A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Basında sansüre otosansüre hayır

Kategori Kategori: Türkiye | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: A Yorum | 24 Temmuz 2011 09:59:27

Gazetecilere Özgürlük Platformu, (GÖP) tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi. Basında sansürün kaldırılışının yıl dönümü olan "24 Temmuz Basın Bayramı"na dikkat çeken GÖP Dönem Başkanı ve ÇGD Genel Başkanı Ahmet Abakay, "Haksız, adaletsiz ve hukuksuz şekilde cezaevlerinde bulunan gazetecilerin derhal serbest bırakılmaları, tutuksuz yargılanmaları sağlanmalıdır" dedi.

'BU DURUMDA ÖZGÜRLÜK YOK'

"Sayıları artık binlerle ifade edilen gazeteci-yazar yargılanmak üzere mahkeme koridorlarında sıraya giriyorsa, henüz basılmayan kitaplar “bomba imal malzemesi” kabul edilip toplatılıyorsa, iktidarı eleştiren, muhalif, birçok gazete, derginin yayını durduruluyorsa, yasaklanıyorsa, dağıtımı yasaklanıyorsa, çalışanları sudan gerekçelerle göz atına alınıp, tutuklanıyorsa, medya patronları, iktidara muhalif görülenlerin susturulması için baskı altında tutuluyorsa, bu baskı sürecinin doğal sonucu olarak, halkın bilgi ve haber alma hakkı, düşünce, basın ve ifade özgürlüğü, kültür ve sanat yaşamı ağır bir otosansür iklimi altındaysa, o ülkede demokrasiden, insan haklarından, özgürlüklerden, asla söz edilemez.”

Sansürün kaldırılışının 103. yılında Türkiye’deki gazeteci ve yazarların bir ayağının cezaevlerinde, biri ayağının mahkemelerde, kafalarının da otosansür kıskacında olduğunun belirtildiği açıklamada, “Medya ve ifade özgürlüğünün bu denli ağır baskı altında olduğu gerçeği karşısında bunu görmek istemeyen kimi meslektaşlarımızı, basın ve ifade özgürlüğü mücadelesinin içinde ve yanında yer almaya davet ediyoruz” denildi.

Gazeteciler ne istiyor?

Abakay, Basın Bayramı’nda, GÖP’ün başta iktidar partisi olmak üzere tüm siyasi partilerden beklentisini bir kez daha hatırlattı. Haksız, adaletsiz ve hukuksuz şekilde cezaevlerinde bulunan gazetecilerin serbest bırakılmasını ve tutuksuz yargılanmalarının sağlanmasını isteyen GÖP’ün talepleri şöyle:

- Terörle Mücadele Yasası olmak üzere, Türk Ceza Kanunu ve Basın Yasası, uluslararası basın özgürlüğü ölçütleri temelinde derhal değiştirilmeli.

- Özellikle yargıçları ve mahkeme heyetlerini, Türkiye’nin altına imza koyduğu uluslararası sözleşmeleri, AHİM kararlarını, içtihatlarını dikkate ve ciddiye almaya davet ediyoruz.

- Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin devamı niteliğindeki Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri kaldırılmalı.

- TRT’deki partizan kadrolaşmaya, deneyli muhabir ve yayıncılar üzerindeki sürgünlere ve kara listelerde yer alanların emekli olmaya zorlanmaları baskılarına son verilmeli.

- Sendikal özgürlükler üzerindeki yasal ve fiili baskılar sonlandırılmalı.

'Basın sansür ve otosansür kıskacında'

Türkiye Gazeteciler Federasyonu(TGF) ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti(İGC) Başkanı  Atilla Sertel 24 Temmuz Gazeteciler Günü ve Sansüre Direnişin 103. Yılı'nda açıklama yaptı. Sertel, Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu'nun bazı maddelerinin ifade ve basın özgürlüğü önünde engel oluşturduğuna ve medya çalışanlarını otosansüre ittiğine vurguda bulunarak, “Basın özgürlüğü üzerinde artan baskılar, yapılan gizli ve açık sansürlerin, tehditlerin en büyük getirisi ne yazık ki ‘otosansür’ olmuştur. Sansürün yanında asıl büyük tehlike otosansürdür” dedi.

