A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Bilgi edinilir bilinç oluşturulur. (I)

Kategori Kategori: Felsefe | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Mustafa Alagöz | 24 Ağustos 2026 01:15:59

“Edinmek” ve “oluşturmak”, biz insanların yaşamlarını baştan sona kuşatan kaygıların ve eylemlerin kaynağını oluşturur. Mal-mülk ediniriz, toplumda bir yer ediniriz, alışkanlık ediniriz, çevre ediniriz; sağlık kaygısı, gelecek kaygısı, güvenlik kaygısı, kabul görme-onaylanma kaygısı yaşarız. Bunlar yaşamımızın her döneminde dışarıdan görünmez; ama davranışlarımızda, eylemlerimizde, söylemlerimizde hep görünüşe çıkarlar.

İçsel olan bu yaşam enerjileri kendileri olarak asla görünmezler, ancak uyarıcı-itici güçlerinin yansımaları olan görünüşleri ile anlaşılırlar. BİLİNCİN önüne nesnel olarak çıkarlar. Bilinç, düşünce, akıl, sevgi, nefret vb. türü olgular da aynı şekilde saf olarak görünmezler; ancak dışsal yansımaları üzerinden, gözlem ve deneyimler yoluyla anlaşılırlar. Bu görünmez görünüşlerin -yansımaların- akılda kavranması bir oluşum sürecinin sonucu olarak gerçeklik kazanır. Oluşum süreci derken kast edilen; algıyla başlayıp kavramla bütünlüğe gelmiş olan gerçekliklerdir.



Bilgimize konu olan evreni, tüm varoluşu kabaca iki kategoriye ayırabiliriz. Birincisi doğrudan duyusal algılarımızla fark ettiğimiz; görüp duyduğumuz, dokunup etkileyebildiğimiz görünüşler ve nesneler dünyası. Bu dünyayı fiziksel dokunuşlarla istediğimiz ölçüde test edebiliriz. Ayrıştırıp-birleştirir, kırıp-parçalar, başka nesnelerle ilişkiye sokarak karşılıklı dirençlerini ölçebiliriz. Sonuç olarak denemeler yoluyla niteliklerini bilir, onu oluşturan ögelerini ayrıştırıp oranlamalar yoluyla bir ölçüye varırız.

Duyulara açık dünyanın yasallıklarını keşfederiz. Matematik diline çevirip sayısal olarak formülleştiririz. Doğa yasaları diye bildiğimiz hakikatlere varırız. Bu yasallıklar zorunluklardır, kendilerinde değişmez ve herkesin deneyleyip denetlemesiyle aynı sonucu veren olgular.

İkinci kategori duyusal olmayan, ama duyumsanan (hissedilen), her insanın ancak kendisinin iç dünyasında yaşadığı, oransal ölçüye gelmeyen, her bireyin kendine özgü renk ve kıvamda yaşayarak fark edebileceği hakikatler. Her bireye özgü olan bu deneyimlerin anlaşılması, herkesin anlayabileceği evrensel bir nitelik taşıyıp taşımadığı kanıtlanabilir mi? Hem evet hem hayır, çünkü bu alan hep sorunsaldır.

Sorunsal oluşu deneyimi yaşayan bireyin idrak edebilme derecesi, zihin yapısı, duyguları, yaşam deneyimleri ve bedensel organizmasının kendine özgü olmasından dolayı. Bu anlamda tüm deneyimler sözünü ettiğimiz bu bileşenlerin eleğinden geçerek algılanıp sonucu hissedilir ve yaşayanın içsel deneyimi olur.  Ancak kişisel ve zihinsel yapı her ne kadar özgün olsa da duygular nitelik olarak aynıdır, sadece yoğunluğu ve deneyimi yaşayanın duyarlılık derecesi farklıdır. Örneğin korku korkudur, ancak korkunun nesnesi değişiktir; karanlıktan korku, yükseklik korkusu, fareden korku, kavgadan korku gibi. Diğer duygular ve içsel deneyimler için de durum böyle. Ayrıca adalet, özürlük, dostluk, iyi, kötü gibi kavramlar da nesnel varlık olmadıkları için sayısal olarak ifade edilemez. “Sana göre-bana göre” yargısının nesnel temeli, içsel yaşantının ve deneyimlerin her kişinin özgün bir özne olmasından dolayıdır.

