A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Hüzün, Merhaba!

Kategori Kategori: Berlin Günceleri | Yorumlar 1 Yorum | Yazar Yazan: Gültekin Emre | 21 Eylül 2008 07:22:00

Ev, birden sessizleşiverdi. İçimizi bir hüzün kapladı. Olanağımız olsa eşyalarımızı yine oraya buraya saçacağız, kepenkleri bir bir açacağız. Gitme duygusu yüreğimi kemirip duruyor.

Berlin Günceleri 25 – 31 Ağustos
 
25 Ağustos, Pazartesi
 
Bozulmayan salça almaya gittik Ayvalık’a. Dönüşte şair Acem Özler’lerde kaldık. Hobikent’te.
 
Sonra, Refik Durbaş, Turgay Fişekçi söyleşisi. Tanıdık bir yığın insanla merhabalaşma. Ayşe Kilimci, Mersin’den dönmüş. Frankfurt Kitap Fuarı’nda da görüşeceğiz.
 
Söyleşiden sonra Şirinkent’teki lokantada güneşi batırırken rakı içtik. Hasan Uysal’ın tek rakıya bir dilim şeftali koyması, hiçbir şey yememesi, espri ve fıkraları kadar dikkat çekiciydi.
 
Siteye döndüğümüzde geç vakit, komşumuz Yaşar Beyin doğum günü pastasına yetişiyoruz.
 
Nasıl da hareketli bir gündü!
 
 
26 Ağustos, Salı
 
Deniz çok dalgalıydı. Yine de kısaca girdik, serinledik.
 
Çatının kepenklerini zımparaladım ve koruyucu vernikle boyadım.
 
Varlık’ın Temmuz sayısı daha yeni elime geçti. Taşrada ya alışmam gerekiyor.
Öğlen uykusu sırasında dergiyi baştan sona okudum.
 
Akşam. Bora Beyin doğum günü. Güzel sofralara rakıdan başka bir de şarap yakışıyor.
 
Poyraz, yemeğimizi zaman zaman sıkıntıya soktu; üşüdük.
 
 
27 Ağustos, Çarşamba
 
Çatının kepenklerini kapattım. Kilimi topladık. Rahime çamaşırları, çarşafları yıkadı.
Site boşaldı gibi. Giden gidene.
 
Poyrazın izin verdiği ölçüde son günbatımı.
 
Yarın öğleden sonra Rahime’yle İzmir’e birlikte gideceğiz. O yeğeninde kalacak. Gece yarısı beni havaalanına bırakacaklar.
 
Hüzün, merhaba!
 
 
28 Ağustos, Perşembe
 
Giderayak mutfak penceresinin kepengini de vernikledim. Bu arada her yerimi de boyadım.
Tüm kepenkleri Ömer’in de yardımıyla kapattık. Ev, birden sessizleşiverdi. İçimizi bir hüzün kapladı. Olanağımız olsa eşyalarımızı yine oraya buraya saçacağız, kepenkleri bir bir açacağız. Gitme duygusu yüreğimi kemirip duruyor.
 
Saat 14.45’te Bora Bey arabasını kapımızın önüne yanaştırdı. Eşyalarımızı yerleştirdik. Valizlerimizi kaç kere tartmamıza karşın, her seferinde daha da ağırlaşmış gibi geliyor bana.
Komşularla öpüşerek, kimisiyle de helalleşerek ayrıldık.
 
Garajlara dönüp bakasım gelmiyor ama orada da kendine özgü bir hayat var gidenlerle gelenlerle, karşılayanlarla uğurlayanlarla.
 
Ayvalık’ın içini geçiyoruz boydan boya; tanıdık mekânlarla vedalaşıyoruz, Ayvalık’la da.
Yolda, klimanın çalışmaması ve arabanın dinamosuyla bir sorunun olması beni çok tedirgin etti. Bana, beni yatıştırıcı, kimi teknik bilgiler vermeye çalıştı ama muavini dinleyen kim!
 
Yüreğim alıp alıp veriyor, aklıma olmadık şeyler geliyor.
 
İzmir’in kenar mahallelerindeki çanak antenlerle, çatılardaki güneş enerjileri ve su depoları dikkat çekmeyecek gibi değil. Burası neresi?
 
