A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Kirlilik saçıyorsa o zaman içmeyin!

Kategori Kategori: Çevre | Yorumlar 0 Yorum | 16 Kasım 2012 01:10:41

AKP'li belediye başkanından bilim insanlarının Eğirdir Gölü'nün kanserojen kaynağı iddialarına tuhaf cevap: Kirlilik saçıyorsa o zaman içmeyin! Isparta İl Genel Meclisi'nin açıkladığı kanser raporuyla gündeme gelen kentin içme suyu kaynağı Eğirdir Gölü'nün kanserojen kaynağı olduğu iddialarını yalanlayan Belediye Başkanı Özmeral, önce bilim insanlarına uyarıda bulundu, ardından da gölün her tarafını tel örgü içine alınıp hayvan bile otlatmaması gerektiğini söylerken, göldeki kirlilik konusunda yıllardır uyarılarını sürdüren Yard. Doç. Dr. Erol Kesici, Belediye başkanının kendi bilim insanını yaratmak istediğini öne sürerek, "gölü siyasiler değil, bilim, akıl ve doğanın kendisi yönetmeli" dedi.

AKP’Lİ BAŞKAN BİLİM İNSANLARINI UYARDI

Isparta İl Genel Meclisi’nin Kasım ayı oturumunda açıkladığı kanser raporunda, kentte son yıllarda artan kanser vakalarının kaynakları arasında, çevresinde kullanılan tarım ilaçları ve kirlilik nedeniyle içme suyu kaynağı olarak kullanılan Eğirdir Gölü’nün de bulunduğuna işaret edilmişti. Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tıp Fakültesi öğretim üyelerinin verdiği bilgilere dayanılarak gölde biriken kirlilik kaynaklı toksinlerin kanserojen etki yarattığı uyarılarına sert çıkan Eğirdir’in AKP’li Belediye Başkanı Osman Nuri Özmeral, bilim insanlarının numuneleri nereden alındığının çok önemli olduğunu belirterek “bunların açıklanması lazım. Madem ki şeffaf olunacak, bilgilerin doğru, kaynakların sağlam olması lazım” dedi.

‘DEĞİŞİK İLİM ADAMLARI TOPLANIP BİRLİKTE KARAR VERMELİ’

Yerel Kanal32 televizyonuna kanser tartışmaları hakkında açıklama yapan Özmeral, bilim insanlarını açıklama yaparken çok dikkat etmeleri konusunda uyararak,  “İlim adamları da olsa çok dikkat etmeli. Başkalarıyla da paylaşmalı, hatta gerekirse değişik ilim adamları toplanıp birlikte karar vermeleri gerekiyor. Eğirdir Gölü TÜBİTAK tarafından da çok incelemeye tabi tutulmuş. SDÜ Jeoloji bölümündeki hocalar da araştırma yaptılar. Ayşen Davraz hocamız da gayet güzel açıklamalar yapıyor. Tıp dalındaki arkadaşlarla birlikte oturup hemfikir olup açıklama yapsalar daha iyi olur diyorum. Bana göre basında yer alan ifadeler Eğirdir için zarardır” diye konuştu.

O ZAMAN GÖL TEL ÖRGÜYLE ÇEVRİLSİN

Göl kirlilik saçıyorsa içme suyu rezervinden neden çıkarılmadığını soran Özmeral, yeni hazırlanan özel hüküm belirleme çalışmalarında Eğirdir Gölünün hala içme suyu olarak belirtildiğini anımsatarak,  “İçme suyu rezervi olarak kabul ettiğimiz Eğirdir gölümüzün durumu değiştirilsin. O zaman en az 150 metre kıyıdan her tarafı tel örgü içine alınıp hayvan bile otlatmamak lazım. İnsanlar bile girmemesi lazım. Gölün korunması ancak o şekilde olur” açıklamasında bulundu.

SAZANLARIMIZ ÇOĞALDI, BUNU EN GÜZEL ŞEKİLDE MASAYA YATIRMALI

Bilim insanlarının açıklamalarının aksine Eğirdir Gölü’nün hayat bulduğunu iddia eden Özmeral, “son zamanlarda sazan balıklarımız bile çoğalmaya başladı. Bu yıl ilk defa sirkülerde yıllardır yasaklanan sazan balığı hem de büyük büyük çıkıyor. Balıkçılarımız yakalıyor, serbest bırakıyor. Gölge yeniden hareketlenme başladı. Göl suyumuz önceki yıllara nazaran seviyesi yükseldi. Seviye yükselince gölde bolluk yaşanıyor. Suyumuz zaten Kovada tarafında aktarılıyor. Sulama için Ispartamız’ın bütün bölgelerine motorlarla aktarılıyor. Bir hareketlilik var. Tabandan gelen besleme var. Durgun su olsa belki kötüleyebiliriz ama hareketli halde bunu bence ilim adamlarımız masaya en güzel şekilde yatırmalı” diye konuşturdu.

Eğirdir’in içme suyunu gölden almadıklarının da altını çizen Özmeral,  “Biz içme suyumuzu başka bir kaynaktan, dağdan alıyoruz” dedi.



