A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Atlas’tan Tüm Türkiye’ye Çağrı Çocukları Korumak Devletin Görevidir, Gelecek Nesiller İçin Mücadele Şart!

Kategori Kategori: Ayorum Güncel | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Avraham Zafer İşcen | 18 Mart 2026 16:07:06

Türkiye İşçi Partisi’nin “Çocukları Korumak Devletin Görevidir” başlıklı açıklamasını okuduğumda, aklıma hemen kendi gözlemlerim geldi: Atlas ve benzeri vakalar, bireysel trajediler olarak sunulsa da aslında Türkiye’nin sistematik olarak göz ardı ettiği çocukların gerçek hikâyeleridir. Sokakta gördüğümüz çocuklar, yoksulluğun, güvencesiz çalışmanın ve sosyal hizmet eksikliğinin birer yansımasıdır. Benim için bu, sadece toplumsal bir problem değil, aynı zamanda kapitalist sistemin acımasız doğasının ve devletin ihmalkârlığının somut göstergesidir. Her bir çocuk, devletin asli sorumluluk alanının sınandığı birer laboratuvardır; eğer devlet, bu çocukları korumayı başaramıyorsa, toplumun geleceği de tehdit altındadır.

Bu nedenle TİP’in açıklaması yalnızca bir politika metni değil, geleceğe yazılmış bir manifesto, toplumsal vicdanın yüksek sesle dile getirilmiş çağrısıdır.



Yoksulluk, çocukların hayatını biçimlendiren en temel unsurlardan biridir. Benim gözlemlerime göre, güvencesiz işlerde çalışan aileler, çocuklarını bakımsız bırakmak zorunda kalıyor, onları sokaklara ve riskli ortamlara itiyor. Sistem, kapitalist mantığı gereği önce kârı ve piyasa çıkarlarını gözetiyor; çocuklar bu sistemin en savunmasız ve görünmez halkası hâline geliyor. Devletin asli görevi burada devreye girmeli; çocukları korumak, onları güçlendirmek ve geleceğe hazırlamak sadece bir seçenek değil, zorunluluk olmalıdır. Ancak mevcut yapıda, sosyal yardım programlarının yetersizliği, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim eksikliği, çocukların hayatını riske atmakta, onları hem mağdur hem de suça yatkın hâle getirmektedir. Benim kişisel gözlemim, çocukları cezai odaklı sistemle korumanın mümkün olmadığını, gerçek çözümün sosyal ve yapısal politikalarla sağlanabileceğini gösteriyor.

Eğitim, bu mücadelenin merkezinde yer alır. Milli Eğitim Bakanlığı’nın politikaları, risk altındaki çocukları dışlayıcı bir yön alırken, cemaat ve tarikat okullarının etkisi artmaktadır. Benim gözlemim, birçok çocuğun eğitim hakkından eşit şekilde faydalanamadığıdır; bu da onları sosyal olarak dışlanmaya ve sistemin görünmez mağdurları hâline getirmektedir. TİP’in belirttiği gibi, çocukları korumak yalnızca cezai yaptırımlarla mümkün değildir; güvenli eğitim ortamları, nitelikli öğretmenler, sosyal destekler ve psikolojik danışmanlık ile çocukların güçlendirilmesi şarttır. Devletin asli görevi, çocukları suçtan korumak değil, onları geleceğe taşıyacak araçları sağlamak ve toplumsal eşitliği güvence altına almaktır.

Kapitalist sistemin yarattığı eşitsizlikler, çocukları sistemin en kırılgan noktalarına itmektedir. Yoksulluk, sosyal dışlanma ve eğitimdeki adaletsizlik, çocukları hem mağdur hem suç faili hâline getirir. Benim gözlemlerim, sokakta yaşayan veya aile baskısı altında kalan çocukların, sistemin görmezden geldiği gerçek mağdurlar olduğunu göstermektedir. TİP’in savunduğu gibi, çocukların cezaevlerinde korunamayacağı açıktır; onları güçlendirecek ve hayata hazırlayacak politikalar gereklidir. Ailelerin ekonomik ve psikolojik olarak desteklenmesi, çocukların spor, kültürel ve sosyal etkinliklerle desteklenmesi, devletin asli sorumluluk alanıdır. Benim bakış açımla, çocukları yalnızca bireysel hatalardan veya aile ihmallerinden dolayı suçlamak, sorunun kaynağını gizlemek ve sistemi aklamaktan başka bir anlam taşımaz.

