A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Borsa Değil Soygun Sahası Bu Vurgunun Asıl Ortağı Kim

Kategori Kategori: Ayorum Güncel | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Avraham Zafer İşcen | 27 Mart 2026 03:24:00

Bir ülkede dolandırıcılık bu kadar büyüyorsa, mesele artık üç beş sahtekârın açgözlülüğü değildir; mesele sistemin kendisidir. Bugün “büyük operasyon” diye sunulan, 65 kişinin gözaltına alındığı bu borsa vurgunu dosyası, aslında bir çöküşün geç kalmış ilanıdır. Çünkü bu yapı bir gecede kurulmadı. Aylarca, belki yıllarca insanları aradılar, ikna ettiler, küçük kazançlar göstererek güven topladılar, sonra o güveni paraya çevirdiler. Bu kadar büyük bir organizasyonun sessizce büyümesi, yalnızca suçluların maharetiyle açıklanamaz; bu, denetim mekanizmalarının çürümesi, görmezden gelinmesi ya da bilinçli olarak geciktirilmesidir.



Halka “yatırım yap, kazan” diye pazarlanan bu düzen, aslında modern çağın en rafine soygun yöntemlerinden biridir. Eskinin yankesicisi kalabalıkta cebinizi boşaltırdı; bugünün dolandırıcısı ise sizi kendi rızanızla soyulmaya ikna ediyor. Üstelik bunu yaparken banka sistemini kullanıyor, şirket kuruyor, reklam veriyor, sosyal medyada görünür oluyor. Yani ortada gizli saklı bir yapı yok; aksine gözümüzün önünde büyüyen bir ağ var. Peki böyle bir ağ nasıl olur da bu kadar süre dokunulmadan kalır?

Cevap acı ama basit: Çünkü sistem, suç büyüyene kadar harekete geçmez. Küçük kayıplar “önemsiz” sayılır, bireysel mağduriyetler istatistiklere gömülür. Ta ki mesele kitlesel hale gelene kadar. Ta ki yüzlerce, binlerce insan aynı anda bağırana kadar. İşte o zaman devlet refleksi devreye girer. Ama bu refleks adalet için değil, düzenin devamı içindir. Çünkü asıl korkulan şey dolandırıcılık değil; finansal sisteme olan güvenin çökmesidir. Eğer insanlar “borsa bir kumarhane, yatırım bir tuzak” demeye başlarsa, işte o zaman müdahale kaçınılmaz olur.

Bu yüzden bu operasyonu bir “temizlik” olarak görmek saflık olur. Bu, daha çok kontrol kaybının ardından gelen bir hasar yönetimidir. Çünkü aynı model defalarca tekrarlandı: Sahte yatırım danışmanları, şişirilmiş kazanç vaatleri, paravan şirketler, dağıtılmış para trafiği… Bu bir istisna değil, bir düzen. Ve bu düzen, denetimden daha hızlı büyüyor.

Daha da çarpıcı olan şu: Bu tür yapılar tek başına çalışmaz. Arkasında bir ekosistem vardır. Hesap açanlar, şirket kuranlar, para transferlerini yönetenler, reklam altyapısını sağlayanlar… Hepsi bu zincirin bir parçasıdır. Bu zincirin bazı halkaları “bilmiyorduk” diyerek sıyrılmaya çalışır, ama para trafiği yalan söylemez. Eğer bir şirket bu ağın içindeyse, ya gözünü kapatmıştır ya da zaten oyunun içindedir. Ve bu durumda mesele sadece dolandırıcılık değil, örgütlü bir ekonomik suç haline gelir.

Peki ya devlet? En kritik soru burada başlıyor. Bu kadar geniş çaplı bir yapı gerçekten hiç mi fark edilmedi? Hiç mi sinyal vermedi? Hiç mi iz bırakmadı? Bugünün dünyasında milyonlarca liralık para hareketleri, yüzlerce hesap, onlarca şirket… Bunların hiçbirinin dikkat çekmemesi ya büyük bir zafiyet ya da bilinçli bir gecikme demektir. Belki doğrudan bir işbirliği yoktur, ama ihmal de bazen suçun en sessiz ortağıdır. Görmeyen göz, duymayan kulak, işlemeyen mekanizma… Hepsi aynı sonuca hizmet eder: Suç büyür.

