A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

SOFRAYA KONAN HER LOKMA, BU DÜZENDE BİR SINAVDIR!

Kategori Kategori: Türkiye | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Avraham Zafer İşcen | 31 Mart 2026 06:11:10

12 Mart’ta 149 liraya satılan çarliston biberin 24 Mart’ta 189 liraya fırlaması, masum bir “fiyat güncellemesi” veya mecburi ekonomik değişiklik değildir; bu, aleni, utanmaz ve sistematik bir talandır. Bu artış, doğanın döngülerinden veya beklenmedik arz-talep dengesizliklerinden kaynaklanmaz; bunun kaynağı, piyasayı kutsayan, insanı merkeze almayan, sadece kârı yücelten aktörlerdir. Artık mesele sadece bir sebzenin fiyatı değildir. Mesele, bu ülkenin halkının gözünün içine baka baka soyulmasıdır, yoksulluğunun ve temel ihtiyaçlar karşısındaki çaresizliğinin sistematik olarak istismar edilmesidir.



Kimse masal anlatmasın. “Maliyet arttı”, “nakliye pahalı”, “arz düştü” gibi klişeler, 12 gün içerisinde %27’lik bir fiyat artışını açıklayamaz. Bu, basit bir ekonomik gerçeklik değil; bu, fırsatçılıktır, örgütlü açgözlülüktür, denetimsizliğin yarattığı pervasızlıktır ve “nasıl olsa kimse hesap sormaz” rahatlığının yol açtığı bir suçtur. Bu düzenin adı kapitalizmdir ve bu düzen, krizden beslenir. Sen çocuğuna meyve alamazken, onların bilançosunda senin yokluğun “büyüme” olarak kaydedilir. Sen mutfağındaki yangınla uğraşırken, onlar kâr marjını artırmanın hesaplarını yapar. Çünkü bu sistemde ahlak yoktur, vicdan yoktur; yalnızca kâr vardır, yalnızca fiyat etiketleri vardır.

Üretici kazanamıyor. Tarlada alın teri döken çiftçi borç içinde kıvranıyor; ama ürün market rafına geldiğinde sihirli bir şekilde fiyatlar katlanıyor. Bu bir sihir değil; bu zincirleme soygundur. Aracıdan depocuya, lojistikten perakendeye uzanan bir vurgun hattıdır bu ve bu hattın sonunda kaybeden hep aynıdır: halk. Yani tüm bu sürecin sonunda kazanan küçük bir azınlıkken, kaybeden çoğunluk, en temel gıda maddelerine erişmeye çalışan halktır.

Daha da çirkini şu: Bu düzen sadece cebini değil, sesini de kontrol etmek istiyor. İçeride çalışanlar korkutuluyor, işten atılma tehdidiyle susturuluyor, etiketler, kodlar ve izler kapatılıyor. Neden? Çünkü gerçek görünürse, bu yağmanın üstündeki ince perde yırtılacak ve halkın tepkisi büyüyecektir. Gerçekler saklanıyor, fırsatçılar korunuyor, denetim mekanizmaları işlevsiz hale getiriliyor.

Peki nerede denetim? Nerede kamu otoritesi? Nerede halkı koruması gereken mekanizmalar? Eğer bir ülkede temel gıda maddeleri bu kadar kısa sürede bu kadar rahat ve yüksek oranlarla zamlanabiliyorsa, orada ya denetim yoktur ya da denetlenen halktır; çünkü fırsatçılık ve spekülasyon, denetimsiz bırakılan bir piyasanın kaçınılmaz sonucudur.

Yurtseverlik, nutuk atmak değildir. Yurtseverlik, bu ülkenin insanının sofrasına sahip çıkmaktır, çiftçinin alın terini savunmaktır, işçinin emeğini korumaktır, tüketicinin cebine uzanan eli kırmaktır. Eğer bir ülkede halkın en temel gıda maddesi bile spekülasyon konusu olabiliyorsa, bağımsızlıktan, adaletten, ekonomik özgürlükten söz etmek anlamsızdır. Bu, doğrudan halkın yaşamını hedef alan bir ekonomik şiddettir ve buna karşı durmak, sadece ekonomik değil aynı zamanda etik bir zorunluluktur.