YARD. DOÇ. DR. KESİCİ: ‘BİLDİĞİMİ SÖYLEMEZSEM İHANET ETMİŞİ OLURUM’

Uzun yıllardır Eğirdir Gölü’ndeki kirlilik hakkında bilimsel çalışmalar yapan SDÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Erol Kesici, bilim insanlarına yönelik açıklama yapan Belediye Başkanı Özmeral’in sözlerinin çok tehlikeli olduğunu savunarak, “Belediye başkanı duymak istediklerini söyleyecek kendi bilim insanını arıyor. Bu çok tehlikeli bir bakış açısıdır. Bir kere bilim insanı konuşuyorsa bu belgelere dayanarak konuşuyordur. Bizler politikacı değiliz, kimseye rakip olacak da değiliz. Ben aslen Eğirdirliyim. Devletim beni okutmuş, kaynaklarını seferber etmiş. Asıl bilim insanı olarak gördüğümü bildiğimi söylemezsem ihanet etmiş olurum” diye konuştu.
 
‘GÖLDEKİ ZEHİRLİ ALGLER KONUSUNDA UYARDIK, GÜNAH KEÇİSİ OLDUK’

Kanser tartışmalarıyla gündemde olan Eğirdir Gölü’yle ilgili sorularımızı yanıtlayan Kesici, 2007 yılında gölde yaptıkları bilimsel çalışmaların ardından zehirli alglerin olduğunu tespit ettiklerini ve yetkilileri uyardıklarını belirterek, “O dönemde zehir gölün içindeydi, şimdi dışa vuruyor. Göl bir nevi içindeki zehri kusuyor. Ancak o günden buyana hiçbir önlem alınmadığı gibi yetkililerin günah keçisi olduk, basın yoluyla bize hakaretler edildi” dedi.
 
‘SUYUNUZ KİRLİYSE, SÜTÜNÜZ, YUMURTANIZ DA KİRLİDİR!’

Eğirdir Gölünün hasta olduğunu ancak bu hastalığın aspirin verilerek geçiştirilemeyeceği uyarısında bulunan Kesici, ciddi bir operasyonla göl dibinde oluşan çamurun temizlenmesi gerektiğini belirterek, “canlı yaşamının temel ilkesi şudur; eğer suyunuz, havanız ve toprağınız kirliyse, elmanız da, sütünüz de, yumurtanız da, tavuğunuz da kirlidir. Yine de çözüm için geç değildir. Radikal kararlar alınarak sorunun çözülebilir” diye konuştu.
 
‘GÖLÜ SİYASİLER DEĞİL, BİLİM VE DOĞA YÖNETMELİ’

Eğirdir Belediye Başkanı Özmeral’in gölden su içerek temiz olduğu yönündeki açıklamasına da değinen Kesici, “bir belediye başkanı laboratuar değildir, gölün suyunu içip de ‘bu su temiz’ diyemezsiniz. Ayrıca idareciler durumu kişiselleştirme eğilimindeler. Bu kirlilik bir günde oluşmuş değil, uzun bir dönemin birikimi. Dolayısıyla biz kimseyi suçlamıyoruz. Ortada bir sorun var ve bunun çözülmesi gerektiğini söylüyoruz. Ancak bazı siyasi güçlerin de etkisiyle sorunu temelden çözmek yerine günü kurtarmanın yolları aranıyor. Gölü siyasiler değil, bilim ve akıl yönetmeli, doğanın kendisi yönetmeli” görüşünü savundu.
 
Yusuf Yavuz

 

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Zamanın Sessiz Çığlığı: Kırımlı Leyla Hanım’ın Ardından
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü
İran’ın Bombaları, Azerbaycan’ın Direnişi
Aile hekimleri sokağa çıkıyor.
Migros Direnişi ve Kar Düzeninin Açığa Çıkan Gerçeği

Ülkelerin birbirini 'eğlence olsun diye' vurabildiği yeni dünya düzeni
Hackerlar FBI'ın Epstein dosyalarına sızdı.
İran Savaşı Aslında Çin'le İlgili
Amerika yine bitmek bilmeyen bir savaşın içinde mi?
Avustralya'dan İranlı kadın futbolculara sığınma hakkı

Yeni Sömürgecilik: Enerji, Mineraller ve Kaynak İmparatorluğunun Geri Dönüşü
Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik

Başkomiserin Skandalı Polis Teşkilatında Şok Eden Uyuşturucu Olayı
Aldatılmış Gençlik, İşgal Altındaki Topraklar ve Bitmeyen Emperyal Hayal: Rusya’nın Savaş Makinesinin Karanlık Yüzü
Putin’in Askeri Güç Hamlesi Dünya Barışı ve Türkiye’nin Güvenliği Tehdit Altında
Sessiz Ağ Çin İstihbaratının Türkiye’deki Gölge Faaliyetleri
Gölgedeki Dünya: Özel Dedektiflik Şirketleri ve Modern Casusluk Endüstrisi

OKKALI YALAN
Yağmur Yağar
TARİH
KADI BURHANETTİN
Ne Şam'ın Şekeri

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git