A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

İnkârın Duvarı Devlet Susuyor, Çerkeslerin Tarihi Haykırıyor

Kategori Kategori: Makale | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Avraham Zafer İşcen | 07 Nisan 2026 10:21:09

Tarih bazen sadece geçmişte yaşanmış bir felaket değil, bugünün siyasal tercihlerini belirleyen ağır bir yüktür. Çerkes halkının 19. yüzyılda maruz kaldığı sürgün ve kitlesel yok oluş, yani Çerkes Soykırımı, dünyanın birçok yerinde artık adı konulmuş bir insanlık suçu olarak kabul edilirken, Türkiye’de bu meselenin resmî düzeyde tanınmaması tesadüf değil; bilinçli bir politik tercihtir. Bu tercih, yalnızca geçmişle yüzleşmekten kaçınmak değil, aynı zamanda bugünün iktidar aklının nasıl işlediğini de açıkça ortaya koyar.



Çünkü bu mesele yalnızca tarih değil; aynı zamanda kimlik, devlet refleksi ve jeopolitik hesap meselesidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu aklı, Osmanlı’dan devraldığı çok katmanlı, çok kimlikli toplumsal yapıyı homojen bir ulus kimliğine indirgeme çabasıyla şekillendi. Bu süreçte acılar yarıştırıldı, bazıları görünür kılındı, bazıları ise sistemli şekilde görünmezleştirildi. Çerkeslerin yaşadığı büyük felaket ise uzun yıllar boyunca “göç” gibi yumuşatılmış ifadelerle anıldı, adeta tarihin tozlu raflarına kaldırılmak istendi. Çünkü “soykırım” demek, sadece bir kelimeyi telaffuz etmek değil; aynı zamanda bir sorumluluğu, bir yüzleşmeyi ve bir kırılmayı kabul etmek demektir.

Peki neden bu kırılmadan bu kadar korkuluyor? Çünkü devletler, özellikle de güçlü merkeziyetçi reflekslere sahip olanlar, tarihsel suçların tanınmasını bir zayıflık emaresi olarak görür. Oysa gerçek zayıflık, gerçeği inkâr etmektir. Türkiye’de bu inkârın bir diğer boyutu ise dış politika hesaplarıdır. Rusya ile kurulan hassas dengeler, enerji bağımlılığı, bölgesel ittifaklar… Tüm bunlar, Çerkes Soykırımı’nın tanınmasını bir “risk” olarak kodlayan zihniyeti besliyor. Yani mesele sadece tarih değil; bugünün çıkar ilişkileridir. İnsanlık onuru ile jeopolitik çıkarlar arasında yapılan tercih, ne yazık ki çoğu zaman ikincisinden yana oluyor.

Ama asıl mesele daha derinde yatıyor: Bu ülkede devlet, kendi vatandaşlarının acılarını bile “stratejik” bir süzgeçten geçirerek tanıyor ya da tanımıyor. Eğer bir acı, mevcut resmi anlatıya hizmet etmiyorsa, görmezden geliniyor. Eğer bir kimlik, mevcut siyasal düzen için “fazla hatırlatıcı” ise, bastırılıyor. Çerkesler bu ülkenin asli unsurlarından biri olmasına rağmen, yaşadıkları tarihsel travmanın tanınmaması tam da bu zihniyetin bir sonucudur. Çünkü tanımak, sadece geçmişi kabul etmek değil; aynı zamanda bugünün eşitsizliklerini de sorgulamayı gerektirir.

Bu noktada Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tutumu da ayrı bir tartışma konusudur. Meclis, halkın iradesini temsil ettiği iddiasında olsa da, söz konusu tarihsel yüzleşme olduğunda bu irade adeta buharlaşır. Siyasi partiler, oy kaygısı, dış politika dengeleri ve devlet refleksleri arasında sıkışarak bu konuyu gündeme dahi getirmekten imtina eder. Oysa gerçek temsil, sadece çoğunluğun değil, sesi bastırılmış olanların da hakkını savunmaktır. Meclis bunu yapmadığı sürece, “milli irade” söylemi de içi boş bir slogandan ibaret kalır.

