A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Bayrampaşa’da bir Salı sabahı.

Kategori Kategori: Makale | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Avraham Zafer İşcen | 15 Kasım 2025 11:34:16

Okuyucular diyecekler ki Avraham, Bayrampaşa’ya kafayı taktı. Günümün çoğu Bayrampaşa’da geçiyor. Bayrampaşa’nın hikayesinden ve sosyal hayatımdan ruhumu besliyorum. Demirkapı esnafı, farklı etnik grupları Arnavutları, Boşnakları vb. Mahalle kültürü beni ruhen besliyor. Hava gri. İnsanlar işlerine yetişmek için koşuşturuyor. Kimisi aceleyle kahvaltısını yaparken kimisi elinde çantasıyla metroya doğru ilerliyor. Bu sıradan görünen manzara aslında bize derin sorular sorduruyor. Modern makineler mi şehrin ritmini belirliyor yoksa şehrin insanları mı makinelerin ritmine boyun eğiyor?



Plazaların Piramitlerden farkı nedir?

2025 yılı ile 2500 sene evvel ki köleliği karşılaştırıyorum alttan altta.

Düşünceler düşünceler…

Sonra döküyorum orta yere.

Tarihte bir dönem vardı ki makinelerle barış değil kavga vardı. 

Bu kavganın adı Luddist Hareketti..

19. yüzyıl başlarında İngiltere’nin Nottingham bölgesinde yükselen bu başkaldırı, yalnızca ekmeğini kaybetme korkusuyla açıklanamaz.

İşçiler, makinelerin ellerinden işlerini çaldığını düşünmekle kalmıyor, onları aynı zamanda yeni putlar olarak görüyordu.

Tora’nın, “Lo ta’ase leha pesel” yani “Kendine put yapma” emri, o dönem işçilerin kalbinde yeniden yankılanmıştı. Çünkü makineler yalnızca ekonomik düzenin değil aynı zamanda ruhun da üzerinde bir tahakküm kuruyordu.

Luddistlerin çekiç sesleri, yalnızca ahşap tezgahları değil, aynı zamanda putperestliğin modern yüzünü de parçalıyorlardı.

Onların öfkesi, kaybettikleri ücretlerden daha büyüktü. 

Bu, bir MUMEN meselesiydi. 

Yani inanç, iman, güven. Hasidik düşüncede insan emeği, T-nrı’ya yükselen bir dua gibidir. Emek kutsaldır, çalışmak bir Avodadır.

Eğer makineler bu emeği gasp ediyorlarsa, onlara karşı direnmek bir mitzva yani kutsal görevdir.

Gelin beraber bugün Bayrampaşa’dan Beyoğlu’na uzanan yolu hayal etmeye çalışalım. Havayı hep beraber soğuyalım. Her şeye ragmen Toprak kokusuna ulaşmaya çalışalım.

Arka planda Rinat Bar sahnede, “Beyoğlunda Gezersin” türküsünü İbranice yorumluyor.

Bu sahne nostaljiyle umudu, geçmişle bugünü birbirine bağlıyor. 

Dinleyenlerin gözlerinde İstanbul’un eski sokakları, Galata’nın taşları, Haliç’in sisleri beliriyor. 

Rinat Bar’ın sesiyle birleşen bu ezgi, bir anda Nottingham’daki işçilerin çekiç darbeleriyle yan yana geliyor. 

Hasidik bakışla bu birleşme bana göre tesadüf değildir. Çünkü müzik de, emek de, inanç da aynı kökten beslenir.

Hasidizm bize şunu öğretir.

Her insan bir mumdur. Bu mum, dünyayı aydınlatmak için yanar.

Eğer makineler, modern putlar, bu ışığı söndürüyorlarsa, o zaman mücadele etmek zorunludur. Baal Şem Tov’un talebelerinden aktarılan bir öğretiye göre, “Her nesnede T-nrı’nın bir kıvılcımı vardır.” 

Ancak putperestlik o kıvılcımı örter. İşte Luddistlerin çekiçleri, yalnızca tezgahları değil, bu örtüyü de kırıyordu.

Bayrampaşa’nın sanayi sokaklarında yürürken akla şu soru geliyor: Biz bugün makinelerin kölesi mi olduk? 

Yoksa hala onları doğru şekilde yönetebiliyor muyuz?

