A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Hollanda'da kadın düşmanlığına dikkat çekmek için öldürülen ‘cadılar’ anısına anıt dikilecek.

Kategori Kategori: Dünya | Yorumlar 0 Yorum | 01 Aralık 2024 06:43:21

Hollanda'nın güneyindeki Limbricht kasabasında 74 yaşındaki dul bir kadın olan Engten Luijten, 21 Temmuz 1674 tarihinde "cadı" olduğu gerekçesiyle tutuklandı. Çünkü, bazı çocuklarda ve hayvanlarda görülen ve nedeni belirlenemeyen hastalıkların, Luijten'in yaptığı büyü nedeniyle ortaya çıktığına inanılıyordu. Yaşlı kadın, yalvarıp yakarsa da, suçsuzluğunu kanıtlayamadı. Luijten, aylar süren sorgu ve işkencenin ardından hücresinde iple boğulmuş halde bulundu.

Tarihçilere göre, Hollandalı kadın, birçok hemcinsinin aksine daha şanslıydı. Çünkü, cadılıkla suçlanan çok sayıda kadın, kazıklara bağlanarak, diri diri ateşe veriliyordu. Adli tabip raporunun aksine, mahkeme, olayın intihar olduğuna karar verdi. Böylece Entegen Luijten, Hollanda'daki cadı avının son kurbanı olarak tarihe geçti.



Cadı avı Hollanda'da 1674, Avrupa'da da 1700'lerin ortalarında tamamen sona erse de, 15 ile 18. yüzyıl arasında özellikle kadınları hedef alan suçlamalar nedeniyle 60 bine yakın kişinin ağır işkenceler sonucu hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

80'den fazla kadının yakıldığı Roermond'da dikilecek.

Hollanda'da, 15 ve 16. yüzyılda "cadı" oldukları gerekçesiyle yakılarak öldürülen çok sayıda kadının anısını yaşatmak için bir "Ulusal Cadılar Anıtı" dikilecek. Anıt, 1613-1614 yılları arasında yapılan yargılamalar sonucu 80'den fazla kadının cadılıkla suçlanarak, diri diri yakıldığı, Hollanda'nın güneyindeki Roermond kentinde inşa edilecek. Anıt projesi, yazar Susan Smit öncülüğünde geçen yıl kurulan Hollanda Ulusal Cadılar Anıtı Vakfı tarafından gündeme getirildi.

Cadı suçlaması nedeniyle kadınların topluca öldürüldüğü birçok belediye, Cadılar Anıtı'nın yapımına talip oldu. Ancak vakıf, cadı avı mağduru sayısı, toplu taşıma araçlarına erişim ve belediyelerin gruplara ve okullara yönelik bilgilendirme programlarını dikkate alarak, anıtın Roermond’da yapılmasına karar verdi.

Yerel kanal L1'e göre, Roermondlu heykeltıraş Rietje Geurts, Ulusal Cadılar Anıtı için bir tasarım hazırladı. Tasarım, kazığa bağlanarak yakılacaklarını ve ayrılmaları gerektiğini bilen 5 kadının meydana getirdiği bir çemberden oluşuyor.

Ancak vakıf, anıtın tasarımı konusunda henüz karar verilmediğini belirtiyor. Önümüzdeki yıl tamamlanması beklenen anıt, Limburg Psikoposluğu'nun merkezi olan Roermond'daki katedralin arkasındaki alana dikilecek.



Amaç kadın düşmanlığına dikkat çekmek

Anıt, cadı avı kurbanlarının yanı sıra kadın cinayetleri de dahil günümüzdeki kadın düşmanlığına da dikkati çekmeyi amaçlıyor. Ulusal Cadı Anıtı Vakfı'na göre anıt, cadı avı ve kültürel miras konusunda farkındalık yaratmaya katkıda bulunacak.

Vakıftan yapılan açıklamada, böylece, tarih ve okul kitaplarındaki imajın düzeltileceğini belirtilerek, "Kadınları küçülten, karşılıklı güvensizliği körükleyen ve erkeklerde derin izler bırakan tarihsel bir travmaya dikkat çekmek istiyoruz" denildi.