İşin daha çarpıcı tarafı ise şudur: Dünyanın farklı ülkeleri bu tarihi olayı tanırken, bu topraklarda yaşayan milyonlarca Çerkes’in hafızası hâlâ resmî olarak yok sayılıyor. Bu durum sadece politik bir çelişki değil; aynı zamanda ahlaki bir çöküştür. Çünkü bir toplum, kendi içindeki acıları tanımadan gerçek bir birlik kuramaz. Bastırılan her gerçek, bir gün daha büyük bir çatlak olarak geri döner.

Bugün ihtiyaç duyulan şey, korkularla şekillenen bir siyaset değil; cesaretle yüzleşen bir iradedir. Çerkes Soykırımı’nın tanınması, bu ülkeyi bölmez; aksine daha güçlü bir toplumsal bağ kurmanın kapısını aralar. Ama bunun için önce şu sorunun dürüstçe sorulması gerekir: Devlet, kendi vatandaşlarının tarihine gerçekten saygı duymaya hazır mı, yoksa hâlâ geçmişin hayaletlerinden korkarak yaşamaya devam mı edecek? Çünkü yüzleşmek, sadece geçmişi değil, bugünü de özgürleştirir.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Borsa Değil Soygun Sahası Bu Vurgunun Asıl Ortağı Kim
Baltık Hava Sahasında Alarm Rusya’dan Gelen Dronlar NATO Sınırlarını Test Ediyor
Teğmen Ebru Eroğlu’nun İadesi Reddedildi Hukuk, Vicdan ve Milletin Yitirdiği Adalet
Anarad Hiğutyun Okulu: Kadıköy’den Nazim Hikmet Kültür Merkezi’ne, Kapanan Bir Kökün Hikâyesi ve Bugüne Yansıması
Rus Ordusunda Ölümün Sonrası Kafalar Kesiliyor, İnsanlık Tükendi

Amerikan egemenliğinin ahlakı çöküşü: Yeni Bir Barbarlık Çağı
Trump'ın İran kumarı, yıkmayı hedeflediği rejimi daha da güçlendirdi.
Ülkelerin birbirini 'eğlence olsun diye' vurabildiği yeni dünya düzeni
Hackerlar FBI'ın Epstein dosyalarına sızdı.
İran Savaşı Aslında Çin'le İlgili

SOFRAYA KONAN HER LOKMA, BU DÜZENDE BİR SINAVDIR!
İran savaşı, küresel tahvillerde 2,5 trilyon dolarlık bir kayba yol açtı
Dünya ekonomisi, İran savaşının etkilerinin “ön faturasını” bekliyor.
Von der Leyen, AB'nin ticaret anlaşmasında sona yaklaştığı Avustralya’yı ziyaret edecek.
Yeni Sömürgecilik: Enerji, Mineraller ve Kaynak İmparatorluğunun Geri Dönüşü

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

En eski evcil köpekler Anadolu'dan çıktı: Tüm bitki ve hayvanlardan önce evcilleştiler
Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.

Türkiye otokratik rejimler arasında
Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!

Korkunun Muhalefeti Halkın Öfkesini Bastıranlar, İktidarın Gölgesinde Yaşayanlar
İnkârın Duvarı Devlet Susuyor, Çerkeslerin Tarihi Haykırıyor
Büyük güçlerin açtığı savaşların etkileri en çok yoksul ülkeleri etkiler.
Barış İddiası, Savaş Açmak: Yeni Küresel Çatışma Çağında ABD Politikası
Saraçhane’de Halk Var, Liderler Nerede Cesaretin Yerine Sessizliği Seçenlere Açık İsyan!

YURDUM İNSANI
ÖZGÜRLÜK
OKKALI YALAN
Yağmur Yağar
TARİH

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git