Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC), kapitalizmin aşırılıklarının, kendisini iflasın eşiğine getirdiğini ve gerçek ekonomi karşısında tehdit oluşturmasına neden olduğunu savunarak, dünyadaki ekonomik krizin, bir dönüm noktası olması ve ekonomik politikalarda tam bir değişikliğe yol açması gerektiğini bildirdi.
Avrupa’nın 36 ülkesinde yaklaşık 60 milyon üyesi bulunan ETUC’un, küresel mali krize ilişkin değerlendirmesinde, mali kapitalizmin egemen modelinin çökmeye çok yakın olduğu görüşüne yer verildi. Değerlendirmede, 1980’lerde “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” anlayışıyla kontrolsüz bırakılan kapitalizmin, özelleştirme, fiyat serbestisi ve başıboş pazarlar gibi birçok sonuç doğurduğu ifade edildi.

Amerika Halkın Parasını Cebinden Alıyor
Değerlendirmede, “Şimdi kapitalizmin aşırılıkları, onu iflasın eşiğine getirdi ve gerçek ekonominin karşısında bir tehdit oluşturmasına neden oldu. Dünyadaki ekonomik kriz, bir dönüm noktası olmalı ve ekonomik politikalarda tam bir değişikliğe yol açmalıdır. Amerikan Hükümeti, bankalarını kendi akılsızlıklarının sonuçlarından kurtarmak için milyarlarca dolar parayı halkın cebin almaya çalışıyor. Kredi alanında yaşanan çatırtı endüstri alanındaki mali kaynakları keserken, bankalar kendilerini korumak için para istif ediyor” denildi.
Krizi Atlatmak Bile Yıllar Alır
ETUC, yetkililerin yüksek dozdaki spekülasyonlara izin verdiği için spekülatörlerin petrol, yiyecek ve işlememiş maddelerdeki artışları şiddetlendirdiği belirtti. Açıklamada, “Bunun sonucu olarak kaybedenler sınıfında yer alan bizler, yani işçiler, emekliler, aileler, üreticiler, yatırım için sermaye arayan firmalar ve vergi ödeyen her vatandaş, bankaları kurtarmak için kurban olarak seçildi” denildi.
Amerikan kurtarma planının maliyetlerinin korkunç seviyede olduğu ve merkez bankalarının tahahütlerinin de çok önemli bir hal aldığı ifade edilen ETUC açıklamasında, “bu maliyetin ve zararın karşılanması, kriz iyi yönetilse dahi yıllar alacak. Bu nedenle bu zaman bir dönüm noktası olmalıdır. Bu sorumsuzluk ve sermayelerin kuşatılması bir daha asla olmamalı, yoksa bu gerçekleşirse çoğu ülke iflas edecektir” denildi.