurdun içlerine sevk edildi. Bu tehcir süreci, pek çok tarihsel kaynağa göre, bölgedeki Ermeni toplumunun büyük kısmının yurtlarından ayrılmasına neden oldu.

Yerel tanıklıklar ve bazı tarihsel ifadeler, Samsun’daki Ermeni nüfusun bir kısmının zor koşullar altında göç ettirildiğini, bazılarının deniz kıyısında hayatını kaybettiğini belirtir. Bu süreç, yalnızca bir nüfus hareketi değil, aynı zamanda bir toplumun varoluş mücadelesinin zor bir kesitidir. Tehcir edilen kimi aileler yolda yaşamını yitirmiş, bazıları başka şehirlerde başka topluluklarla karışmış, kimileri de geri dönememiştir.

Cumhuriyet Dönemi ve Sessizlik

Cumhuriyet’in ilanından sonra Samsun’da Ermeni topluluğunun nüfusu yok denecek kadar azalmıştır. Selahiye Mahallesi’ndeki mimari izlerin çoğu yok olmuş, kilise binaları cami veya okul yapılmış, Ermeni cemaatinin varlığı şehir yaşamından kaybolmuştur.

Bugün artık Samsun’da canlı bir Ermeni topluluğu yoktur; fakat şehrin taş duvarları arasında hâlâ suskun bir hikâye saklıdır. Bazı eski evler, ara sokaklarda duran taş yapılar, çöken duvarlara karışmış bir zamanların izlerini taşır — adeta “bir zaman bizim de hayatlarımız burada atıyordu” diyen bir fısıltı gibi.

Samsun’da Birlikte Yaşamın İzleri

Tarih her zaman acılarla örülüdür, fakat o acılar içinde birlikte yaşama ve ortak hayat kurma örnekleri de vardır. Samsun gibi şehirlerde Ermeniler, Türk ve diğer halklarla uzun süre iç içe yaşamış; ticarette, kültürde, kamusal hayatta birlikte var olmuşlardır. Bu tarihsel birliktelik, bugünün kent hafızasında hâlâ belirsiz ama önemli bir yer tutar.

Kaybolan Bir Topluluğun Hafızası

Samsun’un Ermeni tarihi, bugün belki sokaklarda duyulmaz, belki yüksek sesle söylenmez; ancak kent hafızası buna tanıklık eder. Bir zamanlar Selahiye’nin taş sokaklarında koşan çocukların, kilise çanlarının ve cemaat sohbetlerinin yerini şimdi başka sesler almıştır. Fakat tarihin katmanları, bazen en sessiz duvarlarda, en soluk mimari izlerde saklıdır.

Bir şehrin tarihi yalnızca büyük olaylarla değil, insanların günlük yaşamlarıyla da yazılır. Samsun’un Ermeni topluluğu bugün belki yok, ama onların anıları — mimari kalıntılar, mahalle hafızası ve yazılı belgele­rin izleri — hala bu şehrin köşelerinde beklemektedir. Ve bu hatıralar, tarihi dürüstçe, saygıyla ve detaylarına sadık kalarak anmak isteyen herkesin belleğinde yeniden can bulmalıdır. Çünkü geçmiş, yalnızca kazananın sesi değildir — tarihin tüm renkleriyle konuştuğu bir gerçekliktir.

Samsun’daki Ermeni Kilise ve Okul Tarihi – Belgelere Dayalı Mekânlar

Samsun’un tarihine bakarken yalnızca kaybolmuş isimler değil; bir zamanlar yaşamın aktığı somut yapılar, ibadet yerleri ve okul binaları da vardır. Osmanlı döneminin kaynaklarına göre Samsun (Canik) sancak merkezinde 1914 öncesi binlerce Ermeni yaşıyordu ve bölgede yüzlerce kilise ile eğitim kurumu bulunuyordu.

Surp Nigoğayos Ermeni Kilisesi (Saint Nicholas) – Canik / Selahiye

Bu kilise Samsun’un en önemli Ermeni ibadet yerlerinden biriydi: 1840 ya da 1849 civarında inşa edildiği belirtilir.

Ermeni Apostolik Kilisesi’ne bağlıydı ve cemaatin ana ibadet merkeziydi.

Hemen yanında Nersesyan Ermeni Koleji (Armenian College) bulunuyordu; 1883’te açılan bu okulda 1914’e kadar yaklaşık 298 öğrenci eğitim görmüştü.

Çevresinde aynı dönemde bir Ermeni tiyatrosu dahi inşa edilmişti; bu, cemaatin sadece ibadet değil kültürel yaşamı da sahiplenmiş olduğunun işaretidir.

1922’de liman bombardımanları sırasında zarar gören kilise daha sonra 1936’da yıkılmış, yerine 30 Ağustos İmam‑Hatip Ortaokulu yapılmıştır.

Bu yapı yalnızca bir taş binası değil; bir cemaatin günlük hayatını, inançlarını ve eğitimini barındırmış bir mekândı. Bugün olduğu yerde yükselen okul ve cami, o tarihin gölgesini taşımaya devam eder.

Nersesyan Ermeni Koleji – Kilisenin Eğitim Merkezi

Kiliseyle birlikte çalışan bu okul: 1883’te kuruldu ve 1914’te yoğun öğrencisi vardı.

Samsun’daki Ermeni gençlerinin eğitim gördüğü, kültürel metinler ve Ermenice yayınlar üretildiği bir merkezdi.

