A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Korona-lojik

Kategori Kategori: Korona Günlüğü | Yorumlar 1 Yorum | Yazar Yazan: M. Şehmus Güzel | 05 Nisan 2020 08:22:39

“Evde kal”mak kolay, sabırlı olmak o kadar değil. Oysa bu meselede en tayin edici şey SABIR. Evet sabırlı olmak şart. Değişik ve meşru nedenlerle ille gideceğimiz yere zamanında ulaşmak için biraz erken yola çıkmak ve yürüyerek gitmek, toplu taşıma araçlarını korona belası geçene kadar unutmak yerinde olacak sanıyorum. Zaten haftalardır ne metro, ne RER (Bölgesel Hızlı Şebeke/Metro), ne otübüs, ne tramvay, ne tren.

Paris, 4 Nisan 2020


Paris’te, “evde kal” emrinin çıkışından önce başlayan metroya binmemek, emrin uygulanmaya konulduğu 17 Mart saat 12’den itibaren yeni boyutlar kazandı : “Mikrop, bakteri ve virüs yuvası” gibi görünen metro istasyonları, koridorları ve metro vagonları borsada spekülatör görmüş hisse senedi gibi gözden düştü. Metro müşterisi çok azaldı. Metro işleticisi dev şirket, RATP, ulaşımdaki metro sayısını azalttı, ulaşım saatlerini yeniden düzenledi : Metro artık sabah 6’dan 22’ye kadar çalışıyor. Elli kadar metro istasyonu kapatıldı.



Bugün, Cumartesi, denemek için, bir bakalım şirin metrolarımız ne alemde diyerek Simplon metro istasyonuna indik : Peronda in cin top oynuyor. Yersiz yurtsuzlar alıp başlarını gitmişler. Anakent belediyesi, ilçe belediyeleri, kimi hayır kuruluşları, toplumsal dayanışma ve yardım dernekleri yersiz yurtsuzları belli noktalarda, belli merkezlerde toplayıp, bir dam, bir yatak, sıcak bir çorbayla korona saldırısından korumaya çabalıyorlar. Ama yine de arada sırada bir veya iki tanıdık çok kısa süreli bile olsa mahalleye uğruyor, yarım şişe kırmızı sol elde her zaman : “Olmazsa olmaz !”. Fakat hiçbiri metroya inmiyor : Hesabı kolay : Metroda, istasyonda müşteri olmazsa yardım elini kim uzatacak ? O halde istasyona inmenin ne yararı olabilir ? Hiç ! Güneşli günlerde sokakta bir bank üzerine yayılmak veya bir iki basamaklı taştan bir merdivene ilişmek ve güneşlenmek daha akıllıca ...

Bunları düşünürken bir metro, alışılmış gürültüsüyle istasyona girdi. Durdu. Tek kişi inmedi. Biz ikimiz, eşim ve ben bindik. Vagonda, her biri vagonun bir ucunda, iki kişi var : İkisi de maskeli. Unutmadan ekleyeyim biz ikimiz de maskeliyiz. “Güvenlik mesafesi” yürürlükte. Vagonun ortasında, dörtlü bir yerde karşılıklı oturduk. Metro, malum “kurallara uyun, ellerinizi sabunla yıkayın ...” vesaire anonsundan sonra yola çıktı. Alışılmamış bir sessizlik. Hüzün sardı sarmaladı aniden.

Birkaç metro istasyonunu geçtik, otomatik kapılar açılıp kapanıyor ama ne inen var ne binen... Ne dilenci var, ne yolcular arasında dolaşan iri yarı ve üniformalı RATP ücretlisi güvenlikçiler....

Gare du Nord’a vardık. İki kişi indi. Perondaki üç kişiden üçü de bindi. Birçok metro hattının kesiştiği, KÖ (Koronadan Önce) her zaman karman çorman, çokdilli, çokrenkli, çokçoklu ve kalabalık istasyonlardan biri olan bu istasyon da terkedilmiş : Ne kebabını atıştırarak Paris’in kuzey banliyölerine akan yolcular, ne ne beklediğini kendisi bile unutmuş yaşlı kadınlar, ne ekmek parası peşindeki müzisyenler, ne mısır satıcıları, ne keşler, ne uyuşturucu satıcıları, ne onları “avlamaya” yeminli “siviller”, ne üniformalı polisler... “Ağırlık” başka noktalarda. “Dışarıda”.

Terkedilmiş birkaç metro istasyonunu daha geçtik.

