A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Yeni Türkiye Üniversitelerinde yeni yandaş profesör dönemi

Kategori Kategori: Türkiye | Yorumlar 0 Yorum | 05 Kasım 2014 13:12:38

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın doktor açığının fazla olduğunu belirtmesi ve devlet hastanelerindeki uzman doktorlara doçentlik, profesörlük imkânı tanınmasına ilişkin açıklaması, ‘Afiliye sistem’ (bağlantılı sistem) ve yeni kadrolar oluşturarak kolay profesörlük yolunun açılması tartışmasını alevlendirdi.

Hükümet, Meclis’te yasalaşmayı bekleyen Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı kurulmasına ilişkin tasarıyı çıkartarak yeni 1875 kadroya istediği isimleri atama olanağı kazanacak. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Bayazıt İlhan, söz konusu düzenlemeye, “Yeni kurulan üniversitelerdeki profesörlük kadrolarını, bir gün bile üniversite deneyimi olmayan isimlerle doldurdular. Artık kadrolar tükendiğinden yeni çıkarılacak düzenleme ile yeniden kendi kadrolarını profesör olarak atama olanağına kavuşacaklar. Akademik sistemi temelinden sarsan uygulamaya devam edecekler” tepkisini gösterdi.

1 SAAT DERS VERMEYEN PROFESÖR

TBMM Sağlık Komisyonu’nda kabul edilen ve Genel Kurul’da görüşülmeyi bekleyen tasarı ile yeni akademisyen kadroları yaratıldığına dikkat çeken TTB Başkanı Bayazıt İlhan, Hürriyet’ten Meltem Özgenç'e şunları söyledi: “Cumhurbaşkanı ‘Doktorlarımız doçent, profesör olma imkânını yakalasınlar’ diyor. Ak Parti zaten kendilerine yakın olan isimlere bu fırsatı veriyor, yandaşı olmayan kesimi devre dışı bırakıyor. Üniversiteye hiç uğramayan kişilere dolambaçlı yollardan profesör olma imkânı sağlandı. Hatta çarpıcı bir örnek, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nin kurucu rektörü. Üniversitede 1 saat bile ders vermeyen, sadece Sağlık Bakanlığı kadrosunda çalışmış Metin Doğan, önce profesör olarak atandı, 2 ay içinde de kurucu rektör oldu. Numune Hastanesi Başhekimi Nurullah Zengin’i, Erzincan Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne profesör olarak atadılar, 1 gün bile orada çalışmadan yeniden hastanede görevlendirdiler.

'SİYASİ İRADE BELİRLEYECEK'

Akademik unvanlar siyasi istismar konusu olmamalı. Oysa bu anlayış akademik unvanları sadece para kazanma amacına dönüştürdü. Hekimler genel anlamda mağdur edildiği için pek çok meslektaşımız daha çok emekli maaşı almak ya da özel hastanelerde daha fazla para kazanabilmek için profesör olma çabası içine düştüler. Şimdi mevcut üniversitelerde de kadrolar tükendiğinden iktidar artık yeni kadrolar yaratabilmek amacıyla Sağlık Bilimleri Üniversitesi kuruyor. Buradaki kadrolara hiçbir sınava tabi olmadan istedikleri doçentleri, profesör olarak atayabilecekler. Bu üniversite tamamen Sağlık Bakanlığı’nın kontrolünde olacak. Akademik yükselmeler de tamamen siyasi iradenin tekelinde olacak. Böyle bir yapılanma akademik özgürlüğe ve özerkliğe tamamen aykırı. Bu doğrudan üniversitenin siyasi iradenin kontrolüne verilmesi anlamına geliyor.

'YANDAŞ KADROLARIN ÖNÜ AÇILIYOR'

Üniversitelerle devlet hastanelerini afiliye ediyorlar, hastanedeki kişileri üniversitelere geçirip akademik unvan veriyorlar. Afiliye sistem, kayırmacılık üzerinden gitti. Bu atamalar nedeniyle özellikle de liyakat dikkate alınmadığı için bu hastanelerde çok büyük problemler yaşıyoruz. Cumhurbaşkanı’nın 'doktorlarımızın önünü açacağız' dediği, kendi yandaş kadrolarının önünü açmaktan öteye gitmiyor.”

1875 kadro tahsis edilecek

Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Hüseyin Çelik ise konuya ilişkin eleştirilerin haksız olduğunu savunarak şunları söyledi: “Meclis’teki tasarının yasalaşmasıyla İstanbul’da Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin bünyesinde tıp fakültesi ve sağlık bilimleri fakültesi olacak. Bir de Sağlık Enstitüleri Başkanlığı kurulacak. Burada doktora ve master programları yapılacak. Marmara Üniversitesi’nin Haydarpaşa Kampusu bu üniversiteye verilecek. Sağlık Bakanlığı’nın 59 eğitim araştırma hastanesi var. Bunları sağlık bilimleri üniversitesi ile afiliye edeceğiz. Üniversite hastanesi statüsüne kavuşacaklar. Amacımız aynı zamanda bu hastanelerin, eğitim ve araştırma kalitesini güçlendirmek. YÖK yasasına göre doçent, profesör olmuş hocalarımız var. Onları da üniversite kadrolarına atayacağız. Sağlık Bakanlığı, Türkiye’deki sağlık hizmetlerinin yüzde 65’ini sunuyor. Bunun da önemli bir kısmını araştırma hastaneleri üstleniyor. Burada hizmet yükü açısından nitelikli hekimleri elde tutmak şart. Böylece doktorları kendi kadrolarımızda tutma imkânımız olacak. Kayırmacılık söz konusu olmayacak. Ankara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi gibi üniversiteler hangi kurallara tabiyse, bu üniversitede de aynı kurallara tabi olacaklar. Üniversite aynı zamanda yurtdışında fakülte kurma imkânına sahip olacak. Üniversitenin 300 profesör, 200 doçent, 90 yardımcı doçent kadrosu var. Araştırma görevlisi ve okutmanlarla birlikte 1875 kadro tahsis edilecek.”

