A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

UTANMA

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 22 Aralık 2025 02:43:37

Çocukken bazı hareketlerimiz tenkide uğrardı. Bazılarını bilinçli yapardık, bazıları ise istem dışı olurdu. Yaptıklarımızın bir kısmından utanırdık. Evimizin yanındaki evde yaşlı bir adam ve eşi otururdu. Bahçelerinde çok sayıda meyve ağacı vardı. Kimi akşamlar bu ağaçlara tırmanır, müsaade istemeden meyve çalardık. Bazen bizi ağacın üstünde gördüğünde yaşlı adam eline sopa alır, bizi kovalardı. Biz masumane bir şekilde hırsızlık yapardık. Belki izin istesek mutlaka verirdi; ama çalmak, hırsızlık yapmak içimizden gelirdi. Aslında bizim çıktığımız ağacın üst dallarına yaşlı sahibinin çıkması mümkün değildi. Ağacın bu uçlarındaki meyveleri koparırdık. Mesele meyvelerin çalınması değildi; adamın diktiği ağaca başkasının çıkıp meyveleri toplamasına karşı olduğunu düşünürdük.



Ağaçlar da bizi öyle cezbederdi ki… Dut ağacı vardı; dutun çokluğundan dalları yere doğru sarkardı. Bir de armut ağacı vardı; meyveleri sert ama çok suluydu. Her ısırdığımızda ağzımızdan sular akardı. Biz aslında ağacın dallarında oturup meyve yemeyi severdik. Torbaya koyup başka bir yerde yemenin pek keyfi olmazdı. Dalından koparıp dalda yemenin zevki başka hiçbir şeyde yoktu. Çocukluk işte; çok küçük şeylerden mutlu olurduk. Bazen yaşlı adam bizimkilere şikâyet ederdi; onun yanında paylanır, “Utanmıyor musun yan bahçeden meyve çalmaya, evde o kadar meyve var!” diye bir de azar işitirdim. Ama bu bile beni durdurmaya yetmezdi. Kendi kendime içimden, “Evet, utanmıyorum meyve çalmaya.” derdim; başım öne eğik, ama bu suçu işlemeye de hiç işlememişçesine devam ederdim.

Çocukluktan sonra da bu davranışımın sürdüğüne inanırım. Bir dağın tepesinde, yatılı bir okulda ortaokulu okudum. Okulun etrafı üzüm bağlarıyla çevriliydi. Okula eylül ayında giderdik; bağ bozumu zamanıydı. Her bağın sahibi köylü, farklı üzüm çeşitleri yetiştirirdi. Talas, şehre on kilometre mesafede bir köydü. Her yanında inanılmaz bağlar vardı.

Her akşam okuldan 147 basamaklı merdivenden inerek yatakhaneye giderdik. Ancak çoğu zaman bağlara girer, asmaların altında yiyebileceğimiz kadar üzüm koparır, yine asmanın altında yerdik. Ailelerimizden yüzlerce kilometre uzakta yaptığımız bu yaramazlık bize inanılmaz bir mutluluk verirdi.

Bir gün bir bağdan üzüm çalarken arkadaşlarımızdan biri yakalanıp disipline verildi. Kayseri’de ikamet eden ailesi aldığı bu cezaya çok kızmış;
“Cebinde bir salkım üzüm alacak paran mı yoktu? Utanmıyor musun yaptığından?” gibi sözlerle arkadaşımıza yüklenmişler. Hilmi bu azarı yedi ama üzüm çalmaya son mu verdi? Asla. Çocukluğumuzu aynı düzeyde sürdürdük. Aslında üzerinde durulacak bir durum olmasa gerek; bu eylemi yapan çocuklar 12–13 yaşında. Anne babalarından, ev hayatından yüzlerce kilometre uzakta; ev şefkatinden mahrum, yatılı okulun acımasız kuralları içinde ayakta kalmaya çalışan bu çocukların yaptıkları yazılsa, William Golding’in yazdığı “Lord of the Flies” adlı romana benzer bir roman daha ortaya çıkardı.

Aslında utanma duygusunun, insanlara çocukluktan itibaren aile yapısı içinde, davranış ve konuşmalar yoluyla verilen bir toplum ahlakı olduğuna inanırım. Ancak hangi davranışların bu anlayış kapsamında değerlendirileceği konusunda pek emin değilim. Kimilerinin mezhebi geniş olur; toplumun ahlak dışı saydığı bir davranışı, bazı insanlar olağan görebilir. Hani “ar” dediğimiz iki harflik bir kelime vardır; kişinin haysiyet anlayışıyla birlikte anılır. Kişide ar yoksa, yapılacak bir şey olmadığına inanırım.

