A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Hangisi Yaşken Eğilir

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 22 Aralık 2025 01:57:09

İnancım odur ki kim kendini överse, mutlaka bir eksiği vardır. Bir kanalda gösterilen önemli bir kültür yarışması var; belki siz de benim gibi bu programı izliyorsunuzdur. Kimi hanımlar program sunucusunu etkilemek adına süslenip püslenip gelmekte, kimileri ise yapmış olduğu tahsili etkili bir şekilde övünerek anlatmakta. Üniversite imtihanında bilmem kaçıncı olarak kazandığını, iki dalda üniversite tahsilini bitirdiğini, sonrasında ya Sorbonne’da ya Yale Üniversitesinde veya Harvard Üniversitesinde doktora yaptığını ifade ederek, dalında bir müessesede üst düzey yönetici olarak çalışmakta olduğunu ifade ederler. Ben de bu başarı ile eğitim görmüş genç nesil çocuklarımızla gurur duyarım.



Demek ki ülkemizin güzel insanları, başarılı bir eğitimle ülke yönetiminde söz sahibi oluyorlar; buna çok sevinmekteyim. Bunlar güzel insanlar, çalışkan insanlar, başarılı bir eğitim süreci yaşamış insanlar. Her şey mükemmel, en üst seviyede; dalında eğitim yapanların çok önemli müesseselerde karar merciinde çalışmaları bence çok önemlidir.

Ancak devletin önemli yerlerinde ise bu kadar yüksek vasıflı insanların çalışmadığına inanmaktayım. Çünkü devletin bu kalitede insan gücüne verebileceği ücretin yüksek olmadığı bir yerde, inandığı bilim değerlerine sıkı sıkıya sarıldığından olsa gerek, yanlışı doğru gibi gösterilen yerlerde, baskı altında bile çalışmayacaklarından, böyle kurumlarda boy göstermezler. Örneğin, bütün bir halkın doğruluğuna inanmadığı bir kurum enflasyon değerlerine doğrudan etki edecek olan fiyat artışı oranını, sarayın baskısı ile düşük tutmakta.

Bu değerleri bulmak için yüzlerce insanın çalıştığına inandığım TÜİK’te, bu kadar insanın istihdam edilmesine bile gerek olmadığına inancım tamdır. Çünkü, saraydan kuruma gönderilen talimata dayanan bir rakamı açıklamak için; bu kadar insanın boş boşuna kurumda masa ve sandalye işgal etmesinin anlamı olmasa gerek.

Bakınız, 3 Aralık 2025 tarihinde TÜİK açıkladığı Yİ-ÜFE’nin yıllık %27,23; aylık ise %0,84 arttığını ilan ettiğinde, bunu okuyan ve ekranlarda haber bültenini dinleyen yurdum insanlarını bir gülme tuttu ki sormayın.

Bazı televizyon kanalları konu ile ilgili olarak halkla konuşurken, parklarda oturup gününü geçiren emekli insanlara sordular:
“TÜİK’in ilan ettiği rakamlara inanıyor musunuz?”
Cevap anında gelmekte: HAYIR.

Evli, bir çocuklu bir kadına sordular:
“TÜİK’in ilan ettiği rakamlara inanıyor musunuz?”
Düşünmeye bile lüzum görmeden verdiği cevap:
“Bu rakamları nereden alıyorlarsa, biz de gidip oradan alışveriş yapalım.”

Asgari ücretli bir vatandaşa soruyu yönelttiler:
“TÜİK’in ilan ettiği rakamlara inanıyor musunuz?”
Cevabı çok hızlı verdi bu vatandaş:
“Gelsinler benim aldığım asgari ücretle bir ay evi geçindirsinler de göreyim.”
demekle yetinmekte bu gariban ücret mahkûmu.

Bir de üniversitede okuyan bir gence sordular aynı soruyu:
“TÜİK’in ilan ettiği rakamlara inanıyor musunuz?”
Cevap anında geldi:
“Bu rakamlar sarayın rakamları. Safahat içinde yaşayan saray, sefalet içinde yaşayan halktan kopmuş olduğunu TÜİK verileri ile göstermektedir.” 

Bu cümlelere ilave eden gencin söylediği bir başka sözün ise çok daha vahim olduğuna inanmaktayım:
“Evlenip yuva kurmak için bu koşullar müsait değil; hele çocuk sahibi olmak ise akıl dışı. Bu nedenle ülkede doğurganlık 1,17’ye gerilemiş durumda.”

Bu çok çarpıcı bir gerçek. Ülke nüfusu gerilemeye devam etmekte. Nedeni; genç nesil ülkede gelecek görmediğinden evlenmiyorlar, evlenseler bile çocuk sahibi olmayı istememekteler. Bu yoksullukta yeni bir neslin ahını almak istememekteler.

İşte bu nedenle ülkemde yaşayan ve almış olduğu eğitim ile çok donanımlı genç nesil, devletin kademelerinde çalışmak istememekte. Sarayın verdiği talimatla değil, doğru bildiği eğitimle bir kurumu idare etmeyi kendilerine işar edinirler. 

Aslında çok akıllı bazıları ise şahsi menfaatlerini çok daha öne alıp, ülke menfaatlerini hiçe sayanların da ülkemizin bazı kurumlarının başında olduğunu görmekteyiz. Kimisi adalet sisteminde devlet kademesinde olduğu hâlde, bir yurt dışı firmasının yönetim kadrosundan maaş alır. Kimisi ise bir kurumun başında, yurt dışında firma kurarak kurumun ithal ettiği malzemeyi vermekten imtina etmeyi düşünmez. Kimisi ise bakanı olduğu bakanlığa kendi fabrikasının ürününü satmakta sakınca görmez.

Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmamasını sıradan bir işlev olarak gören, karmaşık bir hukuk düzeni olan; ancak Büyük Millet Meclisinin Genel Kurul salonuna
“ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR”
yazmayı ihmal etmeyen bir ülkede yaşamaktayız.

Kim Milyoner Olmak İster programında bir yarışmacıya ilk soru şöyle sorulur:
“Atasözüne göre hangisi yaşken eğilir?”
Cevap şıkları ise: Kaşık – Ağaç – Bahçe Hortumu – İnternet Kablosu.
Televizyon programında genç nesil yarışmacının “Bahçe Hortumu” cevabı, ülkemin geldiği yeri göstermektedir diye bir sözüm geldi söyledim; hem nalına hem mıhına.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Migros Direnişi ve Kar Düzeninin Açığa Çıkan Gerçeği
Çocuklar Nasıl Suikastçı Olur?
Aynı Karanlık, Farklı İsimler Epstein’dan Savile’a Kapitalizmin İstismar Düzeni
500 Milyon Dolar Geldi… Peki Kime Geldi, Kime Gitmedi?
Epstein belgeleri: Yeni yayımlanan üç milyon sayfada kimler var?

Avustralya'da "İsrail Cumhurbaşkanı tutuklansın" tartışması...
Yıpratma Savaşı, Otoriter Kapitalizm ve Türkiye’de Egemen Blokun Sessizliği
Kolombiya’dan Ukrayna’ya Uzanan Sinif Savaşi Ve Türkiye’nin Ulusal Gerçeği
Trump'a öfke büyüyor : ABD'de yine bir sivil öldürüldü
Suriye'den Irak'a nakil: 9 bin IŞİD'liye ne olacak?

Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?
Kalkınma Hakkında Yanlış Bildiğiniz Şaşırtıcı Gerçek

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.
500 yıllık Da Vinci çizimi sessiz drone teknolojisine ilham verdi.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik
UNICEF raporunda Türkiye'deki çocuklar son sıralarda

Amerikada Saklı Karanlık Bir Ailenin Nazi Casusluk Gizemi
Bir Gençlik Çağrısı: Yosef’in Son Akşamı
ABD’deki Korku Duvarını Yıkan Yahudi Kadın, Amerikan Konsantrasyon Kampının İnanılmaz Hikayesi
İnsanın İçindeki Hakikat, Maskelerin Dünyasında Kaybolmayan İman
Türkiye’nin Yeraltı Haritası, Uluslararası Mafya Ağlarının Kavşağına Dönüşen Bir Ülkenin Hikayesi

Hasan Tahsin
SERVET
ŞAKİ...
İCMAL
PALAVRA

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git