Hollanda Ulusal Cadılar Anıtı Vakfı'na göre, günümüzdeki kadın cinayetleri, komplolar ve kadın düşmanlığı; geçmişte yaşanan cadı avının, genler aracılığıyla bugüne aktarılmasının bir sonucu. Vakıf üyeleri geçen yıl 3 Haziran'da, Hollanda'nın birçok bölgesinde cadı oldukları gerekçesiyle suçlanan, işkence gören ve yakılan kişilerin anısına Amsterdam'daki Dam Meydanı'na beyaz çiçekler bırakarak, anıt projesini başlatmıştı.

'Yaşlı, yalnız ve yoksul kadınlar hedef oluyordu'

Hollanda'da ilk cadı yakma olayı 1472 yılında ülkenin güneydoğusundaki Almen kasabasında yaşanmıştı. Hollanda'da büyük bölümü kadın 275 kişinin, cadı oldukları gerekçesiyle yakılarak öldürüldüğü biliniyor. Ancak Avrupa genelinde bu sayı oldukça fazla. Avrupa'da 30 ile 60 bin arasında kişinin cadı avı sonucu yakıldığı düşünülüyor. Tarihçilere göre, bu kurbanların yüzde 80'i kadınlardan oluşuyor.

Özellikle yaşlı, yalnız ya da yoksul kadınlar, cadılık suçlamasının hedefi oluyordu. Tarih dergisi Historiek'e göre, toplumdaki hastalık, kıtlık, felaket gibi herhangi olumsuz durumda, mantıklı açıklama bulamayan kişiler, bunun büyü sonucu cadılar tarafından yapıldığına inanıyordu.

Cadıları belirlemek için 'tartı testi'

Cadılıkla suçlanan kişilerin kendilerini aklaması pek de mümkün olmuyordu. Bir kişinin cadı olup olmadığı, "tartı testi" yoluyla belirlenmeye çalışılıyordu. Cadı avı yapanların yaygın inanışına göre, cadıların kilosu oldukça hafif olduğu için süpürge ya da keçi sırtında uçabiliyorlardı. Bu nedenle cadılık ya da büyücülükle suçlananlar tartıya çıkarılıyordu. Kilosu hafif çekenler, kazıklara bağlanarak ateşe veriliyordu.

Hollanda'nın Utrecht kenti yakınlarındaki Oudewater kasabasında peynir ve tarım ürünlerini tartmak amacıyla kurulan kantar, "Cadı tartım evi" olarak kullanılmaya başlandı. Avrupa'nın birçok yerinde cadılıkla suçlanan kişiler, aklanmak için Oudewater'daki kantara tartılmaya geliyordu. Kantar sahibinin verdiği sertifika doğrultusunda cadılıkla suçlananlar yakılmaktan kurtularak ülkelerine geri dönüyordu. Tarihçilere göre, Hollanda'daki kantar, hiç "cadı" tartmadı. Hollandalı tarihçilere göre bunun nedeni de, rüşvet olaylarıydı.

Dönemin yöneticileri tarafından "dürüst" olduğuna hükmedilen kantar, birkaç altın karşılığında isteğe göre ayarlanıyordu. Tartı sonucu kilosu normalden fazla çıkan kişiler, "cadı olmadıklarını" belirten sertifikayı almaya hak kazanıyorlardı.

Suçlanan kişilerin cadı olup olmadığının belirlemenin bir başka yaygın yolu da, şüphelinin el ve ayakları birbirine bağlanarak suya atılmasıydı. Batmadan suda yüzen kişiler, hafif oldukları için cadı ilan ediliyordu. Kilosu ağır olup suya batanlar ise, genellikle kurtarılmaya vakit kalmadan çoktan boğulmuş oluyordu. Bir başka test ise, suçlanan kişiyi, kızgın kömür üzerinde çıplak ayakla yürütmekti. Ayakları yanıp, su toplayan kişi testi geçmiş sayılıyordu.