Bu okul, aynı cemaatin kültürel ve entelektüel yaşamını şekillendiren önemli bir kurum olarak kayıtlara geçmiştir.

Selahiye Mahallesi’nin Kaybolmuş Ermeni Kilisesi ve Yetimhane

Selahiye’deki büyük mahallede yaşayan Ermeni nüfusun: ibadet ettiği kilise, Selahiye Camii ile 30 Ağustos Okulu’nun bulunduğu bölgede yer alıyordu; bugün bu yapıların hemen altında eskiden Ermeni kilisesi olduğu bilinmektedir.

Kilisenin misafirhanesi ya da “Darül Eytam” adıyla anılan Ermeni yetimhanesi de aynı kompleks içindeydi.

Cumhuriyet döneminde bu kilise ve okul lojmanı binası başka amaçlarla kullanılmıştır. Bu mekân, halkın hafızasında halen “mahallenin kalbi” olarak anılır; onun yok oluşu, sadece bir bina kaybı değil, bir toplumun mutluluk, eğlence ve dua kültürünün geride kalmasıdır.

Canik Sancağı Genelinde Ermeni Okulları
1914’e kadar: Samsun ve çevresinde onlarca Armenian Public School faaliyet gösteriyordu.

1901-1902 eğitim yılı verilerine göre; Samsun ve civarında toplam 27 Ermeni okulunda 1361 erkek ve 344 kız öğrenci eğitim alıyordu.

Bu rakamlar, cemaatin okuryazar bireyler yetiştirmeye verdiği önemi gösterir. Eğitim kurumları yalnızca çocuklara alfabe öğretmiyor, aynı zamanda Ermenice kültürü, hikâyeleri ve umudu da yaşatıyordu.

Samsun’un sokaklarında bir zamanlar yankılanan vaaz sesleri ve okul çanları artık duyulmuyor. Ancak Selahiye’nin taş döşeli sokaklarında çocukların okula koştuğu günleri hayal etmek mümkündür.

Surp Nigoğayos Kilisesi’nin önünde cemaatin dua ettiği, bayram sabahlarında taze çiçeklerle çevrildiği o günler artık yalnızca eski bir fotoğraf albümünde saklıdır.

Nersesyan Koleji’nin koridorlarından okunan Ermenice şiirlerin yankısı, bugün yalnızca hafızalarda yaşayan bir melodidir.

Bu yapılar yıkılmış, başka amaçlara dönüştürülmüş olabilir; fakat Samsun’un Ermeni tarihini anlamayan bir anlatı, bu kamusal mekânların duygusunu ve varoluşunu yok sayar. Bir kiliseyi ya da bir okulu anmak, bir toplumun geçmişteki umutlarını, çabalarını ve günlük yaşamını yâd etmektir.


Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Fransa'yı zorlu günler bekliyor.
Nepal ve Çin'de kayıp sayısı 3 bini aştı.
Avustralya'da Kedi Sokağa Çıkma Yasağı
24 Temmuz 2026 – YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR
BAKIŞ AÇISI

Michigan'daki savaş karşıtı oylar ABD politikasını yeniden şekillendirebilir mi?
Amerika'nın 11 Eylül'e Verdiği Tepkinin Uzun Gölgesi
İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda Bağımsızlık Paktı İmzaladı.
Trump tüm Kuzey Amerika'yı "sınırlarına kattı"
Yunanistan'ın Gerçekte Korktuğu Şey Ne?

Kritik Mineraller Afrika'nın İkinci Paylaşımını Tetikliyor
Küreselleşmenin Sonu mu? Savaşlar ve Ticaret Çatışmaları Tedarik Zincirlerini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?
İran savaşı küresel ticareti nasıl yeniden şekillendirecek?
Türkiye 2025'te kira artışlarında AB ülkelerini geride bıraktı.
Küresel Ticaretin Görünmez Altyapısı

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

2026 Başbakanlık Edebiyat (Şiir) Ödülü Ender Başkan'a verildi
İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki

Bilgi edinilir bilinç oluşturulur. (III)
Bilgi edinilir bilinç oluşturulur. (II)
Bilgi edinilir bilinç oluşturulur. (I)
Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk

BM'den El Nino uyarısı: "Olağanüstü boyutlara" ulaşabilir.
Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.

Çin'den beyin çipi atılımı: Musk'a rakip olacak cihazlara onay
Dünyada ilk: İnsansı robot ameliyat yaptı.
Otomobil Teknolojisinin Geleceği
Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.

En eski evcil köpekler Anadolu'dan çıktı: Tüm bitki ve hayvanlardan önce evcilleştiler
Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.

UNICEF: Her beş gençten biri internette cinsel taciz mağduru
BM Gıda Programı'ndan 13 bölgede açlık uyarısı…
Gelecek 5 yılda sıcaklıklar rekor kıracak!
Rekor sayıda ABD'li ülkeyi terk edip vatandaşlıktan çıkıyor
Türkiye otokratik rejimler arasında

Samsun’un Sessiz İzleri Bir Şehrin Ermeni Tarihi
SAMSUN RUM TARİHİ
ENGİZ (SAMSUN) (ENGIZOS) TARİHİ
Tanrı Firarda
Kuzuyu kurda emanet eden çoban masalı

ASKIDA EKMEK GİBİ DEMOKRASİ
SİYASİ AHLAK
SEFİLLER
SATICININ ÖLÜMÜ
BİR HİCÂZKÂR HİKÂYE

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git