Hasidik düşünceye göre mesele teknolojiyi reddetmek değil, onu putlaştırmamaktır. 

Makineler T-nrı’nın hizmetinde olmalı, insanın değil insan makinelerin kölesi haline gelmemeli. 

Çünkü put yalnızca altından yapılmaz. Demirden, çelikten, devrelerden ve ekranlardan da yapılır.

Bu yazıyı değerli Şalom’un sayfalarına taşımanın anlamı büyüktür.

Çünkü Yahudi geleneğinde hatırlamak, yani zikaron, sadece geçmişi anmak değildir. Geçmişi bugünün sorularına taşıyabilmektir. 

Bu yazıyla birlikte, Nottingham’ın çekiç sesleriyle Bayrampaşa’nın Sanayi sitelerinden yükselen emekçi yoldaşların sesleri aynı anda duyulabiliyorsa, bu seslerin birleşimi bize yeni bir mesaj verir. 

Devrim yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ruhani bir devrimdir.

Hasidik bir bakışla, bana göre Luddist Hareket, modern zamanın bir tikun olam girişimidir.

Dünyayı onarmak, putları yıkmak, insan emeğini yeniden kutsamaktır.

Bugün teknolojinin hızla büyüdüğü bir çağda yaşıyoruz. Yapay zeka, algoritmalar, üretim bantları… 

Bunların her biri yeni putlara dönüşme riski taşıyor. 

Eğer biz kendi Mumenimizi, imanımızı, inancımızı koruyamazsak, makineler sadece ekmeğimizi değil ruhumuzu da elimizden alabilir.

Tekrarlıyorum ve de ekliyorum…

Bir Salı sabahı Bayrampaşa’dan yükselen ses ve emek Nottingham’ın çekiçleriyle buluşuyor. 

Rinat Bar’ın İbranice yorumu bu sesi tamamlıyor. 

Hasidik Perspektif bize diyor ki: Şalom ancak insan emeğinin korunmasıyla gerçek olur. Çünkü barış, adalet olmadan kurulamaz. Adalet de emeğin hakkı verilmeden sağlanamaz.

Ve belki de en önemlisi, her insan yalnızca bir mum değil aynı zamanda bir kitaptır.

Her mum ışığını yayar, her kitap hikayesini anlatır. 

Bu kitaplar birleştiğinde bir kolektif hafıza, bir kolektif umut doğar. 

Bayrampaşa’da bir Salı sabahı simit kokusuyla başlayan bu hikaye, Nottingham’da çekiçle, Beyoğlu’nda İbranice bir türküyle devam eder. Biz de bu hikayenin bir parçasıyız.


Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Aile hekimleri sokağa çıkıyor.
Migros Direnişi ve Kar Düzeninin Açığa Çıkan Gerçeği
Çocuklar Nasıl Suikastçı Olur?
Aynı Karanlık, Farklı İsimler Epstein’dan Savile’a Kapitalizmin İstismar Düzeni
500 Milyon Dolar Geldi… Peki Kime Geldi, Kime Gitmedi?

Dış Politika Sıkıntıları: Avustralya Dış Politika Beyaz Kitabı
Trump'ın Avrupa'ya Karşı Savaşı Washington'ı Parçalıyor
Venezuela, Washington ve Dalkavukluk Politikası
Avustralya'da "İsrail Cumhurbaşkanı tutuklansın" tartışması...
Yıpratma Savaşı, Otoriter Kapitalizm ve Türkiye’de Egemen Blokun Sessizliği

Yeni Sömürgecilik: Enerji, Mineraller ve Kaynak İmparatorluğunun Geri Dönüşü
Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik

Mali Devletin Çatlağı 11 İlde 93 Vergi Müfettişi Operasyonu Üzerinden Yapısal Bir Hesaplaşma
Devletin Sınıfsal Ele Geçirilişi ve Kadrolaşma Rejiminin Teşhiri
Açlık Oyunları Düzeni ve Türkiye
Amerikada Saklı Karanlık Bir Ailenin Nazi Casusluk Gizemi
Bir Gençlik Çağrısı: Yosef’in Son Akşamı

KADI BURHANETTİN
Ne Şam'ın Şekeri
Hangi Çağda
Hasan Tahsin
SERVET

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git