A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Dinleme adabı

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 15 Eylül 2019 13:59:44

Senelerce önce tanımıştım Fuat Aziz Göksel’i. Bir çok konferansına gitmiştim üniversite yıllarımda. İnsan psikolojisini çok iyi analiz edebilen ender hatiplerdendi. Herhangi bir konuda doğaçlama konuşma yapabilen, doğrudan ziyade dolaylı anlatımı kullanan, insanları düşünmeye yönelten sorular sorabilen bir hatipti. Onun konferanslarını hiç kaçırmamaya çalışırdım. Çok şey öğrenirdim ondan .

Prof. Rasim Adasal’ın da konferansları çok ilgimi çekerdi. Ankara’da Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde okurken bir gün Ulus’taki  muayenehanesine gidip insanlığın var oluşu konusunda bir konferans vermesini rica etmiştim. Sevgili Rasim hoca, bu ricamı kırmadı. Üniversitedeki büyük amfide verdiği konferansta ayakta bile dinleyecek yer kalmamıştı. Konferansın bir saat olacağını duyurmuştuk, ancak üç saat sonra Rasim hocam yorulduğunu ifade ederek konferansa son vermişti.  Böyle konuşmacıların günümüz Türkiye’sinde artık olmadığına inanmaktayım.

Üniversiteden sonra bir derneğe üye olmuştum. Dernekte zaman içinde Başkanlık görevi verildi bana. Ayda bir defa toplanıp çalışmalarımızı özetlerdik. Daha sonra ricamızı kırmayan konuşmacıları davet ederdik toplantılarımıza. Verilen bir konuda bizleri aydınlatmasını rica ederdik. Gelen bütün konuşmacıların konularında yetkin olmalarına dikkat ederdik. Bir maden konusu varsa, o konunun en yetkili kişisini bulurduk konuşmacı olarak. Sağlıkla ilgili bir konu konferans konusu olduğunda, o konunun üzerinde ihtisas yapmış bir tabip konuşmacı gelirdi. Başkan olduktan hemen sonra Fuat Göksel ağabeye ziyarete gittim. Niyetim bir konuda konferans vermesini sağlamaktı.

İsteğimi kendisine ilettiğimde itiraz etmedi. Hangi konuda konuşma yapmasını istediğimizi sordu. Ben de Dinleme ve Konuşma Adabı konusunda bir konuşmanın her toplum gibi bizim toplumumuzda  da ilgi göreceğini belirttim. Çünkü bizlerin dinleme ve konuşma özürlü olduğumuza inanmaktaydım. Toplum bir konuşmayı hangi yönden ilgi ile algılar, dinlerken dikkat süresi ne kadardır, konuşurken kullanılacak kelimeler hangi soruları tetikler diye merak ederdim. Bunlardan kendisine söz etmeden, konuşma yapmayı kabul etmesine teşekkür edip yanından ayrılmıştım.  

Konferans günü benzer kulüplerden bu konferansı dinlemeye gelenlerle salonun her tarafı dolmuştu. Mutluydum. Toplumumuzda okumuş insanların da konuşma, hatta dinleme adabını bilmeyen insanlarla dolu olduğuna inanmaktaydım. Birisi konuşurken onun konuşmasını kesip, kendi düşüncesini dikte edercesine araya girip, adap dışı bir davranış sergilemekteydiler.

Konferansta Fuat Göksel bey, her zamanki kibar hitabeti ile Türklerin Orta Asya’ dan at sırtında Anadolu’ya geldiğini anlattı. Osmanlı döneminde altı yüz yıl yine at sırtında seferlere gittiğini hikaye olarak dile getirdi. Yerleşik düzene geçişimizin daha 100 yılını bile doldurmadığını ifade ederek, dinlemenin ne kadar erdemli bir davranış olduğunu izah etti. Konuşması yarım saatten biraz fazla sürmüştü, ancak salonda alkıştan sonra çıt bile duyulmamıştı. Bütün dinleyiciler konuşmanın akıcılığından dolayı kendilerinden geçmişlerdi.

Evet toplum olarak biz karşımızda konuşan insanı dinlemiyoruz ve o konu hakkında kendi görüşümüzün, herkes tarafından kabul görmesini istiyoruz. Bu belki psikolojik bir hastalık olabilir diye düşünmekteyim.

Geçtiğimiz son bir senedir bilhassa saraya yakın yayın yapan kanallarda, ülkedeki güncel gündem hakkında muhalefet ve iktidar kanadından katılımcı konuşmacı çıkmakta. Konuşmacılar güncel konu hakkında konuşurken, karşısındaki katılımcının hemen araya girerek kendi düşüncesini dayatmaya çalışması, seviyesiz ve çok çirkin görünmekte. Karşısında bulunan insanın konuşmasını bitirmesine tahammül gösteremeyen insanlarla dolu olan bu ekranları, zaman zaman izlerken, bu tür davranışta bulunan, ahlaken zayıf katılımcıların, rahmetle andığım Prof.Dr. Fuat Aziz Göksel’in rahle-i tedrisatına ihtiyaçları olduğunu düşünürüm diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.  

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü
İran’ın Bombaları, Azerbaycan’ın Direnişi
Aile hekimleri sokağa çıkıyor.
Migros Direnişi ve Kar Düzeninin Açığa Çıkan Gerçeği
Çocuklar Nasıl Suikastçı Olur?

Amerika ödeme yapabilir, ama yeniden yükleme yapabilir mi?
İran'ın Zayıflaması Türkiye İçin Hem Fırsat Hem de Tuzak
Yalancı Gerekçeler: Aslan Kükremesi Operasyonunun Ardındaki Yalanlar
Dış Politika Sıkıntıları: Avustralya Dış Politika Beyaz Kitabı
Trump'ın Avrupa'ya Karşı Savaşı Washington'ı Parçalıyor

Yeni Sömürgecilik: Enerji, Mineraller ve Kaynak İmparatorluğunun Geri Dönüşü
Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik

Sessiz Ağ Çin İstihbaratının Türkiye’deki Gölge Faaliyetleri
Gölgedeki Dünya: Özel Dedektiflik Şirketleri ve Modern Casusluk Endüstrisi
Kırım İşgali ve Kırım Türkleri Emperyalizme Karşı Direnişin Sesi
Gökyüzünü Delik Deşik Eden Akıl: 30 Bin Hava Hedefi – Zafer mi Yoksa Kanlı Bir Gerçek mi?
Mali Devletin Çatlağı 11 İlde 93 Vergi Müfettişi Operasyonu Üzerinden Yapısal Bir Hesaplaşma

OKKALI YALAN
Yağmur Yağar
TARİH
KADI BURHANETTİN
Ne Şam'ın Şekeri

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git