Servisle ne kadar gittik acaba? Metro yapım çalışması nedeniyle bir yerden sonra ara sokağa saptı servis aracı. Semt pazarının tam göbeğine. Karpuzun kilosu 25 kuruş burada, Ayvalık’ta 37 kuruştu.
 
Didem’lerde Çipura ve kırmızı şarap. Mutfak hamam gibi.
 
İnanılmaz bir şey; İlhan Berk’in ölmüş. Hiç ölmeyecek birisi varsa o da İlhan Berk’ti. Otlar, sebzeler, nesneler, sözcükler, dizeler, şiirler, nü resimler, pipolar, kurşunkalemler... daha neler neler... öksüz kaldı. Şiir dünyamızın başı sağ olsun!
 
Havaalanı ana baba günü değildi başlarda. Sonra bir telaş pir telaş! Hacı adayları koşturup duruyorlar hayaletler gibi.
 
Akşam NTV’de söz konusu edilen Orhan Pamuk’un yeni romanı Masumiyet Müzesi’ni buluyorum gazetecide.
 
Uçak yarı yarıya boş. Sallanıp durduk Berlin’e kadar. Dışarda çok fırtına vardı sanıyorum. Işıklar hiç yanmadı, kapkaranlıkta ne düşüneceğimi bilemedim korkuya teslim olmamaya çalışırken.
 
On beş dakika erken indik Berlin’e.
 
Hava asık yüzlü; soğuk.
 
Berlin değil.
 
Tatil bitti!
 
 
29 Ağustos, Cuma
 
Ev.
 
Bana biraz dargın gibi duran, odam.
 
Yarısı kurumuş çiçekler.
 
Bir buçuk ayın postası.
 
Okul. Toplantı. Yeni ders yılı programı. Yeni stratejiler ve taktikler öğrencilere karşı.
 
Alışveriş.
 
Almanya’daki Türklerin tarihinin belgelenmesi için uğraşan ekip geldi. Çok hızlı bir biçimde upuzun tarihi hızlı bir koşuyla günümüze kadar getirme çabası.
 
Emre’yle pilav, salata ve süzme yoğurttan oluşan akşam yemeği.
 
Odama doyamıyorum.
 
Sarılıp sarılıp öpüyorum.
 
İlhan Berk’in bütün kitaplarını koydum masamın üstüne. Toplu Şiirleri’nden başlayacağım onu yaşamaya.
 
30 Ağustos, Cumartesi
 
Deliksiz uyumuşum.
 
Evi bir daha dolaşıyorum.
 
Kirlileri ayırıyorum yıkamak için.
 
Patlıcan kurularını asıp geliyorum bodruma.
 
Evi tepeden tırnağa temizleme harekâtına girişiyorum.
 
Sardunyalar kurumuş.
 
Öğlene etli pırasa pişireceğim. Bir de mercimek çorbası.
 
 “Ben ölümü eskittim, geliyorum”(İlhan Berk) dedi ve gitti.
 
 
31 Ağustos, Pazar
 
Orhan Pamuk’un yepyeni romanı Masumiyet Müzesi’ni okudum kahvaltıdan sonra. Güneşli bir Berlin pazarında Sibel, Füsun ve Kemal arasındaki ilişkiye dalıp gittim. Kitaptaki ele alınan 70’li yıllardaki cinsellik anlayışına ben de tanık oldum. “sonuna kadar” gitmek, bekâret, evlenmeden önce sevişme... bir dönemin ahlâk anlayışını gösteriyordu.
 
Kanal boyunda yürüdüm bir saat kadar. Sonbahar Berlin’e iyice damgasını vurmuş. Atkestanelerinin yaprakları sararıp solmuş. Yapraklar dökülmeye başlamış. Yaz canlılığını yitirmiş iyice.
 
İlhan Berk’i düşündüm. Onun zamanı bir ikindi zamanı”ydı “Kitaplarda, akşamlarda”. Şu soruya gittiği yerde yanıt arıyordur belki: “Ölüm mendilini düşürmüş dolaşıyor mu oralarda?”
 
Yeni bir “Gün kitabını açıyor” İlhan Berksiz. Her şey onsuz kaldı. Kim tutacak şimdi dünyanın elinden?
 