Böyle insanlar ahlak dışı davranışlar sergileyebilir. Bir adam, bir yargı kurumunun emanet bölümünde çalışmaktadır. Büyükçekmece Adliyesi emanet bürosunda görevli bu kişi, kuruma emanet olarak bırakılan yaklaşık 25 kilo altını alarak yurt dışına kaçmıştır. Her fırsatta ülkemizin bir hukuk devleti olduğunu söyleyen bir yöneticimizin bakanlığına bağlı bu adliyeden, 160 milyon lira değerindeki altınların uçup gitmesinin altında mutlaka bir neden olsa gerek. Hem de nereye kaçmış: İngiltere’ye.

Ülkemizde faaliyet gösteren büyük firmalar bulunmaktadır. Bu firmaların yaptıkları işlerden elde ettikleri kârlardan tahakkuk eden vergi 3 trilyon 5 milyar liradır. Devlet bu vergileri affetmektedir. Bu firmalar devlete ödemedikleri bu vergileri İngiltere’ye göndermektedir. Bu korunaklı firmaların bütün kazanımlarını İngiltere’ye taşıdıklarına inanırım. Türkiye Devleti’nin faizle borç para aldığı ülke de yine İngiltere’dir. 2026 yılında İngiltere’ye 2 trilyon 742 milyar lira faiz ödemesi yapacağımızı bütçe konuşmalarından öğrenmekteyiz.

Bütçe tartışmalarında konuşan kadının sözleri bu nedenle anlamlıdır: Ülkemde yapılan bütün gayriahlaki işlemler, kanun dışı uygulamalar ve etik olmayan davranışlar için “Utanmıyoruz; gurur duyuyoruz” deniliyorsa, haklıdır. Ne de olsa keyfi idarede denetim olmazsa, yönetim hiçbir konuda hesap vermezse, yasama, yürütme ve yargı tek elde toplanırsa; “utanma askıda” diye bir sözüm geldi söyledim, hem nalına hem mıhına.


Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







BAKIŞ AÇISI
Borsa Değil Soygun Sahası Bu Vurgunun Asıl Ortağı Kim
Baltık Hava Sahasında Alarm Rusya’dan Gelen Dronlar NATO Sınırlarını Test Ediyor
Teğmen Ebru Eroğlu’nun İadesi Reddedildi Hukuk, Vicdan ve Milletin Yitirdiği Adalet
Anarad Hiğutyun Okulu: Kadıköy’den Nazim Hikmet Kültür Merkezi’ne, Kapanan Bir Kökün Hikâyesi ve Bugüne Yansıması

Avrupa'da "uzun barış"ın sonu, savaş hazırlıklarının başlangıcı
Stratejik Niyet, Yapısal Boşluk: Donald Trump'ın Yıkıcı Dış Politika Doktrinini Anlamak
Düşmanların Amerika'yı zayıflatmak için savaş kazanmasına gerek yok
NATO genel sekreterinden Türkiye yorumu: 'Demokrasi seçimlerden daha fazlasıdır'
ABD - İran anlaşması 14 maddeden oluşuyor.

Kritik Mineraller Afrika'nın İkinci Paylaşımını Tetikliyor
Küreselleşmenin Sonu mu? Savaşlar ve Ticaret Çatışmaları Tedarik Zincirlerini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?
İran savaşı küresel ticareti nasıl yeniden şekillendirecek?
Türkiye 2025'te kira artışlarında AB ülkelerini geride bıraktı.
Küresel Ticaretin Görünmez Altyapısı

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Dünyada ilk: İnsansı robot ameliyat yaptı.
Otomobil Teknolojisinin Geleceği
Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'

En eski evcil köpekler Anadolu'dan çıktı: Tüm bitki ve hayvanlardan önce evcilleştiler
Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.

BM Gıda Programı'ndan 13 bölgede açlık uyarısı…
Gelecek 5 yılda sıcaklıklar rekor kıracak!
Rekor sayıda ABD'li ülkeyi terk edip vatandaşlıktan çıkıyor
Türkiye otokratik rejimler arasında
Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.

Zincirleri Parçalayan Anaların Kalplerinin İsyanı Özgürlük Ateşi
Korkunun Muhalefeti Halkın Öfkesini Bastıranlar, İktidarın Gölgesinde Yaşayanlar
İnkârın Duvarı Devlet Susuyor, Çerkeslerin Tarihi Haykırıyor
Büyük güçlerin açtığı savaşların etkileri en çok yoksul ülkeleri etkiler.
Barış İddiası, Savaş Açmak: Yeni Küresel Çatışma Çağında ABD Politikası

ASKIDA EKMEK GİBİ DEMOKRASİ
SİYASİ AHLAK
SEFİLLER
SATICININ ÖLÜMÜ
BİR HİCÂZKÂR HİKÂYE

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git