![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
|
Davos’ta konuşan Larry Fink’ten itiraf: “Sistem 30 yıldır halka hiçbir şey vermedi”
Davos’ta önemli açıklamalarda bulunan BlackRock’ın CEO’su Larry Fink, Davos Dünya Ekonomik Forumu’nun açılışında küresel kapitalizme dair ezber bozan bir konuşma yaptı. Fink, “Sistem 30 yıldır halka hiçbir şey vermedi” diyerek, yapay zekânın beyaz yakalılar için büyük bir yıkım getireceğini söyledi. Batı uygarlığına yönelik eleştiriler devam ederken, dünyanın en büyük varlık yöneticisi BlackRock’ın CEO’su Larry Fink’ten çarpıcı bir değerlendirme geldi. Fink, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmayla küresel elitleri sarsan bir açıklama Yaptı. Fink, “Kapitalist Sistem Soğuk Savaş’tan bu yana tarihinin en ağır krizine sürükleniyor ve mevcut gidişatla bu sınavdan geçmesi zor görünüyor” şeklinde konuştu. ...Devamı.»Küresel Yardım Çöküşüyle Birlikte AB, Belirleyici Bir Sınavla Karşı Karşıya
Uluslararası Kurtarma Komitesi (IRC), 2026 yılında insani krizlerin kötüleşme riski en yüksek olan 20 ülkeyi belirleyen yıllık Acil Durum İzleme Listesi'ni yayınladı . Rapor, örgütün benzersiz derecede tehlikeli olarak tanımladığı, yoğunlaşan çatışmalar, azalan küresel dayanışma ve insani ihtiyaç ile siyasi irade arasındaki derin uyumsuzlukla şekillenen bir dönemde geliyor. ...Devamı.»QENDIL’in Çöküşü, Gölge Filonun Battaniyesi Altında Bir Felaket, Komplo ve Jeopolitik Oyun
QENDIL sıradan bir petrol tankeri gibi görünen, ancak derin ve karanlık küresel ilişkilerin tam ortasında beliren bir aktör. 2025 sonlarında Ukrayna’nın güvenlik servisi SBU tarafından Akdeniz’de drone saldırısıyla hedef alınarak ağır hasar alan bu gemi, kısa süre sonra Türkiye kıyılarında Bozcaada önlerinde karaya oturdu. Göründüğünden çok daha geniş, karmaşık ve rahatsız edici bir hikayenin merkezinde duruyor. QENDIL Nedir ve Neden Önemlidir? ...Devamı.»“Sen Kimsin Mamdani?” Hukuku Eğip Büken Belediyecilikten Küresel Faşizme
Zohran Mamdani, kendisini New York’un ilerici sesi, mazlumların savunucusu, uluslararası hukukun vicdanı olarak sunuyor. Maduro’nun yakalanmasını “savaş eylemi” ve “uluslararası hukuk ihlali” olarak nitelendirirken ağzından dökülen kelimeler ilk bakışta kulağa hoş geliyor. Ancak mesele yalnızca ne söylendiği değil, kimin söylediğidir. Ve burada sorulması gereken temel soru şudur. Sen kimsin Mamdani? ...Devamı.»Stranger Things ve Montauk’taki Gizli Deneyler İddiası Zihin Kontrolü, Çocuk Deneyleri ve Soğuk Savaşın Karanlık Mirası
Montauk Point Lighthouse, resmi kayıtlara göre Atlantik kıyısında denizcilere yol gösteren sade bir yapıdır. Taş duvarları, dönen ışığı ve yüzlerce yıllık sessizliğiyle Amerikan erken dönem mühendisliğinin bir simgesi olarak anlatılır. Ancak Montauk, sadece bir deniz feneri değildir. O, ışığın altında kalan gölgenin, modern devletin karanlık ihtimallerinin ve kolektif bilinçaltının projeksiyonudur. Montauk Kulesi’nin çevresinde şekillenen komplo teorileri, tekil iddialardan çok daha fazlasını ifade eder. Bunlar, 20. yüzyılın iktidar korkularının, bilimsel sınır ihlallerinin ve hafıza travmalarının anlatıya dönüşmüş halidir. ...Devamı.»Hoş geldin zam!!!
