A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

SEFİLLER

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 09 Haziran 2026 10:32:14

Kütüphane kültürüyle yatılı ortaokula başladığımda Talas’ta tanışmıştım. Önce hikâye kitaplarına, ardından romanlara dadanmış; hatta “The Glorious Quran” adıyla çevrilmiş mukaddes kitabımız Kuran’ın İngilizcesini de bu kütüphanede okumuştum. 26 Şubat 1802’de dünyaya gelen Victor Marie Hugo, Fransa’da edebiyat akımının değerli isimlerinden biridir. Şiirleri, romanları ve hikâyeleriyle döneminin önde gelen edebiyatçıları arasında anılır; yalnızca Fransa’da değil, dünya edebiyat tarihinin de önemli bir ismidir Victor Hugo. Yazdığı pek çok kitap arasında “Sefiller” ve “Notre Dame’ın Kamburu” olarak bildiğimiz “Les Misérables” ile “The Hunchback of Notre-Dame” dünya klasikleri arasında başyapıt olarak yerini korumaktadır. Bu kitaplardan ilk okuduğum “Sefiller” olmuştu ve çok etkilenmiştim.



Aç olduğu için çaldığı bir somun ekmek yüzünden kürek mahkûmu olan Jean Valjean’ın hayat hikâyesi, okuduysanız sizi de derinden etkilemiştir. Jean Valjean’ın hayatındaki inişler ve çıkışların günümüz Türkiye’sinde gerçekten yaşanabilir olduğunu düşünüyor musunuz? Kürek mahkûmluğunun ardından sığındığı kilisenin piskoposu tarafından karnı doyurulan Jean Valjean, yemek takımlarını çalıp yakalandığında piskoposun “bunları ona hediye ettim” demesini nasıl değerlendirirsiniz? Bilmiyorum.

Daha sonra Jean Valjean, yerleştiği kasabada çalışkanlığıyla zengin olur; hatta çevresinde o denli sevilir ki belediye başkanı bile seçilir. Bu arada Jean Valjean’ın peşini bırakmayan şüpheci polis Javert ile arasındaki ilişki, romanın serüvenlerini oluşturur.

Çok kitap okuduğumu iddia edecek değilim; hele Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün okuduğu 4.000’den fazla kitabın yanında benim okuduğum sayının ağırlığı bile olmaz. Hayatının büyük bölümü cephede geçen bir dehanın kitap okumak için hangi anlarda vakit bulduğunu hâlâ düşünmekteyim. Yalnızca okumak da değil; kitaplardaki önemli yerlerin altını çizmek için bile hem bir kaleme hem de zamana ihtiyaç vardır.

Bu ülkede parti başkanlığı, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı yapmış Süleyman Demirel’in de çok okuyan bir insan olduğunu hatırlarım. Isparta’nın İslamköy’ünde doğan ve kendi deyimiyle çocukluğunu koyun güderek geçiren Demirel, yüksek inşaat mühendisi olmuştu. Barajlar konusunda özel bir ilgi geliştirdiği bilinir.

Güniz Sokak 31 numaralı evinde televizyonlara röportaj verdiği zamanlarda çalışma masasının başında konuşurdu. Masanın üstü, arkasındaki kütüphane, yerlerdeki kitap yığınları arasından söz alırdı rahmetli Demirel. Birkaç kez Pembe Köşk’te kendisini ziyaret ettiğimde beni çalışma odasında kabul etmişti. Güniz Sokak’taki evi aratmıyordu; her yerde kitap vardı. Okuduğu kitaplarda önemli yerlerin altını çizip çizmediğini bilmiyorum; ancak ciddi bir kütüphanesi olduğuna şüphe yoktur.

4.000 kitap rekoruna ulaştığını pek sanmıyorum. Ortalama bir kitabın hacmiyle 4.000 rakamını çarptığınızda elde edeceğiniz metre küp değerine bir bakın; insanın inanma sınırlarını zorladığını görürsünüz. Hatta ortalama bir kitabın ağırlığını 4.000 ile çarparsanız ortaya ciddi bir ağırlık çıkar.

Yaşadığım Anadolu’da gelişen olaylar beni, sizi bilmem, Osmanlı Devleti’nin 1878 yıllarına götürmektedir. Adını telaffuz ederken bile zorlandığım, Türk olduğuna inanmadığım II. Abdülhamit’in, Kanun-i Esasî’yi bir günde askıya alıp Meclis-i Mebusan’ı kapatmasıyla başlayan istibdat dönemi yaklaşık 30 yıl sürmüştür. Padişahı eleştirmek yasaklanmış; onun icraatlarını eleştiren gazete ve dergiler derhal kapatılmıştır. Sarayın kurduğu polis teşkilatına jurnalcilik yapanlar ödüllendirilmiş, pek çok yazar hapse atılmıştır.