Atilla Sertel, 24 Temmuz Gazeteciler Günü ve Sansüre İlk Direnişin 103. Yıldönümü nedeniyle bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamasında basının bugün içinde bulunduğu duruma dikkat çeken Sertel, Türkiye’de basın özgürlüğünün “kanunlar” ve “beyinler“ arasında sıkışıp kaldığını vurguladı. Başkan Sertel, şunları söyledi:

SUYA SABUNA DOKUNMAMA

- Sansürün en açık örneği; bugün ülkemizde 70’e yakın gazetecinin düşündükleri, söyledikleri ve yazdıkları nedeniyle haksız, hukuksuz şekilde cezaevinde tutuklu olmasıdır. Gazetecilere yönelik bilinçli bir şekilde korku, sindirme, tehdit senaryoları üretilmekte ve oynanmaktadır.

- Gazetecilerin sendikal ve sosyal haklar açısından kendini güvencede hissedememesi, işten atılma korkusu, hapis tehdidi gibi nedenlerle basın çalışanlarının birçoğu yazarken artık ‘suya sabuna dokunmama’ kaygısı taşımaya başlamıştır.

- Basınımızdaki otosansür uygulamaları, bir taraftan iktidara ‘yaranma’ içgüdüsüyle hareket eden bazı basın kuruluşlarının türemesiyle kendini gösterirken, diğer taraftan da gazetecilerin ‘gelecek kaygısı’ ile hareket ederek patron zihniyetiyle düşünmesine, yazmasına zemin hazırlamıştır.  Her ikisi de mesleğimize, basın özgürlüğüne zarar vermektedir.

- Unutulmamalıdır ki kamu görevi yürüten gazetecilerin asli görevi toplumu doğru, tarafsız, objektif olarak bilgilendirmektir. Bu ilkelerden ödün vermek, basın özgürlüğünün geleceği ve Türk basını açısından iyileşmesi imkansız yaralar açacaktır. Bu süreç tehlikeli bir süreçtir.

- Bugün güncellenmemiş ve neredeyse 103 yıl geride kalmış bazı kanunlar nedeniyle ifade özgürlüğü ağır bir tehdit altındadır. Avrupa Konseyi’nin raporunda da belirtildiği gibi; Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu'nun bazı maddeleri ifade ve basın özgürlüğü önünde engel oluşturarak, medya çalışanlarını otosansüre zorluyor.

 Atilla Sertel, bütün olumsuzluklara rağmen gazeteci meslek örgütleri olarak “Sansüre Direnişe” devam edeceklerini belirterek, basın emekçilerinin 24 Temmuz Gazeteciler Günü’nü kutladığını sözlerine ekledi.

Kaynak :  birgun.net

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Aile hekimleri sokağa çıkıyor.
Migros Direnişi ve Kar Düzeninin Açığa Çıkan Gerçeği
Çocuklar Nasıl Suikastçı Olur?
Aynı Karanlık, Farklı İsimler Epstein’dan Savile’a Kapitalizmin İstismar Düzeni
500 Milyon Dolar Geldi… Peki Kime Geldi, Kime Gitmedi?

İran'ın Zayıflaması Türkiye İçin Hem Fırsat Hem de Tuzak
Yalancı Gerekçeler: Aslan Kükremesi Operasyonunun Ardındaki Yalanlar
Dış Politika Sıkıntıları: Avustralya Dış Politika Beyaz Kitabı
Trump'ın Avrupa'ya Karşı Savaşı Washington'ı Parçalıyor
Venezuela, Washington ve Dalkavukluk Politikası

Yeni Sömürgecilik: Enerji, Mineraller ve Kaynak İmparatorluğunun Geri Dönüşü
Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik

Gökyüzünü Delik Deşik Eden Akıl: 30 Bin Hava Hedefi – Zafer mi Yoksa Kanlı Bir Gerçek mi?
Mali Devletin Çatlağı 11 İlde 93 Vergi Müfettişi Operasyonu Üzerinden Yapısal Bir Hesaplaşma
Devletin Sınıfsal Ele Geçirilişi ve Kadrolaşma Rejiminin Teşhiri
Açlık Oyunları Düzeni ve Türkiye
Amerikada Saklı Karanlık Bir Ailenin Nazi Casusluk Gizemi

OKKALI YALAN
Yağmur Yağar
TARİH
KADI BURHANETTİN
Ne Şam'ın Şekeri

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git