A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

DNA’mızın ne ırkı var, ne de milliyeti

Kategori Kategori: Bilim | Yorumlar 0 Yorum | 14 Nisan 2018 10:54:49

Popülasyon genetiği adlı bilim dalının ortaya koyduğu bilimsel bulgular, ırkçılığın ve etnik milliyetçiliğin bilimsel gerçeklerle çeliştiğini gözler önüne seriyor. Bilimsel gelişmeler, ortaya çıkarılan ve kanıtlanan bilimsel bulgular zaman zaman bazı ideolojik görüşlerin ve yüzyıllara dayanan inançların altındaki halıyı çekiverir.

Örneğin, Kopernik, Kepler ve Galilei, Dünya’nın Güneş’in etrafında dönen sıradan bir gezegen olduğunu bilimsel kanıtlarıyla ortaya koyduklarında, binlerce yıllık bir ideolojinin de köküne kibrit suyu ekmiş oldular. Benzer bir süreç, Darwin’in Evrim Kuramı konusunda yaşandı. Bugün artık Yaratılışçılığın bir boş inanç olduğu, evrimin bir olgu olduğu gün gibi açık, bilimsel bir gerçek.



Son olarak popülasyon genetiği adlı bilim dalının ortaya koyduğu bilimsel bulgular, ırkçılığın ve etnik milliyetçiliğin de bilimsel gerçeklerle çeliştiğini gözler önüne seriyor. Hele hele türümüz olan Homo sapiens’in 200 bin yıllık uzun yürüyüşünün belki de trafiği en sıkışık geçiş yolunu teşkil eden Anadolu ve Orta Doğu coğrafyasında…



Hepimiz Homo sapiens’iz ve Afrika kökenliyiz

Birinci gerçek şu: Hepimiz Homo sapiens’iz ve Afrika kökenliyiz. Geçmişte başka insan türleri (homo neanderthalis, homo erectus, homo habilis vb) de olmuş, ama bugün yaşayan insanların hepsi Homo sapiens türüne ait ve hepimiz yaklaşık 200 bin yıl önce Afrika’dan çıkan ve oradan tüm dünyaya yayılan bir grup insandan köken alıyoruz. Gen biliminin teknikleriyle yapılan analizler bu gerçeği gözler önüne seriyor.

Bu olgu, aslında bizim büyük bir şansımız. Pekâlâ, diğer pek çok canlı türünde olduğu gibi, aralarında üreme olanağı bulunmayan çeşitli insan alt-türleri birlikte yaşıyor olabilirdi. Bu durumda neler yaşanabilirdi, tahmin edilebilir! Belki de oldu ve bu durum ortaya çıktı; mümkün! Neyse…

Aslında yaşayan tüm insanların aynı alt türe ait olduğu gerçeği bile kaba ırkçılığı bitirmeye yeter.

Amcamız genetik olarak bize bir siyahîden daha uzak olabilir

İkinci gerçek ise şu: İnsanları deri renklerine göre, “ırk” adı altında temel gruplara ayırmanın biyolojik (yani bilimsel) hiçbir dayanağı yok.

İnsanları “uzun-kısa boylular”, “sarışınlar-esmerler”, “şişmanlar-zayıflar” veya “koyu-açık renk gözlüler” diye sınıflandırmak ne kadar anlamlı ise, “kara-beyaz-sarı derililer” şeklinde ayırmak da ancak o kadar anlamlı.

Çünkü genetik analizler kanıtlıyor ki, amcamız veya teyzemizle olan genetik farklılıklarımız, pekâlâ Mozambikli bir siyahî ile olan genetik farklılığımızdan daha fazla olabilir ve genellikle de öyledir.

Kısacası “ırk” bir ideolojik kurgu kavram, biyolojik anlamda ayırıcı bir nitelik değil. İnsanları deri renklerine göre sınıflandırmanın, hele buradan bir hiyerarşi üretmenin biyolojik ve genetik olarak hiçbir dayanağı ve anlamı yok.

Artık biyologlar, “ırk” diye bir kategori kullanmıyorlar. Elbette hâlâ ırkçılık yapanlar, “arî ırk” uydurmacasının peşinden gidenler, örneğin kara derilileri “aşağı ırk” olarak görenler çıkabilir. Ama bunun dünyanın düz ve sabit olduğunu iddia etmekten hiçbir farkı bulunmuyor.

Etnik milliyetçilik de ideolojik bir kurgu, hele Anadolu’da…

Üçüncü gerçek ise günümüz açısından daha da önemli; çünkü “etnik nitelikler” ve “ulusların tarihi” gibi el yakıcı konularla ilişkili.

Genetik ve istatistiksel yöntemler kullanılarak yapılan çalışmalarda (Örneğin: Cavalli-Sforza, Menozzi ve Piazza, The History and The Geography of The Genes, 1994) tüm dünya ve ayrı ayrı kıtalar düzeyinde insan topluluklarının genetik çeşitliliklerinden kaynaklanan farklılıklar (ve yakınlıklar) incelenmiş.

Ulaşılan sonuçlar, daha sonra en gelişmiş tekniklerle yapılan genel ve bölgesel araştırmalarla da doğrulanmış. Çalışmaların bizim coğrafyamızla ilgili olan bölümleri çarpıcı.

Genel anlamda ortaya çıkan ilk sonuç, Anadolu’nun birçok farklı gen frekansının buluştuğu ve melezleştiği bir coğrafya olduğu. Hatta diyebiliriz ki Anadolu, dünyanın en melez coğrafyası.

