A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Kıdem tazminatı ve Türkiye

Kategori Kategori: Türkiye | Yorumlar 0 Yorum | 09 Kasım 2020 02:54:48

Kıdem tazminatı çalışma yaşamı literatürüne dünya ilk kez 1896 yılında Almanya’da işten ayrılma tazminatı olarak girmiştir. 1929 Ekonomik buhranı ve ardından gelişen sosyal devlet anlayışı ile birlikte kıdem tazminatı hakkı birçok ülkede uy-gulanmaya başlanmıştır. Ülkemizde ilk olarak 1936 yılında çıkarılan 3008 sayılı Kanun ile kıdem tazminatı bir hak olarak düzenlenmiştir. Türkiye’de ‘’kıdem tazminatı’’ hakkı çalışanlar adına 84 yıllık bir tarihe sahiptir.

Türkiye’de  kıdem tazminatı, çalışanların Cumhuriyet döneminde en önemli kazanımlarından birisidir. Kıdem tazminatı yıllar içinde işçi lehine gelişen düzenlemelerle çalışma yaşamının gündeminde olmuştur. AKP iktidarı uzunca bir süredir Kıdem tazminatı  hakkını  ortadan  kaldırmak  için  girişimlerde  bulunmaktadır.  



Bu  girişimlerin  en  önemli iki ayağını ise bireysel fon ve hesap sistemleri gibi uygulamalar oluşturmaktadır. Türkiye’de işçilerin yüzde 90’ını kıdem tazminatı hakkından yararlanamamaktadır. İktidar işçilerin bu haktan yararlanamamasının temel sebebi olarak kıdem tazminatının fona devredilmemesini gerekçe göstermektedir. Lakin iktidarın bu tezleri gerçeği yansıtmaktan uzaktır.

Kıdem hakkından işçilerimizin büyük çoğunluğunun yararlanamamasının asli sebebi mevcut kıdem hakkında ki kısıtlayıcı hükümlerden  kaynaklanmaktadır.  İktidar  bu  kısıtlayıcı  hükümleri  görmezden  gelmekte,  herkesin kıdem hakkından ancak fon sistemi ile yararlanabileceğini dile getirmektedir. Fon sistemi kıdem hakkı noktasında güvence getirmekten uzaktır. İktidar Kıdem tazminatının fona devredilmesi ile kıdem tazminatı gün sayısını yarı yarıya  düşürmeyi  ve  bu  şekilde  işçilerin  alacağı  ücreti  de  yarı  yarıya  düşürmeyi  amaçlamaktadır. Bunun yanı sıra kıdem hakkının fona devri ile birlikte mevcut yasada var olan kıdem  hakkından  yararlanma  koşulları  ortadan  kalkacaktır.  Kıdem  hakkı  yalnızca  emeklilik  ve  ölüm  koşuluna  bağlı  olarak  alınabilecektir.  Ayrıca  fon  sistemi  tıpkı  işsizlik  sigorta  fonunda  olduğu  gibi  amaç  dışı  kullanılmayı  da  beraberinde  getirecektir. Kıdem tazminatı hakkı işçilerin ve sendikaların kırmızı çizgisi, emeğin son güven-cesi  ve  kalesidir.  Kıdem  tazminatında  fona  değil  daha  fazla  güvenceye  ihtiyaç  vardır.

Kıdem Tazminatı Nedir?

Kıdem  tazminatı  belirli  bir  işyerinde  en  az  bir  yıl  süre  ile  çalışan  işçiye  kanunun  saydığı  koşulların  varlığı  halinde  işe  başladığı  tarihten  sona  erdiği  tarihe  kadar  geçen  süre  içinde  her  tam  yıl  için  işçiye  ödenecek  en  az  30  günlük  giydirilmiş  (brüt) ücret tutarındaki tazminattır.

Mevcut yasaya göre kıdem tazminatına hakkını hak ediş koşulları nelerdir?
• İşveren tarafından 4857 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında kalanlar,
• İşçi  tarafından  4857  sayılı  Kanunun  24  üncü  maddesinde  sayılan  sebepleri  taşıyanlar,
• Muvazzaf askerlik hizmetini yerine getirmek için işten ayrılanlar,
• Evlendiği  tarihten  itibaren  bir  yıl  içerisinde  kendi  arzusu  ile  iş  akdini  sona  erdiren kadınlar,
• 506 Sayılı Kanunun geçici 81’inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılanlar kıdem tazminatı hakkı elde edebilirler.