İlk olarak İngiltere'de yasaklandı

Cadı yakma ve cadılık suçlamaları, ilk olarak 1736’da İngiltere’de yasaklandı. 1560 - 1680 yılları arasında Avrupa'da cadı avı doruk noktasına ulaştı.  Avrupa'daki seçkinler 1660 yılından itibaren cadı avına kuşkuyla bakmaya başladı. Hollanda ve Almanya'daki öncü düşünürlerin, cadı avına karşı olan görüşleri, İngiltere Protestan Kilisesi tarafından da benimsendi. Kutsal metinlerde cadı avını teşvik eden hiçbir şey bulunmadığı görüşü yaygınlaşmaya başladı.

Avrupa'da son cadı infazı, Haziran 1782'de İsviçre'de Anna Göldi adlı kadının öldürülmesiyle gerçekleşti. İsviçre, Almanya, Norveç, İzlanda, İspanya ve İngiltere'de cadı zulmü kurbanlarının anısına anıtlar dikildi. Eski İskoçya Başbakanı Nicola Sturgeon iki yıl önce, 16 ve 18. yüzyılları arasında ülkesinde cadı suçlamasıyla öldürülen masum kadınlar için özür dilemişti. Avrupa'da sona ermiş olsa da günümüzde Afrika'nın bazı kesimleri ile Hindistan ve Papua Yeni Gine gibi bölgelerde hala kadınlara yönelik cadı avını devam ettiği belirtiliyor.

Kaynak : Yusuf Özkan | BBC

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







“Sen Kimsin Mamdani?” Hukuku Eğip Büken Belediyecilikten Küresel Faşizme
Stranger Things ve Montauk’taki Gizli Deneyler İddiası Zihin Kontrolü, Çocuk Deneyleri ve Soğuk Savaşın Karanlık Mirası
Hoş geldin zam!!!
Bir Tez Doğrulandı: Epstein, Dershowitz ve İsrail Lobisi
Rusya, Kuzey Kore ve Ukrayna’nın Çalınan Nesli

Konforlu Muhalefetin Sınırları Dünya Değişirken Türkiye’de Etkisiz Tepkiler
Sömürünün Yeni Yüzleri, Eski Karanlıklar: Venezuela’da Otoriterliğin ve Çok Kutuplu Tahakkümün Anatomisi
Uluslararası barış: Bir dönemin sonunun habercileri
Trump 'Venezuela bizim bölgemiz' dedi, Kolombiya ve Küba'yı hedef aldı
Don-Roe Doktrini Uygulamada: Trump'ın Venezuela'ya Gangstervari Müdahalesi.

Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?
Kalkınma Hakkında Yanlış Bildiğiniz Şaşırtıcı Gerçek
Avustralya - Çin İlişkileri: Avustralya'da Kavga

Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği
Köpek ve insanların bazı duyguları aynı genetik kökene sahip

Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...
JAK İHMALYAN'DAN: “RESİM ANLAYIŞIM”

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.
500 yıllık Da Vinci çizimi sessiz drone teknolojisine ilham verdi.
Çin, HDMI ve DisplayPort alternatifini piyasaya sürdü.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik
UNICEF raporunda Türkiye'deki çocuklar son sıralarda
AP'den Türkiye'ye sert mesaj: Kriterler müzakere edilemez

Balın Ruhu, Üst Galile’de Bir Distilatörün Eski Yahudi Geleneğini Koruma ve Balı Cine Dönüştürme Serüveni
Mercedes-Benz Places by Binghatti Gökdelen Kapitalizmi ve Küresel Hegemonya
Masumiyet Pazarlanıyor mu Baby Dove’un Türkiye’ye Girişi, Bebek Bakımında Güven Söylemi ve Kapitalizmin En Hassas Alanı
Düşünmektan uyuyamayanlar ve uyumaktan düşünmeyenler : Türkiye çelişkisi
Seul’den Pulpit’e, Rabi (Haham) Angela Buchdahl’in Olağanüstü Hikayesi — Kimlik, Dahil Etme ve Bölünmüş Dünyada Yahudi Liderliği

İCMAL
PALAVRA
YARGI ÜLKESİ
BÜTÇE
UTANMA

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git