A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

İnsan dedikoduya nasıl başladı?

Kategori Kategori: Araştırma | Yorumlar 0 Yorum | 21 Temmuz 2017 04:12:12

Dedikodu özel ve yakınlık içeren bir insan davranışıdır. Ortaya çıkışıyla ilgili ileri sürülen bazı tezlere kısaca göz atalım. Bu tezler insanlık tarihiyle ilgili ilginç ipuçları içeriyor; işbirliğine gitmeyi ve sosyalleşmeyi nasıl öğrendiğimiz ve nasıl yeni yöntemler geliştirdiğimize dair hikayeler anlatıyor aslında.

Dedikodunun gelişmesinde, insanların birbirinin bitini temizlemesi ve ateş yakmayı öğrenmesinin özel bir yeri olduğuna inanılıyor.



Dedikodu nedir?

En basit ifadeyle, yaşamımızdaki insanlarla ilgili gündelik gelişmeleri tartışmaya yönelik sosyal bir araçtır.

Bazen kötücül olsa da bilim insanları dedikodunun toplumu birleştiren bir tür tutkal olarak olumlu bir işlev gördüğüne işaret ediyor.

Filozof Julian Baggini dedikodunun “diğer insanları ahlaki olarak değerlendirme, insanların yaptıklarıyla ilgili doğru, yanlış, iyi, kötü gibi yargıda bulunma” anlamına geldiğini ifade ediyor.

Dilin gelişmesi

Dedikodunun gelişmesi için öncelikle dil gerekir. Dilin ilk nasıl ortaya çıktığını tespit etmesi de zor. Maymunlarla ortak atamızın 6 ila 13 milyon yıl önce ortaya çıktığı tahmin ediliyor.

Yeni araştırmalar maymunların sandığımızdan çok daha gelişkin iletişim kurabildiğini gösteriyor. İskoçya’da bir hayvanat bahçesinde yapılan deneylerde maymunların kısa sürede yeni bir kelime anlamına gelecek yeni sesler çıkarmayı öğrendiği görüldü. Bu durum insan dilinin nasıl geliştiğine dair ipuçları veriyor.

Atalarımız bir yandan yeni dil becerileri öğrenirken öte yandan beyinleri de gelişiyordu.1,8 milyon yıl önce yaşamış olan insan türü Homo erectus’un beyni eski türlere oranla çok daha büyüktü. Afrika’dan göç edip Avrupa ve Asya’da yeni topluluklar kurdu. Büyük beyinler daha ileri toplumların ve daha ayrıntılı bir dilin gelişmesi demekti.

Modern insan (Homo sapiens) 200 bin yıl önce ortaya çıkmaya başladığında modern dil için gereken gen türü de güncel haline evrilmişti artık. Fakat dilin gelişim süreci tek baçına dedikodunun kökenini açıklamaya yetmiyor.

Kaynaşma aracı

1990’larda ortaya atılan popüler bir teoriye göre dil sosyal bağların devamını sağlamaya yardımcı oluyor.

İnsanın da dahil olduğu primat gruplarında bireyler arasındaki bağları korumak ve güçlendirmek önem taşıyor.

Maymunlar bunu birbirine dokunarak, birbirinin tüylerindeki parazitleri ve pislikleri temizleyerek yapıyor. Atalarımız da muhtemelen birbirine aynı işlemleri yapıyordu. Uzmanlar, başlangıçta bu işlemin temizlik amacıyla yapılırken daha sonra sosyal bir işlev kazandığını belirtiyor.

Bununla ilgili deliller de yok değil. Birbirinin tüylerini temizlemek sadece birkaç dakika alırken bazı primatların saatlerce bu amaçla yan yana oturduğu görülür. Birbirinin bitini ayıklarken primatlar aslında birbirine bağlılığını ifade ediyor.



İşte dedikodunun bu fiziksel kökenden geldiği, insanlar arasındaki fiziki temasın sözlü bir hal aldığı ve bireyleri birbirine yaklaştırdığı düşünülüyor. Grupların üye sayısı arttıkça teke tek ilişkiden ziyade dedikodu yoluyla birkaç insanla bağlantı kurmanın ve sosyal bilgi paylaşımının daha etkili bir yöntem haline geldiği tahmin ediliyor.

Avlanmanın etkisi

Fakat ilk insanların büyük beyin, dil ve kaynaşmadan başka şeylere de ihtiyacı vardı.

Başarılı bir şekilde avlanmak ve meyve toplamak için insanların işbirliği yapması gerekiyordu. Bunun en etkili yolu ise tek tek bireylerin rolü hakkında bilgi paylaşmaktı: Avı kim kovalayacak, kim avlayacak, kim yakalayacak, vb. Bir başka deyişle birbiri hakkında konuşmak gerekiyordu. İnsanın ormandan çıkıp daha açık savanalarda yaşamaya başladığı dönemde bu daha da önem kazanmıştı.

Uzmanlar bu tür sosyal davranışların dili gerekli kıldığı, dedikodunun da buna dahil olduğu görüşünde. Ayrıca insanın ortak ihtiyaçların daha fazla farkına varmasının bir sonucu olarak da dedikodunun geliştiği düşünülüyor.