Dünya genelinde kıdem tazminatı hakkı nasıl uygulanmaktadır?

Kıdem tazminatı hakkı farklı hak ediş biçimleri gösterse de dünyanın birçok ülke-sinde uygulanmaktadır. Birçok Avrupa ülkesi kıdem tazminatı hakkını işçiler lehine  bireysel  ve  toplu  iş  sözleşmeleriyle  garanti  altına  alınmıştır.  Fransa,  Belçika,  Danimarka ve Yunanistan gibi ülkelerde toplu iş sözleşmesinden yararlanan işçi sayısı yüzde 90’ların üzerindedir. Diğer AB ülkelerinde toplu sözleşme kapsamın-da yer alan işçilerin sayısı yüzde 50’nin üzerindedir. Bahsedilen ülkelerde işçilerin toplu sözleşmeler ile kıdem tazminatını hak etme oranı daha yüksek seviyededir. Türkiye  Toplu  İş  Sözleşmesinden  yararlanabilme  hakkı  bakımından  AB  ve  OECD  ülkeleri arasında yüzde 7 ile en son sırada yer almaktadır. Bu durumda Türkiye’de toplu  sözleşmeler  aracılığıyla  da  kıdem  tazminatı  hakkına  erişebilmek  oldukça  güçtür.

Dünyada Kıdem Tazminatı

Zorunlu Kıdem Tazminatı Uygulaması olan ülke sayısı : 152
Yarı Zorunlu Kıdem Tazminatı Uygulaması olan ülke sayısı : 18
Kıdem Tazminatı Uygulaması olmayan ülke sayısı : 13

Türkiye’de Kıdem Tazminatı tarihi
[1936] - 3008 sayılı yasa ile 5 yıllık kıdemi olan işçiler için 15 günlük ücret tutarında kıdem tazminatı ödeme hakkı getirildi
[1950] - 3008 sayılı yasa ile 5 yıllık kıdem şartı 3 yıla indirildi
[1952] - 5868 sayılı yasa ile emekli olanlara kıdem tazminatından yarar-lanma hakkı getirildi.
[1967] - 931 sayılı yasa ile işçinin ölümü halinde mirasçısına kıdem taz-minatı ödeme hakkı getirildi.
[1975] - 1927 sayılı yasa ile kıdem tazminatı hakkı için gerekli olan 3 yıl-lık süre 1 yıla indirildi. Kıdem tutarı hesaplaması ise 15 günden 30 güne çıkarıldı.
[2003] - 4857  sayılı  yeni  İş  Kanunu  ile  eski  kanunda  yer  alan  ve  kıdem  tazminatı hakkının düzenlendiği 14. maddenin geçerliliği devam etmiştir.


Türkiye’de iktidar ne yapmak istiyor?

Ülkemizde  kıdem  tazminatı  hakkı  1936’dan  bu-güne  işçiler  lehine  gelişerek  devam  etmiştir.  1980  Askeri  darbesinden  sonra  darbeciler  bile  kıdem  tazminatı  hakkına  dokunmaya  cesaret  edememiştir.  Öte  taraftan  AKP  iktidarı  “kıdem tazminatı  hakkının  sürekli  olarak  kaldırılmasını”  gündeme  getirerek,  işçilerin  84  yıllık  kazanımını ve birikimini ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır.

84 yıldır çalışma yaşamında yer alan işçileri ko-rumaya  dönük  caydırıcı  bir  etki  taşıyan  bu  son  güvenceyi  ‘’Bireysel  Hesap  Sistemi’’  ve  ‘’Fona  Devredilme’’ gibi uygulamalar tehdit etmektedir. Kıdem tazminatı hakkının olası bir değişiklik ile ortadan  kaldırılması  ile  işçilerin  iş  güvencesi  elinden  alınacak,  işten  çıkartılmaları  kolayla-şacaktır.  Bu  yüzden  Kıdem  tazminatı  hakkının  fona devredilmesine karşı çıkılmalıdır.