2026 zam yılı olacak. Vergiden enerjiye, sağlıktan ulaşıma pek çok kalemde peş peşe yapılan zamlar 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe giriyor. 2026 yılı, vatandaşlar açısından birçok temel kalemde yeni zamlarla başlayacak. Asgari ücret artışıyla birlikte sosyal güvenlik ödemeleri yükselirken, pasaporttan ehliyete, otoyol geçişlerinden elektrik faturalarına kadar geniş bir yelpazede fiyatlar artacak. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararları ve kurum düzenlemeleriyle birlikte yeni tarifeler 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. ...Devamı.»Bir Tez Doğrulandı: Epstein, Dershowitz ve İsrail Lobisi
Dolandırıcı, mahkum, pedofil ve sözde intihar sonucu son bulan bir hayat. Amerika Birleşik Devletleri'nde ve yurt dışında muazzam bir sosyal ve siyasi etkiye sahip bir figür olan Jeffrey E. Epstein'ın listesi uzundur. Sevgilisi Ghislaine Maxwell'in yardımıyla geniş müşteri listesi için kadın ticareti yapması, onun kirli mirası hakkındaki tartışmaların çoğunda öne çıkan bir özellik olma eğilimindedir. Ancak bir başka gizli yön göz ardı edilmiştir. ...Devamı.»Rusya, Kuzey Kore ve Ukrayna’nın Çalınan Nesli
Bir medeniyetin değeri, en savunmasızını nasıl koruduğuyla ölçülür. Bugün Ukrayna’da yaşanan dehşet sadece tanksavar sesleri, yıkılmış şehirler veya göç yollarındaki ailelerle sınırlı değildir. Rusya’nın savaş alanında çocuklara yönelen sistematik stratejisi, insanlığın ortak hafızasında silinmesi imkansız bir yara açıyor. Sadece Avrupa’nın göbeğinde değil, dünyanın en uzak köşelerinde bile çocuklar bir savaş makinesinin dişlileri arasında öğütülüyor. ...Devamı.»Düşen İHA’lar, Yükselen Gölge Savaş: Türkiye Semalarında Rus İstihbaratının Sessiz İşgali ve Egemenlik Krizi
Türkiye topraklarına peş peşe düşen Rus yapımı Orlan-10 insansız hava araçları, teknik bir kaza değil, jeopolitik bir müdahalenin ve sistematik bir istihbarat operasyonunun somut izleridir. Bu olay, Türkiye’nin hava sahasında gerçekleşen bir mekanik arıza değil, emperyal güçler arasındaki sessiz savaşın Türkiye coğrafyası üzerinde yürütülen bir taktik yoklama hamlesidir. Düşen İHA’lar, bir ülkenin egemenlik alanına bırakılmış sıradan metal parçaları değil, küresel güç hiyerarşisinin Türkiye’ye yönelttiği açık bir uyarı notudur. ...Devamı.»Yağmurlu Bir Bayrampaşa Sabahında Orta Asya’dan Uzakdoğu’ya Uzanan Bir Hat
Yağmur Bayrampaşa’da her zamanki gibi ağır ağır yağıyordu. Asfalt, sabahın erken saatlerinde henüz uyanmamış dükkanların önünde koyu bir aynaya dönüşmüş, tramvay raylarının arasında biriken sular gri gökyüzünü yansıtıyordu. Bu semtte yağmur, yalnızca hava olayı değildir, geçmişle bugün arasında kurulan sessiz bir köprüdür. İnsan, burada sabah çayını içerken hem Osmanlı artığı bir işçiliği, hem Cumhuriyet’in göç hikayelerini, hem de küresel çağın sıkışmışlığını aynı anda hisseder. ...Devamı.»Barınma Krizi Değil, Sınıf Savaşı, Türkiye’de Konut, Kira ve Kentsel Dönüşüm Üzerinden Yürütülen Sessiz Tasfiye
Türkiye’de barınma krizi bir piyasa sorunu değil, sınıfsal bir saldırıdır. Yükselen kiralar, kentsel dönüşüm, TOKİ politikaları ve borçlandırma rejimi, emeğin yeniden üretimini hedef alan sistematik bir tasfiye mekanizmasına dönüşmüştür. Bu yazı, barınma hakkını sınıf mücadelesinin merkezine koyarak meseleyi politik ve devrimci bir yerden ele almaktadır. ...Devamı.»Karadeniz Alarm Veriyor, İHA Olayları, Tanker Patlamaları ve Sessizce Derinleşen Bir Güvenlik Krizi