Yasal düzenleme 2009’da yapıldı

2009’da yapılan yasal düzenleme ile Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na ek madde konularak, üniversitelerle devlet hastaneleri arasında ortak kullanım (Afiliye sistemi) protokolleri imzalanmasının önü açılmıştı. İlk uygulama Marmara Üniversitesi Hastanesi’nin kapatılması, Pendik Eğitim Araştırma Hastanesi’nin üniversite hastanesi gibi hizmet vermesine ilişkin protokol oldu. Bu amaçla bugüne kadar 15 protokol imzalandı. TTB, ‘Afiliye sistemi’ne yönelik eleştirilerini gündeme getirdi ve ilgili ilk yönetmeliğin iptalini sağladı. Ancak hükümet, 3 Mayıs’ta yeniden bir yönetmelik çıkarınca TTB yine yönetmeliğin iptali için dava açtı. Bu dava da hâlâ sürüyor.

Kolay profesörlük yolu

Doçenlikte 5 yılını dolduranlar, bir üniversite bünyesinde alanlarına ilişkin profesörlük kadrosu açıldığında, yayınları ve hizmet süreleriyle birlikte başvuruyorlar. 5 kişilik bilim insanlarından oluşan jüri, başvuruları değerlendirerek profesör kadrosuna alınacak ismi belirliyor. Ancak son dönemde, özellikle yeni kurulan üniversitelerdeki profesörlük kadrolarına hükümetin yaptığı atamalar tartışma yarattı. Buna göre Sağlık Bakanlığı bünyesinde görev yapan doçentler, önce boş bulunan bir profesörlük kadrosuna tayin ediliyor, ardından burada hiç görev yapmadan yeniden kendi kadrosunda geçici olarak görevlendiriliyor. Bu yolla üniversite deneyimi olmayan Sağlık Bakanlığı bünyesindeki doçent bürokratlar profesör unvanı alabiliyor.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







BAKIŞ AÇISI
Borsa Değil Soygun Sahası Bu Vurgunun Asıl Ortağı Kim
Baltık Hava Sahasında Alarm Rusya’dan Gelen Dronlar NATO Sınırlarını Test Ediyor
Teğmen Ebru Eroğlu’nun İadesi Reddedildi Hukuk, Vicdan ve Milletin Yitirdiği Adalet
Anarad Hiğutyun Okulu: Kadıköy’den Nazim Hikmet Kültür Merkezi’ne, Kapanan Bir Kökün Hikâyesi ve Bugüne Yansıması

ABD - İran anlaşması 14 maddeden oluşuyor.
Lübnan, Netanyahu'nun kaçış yolu değil.
Azerbaycan Yeşil Kalkınmayı Nasıl Planlıyor?
Dışarıda Güçlü, İçeride Kırılgan: Pedro Sánchez 2027’de İktidarda Kalabilecek mi?
Mısır - Çin İlişkilerinin 70. Yıldönümü: El-Sisi ve Xi, Küresel Güney'i ve Çin'in Dört Küresel Girişimini Destekliyor.

Küreselleşmenin Sonu mu? Savaşlar ve Ticaret Çatışmaları Tedarik Zincirlerini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?
İran savaşı küresel ticareti nasıl yeniden şekillendirecek?
Türkiye 2025'te kira artışlarında AB ülkelerini geride bıraktı.
Küresel Ticaretin Görünmez Altyapısı
SOFRAYA KONAN HER LOKMA, BU DÜZENDE BİR SINAVDIR!

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Otomobil Teknolojisinin Geleceği
Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi

En eski evcil köpekler Anadolu'dan çıktı: Tüm bitki ve hayvanlardan önce evcilleştiler
Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.

BM Gıda Programı'ndan 13 bölgede açlık uyarısı…
Gelecek 5 yılda sıcaklıklar rekor kıracak!
Rekor sayıda ABD'li ülkeyi terk edip vatandaşlıktan çıkıyor
Türkiye otokratik rejimler arasında
Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.

Zincirleri Parçalayan Anaların Kalplerinin İsyanı Özgürlük Ateşi
Korkunun Muhalefeti Halkın Öfkesini Bastıranlar, İktidarın Gölgesinde Yaşayanlar
İnkârın Duvarı Devlet Susuyor, Çerkeslerin Tarihi Haykırıyor
Büyük güçlerin açtığı savaşların etkileri en çok yoksul ülkeleri etkiler.
Barış İddiası, Savaş Açmak: Yeni Küresel Çatışma Çağında ABD Politikası

SİYASİ AHLAK
SEFİLLER
SATICININ ÖLÜMÜ
BİR HİCÂZKÂR HİKÂYE
ADİL...

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git