A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak

Kategori Kategori: Kültür/Sanat | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Ferruh Dinçkal | 07 Ocak 2026 11:00:02

Yazmak, mürekkebin kağıtla buluşması ya da kağıda dökülen sözcükler değildir; insanın varoluşsal bir haykırışı, yaşadığı zamana tanıklığı, zamanın ve mekanın ötesine geçme çabasıdır. Yazmak insanın kendi iç dünyasından dış dünyaya kurduğu en sağlam köprüdür. Yazma eyleminin bireysel bir eylemden ziyade, insanlığın ortak mirasına eklenen bir halka olduğunu, altında toplumsal sorumluluk duygusunun ve "tanıklık etme" arzusunun yatttığını söyleyebiliriz.

 İnsanın neden yazdığına dair bu derin yolculuğu şu başlıklar altında inceleyebiliriz:



Birincisi ölümsüzlük arayışı ve iz bırakma isteğidir. İnsan, geçici olduğunun bilincinde olan tek canlıdır. Bu farkındalık, onu kendisinden sonrakilere bir "iz" bırakmaya iter. Yazmak, biyolojik ölümün ardından düşüncelerin yaşamaya devam etmesini sağlayan bir tür "ruhsal gen aktarımıdır." Yazılan her satır, yazarı şimdiki zamandan koparıp "her zaman"a taşır. 

"Buradaydım, bunları hissettim ve bu dünyadan geçtim" demenin sorumluluk yüklü en zarif yoludur.

Yazmak, her ne kadar yalnız yapılan bir eylem gibi görünse de, aslında kalabalık bir masada oturmaktır. Hiç tanımadığımız bir okurla, yıllar sonra aynı duyguda buluşma ihtimali, yazmanın toplumsal boyutunu oluşturur. Zihnimiz, içine doğduğumuz kültür, okuduğumuz kitaplar ve duyduğumuz seslerle doludur. Yazarken aslında içimizdeki bu "toplumsal sesleri" yeniden düzenler ve dışarıya yansıtırız. Ayrıca kurulan empati köprüsü ile bir başkasının acısını veya sevincini kağıda dökmek, toplumsal yalnızlığı kırmanın en iyi yoludur. Yazılan her metin, toplumun ortak hafızasına eklenen bir tuğladır.

Unutulmaya yüz tutan acıları veya örtbas edilen gerçekleri gün yüzünde tutmak, yazarın en büyük sorumluluklarından biridir.

Yaşanan olaylar ancak sözcüklere döküldüğünde bir "hikayeye" dönüşür.
Zihnimiz sürekli akan, düzensiz ve bazen yıkıcı olan bir karmaşık düşünce bulutudur. Yazmak, bu karmaşayı bir düzene sokma, anlamlandırma çabasıdır. 

İnsan, yazarak içindeki fırtınaları dindirir ve toplumsal normlar içinde söyleyemediği "hakikati" geleceğe emanet eder.

Yazarlar, toplumun vicdanı ve hafızasıdır. "İçimizdeki toplumsal sorumluluk" güdüsü ile bireyin deneyimlerinin toplu bilince eklemlenmesidir. Bir toplumu ayakta tutan şey, paylaşılan hikayelerdir.  "Sessizlerin Sesi" olma arzusu içimizdeki toplumsal, vicdani sorumluluk, haksızlıkla mücadele, ötekini anlamak (enpati) yalnızlığı gidermek (okurla olan gönüldaşlık) size yazmaya, paylaşmaya iter.

Yazmak, unutuluşa karşı verilen en büyük savaştır; toplumsal unutkanlığın panzehridir.

Yazmak bir itirazdır, bir ayağa kalkıştır ve her şeyden önce insan kalma çabasıdır. "Yazmak, dünyayı katlanılabilir kılmanın tek yoludur." Belki de insan, dışarıdaki dünyanın gürültüsünü susturup, içindeki o uçsuz bucaksız toplumun sesini dinlemek için kalemi eline alır.


Yazmak, paradoksal bir eylemdir.
En derin yalnızlık anlarında başlar; kapılar kapandığında, perdeler çekildiğinde ve dış dünyanın gürültüsü dindiğinde. Çünkü bireysel bir "ben" olarak kalmanın darlığına dayanamaz. Ancak kalem kağıda ya da bilgisayarın klavyesine değdiği an, o ıssız oda bir anda insanlığın tüm zamanlarını barındıran devasa bir meydana dönüşür. İçinde, kendinden önce yaşamışların acıları, kendinden sonra geleceklerin hayalleri ve hiç tanışmadığımız insanların sessiz çığlıkları vardır. Yazmak, bu içsel kalabalığı selamlamak ve kendi biricik yalnızlığımızı, insanlığın ortak hafızasına bir armağan olarak sunmaktır. 

Kişi, masasında yalnız görünür ama zihninde binlerce yıllık bireysel yada toplumsal sorunlar, gelişmeler, kavramlarla  birliktedir. Kısacası yazma eylemi, yalnızca bir kendini anlatma biçimi değil; kendi içimizdeki o sonsuz toplumsallığı, o devasa "biz"i arama yolculuğudur.



Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Aile hekimleri sokağa çıkıyor.
Migros Direnişi ve Kar Düzeninin Açığa Çıkan Gerçeği
Çocuklar Nasıl Suikastçı Olur?
Aynı Karanlık, Farklı İsimler Epstein’dan Savile’a Kapitalizmin İstismar Düzeni
500 Milyon Dolar Geldi… Peki Kime Geldi, Kime Gitmedi?

Venezuela, Washington ve Dalkavukluk Politikası
Avustralya'da "İsrail Cumhurbaşkanı tutuklansın" tartışması...
Yıpratma Savaşı, Otoriter Kapitalizm ve Türkiye’de Egemen Blokun Sessizliği
Kolombiya’dan Ukrayna’ya Uzanan Sinif Savaşi Ve Türkiye’nin Ulusal Gerçeği
Trump'a öfke büyüyor : ABD'de yine bir sivil öldürüldü

Yeni Sömürgecilik: Enerji, Mineraller ve Kaynak İmparatorluğunun Geri Dönüşü
Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik

Mali Devletin Çatlağı 11 İlde 93 Vergi Müfettişi Operasyonu Üzerinden Yapısal Bir Hesaplaşma
Devletin Sınıfsal Ele Geçirilişi ve Kadrolaşma Rejiminin Teşhiri
Açlık Oyunları Düzeni ve Türkiye
Amerikada Saklı Karanlık Bir Ailenin Nazi Casusluk Gizemi
Bir Gençlik Çağrısı: Yosef’in Son Akşamı

KADI BURHANETTİN
Ne Şam'ın Şekeri
Hangi Çağda
Hasan Tahsin
SERVET

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git