Türkiye’de  iktidar kıdem tazminatını nasıl ortadan kaldıracak?

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “Yeni Ekonomik Program”larda ve 11. Kalkınma Planında kıdem tazminatının Bireysel Emeklilik Sistemi ile ortak bir fonda entegre edileceğini açıkladı.

Resmi Gazete’de yayınlanan 2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’na göre ilerleyen dönemlerde bireysel hesaba dayalı bir kıdem tazminatı sistemi hayata geçirileceği belirtildi.
İktidar, Bireysel emeklilik sistemini yeniden yapılan-dırırken, Kıdem tazminatı fonu oluşturacak ve bu fonu bireysel emeklilik sistemi ile bütünleştirerek tek bir fonda toplayacaktır.

Türkiye’de  kıdem tazminatı fona devredilirse ne olur?

Kıdem tazminatının daha öncesinde birçok kez fona devredilmesi girişimi olsa da, fona devredilmesine yönelik ilk yasal adımlar 2003 yılında çıkartılan 4857 sayılı İş Kanunu’nun geçici 6. maddesi ile atılmıştır. Geçici 6. maddede kıdem tazminatı için bir fon kurulacağı ve fon kuruluncaya kadar 1475/14. maddenin geçerli olacağı belirtilmiş olmasına rağmen konu ile ilgili bugüne kadar herhangi bir çalışma yapılmamıştır.

Kıdem tazminatının fona devrilmesi neticesinde;
• Kanunda her tam yıl için ödenen 30 günlük ücretin, yıllık ücrete oranı en az yüzde 8,3’tür. Bunun yerine her ay işverenler, işçiler adına brüt ücretin yüzde 3 oranındaki primi fona yatırmayı talep etmektedir. Bu durumda işçilerin kı-dem  hakkı  alacakları  yüzde  3  oranında  azaltılacaktır.  Kıdem  tazminatı  gün  sayısı yarı yarıya düşecek ve bu şekilde kıdem tazminatında hak edilen üc-rette yarı yarıya düşecektir.
• Kıdem  Tazminatının  fona  devri  ile  tıpkı  işsizlik  sigorta  fonunda  olduğu  gibi,  fonun amaç dışı kullanılmasını da beraberinde getirecektir.
• Kıdem tazminatının fona devri ile birlikte kıdem tazminatı işveren bağlantısı kopmuş olacağından, kıdem tazminatına esas gün sayısının iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleriyle arttırılmasının önü de kapanmış olacaktır.
• Ayrıca kıdem hakkının bu şekli ile ortadan kaldırılması neticesinde işçilerin iş güvencesi elinden alınacak ve işten çıkarmalar kolaylaşacaktır.

Kıdem Tazminatının Bireysel Emeklilik Sistemi ile ortak fona devredilmesindeki amaç nedir?


Kıdem hakkının bireysel emeklilik sistemi ile ortak bir fonda toplanması ile işçiler büyük hak kaybına uğrayacak, hâlihazırda kıdem tazminatı hakkından yararlanma koşulları ortadan kalkacaktır. İşçiler belirli bir süre prim ödemeleri takdirde belirli şartlarda kıdem tazminatını alabilecektir. Belirtilen bu prim ödeme gün sayısı ise 10 ile 15 yıl arasında değişiklik gösterecektir.

Buna göre;
• Kıdem tazminatı belirli prim ödeme süresi (10ile 15 yıl arası) halinde yalnızca emeklilik ve ölüm hallerinde yararlanılabilecek
• Mevcut yasaya göre evlilik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirenler ve As-kerlik hizmetini yerine getirecek olanlar kıdem tazminatı hakkından mahrum kalacak
• Sağlık nedenleriyle iş sözleşmesini sona erdirenler kıdem tazminatı alama-yacaktır.
• Kıdem  tazminatının  fona  devri  ile  işçilerin  sistemde  biriken  ücretleri,  fonlar  ile reel sektöre ve şirketlere ucuz finansman kaynağı olarak sağlanacaktır.
• İşçilerin emeği ve güvencesi şirketlere ucuz kredi olarak sunulacaktır.Sonuç olarak bireysel emeklilik hesabı ile ortak bir fonda birleştirilecek olan kıdem tazminatı, işçinin kıdem hakkının gasp edilmesi sürecini beraberinde getirecektir

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Yurt dışından ki emeklilere şok!!!
Yeni Zelandalılar referandumda ötanaziye 'evet', esrar kullanımına 'hayır' dedi
Türk Bankası Davası Erdoğan'ın Trump Üzerindeki Etkisini Gösterdi
Türkiye’de maskelerin %95'inde filtre yok!
Potansiyel aşının ilk dozlarını ocak ayında alacağız!!!

