A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Bir Fırtına Tuttu Beni

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 16 Mayıs 2025 13:38:47

Türkiye’nin çok önemli bir ihracat kalemi olan fındık, Karadeniz’in ülkemize bir hediyesidir. Bu hediyenin değerini iyi bilmek gerekir. Nasıl ki Gaziantep fıstık üretimiyle öne çıkan bir yöreyse, fındık da Ordu ve Giresun için o kadar kıymetlidir. Ancak Doğu ve Güneydoğu illerimizde yetişen mercimek üretimine baktığımızda, örneğin Diyarbakır, Gaziantep, Urfa ve Mardin’de son 15 yılda ciddi bir gerileme yaşandığını görmekteyiz. Mercimek üretimi 2000’li yıllarda 1 milyon ton seviyesindeyken, 2015’te 360 bin tona, 2020’li yıllarda ise 263 bin tona kadar düşmüştür. Oysa bir zamanlar Türkiye’nin mercimek ambarı Gaziantep’ti.



Benzer bir durum fındık üretiminde de gözlemlenmektedir. Ordu ve Giresun, fındığın ana vatanı sayılır. Ancak genel olarak, birçok tarım ürününde uzun vadeli bir üretim düşüşü dikkat çekmektedir. Şeker pancarında da benzer bir tablo mevcuttur. Tarım işçileri, yani köylüler, bildikleri en iyi işi yapmaya devam ediyor: tarımsal üretim. Ancak son 25 yıla baktığımızda, eskiden kendi kendine yetebilen birkaç ülkeden biri olan Türkiye’nin bu özelliğini kaybetmeye başladığını üzülerek görüyoruz.

Bazı somut örnekler vermek gerekirse; 2001 yılında 21 milyon ton olan buğday üretimi, 2010’da 19 milyon tona, 2021’de ise 17 milyon tona kadar gerilemiştir. Elbette bu düşüşte mevsimsel faktörlerin yanı sıra tarım politikalarının da etkili olduğu unutulmamalıdır.

Bir zamanlar Ordu ve Giresun’da üretilen fındığı almak için Ordu Limanı’nda gemiler sıraya girerdi. Oysa son yıllarda bu iskele, amatör balıkçıların olta attığı bir alana dönüşmüştür. Fındık üretiminde genellikle bir yıl düşük, sonraki yıl ise yüksek rekolte görülmektedir. Ancak ihracat rakamlarına baktığınızda da tutarsızlık dikkat çeker: Bir yıl 292 bin ton olan ihracat, ertesi yıl 229 bin tona düşer, sonraki yıl ise 340 bin tona çıkar. Bu dalgalanmalarda dış ticaret politikalarının etkisi yadsınamaz. Üreticilerin belirttiğine göre bu yıl zamansız don nedeniyle fındık rekoltesinde %40 civarında bir düşüş beklenmektedir.

Ordu ilinin sosyal yapısı da dikkat çekicidir. Muhafazakâr değerlerle modern yaşamın iç içe geçtiği, yoğun göç almış, hızla büyüyen bir şehrimizdir. Çocukluğumdan hatırlıyorum, Ordu ilinin girişinde nüfus 15.000 yazılıydı. Süleyman Felek Caddesi ana arterdi ve onu kesen çok sayıda sokak bulunurdu.

Ordu, 1883 yılında büyük bir yangın geçirmiştir. Bu birkaç gün süren yangında şehir tamamen yanmıştır. Tıpkı 8 Ekim 1871’de Chicago’da yaşanan ve tüm şehri küle çeviren büyük yangın gibi. Chicago, yeniden inşa edilirken ana caddeleri kesen paralel sokaklardan oluşan bir planla kurulmuştur. Ordu’nun yeniden imarı için görevlendirilen Trabzon Valisi Sururi Paşa, mühendis Mustafa Efendi ve Çıngıryan Efendi’yi Ordu’ya gönderir. Onlar da benzer bir plan uygular: ana caddeyi kesen, birbirine paralel sokaklardan oluşan bir şehir.

O yıllarda bugünkü Ordu çarşısı bir bataklıktı. Deniz kenarından raylarla çekilen kum ve çakıllar, dram adı verilen vagonlarla bu bataklığa taşınarak bölge kurutulmuş ve şehir bu zemin üzerine inşa edilmiştir. Boztepe’nin eteklerinden başlayan yerleşim, dünyadaki birçok şehrin aksine doğuya doğru büyümüş, üniversite ve sanayi kuruluşları Turnasuyu mevkiine kadar uzanmıştır.

Bugün şehrin nüfusu 770 bini aşmıştır. Karadeniz’de az sayıda havaalanı olduğundan, Ordu ve Giresun’a hizmet verecek bir havalimanı planlanmış ve denize dolgu yapılarak Gülyalı’da bir ada üzerine inşa edilmiştir. Yaklaşık 36 milyon ton taşla oluşturulan bu adada, kıyıya paralel 3.000 metrelik bir pist yapılmıştır. Ancak bu pistin, kuzeyden esen poyraz rüzgârına açık olduğu bilinmesine rağmen, rüzgar koşulları yeterince dikkate alınmamıştır. Oysa Çaycuma, Sinop ve Trabzon havaalanları rüzgar verilerine göre planlanmıştır. Ordu-Giresun Havalimanı'nın ise bu açıdan eksik planlandığına inanıyorum.

Bu havaalanı yaklaşık 360 milyon liraya mal olmuştur. Ülkemizde maalesef, benzer şekilde hatalı planlanmış başka havalimanları da mevcuttur; Kütahya’daki Zafer Havalimanı gibi, Ordu-Giresun Havalimanı’nın da bu örneklerden biri olduğunu düşünüyorum.

10 Mayıs 2025’te Ankara’dan Ordu-Giresun’a kalkması planlanan uçak, hava muhalefeti nedeniyle iniş yapamaz ve yolcular Trabzon’a yönlendirilir. Yolcular daha sonra otobüslerle Ordu ve Giresun’a taşınır. 11 Mayıs 2025’te ise, Ordu’daki olumsuz hava koşulları nedeniyle Ankara’dan hiç uçak kalkmaz. Bu kez de Ordu’da bekleyen yolcular Samsun’a otobüslerle gönderilir. Uçak oraya gelir, yolcularını alıp Ankara’ya döner.

Hayatın her anının hesap olduğunu düşünürüm. Hesapsız işler yaşanmaz hale getirir hayatı. Eskilerin dediği gibi, “Yanlış hesap Bağdat’tan döner.” Hele ki taşıma suyla hiç değirmen dönmez… Diye bir sözüm geldi söyledim, hem nalına hem mıhına.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü
İran’ın Bombaları, Azerbaycan’ın Direnişi
Aile hekimleri sokağa çıkıyor.
Migros Direnişi ve Kar Düzeninin Açığa Çıkan Gerçeği
Çocuklar Nasıl Suikastçı Olur?

Amerika yine bitmek bilmeyen bir savaşın içinde mi?
Avustralya'dan İranlı kadın futbolculara sığınma hakkı
Amerika ödeme yapabilir, ama yeniden yükleme yapabilir mi?
İran'ın Zayıflaması Türkiye İçin Hem Fırsat Hem de Tuzak
Yalancı Gerekçeler: Aslan Kükremesi Operasyonunun Ardındaki Yalanlar

Yeni Sömürgecilik: Enerji, Mineraller ve Kaynak İmparatorluğunun Geri Dönüşü
Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik

Putin’in Askeri Güç Hamlesi Dünya Barışı ve Türkiye’nin Güvenliği Tehdit Altında
Sessiz Ağ Çin İstihbaratının Türkiye’deki Gölge Faaliyetleri
Gölgedeki Dünya: Özel Dedektiflik Şirketleri ve Modern Casusluk Endüstrisi
Kırım İşgali ve Kırım Türkleri Emperyalizme Karşı Direnişin Sesi
Gökyüzünü Delik Deşik Eden Akıl: 30 Bin Hava Hedefi – Zafer mi Yoksa Kanlı Bir Gerçek mi?

OKKALI YALAN
Yağmur Yağar
TARİH
KADI BURHANETTİN
Ne Şam'ın Şekeri

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git