Bugün çarliston biberdir, yarın ekmek olur. Bugün %27’lik artıştır, yarın %50 olabilir. Çünkü bu düzen doymak bilmez, sınır tanımaz ve sen sustukça büyür. Sistem, fırsatçılığı ve açgözlülüğü sürekli yeniden üretir; bu süreçte halk, temel ihtiyaçlar karşısında çaresiz bırakılırken, piyasayı yöneten küçük bir azınlık kârı maksimize eder.

Artık mesele şudur: Bu soyguna alışacak mıyız, yoksa hesap mı soracağız? Çünkü unutma—sofrana uzanan el, yarın hayatına uzanır. Gözlerini kapatmak, susturulmak ya da umursamamak, sadece bireysel bir kayıp değildir; bu, kolektif bir tehlike, sistematik bir baskı ve geleceğimizin gaspıdır. Artık tek seçenek, bilinçli tüketici olmak, halkın sesini yükseltmek ve bu fırsatçılığa dur demektir. Yoksa bu düzen, sınır tanımayan açgözlülüğüyle büyümeye devam edecektir ve her yeni gün, halkın sofrasına uzanan ellerin sayısı artacaktır.

Her lokma bir sınavdır, her fiyat artışı bir mesajdır ve her zam, halkın gözleri önünde işlenen sistematik bir zulmün göstergesidir. Bu zulme sessiz kalmak, yalnızca bireysel değil, toplumsal bir ihmal olur. Dolayısıyla artık mesele, sadece çarliston biberin fiyatı değildir; mesele, ülkenin ekonomik adaleti, halkın temel ihtiyaçlarının güvence altına alınması ve sistemin açgözlü mantığının halkın sırtına yüklediği yükün farkında olmaktır.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Borsa Değil Soygun Sahası Bu Vurgunun Asıl Ortağı Kim
Baltık Hava Sahasında Alarm Rusya’dan Gelen Dronlar NATO Sınırlarını Test Ediyor
Teğmen Ebru Eroğlu’nun İadesi Reddedildi Hukuk, Vicdan ve Milletin Yitirdiği Adalet
Anarad Hiğutyun Okulu: Kadıköy’den Nazim Hikmet Kültür Merkezi’ne, Kapanan Bir Kökün Hikâyesi ve Bugüne Yansıması
Rus Ordusunda Ölümün Sonrası Kafalar Kesiliyor, İnsanlık Tükendi

Trump'ın İran kumarı, yıkmayı hedeflediği rejimi daha da güçlendirdi.
Ülkelerin birbirini 'eğlence olsun diye' vurabildiği yeni dünya düzeni
Hackerlar FBI'ın Epstein dosyalarına sızdı.
İran Savaşı Aslında Çin'le İlgili
Amerika yine bitmek bilmeyen bir savaşın içinde mi?

SOFRAYA KONAN HER LOKMA, BU DÜZENDE BİR SINAVDIR!
İran savaşı, küresel tahvillerde 2,5 trilyon dolarlık bir kayba yol açtı
Dünya ekonomisi, İran savaşının etkilerinin “ön faturasını” bekliyor.
Von der Leyen, AB'nin ticaret anlaşmasında sona yaklaştığı Avustralya’yı ziyaret edecek.
Yeni Sömürgecilik: Enerji, Mineraller ve Kaynak İmparatorluğunun Geri Dönüşü

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

En eski evcil köpekler Anadolu'dan çıktı: Tüm bitki ve hayvanlardan önce evcilleştiler
Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.

Türkiye otokratik rejimler arasında
Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!

Büyük güçlerin açtığı savaşların etkileri en çok yoksul ülkeleri etkiler.
Barış İddiası, Savaş Açmak: Yeni Küresel Çatışma Çağında ABD Politikası
Saraçhane’de Halk Var, Liderler Nerede Cesaretin Yerine Sessizliği Seçenlere Açık İsyan!
Ankara Bahçelievler Katliamı: Türkiye’yi Sarsan Siyasi Şiddetin Arkasındaki Gerçekler
Başkomiserin Skandalı Polis Teşkilatında Şok Eden Uyuşturucu Olayı

OKKALI YALAN
Yağmur Yağar
TARİH
KADI BURHANETTİN
Ne Şam'ın Şekeri

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git