Karadeniz, son haftalarda art arda yaşanan olaylarla yeniden küresel güvenlik gündeminin merkezine yerleşti. İnsansız hava araçlarının (İHA) düşürülmesi, ticari tankerlerde patlama iddiaları ve sivil gemilere yönelik saldırılar, bölgenin yalnızca askeri değil, ekonomik ve çevresel açıdan da kırılgan bir eşikte olduğunu gösteriyor. Kırım Haber Ajansı’nın (QHA) aktardığı gelişmeler, Karadeniz’in artık “arka plan” bir deniz olmaktan çıktığını, büyük güç rekabetinin, enerji savaşlarının ve hibrit çatışma yöntemlerinin aktif sahasına dönüştüğünü ortaya koyuyor. ...Devamı.»Kahramanmaraş’ta Polis Tatbikatı ve Toplumsal Çatışmanın Anatomisi
Kahramanmaraş’ta emniyet güçlerinin grevci işçileri canlandırdığı polis tatbikatı, Türkiye’de emek, hak arayışı ve devletin buna bakışını yeniden tartışmaya açtı. Bu olay yalnızca bir eğitim çalışması değil, sınıf çelişkilerinin, toplumsal adaletsizliğin ve devlet emek ilişkilerinin somut bir görünümüdür. ...Devamı.»Coca-Cola’nın “Pair Bottle” Deneyi Kapitalizmin İnsan İlişkilerine Müdahalesi
Günümüz dünyasında kapitalizm yalnızca üretim ilişkilerini değil, insan ilişkilerinin doğasını da dönüştüren bir güç haline gelmiştir. Coca-Cola’nın üniversite kampüslerinde uyguladığı “Pair Bottle” yani ancak iki kişi bir araya geldiğinde açılabilen şişe projesi, yüzeyde sosyal etkileşimi teşvik eden yaratıcı bir fikir gibi görünse de, derinlemesine incelendiğinde modern kapitalizmin insan davranışlarını şekillendirme ve toplumsal ilişkileri metalaştırma kapasitesinin çarpıcı bir örneğidir. ...Devamı.»Türkiye’de Bahis Depremi, Peki Diğer Spor Dalları Gerçekten Güvende mi?
Türkiye son haftalarda, spor dünyasında benzeri az görülmüş bir bahis ve usulsüzlük dalgasıyla sarsıldı. Gözaltına alınan futbolcular, sorgulanan kulüp başkanları, hakemler, yorumcular ve federasyon yetkilileri derken mesele artık yalnızca bir “spor skandalı” olmaktan çıkıp, kamuoyunun hayatı boyunca karşılaştığı en geniş kapsamlı soruşturmalardan birine dönüşmüş durumda. Soruşturmanın merkezinde futbolun yer alması şaşırtıcı değil, zira Türkiye’de en büyük ekonomik hacme, en yoğun izleyici ilgisine ve en geniş bahis trafiğine sahip alan hep futbol oldu. Ancak bu kez ortaya çıkan tablo, yalnızca sahadaki oyuncuların değil, sahanın dışındaki finansal yapının da uzun süredir takip edilmediğini gösteriyor. ...Devamı.»Ayakkabılar yapılmaz, yetiştirilir
Ayakkabılar yıllardır “üretilen” bir ürün olarak hayatımızda yer alıyor. Plastik tabanlar, sentetik dokular, kimyasal yapıştırıcılar ve boya maddeleriyle üretilen geleneksel ayakkabılar hem doğayı hem de insan sağlığını tehdit eden bir yük oluşturuyor. Çoğu ayakkabı, 40’tan fazla farklı malzeme içeriyor ve bu malzemelerin büyük kısmı doğada çözünmeyen, hatta toksik etkiler bırakan kimyasallardan oluşuyor. Bir ayakkabı çöpe gittiğinde yıllarca çürümeden kalabiliyor, büyük miktarda mikroplastik ve atık üreterek ekosisteme zarar veriyor. Oysa artık “ayakkabılar yapılmaz, yetiştirilir” diyen yeni bir yaklaşım doğuyor: OXMAN tarafından geliştirilen O° Shoe. ...Devamı.»Yazarlarımızdan Prof. Dr. Şehmus Güzel yaşamını yitirdi.