Trump'ı bekleyen 6 hukuki süreç
Katolikler de
Kıdem tazminatı ve Türkiye
Yeni Zelanda'da ilk kez yerli halktan bir kadın dışişleri bakanlığına atandı
Hollanda'da cinsiyet eşitliği kapsamında kadınlara da zorunlu askerlik yükümlülüğü getirildi

Dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması imzaladı.
Türkiye’de faiz arttırıldığı halde neden döviz kurları hızla yükselmeye devam ediyor?
Pandeminin İspanya ekonomisine etkileri
Salgın küresel ekonomiyi nasıl etkiledi?
Türkiye’de gerçek işsizlik %21.8

Mutluluk Müzesi açıldı
Koronavirüs sonrası dünyada uçaklar nasıl görünecek?
Bir hikayem olmasın - 2019’a veda ederken
Avustralya’nın ilk sualtı oteli Büyük Set Resifi’nde açıldı
Lila, Lenu, Sisifos

Stefanos Yerasimos ile
Frida Kahlo Müzesi sanal ziyarete açıldı
Kaçırmamanız gereken bir gösteri : ‘Marx’ın Dönüşü’ ücretsiz erişime açıldı
Leonardo da Vinci Hazar Türkü olabilir
Ay çöreği

Anemnesis / Anımsama
Hikayemize özdeşleşmeden sahip çıkmak
Değerler Rabbi
“KAOTİKA”
İnsan, Kıyısı olmayan derya - Kuşkularımı gider

İklim Değişikliği ve Küresel Isınma
Muğla'da doğa katliamı... İktidar talan kapısını açtı!!!
Anadolu’da 60 yılda 70'e yakın göl kurudu.
Elektrikle şarj edilebilen hibrit araçlar “kuzu postuna bürünmüş kurt”
Çatalca ve Arnavutköy talana açıldı

İnsan beynini bilgisayara bağlayan Neuralink tanıtıldı.
İnternet hızı rekoru kırıldı
Uçan elektrikli otomobil yarışları yakında başlıyor.
5G teknolojisi, radyasyon ve güvenlik açığı
Akıllı Kontakt Lensler Bakış Açınızı Değiştirecek

Vampir yarasalar hasta olduklarında 'sosyal mesafeyi koruyor'
7.000 yıllık sualtı keşfi, Avustralya’nın tarihini aydınlatıyor
Covid-19 beyin hacmini küçültüyor.. Alzheimer hızlanıyor
Venüs'te yaşam belirtisinin en önemli bulgularından olan 'fosfin gazı' bulundu
Dünyanın ilk kendini temizleyen, şeffaf, akıllı maskesi, FDA onayı aldı

Y Kuşağı, demokrasiden giderek umudu kesiyor
150 milyon kişi Covid-19 nedeniyle aşırı yoksullaşabilir.
Pandemi zorla evlilikleri tetikliyor
Türkiye’de her iki gençten biri mutlu değil…
Z kuşağı kimlerden oluşuyor?

İstanbul’un ürküten deprem raporu
Bir varmış bir yokmuş: Bir Türkiye Masalı
Kalbura dönen Anayasa….
İşçiler, Tarih, Edebiyat
Kerim Rota Yazdı: “Barış ve Sinem’in orta direk olma hayali..”

Deprem
Devlet
İstifa
Yağma Hasan
Şüyuu

Amerika’da Ayrımcı Politikalar ve Siyahi Mücadele Tarihi
Dünyanın İlk Destan Kahramanı: Gılgamış
Antik Çağlarda Kendi Memleketlerine Karşı Savaşan Paralı Askerler
Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git