A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Sandık

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 08 Eylül 2024 12:14:23

Anadolu’nun tarihinde sandık önemli bir yer işgal eder. Sandık yapılırken mutlaka özen gösterilmesi gerekir. Aslında Türk toplumunun geleneklerinde sandık vazgeçilmez bir eşyadır. Ben de, evlenmeye karar verdiğimizde eşimle bir ev kiralamıştık. Ankara’da, Tandoğan Meydanı’na yakın Kubilay Sokak’ta bir çatı katıydı. Eve ilk taşıdığımız eşya, eşimin çeyiz sandığı oldu. Sandığın içinde neler yoktu ki? Evin içinde kullanılan her eşyanın üzerine örtülecek bir örtü bulunmaktaydı. Sehpanın örtüsü, masanın örtüsü, mutfakta bulunan rafların örtüsü, hatta bir hamam tası ile sabunluk bile vardı bu sandığın içinde. Sandık, masif ceviz ağacından yapılmış olduğundan oldukça ağırdı. Köşelerinde sarı metalden koruma amaçlı madeni köşelikler çakılmıştı.



Karşılıklı her iki yanında sarı metalden kulpları vardı. Önündeki kapak kilidine bile özenle işlenmiş sarı metalden anahtar deliği çerçevesi vardı. Sandığın ayaklarında, cevizden yapılmış ve üzeri oymalı işlemeler bulunmaktaydı. Bir yerde sanki sanat eseri yaratılmıştı bu sandıkta. Bu nedenle misafir odamızın en mutena yerine koymak gerekmekteydi. Ne de olsa bir gelinin çeyiz sandığıydı.

Sandığın çevresinde ve etrafında kabara çivilerle çakılmış, deriden şeritler vardı. Sandıkla aynı renkte uyum içindeydi. Deri çevrelemenin, ceviz ağacını olası olumsuz durumlardan koruma amaçlı olduğuna inanıyordum. Sandık, evimizin temel taşlarından biri olmuştu.

Evliliğimiz boyunca birkaç ev değiştirdik, taşınırken kamyona giren ilk eşya eşimin çeyiz sandığı idi. Özenle üstü örtülür, iplerle örtü korunur ve hamala verilen ilk eşya olurdu. Taşındığımız her evde bu sandık baş köşede yerini gururla alırdı.

İlk çocuğumuz erkek olmuştu, ertesi sene ikinci çocuğumuz kız oldu. Baba olmanın sevinci vardı bende. Kızımız doğduktan birkaç sene sonra evimize ikinci sandığı aldık. Eşim, “Kız çocukları çabuk büyür, bugünden sandığı doldurmam gerek” diyerek beni bu geleneğe ikna etmişti. Aldığımız sandık ise değişik bir yapıdaydı. Sanki mobilya olarak yapılmış, üstü işlemeli, çeşitli şekilleri içeren bir sanat eseri gibiydi. Seyahatlerimizde, bilhassa nüfus kaydımın bulunduğu Denizli ilinden geçerken, mutlaka döner tekstil çarşısına girip birkaç örtü, işlemeli bezler ve havlular almayı ihmal etmezdi eşim. Bu alınan bütün eşya, dönüşte evdeki ikinci sandığın içine girerdi.

Sandık deyip geçmeyin, tam bir dipsiz kuyu. Koydukça dolacağını düşünürsünüz; ancak bu sandığın, yani çeyiz sandığının, hiç dolmadığını izlemek bana mutluluk vermekteydi. Her seyahat dönüşünde bu sandığa mutlaka birkaç parça eşya girerdi.

Evlilik çağına geldiğinde kızımın eşi ile tuttukları eve taşıdığım ilk eşya, onun çeyiz sandığı idi. Mutluydum, en azından bir sandık mesuliyetinden kurtuluştu bu.

Torunlarımın her ikisi de erkek olduğundan bir üçüncü sandık mesuliyeti üstümde olmadı. Türk toplumunun kültürel mirası olan sandığın, yaşamımızın vazgeçilmez bir parçası olduğuna inancım tamdır.

Bu geleneğin Orta Asya’dan geldiğine inanırım. Seyrettiğim birçok belgeselde çadırlı, otağlı Türkmen çadırlarında da bir sandığın var olduğunu görmekteyiz. Sandık, o çadırın vazgeçilmez bir parçası, mütemmim cüzü oluşturmaktadır.

Daha sonraları dekoratif, çok eski bir sandık daha almıştım. Ancak bu sandığın içine hiçbir şey koymadık. Üzerinde çok güzel işlemeler vardı. Bir sanat eseri gibiydi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anadolu’nun itilaf devletleri tarafından işgali sürecinde, olağanüstü şartlarda kurulmuş bir meclisti. Bu şartlarda olabilecek en demokratik işleyişle çalışmaktaydı. Her şehirden bir temsilcinin bulunduğu bir meclisti, ilk meclis. İçinde birkaç radikal dinci akım temsilcilerini de barındırmaktaydı.

Rauf Orbay’ın anılarında üzerine basarak belirttiği bir husus, Mustafa Kemal Paşa’nın demokratik, hukuk devleti tesis etmek için vermiş olduğu uğraşının karşısında olanların da meclis içinde var olmasına rağmen, Paşa’nın mutedil kalmasına şaşırmasıdır. Mecliste konuşulan her konuda Meclis’in oylama yapıp alınan kararı kanunlaştırması, bir başka deyişle sandıktan çıkan oy çokluğu ile kararların alınmasının, tam bir demokrasi örneği olduğuna inanmaktayım. Hatta konuların oy birliği ile alındığını Meclis kayıtlarında bulabilirsiniz.  

Mustafa Kemal Paşa’nın, 28 Ekim 1923’te Çankaya’da yemekte, “Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz” sözleri, yenen yemeğin tatlısı gibiydi. Mecliste “Manda” konusunun ciddi boyutta tartışılmakta olduğu bir dönemde, böyle bir kanun maddesinin sandıktan nasıl bir oylama ile geçeceği merak edilmekteydi. Ancak bu tek madde ile verilen önerinin 29 Ekim günü Meclis’te oy birliği ile kabul edilmesi, sandığın önemini anlatmaya yetmişti.

Cumhuriyet tarihimizi bilmeyen bir faninin “Cumhuriyet sandıkta kurulmadı” diye absürt bir cümle kurmasını, özünde sandığı inkâr eden seviyesiz bir cümlenin sahibi olarak tanımlarım diye bir sözüm geldi, söyledim hem nalına hem mıhına.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Borsa Değil Soygun Sahası Bu Vurgunun Asıl Ortağı Kim
Baltık Hava Sahasında Alarm Rusya’dan Gelen Dronlar NATO Sınırlarını Test Ediyor
Teğmen Ebru Eroğlu’nun İadesi Reddedildi Hukuk, Vicdan ve Milletin Yitirdiği Adalet
Anarad Hiğutyun Okulu: Kadıköy’den Nazim Hikmet Kültür Merkezi’ne, Kapanan Bir Kökün Hikâyesi ve Bugüne Yansıması
Rus Ordusunda Ölümün Sonrası Kafalar Kesiliyor, İnsanlık Tükendi

Çin, tek bir kurşun bile atmadan Amerika'yı yeniyor.
Trump, Amerikan gücünü içini boşalttı.
Amerikan egemenliğinin ahlakı çöküşü: Yeni Bir Barbarlık Çağı
Trump'ın İran kumarı, yıkmayı hedeflediği rejimi daha da güçlendirdi.
Ülkelerin birbirini 'eğlence olsun diye' vurabildiği yeni dünya düzeni

İran savaşı küresel ticareti nasıl yeniden şekillendirecek?
Türkiye 2025'te kira artışlarında AB ülkelerini geride bıraktı.
Küresel Ticaretin Görünmez Altyapısı
SOFRAYA KONAN HER LOKMA, BU DÜZENDE BİR SINAVDIR!
İran savaşı, küresel tahvillerde 2,5 trilyon dolarlık bir kayba yol açtı

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

En eski evcil köpekler Anadolu'dan çıktı: Tüm bitki ve hayvanlardan önce evcilleştiler
Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.

Türkiye otokratik rejimler arasında
Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!

Korkunun Muhalefeti Halkın Öfkesini Bastıranlar, İktidarın Gölgesinde Yaşayanlar
İnkârın Duvarı Devlet Susuyor, Çerkeslerin Tarihi Haykırıyor
Büyük güçlerin açtığı savaşların etkileri en çok yoksul ülkeleri etkiler.
Barış İddiası, Savaş Açmak: Yeni Küresel Çatışma Çağında ABD Politikası
Saraçhane’de Halk Var, Liderler Nerede Cesaretin Yerine Sessizliği Seçenlere Açık İsyan!

TEDRİSAT İÇİN STK
AKLİ MELEKE
ÜST GEÇİŞ
40 HARAMİLER
YURDUM İNSANI

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git