Duyguların ve tinsel hakikatlerin her bireyin özgünlüğüne göre farklı renk ve yoğunlukta deneyimlenip duyumsanmasının göreceli olması, onların kavramsal düzeyde anlaşılmasına engel değil. Kavramak olgunun evrensellik boyutunu bilince açık hale getirmektir. Başka bir ifadeyle her bireyin aynı gerçekliği yaşayabileceği, bunu fark edip davranışlarında ortaya koyabileceğinin olanaklı olduğu anlamına gelir. Dostluk, cömertlik, kıskançlık, adalet, özgürlük, vefa, sevgi vd. kavramların her birini diğerinden ayıran niteliği var. Bu nitelikler evrensel, ama bireylerin bunu yaşama biçimi ve deneyimlerinin sonucu farklı algılanır. Hakikatin deneyimlenmesi ve görünüşünün göreceli, farklı olduğu yargısını o kavramın evrensel niteliğine bakarak verebiliriz, “ölçeriz”. Evrenseller bireyler üzerinden edimselleşirler. Her bireyin kendi deneyimi üzerinden şahit olduğu gerçeklik, göreceliliğin, “sana göre, bana göre” yargısının temelini oluşturur.

Her iki varlık kategorisinde de deneyim kurgusunu, gözlemi, ölçüyü yargısal soyutlama yaparak anlarız, bilincimize katarız. Burada şu soru karşımıza çıkar: Soyutlamaların nesnesinin doğasını temsil ettiğinin kanıtı nedir? Bundan nasıl emin olabiliriz? Yöntem her birisi için farklı olsa da kullanılan güç düşünce; kanıtı ise ölçüdür. Ölçüyü keyfi olarak belirleyemeyiz. Ölçü anlaşılmaya çalışılan olgunun içsel bütünlüğünden ve özsel niteliğinden çıkarsanır. Ölçü olgunun hakikatini bize veren güvenli araçtır. Anlamanın amacı evrensele varmak, ölçüyü oluşturmaktır; çünkü “ölçü tamamlanmış varlıktır.” (Hegel) Belirli olan her şey nicelik ve niteliğinin birliği olarak ölçü tarafından oluşturulan birer varoluştur. Böylece   anlamanın gerçekliği, kavramın düşünsel boyutu kendini haklı çıkarabilir; pratikte; nesnede ve görünüşte.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Avustralya'da Kedi Sokağa Çıkma Yasağı
24 Temmuz 2026 – YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR
BAKIŞ AÇISI
Borsa Değil Soygun Sahası Bu Vurgunun Asıl Ortağı Kim
Baltık Hava Sahasında Alarm Rusya’dan Gelen Dronlar NATO Sınırlarını Test Ediyor

Japonya Savunma Beyaz Kitabı Yayınladı: Uzun Süreli Bir Çatışma Senaryosuna Hazırlık
Sivil Altyapı Neden Hedef Alınıyor? ABD'nin İran Savaşı'ndaki Hedef Belirleme Stratejisinin Mantığı
Husilerden 'kuşatmaya kuşatma' hamlesi: Suudi Arabistan'a deniz trafiği yasağı
Avrupa'da "uzun barış"ın sonu, savaş hazırlıklarının başlangıcı
Stratejik Niyet, Yapısal Boşluk: Donald Trump'ın Yıkıcı Dış Politika Doktrinini Anlamak

Kritik Mineraller Afrika'nın İkinci Paylaşımını Tetikliyor
Küreselleşmenin Sonu mu? Savaşlar ve Ticaret Çatışmaları Tedarik Zincirlerini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?
İran savaşı küresel ticareti nasıl yeniden şekillendirecek?
Türkiye 2025'te kira artışlarında AB ülkelerini geride bıraktı.
Küresel Ticaretin Görünmez Altyapısı

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Bilgi edinilir bilinç oluşturulur. (I)
Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Dünyada ilk: İnsansı robot ameliyat yaptı.
Otomobil Teknolojisinin Geleceği
Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'

En eski evcil köpekler Anadolu'dan çıktı: Tüm bitki ve hayvanlardan önce evcilleştiler
Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.

BM Gıda Programı'ndan 13 bölgede açlık uyarısı…
Gelecek 5 yılda sıcaklıklar rekor kıracak!
Rekor sayıda ABD'li ülkeyi terk edip vatandaşlıktan çıkıyor
Türkiye otokratik rejimler arasında
Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.

Zincirleri Parçalayan Anaların Kalplerinin İsyanı Özgürlük Ateşi
Korkunun Muhalefeti Halkın Öfkesini Bastıranlar, İktidarın Gölgesinde Yaşayanlar
İnkârın Duvarı Devlet Susuyor, Çerkeslerin Tarihi Haykırıyor
Büyük güçlerin açtığı savaşların etkileri en çok yoksul ülkeleri etkiler.
Barış İddiası, Savaş Açmak: Yeni Küresel Çatışma Çağında ABD Politikası

ASKIDA EKMEK GİBİ DEMOKRASİ
SİYASİ AHLAK
SEFİLLER
SATICININ ÖLÜMÜ
BİR HİCÂZKÂR HİKÂYE

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git