A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

AK Kara

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 15 Mayıs 2014 15:58:59

Son bir kaç haftadır o kadar çok değişik konularla toplum meşgul olmaktaki birisini bitirmeden, bir başkası başlamakta. Daha Cumhurbaşkanına yapılan densizliği sindirmeden, bir başka konu, yalnız Türkiye’nin değil bütün dünyanın gündemine oturdu. Soma’da yıkılan yuvalara, toprağa verdiğimiz, yüzlerle ifade edilen maden işçisi yurdum insanına ağlamaktayız.

Televizyon ekranlarına kitlenmiş, maden ocağından  iyi haber beklerken, galeriden çıkan ve sağ kurtarılan bir işçi sedyeye konurken hemşireye diyor ki :

“Çizmelerimi çıkarayım sedye kirlenmesin.”

Bu kadar ince ruhlu insanları, ağır şartlarda, düşük ücretle çalıştıran bir kurum karşımızda.

Soma’daki  Kömür Madeni, aslında Türkiye Kömür İşletmelerine ait bir yer. 2012 yılı Haziran ayında yayınlanan bir genelge ile bütün maden ruhsatları için Başbakanlıktan izni almak zorunlu kılınmıştır. Bu maden ruhsatlarına Başbakanlık izni neden gerekli diye düşünmeye başlamıştım. Aynı şekilde Enerji Üretim Santrallarının da Başbakanlık iznine tabi olması akıllara başka kuşkuları da beraberinde getirmekte.

Soma’da meydana gelen faciaya neden olarak trafo patlamasının gösterilmesinin doğru olmadığını düşünmekteyim. Çünkü böyle sahalarda kurulan trafoların “Patlamaya Dayanıklı” yani ‘Explosion Proof‘  olması bir zorunluluktur. Eğer gerçekten trafo patlamış ise “Patlamaya Dayanıklı” bir trafo olmadığını düşünmemiz gerek.  

Sosyal medyada her düşünceden yorumların cirit attığı bu günlerde, 14 Mayıs Çarşamba akşamı BBC ve CNN kanalları haber spikerleri, Cenevre’den ILO başkanı Juan Somavia  ile canlı söyleşi yaptılar. Söyleşide, Türkiye’de maden ocaklarında gerekli sağlık, emniyet ve denetim koşullarının uluslararası standartlarda olmaması dile getirildi. Hatta konu ile ilgili çok çarpıcı bilgiler veren Sayın Somavia’nın özelleştirmenin neticesinde maden sektörünün  bazı denetimlerden uzak kaldığını, göstermelik denetimler yapıldığını vurgulamasını hayretle seyrettim.

Uluslararası Çalışma Örgütü bu gerçekleri nereden bilmekte diye aklımda soru işaretleri oluştu. Denetim mekanizması nasıl olur da gevşek tutulur diye düşünmeye başladım.  Burada mevzu olan insan hayatıdır. Başkası için önemli olmayabilir, amma benim için maden ocağında çalışan yurdum insanının hayatı daha bir kutsaldır. Hiç bir konu insan hayatı kadar kıymetli değildir. Millet Meclisinde Soma’da kömür madenlerindeki kazaları konu alan soruşturma önergesini red eden bir zihniyetin, kendilerini haklı görmelerini kabul etmek mümkün değildir. Fakat gelin görün ki benim halkım, bu düşünce yoksulu insanlara nerelerinden bağlı olduklarını bilmediğim bir bağ ile bağlanmış. KARA olan bir konuya körü körüne AK demeye programlanmış olduklarını izlemek  insanın kanını dondurmakta.

Maden kazasının yaşandığı Soma sahası, Türkiye Kömür İşletmeleri TKİ’ye aittir. İhale ile TKİ’den % 15lik rödovans karşılığında kiralanmıştır. Rödavans, maden ruhsat sahalarının hak sahibi tarafından, ton başına elde edilen maden hasılatı veya kira geliri karşılığında başkalarına süreli tahsis edilerek kullandırılmasıdır.  Bir işletme her zaman kar etme esasına kurulur. İşletme sahibi değilsin ve sorumluluk senin değil. Her ne kadar özel şirkete kiralanmış ise de, sahanın tüm sorumluluğu, yani denetimi TKİ Genel Müdürlüğüne ait olarak görülmekte.

Çok ilginç: Sorumlu Kamu Otoritesi, yani en son izni veren, son kurum Başbakanlık. Buradan hareketle başta Başbakanlık olmak üzere, enerji ihalelerinde ve ruhsatlandırmada gösterilen hassasiyet, ihale sonrası işletmenin sağlık, eğitim, emniyet ve denetimde gösterilmiş olsa idi, bu gün bu acıları ULUS olarak yaşamayacaktık.

Özelleştirme sonrası, üzerinde tartışılmadan şirketler lehine yapılan yasal değişikliklerde, iş güvenliğini tehlikeye atmanın yanında denetim gücünün zayıflatılmasının kime yarar sağladığını, kimin bundan acı ile zarar gördüğünü izledik.

Başbakan aracını tekmeleyen acılı gencin, kendini bilmez biri tarafından tekmelenmesini seyrederken AK Karalandı diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Zamanın Sessiz Çığlığı: Kırımlı Leyla Hanım’ın Ardından
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü
İran’ın Bombaları, Azerbaycan’ın Direnişi
Aile hekimleri sokağa çıkıyor.
Migros Direnişi ve Kar Düzeninin Açığa Çıkan Gerçeği

İran Savaşı Aslında Çin'le İlgili
Amerika yine bitmek bilmeyen bir savaşın içinde mi?
Avustralya'dan İranlı kadın futbolculara sığınma hakkı
Amerika ödeme yapabilir, ama yeniden yükleme yapabilir mi?
İran'ın Zayıflaması Türkiye İçin Hem Fırsat Hem de Tuzak

Yeni Sömürgecilik: Enerji, Mineraller ve Kaynak İmparatorluğunun Geri Dönüşü
Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik

Aldatılmış Gençlik, İşgal Altındaki Topraklar ve Bitmeyen Emperyal Hayal: Rusya’nın Savaş Makinesinin Karanlık Yüzü
Putin’in Askeri Güç Hamlesi Dünya Barışı ve Türkiye’nin Güvenliği Tehdit Altında
Sessiz Ağ Çin İstihbaratının Türkiye’deki Gölge Faaliyetleri
Gölgedeki Dünya: Özel Dedektiflik Şirketleri ve Modern Casusluk Endüstrisi
Kırım İşgali ve Kırım Türkleri Emperyalizme Karşı Direnişin Sesi

OKKALI YALAN
Yağmur Yağar
TARİH
KADI BURHANETTİN
Ne Şam'ın Şekeri

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git