Araştırmacı - yazar ve sosyal tarihçi Prof. Dr. M. Şehmus Güzel, 1982’den bu yana yaşadığı Fransa’da hayatını kaybetti. 1982’den bu yana Fransa’da yaşayan, Türkiye emek ve işçi hareketi tarihinin önde gelen isimlerinden araştırmacı, yazar ve sosyal tarihçi Prof. Dr. M. Şehmus Güzel yaşamını yitirdi. ...Devamı.»Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi’nde yükselen o çığlık
“Çocukların kanı elinizde!” bu ülkenin gerçek sahiplerinin, yani halkın, işçilerin, gençlerin boğulmuş sesinin patlamasıydı. O salonda atılan o pankart, yalnızca birkaç öğrencinin öfkesi değil, yıllardır sakatlanmış, ölmüş, susturulmuş çocuk işçilerin sessiz çığlığının ete kemiğe bürünmüş haliydi. ...Devamı.»Türkiye’de Engelli İşçiler ve Sınıf Mücadelesi: 3 Aralık’ta Görünmez Kılınan Emek Gerçeğine Devrimci Bir Bakış
Sevgili Yoldaşlar, Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Düzen siyaseti bu günü her yıl olduğu gibi “farkındalık”, “bireysel güçlenme” ve “engelleri aşma” temennileriyle doldururken, biz bu günü başka bir yerden, başka bir gelenekten, başka bir vicdandan konuşuyoruz. Sakatlığı bireysel bir mesele değil, Türkiye’deki vahşi çalışma rejiminin, güvencesiz istihdamın ve sermayenin sınırsız kâr hırsının ürettiği tarihsel bir sınıf sonucu olarak görüyoruz. ...Devamı.»MESEM Gerçeği: Çocuk İşçiliği, İş Cinayetleri ve Gözaltılar Karşısında Devrimci İnsan Hakları Mücadelesi
Türkiye’de yıllardır uygulanan Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) sistemi, devletin resmi söylemlerinde “gençleri meslek sahibi yapan bir model” olarak sunuluyor. Oysa sahadaki gerçeklik, devrimci, yurtsever ve insan haklarına duyarlı her bireyin altını çizmesi gereken büyük bir çelişkiyi barındırıyor. Çocuklar, patronların insafına terk edildiği işyerlerinde ağır sömürü koşullarına, güvencesizliğe ve ölümle sonuçlanan iş cinayetlerine maruz bırakılıyor. Bu tablo, hem çocuk haklarının hem de temel insan onurunun açık bir ihlali niteliğinde. ...Devamı.»Zehirlenen yalnizca tabaklar değil: Türkiye’de gida güvenliği krizi ve sistemin çürümüşlüğü…
Türkiye son yıllarda art arda patlayan toplu gıda zehirlenmeleri ile sarsılıyor, öğrenci yurtlarında, fabrikalarda, askeri birliklerde, tarikat-vakıf okullarında, belediye aşevlerinde ve hatta özel yemek şirketlerinin yüzlerce kişiye yemek verdiği kurumsal organizasyonlarda… Kısacası ülkenin dört bir yanında aynı haber, onlarca, yüzlerce insan hastaneye kaldırıldı. Neredeyse her hafta tablo tekrarlanıyor ama sistem aynı sistem, düzen aynı düzen. Zehirlenen aslında yalnızca insanlar değil, mevcut yönetim anlayışı ve gıda denetim mekanizması çoktan çökmüş durumda. ...Devamı.»İngiltere’den Türkiye’ye £35 Milyonluk Ray Sözleşmesi: Fırsat mı, Çıkmaz mı?