Ateşin etkisi

Bir diğer teori de dedikodunun ortaya çıkmasında ateşin etkisine işaret ediyor. İlk insanlar günün aydınlık saatlerinde beslenme ve barınma gibi zorunlu ihtiyaçlarını gidermek için uğraşıyor, karanlık çökünce de uyumak dışında bir şey yapamıyordu. Fakat bir milyon yıl kadar önce ateşin bulunmasıyla bu durum değişti. Ateşin sağladığı sıcak ve güvenli ortamda insanlar daha rahat iletişim kurma, sohbet etme fırsatı buldu.
Son dönemlerde yapılan bir araştırma da bu teoriyi doğrular nitelikte. Afrika’nın güneyinde Kalahari çölünde yaşayan yerli halkın, gündüz pratik sorunlarla ilgili konuşurken, gece ateş etrafında daha farklı konuştuğu, hikayeler anlatıldığı görüldü.
DNA faktörü

Gelip geçici özelliğinden dolayı dedikodunun kaynağını tam olarak tespit etmek zor. İlk insanların DNA’sı ile ilgili araştırmalar yeni veriler ortaya koyabilir. Neandertallerde konuşmak için asli olan genin bir türünün bulunduğu tespit edildi.

Uzmanlar bir gün Homo erectusun da DNA’sının bulunabileceğine inanıyor. Onlarda da benzer genlerin olması dedikoduya başvurmuş olabileceklerine işaret edebilir.
Son dönemlerde yapılan bir araştırma da bu teoriyi doğrular nitelikte. Afrika’nın güneyinde Kalahari çölünde yaşayan yerli halkın, gündüz pratik sorunlarla ilgili konuşurken, gece ateş etrafında daha farklı konuştuğu, hikayeler anlatıldığı görüldü.

DNA faktörü

Gelip geçici özelliğinden dolayı dedikodunun kaynağını tam olarak tespit etmek zor. İlk insanların DNA’sı ile ilgili araştırmalar yeni veriler ortaya koyabilir. Neandertallerde konuşmak için asli olan genin bir türünün bulunduğu tespit edildi.

Uzmanlar bir gün Homo erectusun da DNA’sının bulunabileceğine inanıyor. Onlarda da benzer genlerin olması dedikoduya başvurmuş olabileceklerine işaret edebilir.

Kaynak : Melissa Hogenboom | BBC Earth

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







“Talan”ın en onur kıranı!!!
“Evrim Bir Gerçektir Ve İnanç Meselesi Değildir”
Türkiye, Twitter'a 7 gün süre verdi!!!
Melbourne'da terör 2 ölü, 3 yaralı!!!
ABD basını, Washington'daki dayakçı Erdoğan yandaşlarını tek tek deşifre etti

Devenin Boynu
IŞİD, Türkiye'den Avustralya'ya bomba parçası gönderdi
Bakanın yasadışı imam hatip okulu açtığını itiraf ettiği ülkede bir yıkım kararı…
Ahmet Şık: Savunma yapmıyorum, aksine itham ediyorum.
Bir mizahçının savunması…

15 yılda 60 milyarlık satış…
Avustralyalı altyapı fonu IFM Investors Mersin limanında
Türkiye’den kaçan kaçana…
"Yapay zeka"dan küresel ekonomiye 16 trilyon dolarlık katkı
Bitcoin’e yatırım yapan milyoner oldu!

Kütük Siyaseti: Nerelisin?
Atanamayan sol ya da al yazmalının ölümü
İlber Ortaylı: Megalomaninin sonu yok
Dünyaca ünlü Türk modacı Avustralya’yı kızdırdı
Süttozu

Tarih ateizm’in insanlar için din kadar doğal olduğunu gösteriyor
Çığlık
Bir tarihi miras daha böyle katledildi
Atatürk kimin çocuğu ?
Bizans Anıtları Fotoğraf Arşivi, internet erişimine açıldı

Mutluluk mu dedi biri…
Umut: Canlanan ve Canlandıran Yaşam Enerjisi
Bilmeden İdeolojikleşmeye
Özgürlük Sorumlulukla - Zorunluluk Sınırla
Özgür Okullar

Sadece üç senemiz kaldı!
Okyanuslar için verilen 5 tehlike alarmı.
Cinayetin ardından çevreciler buluşuyor
Yerli tohumun sonu!
3 milyar insan su kıtlığı çekecek!

Güneş küresi icat edildi!
Robotlar işinizi elinizden alacak mı?
Dubai'de ilk robot polis göreve başlıyor
Avrupa Parlamentosu robotlu hayata düzenleme
Yeni nesil market!!!

Körtiktepe'de tarım öncesi yerleşik yaşam tespit edildi
Göbekli Tepe’nin üç taşı, üç rengi
Bir Altın Elbiseli Adam daha bulundu!
Göbekli tepe’de Kafatası Kültü
Evrim sil baştan!!!

Türk gençleri kaçıyor
Avrupa’nın ilk gelişmiş uygarlıklarının kökenleri Türkiye’den çıktı
İnsan dedikoduya nasıl başladı?
Türkiye’nin yüzde 60’ı anaakımda yer alan haberlere güvenmiyor
Türkiye'de mülteci sayısı tahmin edilenden yüksek

Kriz değil, çöküş…
Türkiye sessizce İslami rejime geçiş süreci yaşıyor
İlah Edinilen Nefs
Barışmak / Barış-bak
Yanarak Ölenlerin Yok Ülkesi

Edebiyat Takviminden Notlar; Mayıs – Haziran *
NİKAH
PAŞABAHÇE
Ana Tanrıça'nın İslam'a Yansıması
YOL..

Ahilik
Nogay Türklerinden Atasözleri
Başkaldırının simgesi Landmesser'in hikayesi
Saha Türkleri
Yeni yıl armağanı hediye e-kitap : Leyla Erbil ile


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git