 

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Pinar Ozkan { 02 Kasım 2008 14:32:29 }
"Uc kez seni seviyorum diyerek uyandim
tuttum sonra ciceklerin suyunu degistirdim
pencerede gun atiyordu, goruyordum..."
diyordu Ilhan Berk...
Sahi, kim tutacak simdi dunyanin elinden?...
Diğer Sayfalar: 1.

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Yüzlerce öğrenciden ABD'yi terk etmeleri istendi.
Avrupa'da İmamoğlu çıkmazı: Çıkarlar mı değerler mi?
Ayaktayız
YÜRÜYÜŞ SÜRÜYOR
'Büyük Osmanlı Soygunu': 10 maddede Eric Adams davası…

Dünyadaki boykotlar: Kim neyi hedef aldı?
Trump üçüncü kez başkan olabilir mi?
CHP İmamoğlu ve erken seçim için imza kampanyası başlattı
ABD'de ulusal güvenlik skandalı ile gündeme gelen Signal nedir?
CHP neden boykot çağrısı yaptı?

Trump yeni gümrük vergisi tarifelerini açıkladı.
Avrupa’nın en az et yiyen ülkesi Türkiye: Fiyatlar 5 yılda % 1230 arttı!
Türkiye'de ekonomi bir kez daha belirsizlik döneminde
ABD-Çin hattında ticaret savaşı: “Soğuk Savaş’tan beri görülmemiş bir rekabet”
Canberra yenilenebilir enerjiye geçişi nasıl başardı?

Türkiye'de Covid-19 salgını yaşam süresini azalttı.
Uzmanlar uyardı: "Uzun yaşayanlardan tavsiye almayın"
Fahri Kiamil
İki annenin başlattığı akıllı telefon karşıtı hareket çığ gibi büyüdü
Afganistan'da onlarca arkeolojik alan buldozerle yıkılarak yağmaya açıldı.

MADELEİNE RİFFAUD, 1924-2024
KOLLEKTİF OYNAMALI KAZANMAK İÇİN
Oxford Sözlüğü yılın kelimesini seçti: Beyin çürümesi
"İNEK BAYRAMI" ekitap
Dünya tarihini şekillendiren 6 içecek türü

Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?
Tokyo’dan Hasanlar’a, Kudüs’te bir mahkemeden bizim buralara…
“KADERİMİZ DIŞARDAN YAZILAMAZ - DIŞARI KADERİ BELİRLEYEMEZ…”
Niyetime İlham

Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.
Su üzerindeki iklim değişikliği baskısı Türkiye'yi su fakiri olmaya sürüklüyor.

Çin'in 10 yıllık yüksek teknoloji planı nasıl işledi?
Devrimsel Bir Teknoloji: Kaykay Şasi
Türkiye, kişisel verileri en çok sızdırılan 19.ülke
Apple otomobili ABD'de üretime bir adım daha yaklaştı.
Yaşgünün Kutlu Olsun James Webb Uzay Teleskobu

NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.
Karıncaların 66 milyon yıldır tarım yaptığı ortaya çıktı.
Antik Mısır'daki popüler masa oyununun şaşırtıcı kökenleri ortaya çıktı.
At binmenin kökenine dair ezber bozuldu.

"Türkiye'de gazeteciler baskı ve yıldırma ile karşı karşıya"
Uluslararası Şeffaflık Örgütü tarafından 2024 yılı yolsuzluk algı endeksi açıklandı!
Türkiye OECD’de gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu 4. ülke
2023 yılında Türkye’de çocukların cinsel istismarı hakkında 40.000'den fazla dosya açıldı.
Çalışanların geliri son 20 yılda azaldı.

Kakao Endüstrisinde Çocuk İşçiliği: Tadı Kadar Tatlı Değil
Dan O’Dowd, Tesla’nın Zehirli Kültürü, Başarısız Abartı ve BYD’nin Yükselişi Üzerine
ANALAR(IMIZ) SİZLER ÇOK YAŞAYIN
Amerika dış yardım yumuşak gücünden vazgeçiyor mu?
Zelenski: Kolezyum Politikasının Kurbanı

HİTLER Diye Biri
ZAMANI VAR
TASARRUF
DUR YOLCU
EMRİ HAK VAKİ

Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..
Amerika’da Ayrımcı Politikalar ve Siyahi Mücadele Tarihi


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git