Bu da son derece doğal. Çünkü Anadolu, tarih öncesinde ve tarih boyunca insan topluluklarının göçlerine en fazla maruz kalan bir geçiş coğrafyası. Tabii sadece geçiş değil. Her gelen bu güzel ve verimli topraklara yerleşmiş, uygarlıklar kurmuş, demini bırakmış, karışmış…

Genetik yapıya ilişkin analizler başka türlü sonuçlar verseydi eğer -örneğin bir etnik grubun açık ara baskın olduğu bir durum ortaya çıksaydı- asıl o zaman şaşırmak gerekirdi.

Araştırmaların ortaya çıkardığı daha çarpıcı sonuçlar da var: Yunanlılar, Araplar, İranlılar, Kürtler, Ermeniler gibi komşularıyla arasındaki genetik yakınlık hesaplamalarında farklılık değerleri oldukça düşük olan Türkler, Türk dilleri konuşan Orta Asya’nın Altay, Yakut ve Tuva topluluklarıyla bunun 5-8 katı arası değişen değerlerde genetik farklılık gösteriyor.

Yani Anadolu insanı genetik yapı olarak komşularına yakın, Orta Asya topluluklarına değil. Orta Asyalılar genetik olarak Türkiye’nin yaklaşık yüzde 12’sini oluşturuyor, yani her 8 kişiden sadece 1 tanesi Orta Asya kökenli. Geri kalan yüzde 88 ise, Anadolu, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu popülasyonları ile benzerlikler paylaşıyor.

Yani, “Dünya dönüyor”!

Bütün bu bilimsel saptamalardan çıkarılacak bazı sonuçlar var elbette. Türkiye’de etnik milliyetçiliğin bilimsel olgular açısından hiçbir dayanağı yok. Örneğin “Türk” kavramını, etnik kökene vurgu yaparak “Orta Asya kökenli” tarif ettiğiniz an, Türklüğe en büyük ihaneti yapıyorsunuz demektir. Çünkü böyle bir kurgu, “Türkleri” Türkiye’de azınlık haline getirir. Bu dediklerimiz “Kürt” kavramı için de geçerli.

Elbette bu sonuçlar ortaya çıkarıldı diye, hemen ne ırkçılık bitecektir ne de etnik milliyetçilik. Bilimsel gelişmelerin dışındaki başka dinamiklerin de işlemesi ve başka süreçlerin de hızlanması gerekiyor.

Sadece “Dünya dönüyor” demek istedik.

Kaynak :  bilimvegelecek.com.tr | Ender Helvacıoğlu

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Hoş geldin zam!!!
Bir Tez Doğrulandı: Epstein, Dershowitz ve İsrail Lobisi
Rusya, Kuzey Kore ve Ukrayna’nın Çalınan Nesli
Düşen İHA’lar, Yükselen Gölge Savaş: Türkiye Semalarında Rus İstihbaratının Sessiz İşgali ve Egemenlik Krizi
Yağmurlu Bir Bayrampaşa Sabahında Orta Asya’dan Uzakdoğu’ya Uzanan Bir Hat

Litvanya Parlamentosu’nda Çerkes Soykırımı Tartışmaları: Tarih, Hafıza ve Uluslararası Sorumluluk
Körfez Bölgesinin Küresel Güç Merkezi Olma Yarışının İç Yüzü
Trump'ın Ulusal Güvenlik Stratejisi: Tepki ve Gerçekleşme
İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti güvenlik işbirliğini derinleştiriyor.
Narva’da Sessiz İhlal, Rus Sınır Muhafızları Estonya Toprağında, Dünya Yine Seyirci

Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?
Kalkınma Hakkında Yanlış Bildiğiniz Şaşırtıcı Gerçek
Avustralya - Çin İlişkileri: Avustralya'da Kavga

Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği
Köpek ve insanların bazı duyguları aynı genetik kökene sahip
Motokuryelerin Sessiz Çığlığı: Sokağın Gölgesinden Yükselen Sınıf Mücadelesi

Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...
JAK İHMALYAN'DAN: “RESİM ANLAYIŞIM”

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.
500 yıllık Da Vinci çizimi sessiz drone teknolojisine ilham verdi.
Çin, HDMI ve DisplayPort alternatifini piyasaya sürdü.

Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.
Karıncaların 66 milyon yıldır tarım yaptığı ortaya çıktı.

Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik
UNICEF raporunda Türkiye'deki çocuklar son sıralarda
AP'den Türkiye'ye sert mesaj: Kriterler müzakere edilemez

Balın Ruhu, Üst Galile’de Bir Distilatörün Eski Yahudi Geleneğini Koruma ve Balı Cine Dönüştürme Serüveni
Mercedes-Benz Places by Binghatti Gökdelen Kapitalizmi ve Küresel Hegemonya
Masumiyet Pazarlanıyor mu Baby Dove’un Türkiye’ye Girişi, Bebek Bakımında Güven Söylemi ve Kapitalizmin En Hassas Alanı
Düşünmektan uyuyamayanlar ve uyumaktan düşünmeyenler : Türkiye çelişkisi
Seul’den Pulpit’e, Rabi (Haham) Angela Buchdahl’in Olağanüstü Hikayesi — Kimlik, Dahil Etme ve Bölünmüş Dünyada Yahudi Liderliği

İCMAL
PALAVRA
YARGI ÜLKESİ
BÜTÇE
UTANMA

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git