Hukuki sistem de çocukları çoğu zaman cezai odaklı görmektedir. Benim gözlemim, bu yaklaşım çocukları yeniden toplumsal dışlanmaya itmektedir. Devletin asli görevi, çocukları suçlu görmek değil, onları korumak, eğitmek ve güçlendirmektir. Sosyal ve ekonomik eşitsizlikler, güvencesiz iş ve yoksulluk, çocukların korunmasını doğrudan etkiler. Sosyal yardım programları, güvenli yaşam alanları ve nitelikli eğitim, çocukları riskli ortamlardan uzak tutacak temel araçlardır. Benim kişisel gözlemim, devletin asli görevini yerine getirmemesi halinde, çocukların geleceği ciddi şekilde tehlikeye girecek ve toplumun kendisi de bunun yükünü ödeyecektir.

TİP’in açıklaması, çocuk haklarını savunmanın yalnızca bireysel değil, toplumsal bir görev olduğunu hatırlatır. Kapitalist sistemin, çocukları marjinalleştirdiğini ve eşitsizlikleri derinleştirdiğini gözlemleyen herkes, bu çağrının ne kadar hayati olduğunu anlayacaktır. Çocukları güçlendirmek, suçtan uzak tutmak ve eşit fırsatlar sağlamak, sadece cezai yaptırımlar ile değil, devletin sosyal ve eğitim politikalarını güçlendirmesiyle mümkündür. Benim gözlemim, çocuk haklarının korunmadığı bir toplumun geleceğinin güvence altına alınamayacağıdır; bu nedenle TİP’in açıklaması devrimci bir manifesto, toplumsal bir çığlık ve gelecek nesiller için verilmiş bir mücadele çağrısıdır.

Sonuç olarak, çocukları korumak devletin asli görevidir ve benim gözlemim, bu görevin yerine getirilmediği her anın, Türkiye’nin geleceğini riske attığıdır. Atlas ve benzeri vakalar, sadece tekil trajediler değil, sistemin ve devletin ihmalkârlığının simgesidir. TİP’in açıklaması, yalnızca politik bir metin değil, toplumsal adaleti, eşitliği ve çocuk haklarını savunan bir manifestodur; devrimci bir perspektifle çocukları ve aileleri güçlendirmeyi, gelecek nesiller için mücadele etmeyi ve toplumsal vicdanı harekete geçirmeyi amaçlar. Bu, benim kişisel bakış açımla tamamen örtüşen bir çağrıdır: Devletin görevini hatırlaması, toplumun sorumluluk alması ve kapitalist sistemin yarattığı eşitsizliklere karşı harekete geçmek şarttır.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Atlas’tan Tüm Türkiye’ye Çağrı Çocukları Korumak Devletin Görevidir, Gelecek Nesiller İçin Mücadele Şart!
Saraçhane: Gençliğin Ayağa Kalktığı Gece ve Sessizliği Yırtan İrade
Zamanın Sessiz Çığlığı: Kırımlı Leyla Hanım’ın Ardından
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü
İran’ın Bombaları, Azerbaycan’ın Direnişi

Ülkelerin birbirini 'eğlence olsun diye' vurabildiği yeni dünya düzeni
Hackerlar FBI'ın Epstein dosyalarına sızdı.
İran Savaşı Aslında Çin'le İlgili
Amerika yine bitmek bilmeyen bir savaşın içinde mi?
Avustralya'dan İranlı kadın futbolculara sığınma hakkı

Von der Leyen, AB'nin ticaret anlaşmasında sona yaklaştığı Avustralya’yı ziyaret edecek.
Yeni Sömürgecilik: Enerji, Mineraller ve Kaynak İmparatorluğunun Geri Dönüşü
Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik

Başkomiserin Skandalı Polis Teşkilatında Şok Eden Uyuşturucu Olayı
Aldatılmış Gençlik, İşgal Altındaki Topraklar ve Bitmeyen Emperyal Hayal: Rusya’nın Savaş Makinesinin Karanlık Yüzü
Putin’in Askeri Güç Hamlesi Dünya Barışı ve Türkiye’nin Güvenliği Tehdit Altında
Sessiz Ağ Çin İstihbaratının Türkiye’deki Gölge Faaliyetleri
Gölgedeki Dünya: Özel Dedektiflik Şirketleri ve Modern Casusluk Endüstrisi

OKKALI YALAN
Yağmur Yağar
TARİH
KADI BURHANETTİN
Ne Şam'ın Şekeri

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git