A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

SAYDAM

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 01 Ocak 2024 10:33:03

Hiç ilginizi çekti mi, her yıl Kasım ayında Türkiye'de bir bütçe maratonu yaşanmaktadır? Önce bir bütçe gerekçesi hazırlanmaktadır. Nerede hazırlandığını hepimiz tahmin edebiliriz. Evvelce Hazine ve Maliye Bakanlığında hazırlanırdı bu bütçe gerekçesi. Ancak son beş-altı senedir Ankara'nın beş tepesinde 1100 odalı sarayın bir bölümünde, önce "BÜTÇE GEREKÇESİ" adı altında bir hazırlık yapılmaktadır. Hiç bu gerekçelere bir göz atmak aklınıza geldi mi? 2024 bütçesi için yapılan hazırlık çalışması olan "BÜTÇE GEREKÇELERİ" adlı çalışmayı bu yıl incelemek istedim.



Yaklaşık 505 sayfa bir doküman. Bütçe sunumu içinde bu gerekçeyi de tasarı bütçeye eklemekteler. Bunun içinde çok ilginç bilgiler bulunmaktadır. Türkiye'nin sadece Külliye'den idare edildiğini kabul edersek, bütün kurumlarda çalışanların gerekçeleri nedir?

Bu konuyu "Bütçe Gerekçeleri" içinde nafile aradım. Siz de araştırın, sadece Saray'da çalışanların toplam sayısı 2374 kişi. Bunların 1108 kişisi işçi olarak alınmış, 479 kişi memur statüsünde, 787 çalışanda "PERSONEL" olarak Saray'da istihdam edilmektedir. Bir de 21 adet danışman çalışmaktadır bu Sarayda. Bu nedenle Türkiye'yi 2374 kişinin yönetmekte olduğunu kabul etmemiz gerekir.

Bu çalışanlara yılda ödenen 181 milyon 640 bin 681 lira olarak gözükmektedir. Türkiye'nin bir de Büyük Millet Meclisi bulunmaktadır. Bu kurumun ne işe yaradığını hala çözebilmiş değilim. "YASAMA" organı adı ile seçilen bu fertlerin, bir kanun yapmaya güçleri olmamakta, Saray'dan yapılıp gönderilen Kanunlara da itiraz edebilme hakları var ama fayda getirmemektedir. Bu nedenle biz 650 vekili ve bir o kadar da yardımcılarını neden beslemekteyiz?
Cumhuriyetimizin 2. yüzyılına girerken çok çarpıcı birkaç değerden bahsetmek isterim. 2024 yılı bütçesinde iki kalem dikkatimi çekti: Cumhurbaşkanlığı bütçesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi bütçesi.

Millet Meclisi'nin bütçesi 12 milyar 257 milyon 956 bin olarak kayda alınmış, ancak Cumhurbaşkanlığı bütçesi 14 milyar 840 bin 194 olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bütçesini yaklaşık 2.4 milyar lira aşmasını anlamakta güçlük çekmekteyim. Bu ülkemizin insanlarının çalışıp kazandığı ücretlerden verdiğimiz vergilerin nereye harcandığını bilmek bizim görevimiz değil mi? Bu nedenle 2024 yılı bütçesini daha iyi incelemek gerekir. Verdiğimiz vergilerin nereye gittiğini anlamamızda yarar var. 2024 bütçesinde Giderlerin en büyük kaleminin nerede olduğunu sizin bilmenizi isterim.

Hazine ve Maliye Bakanlığının bütçesinde 1 trilyon 809 milyar 184 milyon 376 bin lira ile "FAİZ" giderleri yer almaktadır. Faiz almak haram, vermek serbest olan ülkemizin cari transferleri içinde ise yine hazinenin gider bölümünde 3 trilyon 111 milyar 696 milyon 500 bin liranın cari transfere ayrıldığını görmekteyiz.
Bu bilgiler yayınlanmakta, ama kimsenin dikkatini çekmemekte. Yurdum insanının alın teri ile kazandığı vergilerin nereye çarçur edildiğini bilmelerinde yarar var.

