![]() |
|
![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
|
Tiyatro, hayata açılan pencere
![]() - Görkem, oyunculuk, sinema yönetmenliği geçmişin var. Tiyatro yönetmenliği okuyorsun şu anda. Daha önce yönettiğin kısa filimler, oyunlar var. Neden tiyatro yönetmenliği? - Çocukluğumdan beri oyuncu olmak istedim. Okuldaykan sürekli tiyatro derslerine giderdim, okulda ve başka okullarda sahneye çıkardım. Sonra 16 yaşındayken Almanya'ya okula gittim bir seneliğine. Orda da bir tiyatroda oyunculuğa başladım. Bir gün farkettim, oynarkan hep kendimi izliyorum ve sadece kendi oyunumu görmüyorum, sahnedeki bütün olanları hissediyorum. O gün anladım ki ben aslında oyuncu degilim, yönetmenim.Şimdi ben oyunculuk çalışması yapabilirim, ama oyuncu saymıyorum kendimi. Daha sonra film ve video üzerinde Master yaptım ama film yapmak için değil, sahnede video kulanmak için. Ama orda okurken 2 kısa metrajli filim yönettim. O zaman hoşuma gitti ama sürekli filim yapamam, benim tutkum tiyatro. Sinema değil. Benim hayal gücüm hep sahneye yönelik, sinemaya değil. Mesela rüyalarım hep sanki sahnede geçiyor, film gibi geçmiyor. Gelecekte filim yapmak isterim ama şu anda daha çok tiyatro yapmam gerek. - Sanatla ilişkini kuran, belirleyen etmenler neler? Neden okuyor, yazıyor, yönetiyorsun? - Neden bilmiyorum ama başka bir şey yapamam biliyorum. Yaşarkan sürekli hayatı çözmeye çalışıyorum, yalnız tiyatro yönetirken kendimi, anı yaşadığımı hissediyorum. Ayrıca, tiyatro hayata gerçekten bir pencere açıyor diye düşünüyorum. İçimde yapmam gerektiğini hissettiğim çok büyük bir hedefim var, beni teslim aldı. Mesela ailemin daha çok istediği mesleği seçmeye çalıştım.Bir kaç sene içimdeki tiyatro aşkını bastırmaya çalıştım ama sonra fark ettim ki olmuyor. - Bize kendinden söz eder misin? Nerede doğdun büyüdün, ne tür etkiler altında kaldın? Seni, tiyatro yönetmenliğine getiren sana özel olduğunu düşündüğünü yaşam deneyimlerin nelerdir? - Ben biraz farklı bir hayat yaşadım herhalde. İstanbul‘da doğdum, annem İngiliz-Avustralyalı ve babam Türk. İstanbul'da tanışıp orada evlenmişler. 8 sene orada yaşamışlar. Ben 6 yaşındayken annem Avustralya'yı özlemeye başladı ve buraya dönmek istedi. Babam istemedi - orda işleri çok iyi gidiyordu ama geldik Sydney’e. Ben 16 yaşıma kadar Sydney'de yaşadım ve okudum. 16 yaşındayken babam beni Almanya'ya gönderdi 'highschool exchange' ile. Orda bir sene kaldım, okulu bitirdim ve ordan Türkiye’ye gittim. 3 sene kaldım Türkiye'de, hem İstanbul'da hem Bodrum'da. Çok uzun hikaye ama Bodrum'a yakın bir yerde bir kaç sene köy hayatı yaşadığım. Benim için çok, çok büyük deneyimdi. Tabii, babam benim Avustralya'ya dönmemi, üniversiteye gitmemi istedi, ama ben daha bir karar verememiştim. Oradan Paris'e gittim, teyzemin yanına, tiyatro calıştım ve okudum. Özel bir okulda politik ve sosyal tiyatro okudum 6 ay. Sonra Güney Amerika’ya gittim arkadaşlarımla ve orda 6 ay daha kaldım. İspanyolca öğrendim ve tiyatro okudum. Orada, öksüz çocuklar, yiyecek parası bile olmayan öğrenciler, fabrikalarda çalışan kadınlarla politik tiyatro yaptım. En sonunda Avustralya'ya döndüm, 21 yaşındaydım. Üniversitede, sosyal bilimler ve çevre okumaya başladım. Bir yandan, daha önce dediğim gibi, tiyatroyla bağlantımı kesmeye çalışıyordum. - Gelecekte hedefin nedir? Sanatınla başarmak istediğin nedir? - Tiyatro, tiyatro ve tiyatro. Aslında, belgesel tiyatro üstünde çalışıyorum. Bu konuda doktora yapmayı da düşünüyorum. Ama şu anda Victorian College of the Arts’dayım ve 28 Ekim'den 2 Kasım'a kadar yönettiğim oyun sahnelenecek. Şu anda onun için provalardayım. - Bundan sonra öyküye de devam değil mi? - Öykü yazmak benim için çok büyük bir başlangıç oldu. Tiyatro yazmakdan çok farklı bir şey ve çok hoşuma gitti. Tiyatroda söylemediğin şeyleri söyleyebilirsin. Tabii ki devam edeceğim. - Beğendiğin, etkilendiğin yazarlar ve yönetmenler kimlerdir? Neden? - Yazar: Ionesco – uçuk tiyatro dahisi de diyebiliriz. Yönetmen: Erwin Piscator - Oldukça devrimci bir yönetmen. - Sevgili Görkem, bu güzel söyleşi için çok teşekkürler. (Eylül 2004 - Melbourne)
Yorumlarmeltem hınçal
{ 31 Ocak 2008 15:40:01 }
görkem'cim ; insan sevdiği şeyi yaparak yaşarsa mutlu yaşar, yapmazsa kendini asla başarılı göremez, hep birşeyler eksik ve suçlu hisseder.
Diğer Sayfalar: 1. bunu gerçekten çok erken anladığını ve bunun için çok çok şanslı ve akıllı olduğunu düşünüyorum.umarım çoook uzun ve keyifli bir yolun olur ve yine umarım bir yerlerde mutlaka biraraya geliriz.yaşadığım küçücük ve çok eski bir tiyatro tecrübem sana gıpta ile ve gururla bakmamı sağlıyor, yolun açık olsun..
|
![]() ![]()
| Tüm Yazarlar |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() |
![]() |
|
![]() |