Oberkampf istasyonuna varınca indik. Bizden başka inen de olmadı, binen de. Peron bomboş. Çıkışa doğu yürürken, birdenbire karanlıktan çıkan hayret bir yoksul gördük : “Hiç görünmüyorsun, yanlış yere park etmişsin” dedim. “Hiç te değil, polis molis artık metroya inmediği için sakin bir yer buldum, birazcık uyuyacağım” yanıtını verdi, “Yirmi santimin, elli santimin, bir öron yok mu ?” gibi veciz bir soru sormayı da ihmal etmedi. Soruma yanıt verdiği için hak etti. Dışarı çık, güneşte yayıl demedim. Tereciye tere satılmaz.

Metrodan çıktık. Hüzün de bizimle çıktı...  

Metronun durumu bu : Korona günlerinde Paris’in nabzı metroda atmıyor.

Paris’te otobüslerin de sayıları azaltıldı. Otobüslerde bazen üç bazen iki kişi görüyoruz. Mesafe meselesi artık tamamen içselleştirilmiş. Bu günlerde otobüsle bir tur atmak epey zevkli olmaya aday.Trafik çünkü tıkır tıkır. Belleville’de, République’te, Nation’da sıkışmak artık tarihe karıştı. Merak etmeyin ama, nasıl olsa yakında yine eski günlerin gürültülü sokak, cadde, bulvar ve meydanlarını bulacağız.  

Tramvayların, hızlı ve bölgesel trenlerin sayıları da ciddi ölçüde azaltıldı. Amaç insanların bir noktadan diğerine gitmesini, virüsü taşımasını önlemek.

Ciddi bir genel seferberlik yaşanıyor, görünmez bir virüse karşı savaş koşulları altında.

Bu iş daha sürecek gibi. Kimi ülkede “evde kal” operasyonu mayıs sonuna kadar. Fransa’da 15 Nisandan sonra altı hafta daha uzatılacağı söylendi.

Bugün hava çok güzeldi, günlük güneşlik. Sanki yaz. Sokaklar yine dolduruldu. Gel de şaşırma. Yahu bu insanlar Fransızca anlamıyor mu ?

Evet burada ve büyük olasılıkla orada da hâlâ işin ciddiyetini anlamak istemeyenler var, bu anlamamanın, bu “ben gencim bana bişey olmaz” yaklaşımının önüne geçmek şart ve bu bizim de görevimiz. Söyleyerek. Yazarak :

Lütfen kulak verin : Tekrar ediyorum en iyi çare evde kalmak. Bir saatliğine “havalandırmaya” çıkmak, “volta atmak”, haydi diyelim birazçık dolaşmak : Ama avare avare değil, koşmadan ama atletik ve geniş adımlarla.

Kurallara uyarak sadece kendimizi değil, ailemizi, en yakınlarımızı ve sokağa çıktığımızda karşılaşabileceklerimizi de koruyoruz. İnsan-iy(ilik)-et ölmesin. Mantık bunu gerektiriyor.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

mustafa { 08 Nisan 2020 17:39:32 }
yazı çok güzel Paris'in günlük hali ancak bu kadar güzel yazılır. Teşekkürler
Diğer Sayfalar: 1.

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Aile hekimleri sokağa çıkıyor.
Migros Direnişi ve Kar Düzeninin Açığa Çıkan Gerçeği
Çocuklar Nasıl Suikastçı Olur?
Aynı Karanlık, Farklı İsimler Epstein’dan Savile’a Kapitalizmin İstismar Düzeni
500 Milyon Dolar Geldi… Peki Kime Geldi, Kime Gitmedi?

Amerika ödeme yapabilir, ama yeniden yükleme yapabilir mi?
İran'ın Zayıflaması Türkiye İçin Hem Fırsat Hem de Tuzak
Yalancı Gerekçeler: Aslan Kükremesi Operasyonunun Ardındaki Yalanlar
Dış Politika Sıkıntıları: Avustralya Dış Politika Beyaz Kitabı
Trump'ın Avrupa'ya Karşı Savaşı Washington'ı Parçalıyor

Yeni Sömürgecilik: Enerji, Mineraller ve Kaynak İmparatorluğunun Geri Dönüşü
Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik

Kırım İşgali ve Kırım Türkleri Emperyalizme Karşı Direnişin Sesi
Gökyüzünü Delik Deşik Eden Akıl: 30 Bin Hava Hedefi – Zafer mi Yoksa Kanlı Bir Gerçek mi?
Mali Devletin Çatlağı 11 İlde 93 Vergi Müfettişi Operasyonu Üzerinden Yapısal Bir Hesaplaşma
Devletin Sınıfsal Ele Geçirilişi ve Kadrolaşma Rejiminin Teşhiri
Açlık Oyunları Düzeni ve Türkiye

OKKALI YALAN
Yağmur Yağar
TARİH
KADI BURHANETTİN
Ne Şam'ın Şekeri

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git