Bütçe gerekçeleri dokümanında gerekçeler sıralanırken 6 Şubat Depremine atıfta bulunulmaktadır, ve bu konu, benim kanıma dokunan birkaç cümleler olduğunu düşünmekteyim.

Mevcut iktidar döneminde deprem vergisi adı altında toplanan 36.5 milyar dolar, yani 687.6 milyar liranın akıbeti konusunda halkın hiçbir fikri bulunmaması sizce garip değil mi? Birilerinin kalkıp sormasını beklerim, hani "128 milyar dolar nerede" diye sorduğumuz gibi, bence "DEPREM VERGİLERİ NE OLDU?" diye sorulması gerekir.
Bakın size bir başka bilgi daha vereyim. Hani Cumhuriyet döneminde kazanılan yatırımları ve değerleri özelleştiriyorlar ya, şeker fabrikaları, enerji santralları, TEKEL fabrikaları, ETİ maden, Telekom gibi değerler, TUİK'i de özelleştirsinler. Bağımsız kurumlar, ülkemdeki enflasyon, büyüme, GSMH gibi değerleri özel sektör hesaplayıp çıkartsın ortaya, ülkemde rahat etsin.

Biz, inanmadığımız bir kurumun ayakta kalabilmesi için, yılda 2 milyar 360 milyon 343 bin lira para ödeyerek kurumda çalışan 3896 kişiyi neden besleyelim?

Bilir misiniz Türkiye İstatistik Kurumu binası "CAM KULE"dir ve yaklaşık 20-25 katlı olan binanın bütün cephesinin CAM olmasının esas nedeninin, kurumun bütün değerlerinin cam gibi şeffaf olması gerektiğinden olduğunu düşünmekteyim. Hiç çarşı pazarda dolaşırken araştırma yapan bir TUİK görevlisi gördünüz mü? Göremezsiniz, çünkü onlar da çalıştıkları bina gibi "SAYDAM" olduğundan, görünmeden görevlerini yaparlar ve beş tepeden gelen son rakamı yayınlarken bile şeffaflıklarından hiçbir şey kaybetmezler diye bir sözüm geldi, söyledim hem nalına hem mıhına.


Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Migros Direnişi ve Kar Düzeninin Açığa Çıkan Gerçeği
Çocuklar Nasıl Suikastçı Olur?
Aynı Karanlık, Farklı İsimler Epstein’dan Savile’a Kapitalizmin İstismar Düzeni
500 Milyon Dolar Geldi… Peki Kime Geldi, Kime Gitmedi?
Epstein belgeleri: Yeni yayımlanan üç milyon sayfada kimler var?

Avustralya'da "İsrail Cumhurbaşkanı tutuklansın" tartışması...
Yıpratma Savaşı, Otoriter Kapitalizm ve Türkiye’de Egemen Blokun Sessizliği
Kolombiya’dan Ukrayna’ya Uzanan Sinif Savaşi Ve Türkiye’nin Ulusal Gerçeği
Trump'a öfke büyüyor : ABD'de yine bir sivil öldürüldü
Suriye'den Irak'a nakil: 9 bin IŞİD'liye ne olacak?

Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?
Kalkınma Hakkında Yanlış Bildiğiniz Şaşırtıcı Gerçek

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik
UNICEF raporunda Türkiye'deki çocuklar son sıralarda

Amerikada Saklı Karanlık Bir Ailenin Nazi Casusluk Gizemi
Bir Gençlik Çağrısı: Yosef’in Son Akşamı
ABD’deki Korku Duvarını Yıkan Yahudi Kadın, Amerikan Konsantrasyon Kampının İnanılmaz Hikayesi
İnsanın İçindeki Hakikat, Maskelerin Dünyasında Kaybolmayan İman
Türkiye’nin Yeraltı Haritası, Uluslararası Mafya Ağlarının Kavşağına Dönüşen Bir Ülkenin Hikayesi

Hasan Tahsin
SERVET
ŞAKİ...
İCMAL
PALAVRA

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git