Ve en acı gerçek şudur: Bu sistem yalnızca dolandırıcı üretmez, aynı zamanda mağdur üretir. Geçim derdindeki insanlar, bir umutla yatırım yapan küçük birikim sahipleri, “belki bu sefer kurtulurum” diyenler… Hepsi bu çarkın içinde öğütülür. Çünkü bu düzen, umut üzerinden beslenir. İnsanların çaresizliğini, ekonomik sıkışmışlığını, hızlı çıkış arzusunu kullanır. Ve sonra onları suçlar: “Neden kandın?”

Oysa asıl soru şudur: İnsanlar neden bu kadar kolay kandırılabilir hale geldi? Çünkü sistem güven vermiyor. Çünkü emeğin karşılığı yok. Çünkü insanlar normal yollarla kazanamayacaklarına inanıyor. İşte tam bu noktada dolandırıcılık sadece bir suç değil, aynı zamanda bir semptom haline gelir. Çürüyen bir ekonomik yapının, adaletsiz bir düzenin dışa vurumudur.

Bugün yapılan operasyon, birkaç kişiyi gözaltına alarak bu gerçeği örtemez. Çünkü sorun kişiler değil, yapıdadır. Yarın başka isimlerle, başka şirketlerle, aynı yöntemlerle yeni vurgunlar ortaya çıkacaktır. Eğer denetim anlayışı değişmezse, eğer sistem şeffaflaşmazsa, eğer gerçekten önleyici bir mekanizma kurulmazsa, bu döngü devam eder.

Ve en sonunda şu gerçekle yüzleşmek zorunda kalırız: Bu ülkede dolandırıcılık bir istisna değil, bir sektör haline gelmiştir. Ve bu sektör, sadece suçluların değil, sessiz kalanların, geç müdahale edenlerin ve sistemi sorgulamayanların da eseridir.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Borsa Değil Soygun Sahası Bu Vurgunun Asıl Ortağı Kim
Baltık Hava Sahasında Alarm Rusya’dan Gelen Dronlar NATO Sınırlarını Test Ediyor
Teğmen Ebru Eroğlu’nun İadesi Reddedildi Hukuk, Vicdan ve Milletin Yitirdiği Adalet
Anarad Hiğutyun Okulu: Kadıköy’den Nazim Hikmet Kültür Merkezi’ne, Kapanan Bir Kökün Hikâyesi ve Bugüne Yansıması
Rus Ordusunda Ölümün Sonrası Kafalar Kesiliyor, İnsanlık Tükendi

Trump'ın İran kumarı, yıkmayı hedeflediği rejimi daha da güçlendirdi.
Ülkelerin birbirini 'eğlence olsun diye' vurabildiği yeni dünya düzeni
Hackerlar FBI'ın Epstein dosyalarına sızdı.
İran Savaşı Aslında Çin'le İlgili
Amerika yine bitmek bilmeyen bir savaşın içinde mi?

İran savaşı, küresel tahvillerde 2,5 trilyon dolarlık bir kayba yol açtı
Dünya ekonomisi, İran savaşının etkilerinin “ön faturasını” bekliyor.
Von der Leyen, AB'nin ticaret anlaşmasında sona yaklaştığı Avustralya’yı ziyaret edecek.
Yeni Sömürgecilik: Enerji, Mineraller ve Kaynak İmparatorluğunun Geri Dönüşü
Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

En eski evcil köpekler Anadolu'dan çıktı: Tüm bitki ve hayvanlardan önce evcilleştiler
Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.

Türkiye otokratik rejimler arasında
Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!

Saraçhane’de Halk Var, Liderler Nerede Cesaretin Yerine Sessizliği Seçenlere Açık İsyan!
Ankara Bahçelievler Katliamı: Türkiye’yi Sarsan Siyasi Şiddetin Arkasındaki Gerçekler
Başkomiserin Skandalı Polis Teşkilatında Şok Eden Uyuşturucu Olayı
Aldatılmış Gençlik, İşgal Altındaki Topraklar ve Bitmeyen Emperyal Hayal: Rusya’nın Savaş Makinesinin Karanlık Yüzü
Putin’in Askeri Güç Hamlesi Dünya Barışı ve Türkiye’nin Güvenliği Tehdit Altında

OKKALI YALAN
Yağmur Yağar
TARİH
KADI BURHANETTİN
Ne Şam'ın Şekeri

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git