![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
|
Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Yazımda, Türkiye’de altın ticareti, kaçakçılık ve kara para ilişkilerinin sadece yerel bir sorun olmadığını, uluslararası kapitalist meta ağlarının bir parçası olarak küresel düzeyde de benzer çürümüş sistemlerle yakından ilişkili olduğunu ortaya koymayı amaçlıyorum bunu özellikle belirtmek isterim. Türkiye’de Altın Örümceği Nedir?Son dönemde BirGün gazetesi yazarı Timur Soykan’ın işaret ettiği “ALTIN ÖRÜMCEĞİN TRİLYONLUK AĞI” olgusu, Türkiye’de altın piyasasının sıradan yatırım aracından öteye geçtiğini gösteriyor, altın üzerinden kara para aklama, siyasi ilişki ağları, şirket ve bürokrat çıkar birlikleri ve devlet denetiminin yokluğuna dair büyük bir çürümüş paylaşım sistemi… Bu sistemde kara para, altın üzerinden aklanır. Siyasi koruma ve bürokratik hafiflik söz konusudur. Devletin vergi ve gümrük denetimi zayıflar. Büyük ölçekli firmalar İSO 500 listesinde yer alırken dahi soruşturmalardan sıyrılır. Bu tablo, yalnızca ekonomik bir suç olgusunun ötesine geçer, devletin ekonomik denetiminin çözülüşü, siyasi aktörlerin çıkar ilişkileri ve uluslararası sermaye ilişkilerinin içeri sızması ile açıklanabilir. Türkiye’de altın piyasasının kapitalist çürümesi birkaç şekilde görünür. Altın, nakit olmayan bir meta olarak kara para aklama için idealdir. Çünkü, devletin resmi kaydı kolayca çarpıtılır. Fiyatı yüksek olduğundan küçük miktarlar büyük meblağlara denk düşer. Sahte veya eksik belgeyle pazarlanabilir. Bu sistemde devlet ciddi vergi kayıpları yaşar, halk ise bu çürümüş meta kademe kademe yoksullaşırken altın fiyatının yükselmesiyle servetini kaybeder. İddialar yalnızca kaçakçılarla sınırlı değil, siyasetçiler, bürokratlar ve büyük şirket yöneticileri bu örümcek ağın düğümlerini oluşturuyor olabilir. BirGün yazısında MHP’li milletvekillerinin altın kaçakçılığı iddiasını gündeme getirdiği, ardından bunun üstünün kapatıldığı iddia ediliyor. Bu, basit bir vergi suçundan çok daha fazlasıdır. Siyasi kişilerin koruması, kapitalist çıkar odaklarının birlikteliği, devlet denetim mekanizmasının boşa çıkarılması anlamına gelir. Türkiye’deki altın olayının sadece yerel bir fenomen olmadığını, küresel kapitalizmin altın madenciliği ve ticaretindeki suç ortaklıkları ile aynı çizgide olduğunu görmek gerekir. 2024 ve 2025’te ABD Hazine Bakanlığı, Zimbabwe merkezli bir global altın kaçakçılığı ve kara para ağına yaptırım uyguladı. Bu ağ, devlet yetkililerini rüşvetle etkilemiş ve altının küresel dolaşımını manipüle etmişti. Bu örnek Türkiye’deki sistemle niteliği itibarıyla aynıdır, kaynağı belirsiz altın, kirli para ağıyla karıştırılır, uluslararası finans sistemine sokulur. Diğer ülkelerde de benzer vakalar göze çarpıyor. Kenya’da Goldenberg skandalı çok bilinen örneklerden bir tanesidir. Devletin altın ihracatını teşvik ederek ekonomiye ekstra döviz kazandırma adı altında büyük yolsuzluklar yapıldı. Hindistan’da diplomatik çantalar üzerinden altın kaçakçılığı ve sınır ötesi yasadışı ticaret rapor edildi. Tanzanya limanında milyonlarca dolarlık altının sahte beyanlarla gizlenerek ihraç edildiği vakalar görülüyor. Bu örnekler, altın ticaretinin büyük ölçekte suç örgütleri, devlet çıkarları ve uluslararası sermaye tarafından nasıl manipüle edildiğinin kanıtıdır. Altını sadece bir meta olarak görmek kapitalistlerin temel yaklaşımını temsil eder. Meta değeri, insan yaşamının, çevrenin ve toplumun değerinin önüne geçer. Altın üzerinden sermaye aklanır ve aynı meta, hızla spekülasyona konu olur. Yatırımcılar fiyat dalgalanmalarına kurban edilirken büyük tekeller ve aracılar kar eder. Bu, Marx’ın kapitalizm eleştirisinin can alıcı bir örneğidir, değer üretimi değil, değer gaspı sistemleştiriliyor. Bu çürümüş meta ilişkilerinin halk üzerindeki sonuçları ağır olur. Artan altın fiyatları, halkın yaşam standartlarını aşağı çeker, servet dengesizce sermaye sahiplerinde yoğunlaşır. Devlet vergi kaybeder, denetimin zayıflığı kamu hizmetlerine ayrılabilecek kaynağı tüketir. Suçtan nasibini alan siyaset ve sermaye ilişkileri halkın devlete güvenini sarsar. Altın Sadece Altın Değildir. Altın toplumsal bir araç değil, kapitalist bir meta olarak kirli çıkar ilişkilerinin merkezi haline geliyor. Türkiye’de yaşanan “Altın Örümceği” olayı, emperyalist ve kapitalist sistemin yerel düğümleri ile küresel suç ağlarının nasıl kesiştiğini gösteriyor. Bu olay bize şunu öğretiyor, altının yalnızca fiyatı yükselmez, aynı zamanda sistemin çürümüş yönleri de daha görünür olur. KAYNAKÇA 1. BirGün Gazetesi.
YorumlarHenüz Yorum Yazılmamış Yorum Yazın
|
| Tüm Yazarlar |
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |