A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Boris Moiseevich Leibzon: Sessiz Devrimcinin Yolculuğu

Kategori Kategori: Makale | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Avraham Zafer İşcen | 20 Kasım 2025 04:37:01

Çarşamba akşamı rastladım sana Adberilgen diye başlıyorum yazıma. Her gün her an yeni bir başlangıçtır Breslev Hasidik öğreti böyle der kullara. Boris Moiseevich Leibzon tekrar hayata getirmek, yaşama döndürmek için yazıyorum bu akşam.Belki bir yerde bir boyutta onunla bu şekilde tanışmış ve/ya selamlaşmış oluyorum. Yitip gidenler kervanında Borisi 2025 Kasımına taşıyorum.

Boris Moiseevich Leibzon, 1900’lerin başında Rusya İmparatorluğu’nun batı ucundaki yoksul ama onurlu bir Yahudi ailesinde dünyaya geldi. Soyadı “Leibzon”, babasının “Moşe” adını taşımasından geliyordu—Yidiş geleneğinde “Moiseevich” yani Moşe’nin oğlu Boris.



Ştetlin sokakları çocukluğu boyunca iki ses arasında gidip geliyordu: bir yanda fırınlardan yükselen taze ekmek kokusu, diğer yanda pogrom söylentilerinin uğursuz uğultusu. Boris, bu karanlık atmosferde bile okuma yazmayı çok erken çözen, fazlasıyla meraklı bir çocuktu. Annesi ona Tanah’tan hikâyeler anlatırken, babası eski bir Tevrat rulosunu sandıktan çıkarır ve “Okuyabilen bir Yahudi, dünyadan sürülse bile kendini kaybetmez” derdi.

Bu söz, Boris’in bütün hayatına yön verecekti.

Ergenlik yıllarında Boris’in zekası tüm topluluk tarafından fark edilmişti. Ştetlin hahamı onun için,
“Kendi kuşağının değil, gelecek kuşakların sorularını soran bir çocuk” derdi. Ancak dönem Yahudilerinin kaderi gibi onunki de engellerle doluydu. Rusya’da üniversiteye girişte Yahudilere kota uygulanıyordu. Buna rağmen Boris, Kiev’deki gizli Yahudi öğrenci çevrelerine katıldı. Burada ilk kez sahte pasaportla düzenlenen okuma gruplarına katıldı: Spinoza, Maimonides, Tolstoy, Herzen, Marx, Berdyaev…

Bir akşam, el yazması bir Yidiş şiir kitabını masaya koyup şöyle demişti:
“Bir halkın ruhu kayboluyorsa, önce dil ölür.”

Bu söz ileride onun çalışmalarının merkezine dönüşecekti.

Soğuk bir kış sabahıydı, Moskova’nın gri bulutları şehri sarmış, sokaklarda kar taneleri usulca dans ediyordu. Genç Boris Moiseevich Leibzon, üniversite koridorlarının sessizliğinde, elinde kalın bir not defteriyle adımlarını sayıyordu. Hayatını büyük bir coşku ve gösterişe değil, bilgiye, teoriye ve stratejik düşünceye adamıştı. Bu sessiz yolda ilerlerken, Sovyetler Birliği’nin karmaşık bürokrasisi ve uluslararası devrim hareketlerinin çetrefilli dünyasıyla tanışacaktı.

Leibzon’un gençliği, Sovyet idealizminin yükseldiği döneme denk gelmişti. Sokaklarda devrimci sloganlar yankılanıyor, üniversite salonları ideolojik tartışmalarla dolup taşıyordu. Ancak Boris için bu coşku yeterli değildi. O, devrimin yüzeyinin ötesini görmek, stratejiyi anlamak ve hareketin pratik sorunlarını teorik bir mercekten incelemek istiyordu. Her fikir tartışması, her siyasi makale onun için bir harita parçasıydı, dünyayı anlamak ve geleceği şekillendirmek için çizdiği bir planın adımları.

Akademik yolculuğu, kısa sürede Komintern politikalarını ve uluslararası komünist hareketin tarihini derinlemesine incelemesine imkan verdi. Genç yaşta kalemi ve analitik zekasıyla, büyük kongrelerde alınan kararların ardındaki stratejik niyetleri çözebiliyordu. Özellikle 7. Komintern Kongresi’nin tarihsel önemi onun dikkatini çekti. Delegelerin davranışları, ideolojik çatışmalar ve karar mekanizmaları, onun defterlerinde ayrıntılı şekilde analiz edilirdi.

Boris, sahnede göze çarpmayan bir figürdü. Halk onu tanımaz, medyada adı geçmezdi. Ancak akademik dünyada, sessizliği kadar derin bir etkisi vardı. Onun eserleri, Sovyet entelektüellerinin ve komünist partilerin strateji masalarında sıkça referans olarak kullanılıyordu. “Поворот в политике Коминтерна” ve “Международное единство коммунистов: исторический опыт, принципы, проблемы” adlı çalışmaları, dönemin devrim stratejilerini anlamak isteyen herkes için bir rehber niteliğindeydi.

Leibzon’un yaşamı sadece teoriyle sınırlı değildi. Onun kalemi, anarşizmden Troçkizm’e, Maoizm’den uluslararası dayanışmaya kadar farklı ideolojik akımları inceliyor, her birinin güçlü ve zayıf yönlerini ortaya koyuyordu. Sessiz ama keskin bir gözlemci olarak, hareketin sadece pratikte değil, düşüncede de sınavdan geçtiğini görüyordu.

Kimi kaynaklar Leibzon’un Yahudi kökenli olduğunu işaret eder. Belki de bu, onun tarih boyunca ayrımcılığa uğramış toplumlardan edindiği empatiyi ve derin toplumsal analiz yeteneğini besleyen bir unsurdu. Kim bilir, belki de bu sessiz güç, onu gözlemlerinin ve analizlerinin merkezine yerleştiriyordu.

Hayatının ilerleyen yıllarında, Boris Moiseevich Leibzon, Sovyet arşivlerinde ve akademik yayınlarda saygın bir isim olarak anıldı. Onun eserleri, sadece tarihin belgeleri değil; aynı zamanda stratejik düşünce, analiz yeteneği ve sessiz bir devrimin izleri olarak günümüze ulaştı.

Leibzon’un hikayesi, büyük bir gösterişe ihtiyaç duymayan bir deha portresidir. O, adımlarını sessizce atan, devrimlerin gölgesinde düşüncelerini şekillendiren ve tarih boyunca fikirleriyle etkilerini sessizce bırakan bir entelektüeldi. Onun yaşamı, okuyanlara yalnızca politik bir tarih dersi vermekle kalmaz; aynı zamanda bilgi, analiz ve stratejinin gücünü de gösterir.



Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Aile hekimleri sokağa çıkıyor.
Migros Direnişi ve Kar Düzeninin Açığa Çıkan Gerçeği
Çocuklar Nasıl Suikastçı Olur?
Aynı Karanlık, Farklı İsimler Epstein’dan Savile’a Kapitalizmin İstismar Düzeni
500 Milyon Dolar Geldi… Peki Kime Geldi, Kime Gitmedi?

Dış Politika Sıkıntıları: Avustralya Dış Politika Beyaz Kitabı
Trump'ın Avrupa'ya Karşı Savaşı Washington'ı Parçalıyor
Venezuela, Washington ve Dalkavukluk Politikası
Avustralya'da "İsrail Cumhurbaşkanı tutuklansın" tartışması...
Yıpratma Savaşı, Otoriter Kapitalizm ve Türkiye’de Egemen Blokun Sessizliği

Yeni Sömürgecilik: Enerji, Mineraller ve Kaynak İmparatorluğunun Geri Dönüşü
Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik

Mali Devletin Çatlağı 11 İlde 93 Vergi Müfettişi Operasyonu Üzerinden Yapısal Bir Hesaplaşma
Devletin Sınıfsal Ele Geçirilişi ve Kadrolaşma Rejiminin Teşhiri
Açlık Oyunları Düzeni ve Türkiye
Amerikada Saklı Karanlık Bir Ailenin Nazi Casusluk Gizemi
Bir Gençlik Çağrısı: Yosef’in Son Akşamı

KADI BURHANETTİN
Ne Şam'ın Şekeri
Hangi Çağda
Hasan Tahsin
SERVET

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git