Bu süreç 30 yıl boyunca devam etmiştir. Sarayın tanımladığı suçları önlemek adına “Hafiye Ordusu” kurulmuştur. Bu ordunun görevi halk arasında dolaşarak edindiği bilgileri Padişah’a iletmekten ibarettir. Giderek artan baskı ve jurnalcilik düzenine bir de ülke içinde kötüleşen ekonomik tablo eklenince toplumun daha fazla katlanamayacağı açıktı. Diğer devletlerden borç üstüne borç alınmış; bunlar geri ödenemediğinden Düyun-u Umumiye, yani moratoryum kurulmuştu: 20 Aralık 1881. Adı da son derece ilginçtir: “Muharrem Kararnamesi.” Bu kararname ile ülkedeki vergilerin yabancılar tarafından toplanmasına ve yönetilmesine izin verilmiştir.

24 Temmuz 1908’de II. Meşrutiyet ilan edilerek durumun düzeleceği umut edilmiştir. Sarayın başında yine II. Abdülhamit bulunmaktadır.

Bugünkü Türkiye’mizle 1878’de başlayan dönem arasında ne fark olduğunu düşünebiliriz. Jurnalcilerin ifadeleriyle dolup taşan Silivri, keyfi biçimde uygulanan adalet, giderek yoksullaşan halk, 13 milyona yaklaşan işsiz sayısı…

2026 yılı itibarıyla kısa ve uzun vadeli dış borcun toplam tutarının 519,9 milyar dolar olduğu belirtilmektedir. Bu kadar borç için ödenen faiz ise anapara hariç 275 milyar dolardır.

İnanılması güç bu faiz miktarıyla ülkemizde neler yapılabilirdi? Size bir örnek vereyim: Osmangazi Köprüsü’nün yapım maliyeti 1 milyar 480 milyon dolardır. O faiz parasıyla 185 adet Osmangazi Köprüsü inşa edilebilirdi, diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







BAKIŞ AÇISI
Borsa Değil Soygun Sahası Bu Vurgunun Asıl Ortağı Kim
Baltık Hava Sahasında Alarm Rusya’dan Gelen Dronlar NATO Sınırlarını Test Ediyor
Teğmen Ebru Eroğlu’nun İadesi Reddedildi Hukuk, Vicdan ve Milletin Yitirdiği Adalet
Anarad Hiğutyun Okulu: Kadıköy’den Nazim Hikmet Kültür Merkezi’ne, Kapanan Bir Kökün Hikâyesi ve Bugüne Yansıması

Dışarıda Güçlü, İçeride Kırılgan: Pedro Sánchez 2027’de İktidarda Kalabilecek mi?
Mısır - Çin İlişkilerinin 70. Yıldönümü: El-Sisi ve Xi, Küresel Güney'i ve Çin'in Dört Küresel Girişimini Destekliyor.
Yeni Soğuk Savaşı Yönetmek: Trump ve Xi Pekin Zirvesinden Gerçekten Ne İstiyor?
Avustralya'da IŞİD bağlantılı aileler için bundan sonra ne olacak? Ülkenin radikalleşmeyi önleme programlarının iç yüzü.
İran Savaşı Sona Erebilir, Ancak Trump'ın Müttefikleriyle Arasındaki Anlaşmazlıklar Kalıcı Olacak

Küreselleşmenin Sonu mu? Savaşlar ve Ticaret Çatışmaları Tedarik Zincirlerini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?
İran savaşı küresel ticareti nasıl yeniden şekillendirecek?
Türkiye 2025'te kira artışlarında AB ülkelerini geride bıraktı.
Küresel Ticaretin Görünmez Altyapısı
SOFRAYA KONAN HER LOKMA, BU DÜZENDE BİR SINAVDIR!

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

En eski evcil köpekler Anadolu'dan çıktı: Tüm bitki ve hayvanlardan önce evcilleştiler
Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.

Gelecek 5 yılda sıcaklıklar rekor kıracak!
Rekor sayıda ABD'li ülkeyi terk edip vatandaşlıktan çıkıyor
Türkiye otokratik rejimler arasında
Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911

Zincirleri Parçalayan Anaların Kalplerinin İsyanı Özgürlük Ateşi
Korkunun Muhalefeti Halkın Öfkesini Bastıranlar, İktidarın Gölgesinde Yaşayanlar
İnkârın Duvarı Devlet Susuyor, Çerkeslerin Tarihi Haykırıyor
Büyük güçlerin açtığı savaşların etkileri en çok yoksul ülkeleri etkiler.
Barış İddiası, Savaş Açmak: Yeni Küresel Çatışma Çağında ABD Politikası

SİYASİ AHLAK
SEFİLLER
SATICININ ÖLÜMÜ
BİR HİCÂZKÂR HİKÂYE
ADİL...

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git