İngiltere Başbakanı Keir Starmer’in geçtiğimiz günlerde duyurduğu üzere, British Steel, Türkiye’nin yüksek hızlı tren (YHT) projeleri için £35 milyon değerinde ray tedarik sözleşmesi kazandı. Bu sözleşme, hem İngiltere hem de Türkiye açısından sanayi ve altyapı gündeminde önemli bir yer tutuyor. Peki, bu anlaşma Türkiye için ne ifade ediyor? Türkiye, son yıllarda yüksek hızlı tren projelerine büyük yatırım yapıyor. Ankara-İstanbul, Ankara-Sivas ve Marmara hattındaki yeni projeler, ülkenin ulaşım altyapısını modernize etmeyi ve karbon salınımını azaltmayı hedefliyor. ...Devamı.»Avustralya ve AB teknoloji devleri çocukların sosyal medya erişimini nasıl sınırlandırıyor?
Avrupa Parlamentosu, 26 Kasım’da aldığı kararla sosyal medya kullanımında asgari yaş sınırının 16 olması yönünde tavsiyede bulundu. Karar bağlayıcı olmasa da 13 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişiminin tamamen yasaklanması ve video paylaşım platformları ile “yapay zekâ arkadaşları” için de 13 yaş sınırı getirilmesi önerildi. TikTok, Facebook ve Snapchat gibi büyük sosyal medya platformları, kullanıcıların en az 13 yaşında olmasını şart koşuyor. Ancak çocuk koruma uzmanları, bu kuralların etkin biçimde uygulanmadığını ve pek çok ülkede 13 yaş altı çocukların sosyal medya hesabı bulunduğunu vurguluyor. ...Devamı.»DEVLETLERÜSTÜ ŞİRKET-LER ve BAŞKAN
Devletlerüstü şirketlere türkçede "çokuluslu" şirketler diyenler var. Ancak bu kullanımın yerinde olmadığını, hatta yanlış kullanıldığını sanıyorum. Çünkü bu şirketlerin ulusu yoktur. Vatanı yoktur. Uluslararüstü diyemeyiz. Çünkü uluslarla ilintileri ispatlan(a)madı. Daha bir dizi neden gösterilebilir... Devletlerüstü deyimini tercih ediyorum. Çünkü bu şirketler devletleri "takmıyorlar". Kendilerini devletlerin üstünde sanıyorlar, görüyorlar, öyle olmasını ısrarla arzuluyorlar. Bu yolda ne gerekiyorsa yapıyorlar. Nitekim kiminin kendi hükümeti, kendi bakanları, kendi kanunları (rüşvet yedirmek gibi örneğin) var. ...Devamı.»Türkiye’de Hayvan Hakları İhlallerine Hasidik – Kabala Perspektifinden Bir Bakış
Kabala der ki: “Her canlı, Yaratılış’ın kırılmış kaplarından düşen bir kıvılcımdır.” Hasidut ise ekler: “Gerçek tsadik, kendisini savunamayanın avukatıdır.” Ekteki metinlerde de ifade edilen bu ilke, aslında insanın bu dünyaya gönderiliş amacının özüdür. Güçsüzü korumak, dilsizin sesini duymak, acıyı görünür kılmak. Bu ilke yalnızca dini bir öğreti değildir, toplumsal düzenin, devlet aklının ve bireysel ahlakın temelidir. Türkiye’de bugün yaşanan hayvan hakları ihlalleri, yalnızca bir hukuksuzluk meselesi olarak değil, aynı zamanda ulusun kolektif ruhunun imtihanı olarak okunmalıdır. ...Devamı.»
|
| Tüm Yazarlar |
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |