A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Roma Döneminde Aşk

Kategori Kategori: Berlin Günceleri | Yorumlar 1 Yorum | Yazar Yazan: Gültekin Emre | 23 Ağustos 2011 16:11:27

Bu bir şiir başlığı da olabilir, bir anlatı da, bir araştırma da. Ya da bir müzedeki objelerin bir bölümünün toplandığı vitrinlerde bir başlık. Değil, bu başlık beni bir şiire götürüyor. Eros'un esinlendirmesi ve soğuk, suratsız müzelerle çelişen sıcak duyguların çarpışmasını dizelere dökebilecek miyim bakalım. Tenlerin kavuşması, özlem, ayrılık ve müzedeki onca aşk imgesi, objesi içiçe geçebilecek mi, göreceğim

8-14 Ağustos, 2011
 
 
8 Ağustos, Pazartesi
 
Şiir Ayvalık’ta yapılacak bu yıl da. Sonunda belediye kararını verdi. Bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek ve onur konuğumuz Ülkü Tamer olacak bu yıl. Kendisiyle şiir okumalarının tam ortasında mini bir söyleşi gerçekleştireceğim. Ayvalıklılara iyi bir şiir şöleni sunacağız Turgut Baygın’la.
 
Yaz ve şiir kopmaz iki kardeş. Yaz imgeleri şiirin omurgasında, çatısında. Şiir yazdan imge sağıpdurur ya öteden beri, bu kez de yazlıkçılar, tatilciler, Ayvalıklılar şiir sağacaklar Şiir Ayvalık için gelecek şairlerden.
 
Şükrü Erbaş, Arife Kalender, Halim Yazıcı, Mine Ömer, Arzu K. Ayçiçek, Fergun Özelli bu yılın Şiir Ayvalık’tanın konukları.
 
 
9 Ağustos, Salı
 
Gösteri’nin yazısıyla boğuşuyorum. Gerçekten boğuşuyorum yazı yazmak için harflerle, sözcüklerle, cümlelerle.
 
Yazı, bir savaş değilse nedir?
 
Yazılış sürecinde bir metnin ne çok sıkıntı yaşanır yaşıyorum. Sonra, düze çıkmak o kadar kolay görünmediği anlarda ise, düzlüğün kapısına varmış olduğumu görüyorum ve sevince boğuluyorum. Savaşı zaferle bitirip kaleyi almış gibi oluyorum kan ter içinde.
 
Yazma, hep sıkıntı verir keyifli anlarının olmasına karşın. Bile bile bu sıkıntıyla halvet olmak akıl alır gibi değil ama başka bir yaşam da yok ki yaşanacak benim için. Güneş batırmayı, güzel sofralardan tatlar devşirmeyi, kitap okuyarak başka dünyalarda dolaşmayı da yaşamın birer parçası saymıyor değilim, hele pazara gidip alışveriş yapmayı benim kadar kaç kişi sever?
 
Gösteri’nin yazısı, “Şiirlere Sarın Beni” beni bitirmeden ben onu bitireceğim.
 
 
10 Ağustos, Çarşamba
 
Poyraz hız kesmeden devam ediyor: “bahçeme kadar geldi / fakat orda durdu / tsunami” diyor İmlâsız Bahçe Şiirleri’nde Nesrin Kültür Kiraz. Haiku tadındaki kıpkısa şiirleri bahçeden eve, evden sokağa, pencereden bahçeye mangalın başına geçipduruyor. Dakika dakika duygular, imgeler, düşünceler, izlenimler gelip geçer: “katırtırnağının / sarısı / göğe saçıldı // gök turkuaz”. “mangalım üç ayak / kaçamıyor bahçemden // dumanı ayaksız”.
 
Türk şiirinde haikuyu önemseyen pek çok şair var. Bizim şiir dünyamıza uzak gibi dursa da, duyarlığımızla örtüşüyor pek çok güzel haiku.
 
Bize özgü ve bizden şiir bahçelerinde geziniyor Nesrin Kültür Kiraz: “küstümotu / küstümotu // bahçemin uç köşesinde // bana uzak türkü söyle”.
 
Bölüm başlıkları harflerden oluşan haikular bahçede, terasta, mangal başında, gül budarken, bahçeyi sularken benimle: “ne vakit / boynunu dikse gül / açılır bahçe kapısı // ayak sesin duyulur”.
 
 
11 Ağustos, Perşembe
 
Ayvalık. Sıcak. Poyraz. Kalabalık. Turgut’la buluştum. Hasan Uysal “Akbulut Fıkraları” anlatmadı ama kırdı geçirdi beni.
 
Daracık sokaklara vurdum kendimi, şiir yüklü sokaklara, değil imgesi ağır basan cumbalı evlerin gölgesine. Sardunyaların sarktığı küçücük balonlara, çiçeklerin sefa sürdüğü pencerelere baka kaldım (kala kaldım) yeni keşfettiğim evlerin önünde. Kadınlar akşam yemeği hazırlığı yapıyorlardı fasulye ayıklayarak, dedikodu yaparak.. Beni görünce sustular akşamdan kalma ayıp bir şeyler mi anlatıyorlardı acaba diye düşündüm.
 
 
12 Ağustos, Cuma
 
Dikili’deyim. 5. Dikili Tiyatro Festivali’nde şiir okuyacağım bu akşam. Gençlerin giydikleri beyaz tişörtlerin arkasında 5. Dikili Tiyatro Festivali yazıyordu. Paneller, atölyeler...ve bir açıp bir kapanan havanın el verdiği ölçüde denize girmeye çalışanlar. Yalı Pansiyon, denizle dudak dudağa. Alçakgönüllü bir pansiyon. Manzarası yeter.
 
Tiyatrocular ve şair dostum Haklim Yazıcı eşiyle birlikte burada kalıyor, ben de buradayım bu gece. Halim şiir bölümünün düzenleyicisi. Öğlen rakı içiyoruz aşevinde yediğimiz sebzeli makarnanın üstüne. Hava kararmaya başlayınca tezgâhlar kuruldu sahilde. Sokak tiyatroları Dikili’nin çeşitli yerlerinde izleyici önüne çoktan çıktı. Bir yerlerden alkışlar geliyor.
 
Meydanın ortasında kurulan sahnede Kıbrıs’tan (Magusa’dan) gelen bir tiyatro “Eroin” konusunu işliyor müzik, çığlıklar eşliğinde. Uzun bir oyun bu. İzleyicilerden sıkılıp gidenler var ara ara. Böyle yerlere savlı ve uzun oyunlar gelir mi diye tartışıyoruz tiyatrocularla. Onlar da doğru bulmuyorlar Kıbrıslıların bu tavrını. Şair ve tiyatrocu Aliye Ummaneli sormak istiyorum birilerine. Soracak kimse bulamıyorum.Oyun 0.30’a doğru bitiyor ve ben sahneye çıkana kadar kalabalık evlerine yollanıyor.
 
Bir avuç şiir meraklısı kalıyor kocaman meydanda ve onca boş sandalye. Tedirgin başlıyorum şiir okumaya, dilim dolaşarak. Keşke bir tiyatrocu okusaydı şiirlerimi. Ben de şiir üstüne konuşsaydım. Şiir okumamı eleştiriyor tiyatrocular, beğenmediklerini söylüyorlar. Ben de beğenmiyorum ki kendi şiirimi okuyuşumu. Bunda alınacak ne var? Bu kadar geç ve bu kadar kapkara, bu kadar boş sandalyeye... hiç şiir okumamıştım. Bu da geliyor başıma.
 
 
13 Ağustos, Cumartesi
 
Sabah erken kalkıyorum. Gece boyunca uyuyamıyorum doğru dürüst. Yerimi mi yadırgadım, yoksa içtiğim demli çay mı uykumu kaçırdı, anlayamadım. Sabah 7. 30’da kalkıyorum.
Giyinip uzunca bir yürüyüş yapıyorum kıyıda, ilginç heykellerin arasında. Sonra duş ve kahvaltı. Çay üstüne çay. Halim’le şiir, şiir kitabı, etkinlikler üstüne derinliği olan konuşmalar. İnternete giriyorum ve bana yeniden, Salı günü, Bursa yolunun göründüğünü görüyorum. Öğlene doğru Halim beni Dikili garajına bırakıyor. Ayvalık yolunda, Altınova’da Nursev’le buluşuyorum ve Rusça Roman Kahramanları Sözlüğü’nü karıştırıyorum. Nursev’e bu ilginç sözlüğün içindekilerini çevirmesini öneriyorum. 19. yüzyılın 2. ciltte, 1. ciltte 17-18. yüzyıl romanlarının, son ciltte de 20. yüzyıl roman kahramanlarının ele alındığını okuyorum sözlüğün arka kapağından. Nursev’e bir ödev daha. 1. ve 3. cildi de bulması gerektiğini söylüyorum. Kabul ediyor. Heyecanlanıyor bu benzersiz çalışma için.
 
Bakalım ortaya nasıl bir çalışma çıkacak. Nursev’in heyecaın beni de sarıyor.
 
 
14 Ağustos, Pazar
 
Roma Döneminde Aşk. Bu bir şiir başlığı da olabilir, bir anlatı da, bir araştırma da. Ya da bir müzedeki objelerin bir bölümünün toplandığı vitrinlerde bir başlık. Değil, bu başlık beni bir şiire götürüyor. Eros’un esinlendirmesi ve soğuk, suratsız müzelerle çelişen sıcak duyguların çarpışmasını dizelere dökebilecek miyim bakalım. Tenlerin kavuşması, özlem, ayrılık ve müzedeki onca aşk imgesi, objesi iç içe geçebilecek mi, göreceğim.
 
Şiir böyle bir şey işte; esin perisi geldim, diyor ve beynimin tüm hücreleri harekete geçiyor derinlemesine. Tenlerde yürüyen bir şiir olacak bu, belli oldu özü. Tarihten günümüze de gelmeli aşk imgesi, oyunları, teknikleri, düşleri...
 
Bakalım nasıl bir yol çıkacak önüme, zorlu olduğu ortada ve ben bu yolu nasıl aşacağım.
 
 

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

ayhan ucar { 06 Şubat 2012 03:54:24 }
helal olsun yasitiklarin cok begendimsana ait bir kitabini okumak isterdim ayvalikda macoronda 18 sokak oturan almanci ayhan agabi selam
Diğer Sayfalar: 1.

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







DEPREM : Hangi ülke, ne yardım gönderiyor?
YAS...
YAKIŞMIYOR
İşte Millet İttifakı'nın 9 ana başlıklı Ortak Mutabakat Metni'nin önemli maddeleri
Turkey’s Looming Dictatorship | Türkiye diktatörlüğün eşiğinde

Almanya: İş gücü göçünü kolaylaştıran yasa kabineden geçti
ABD'nin demokrasiler ittifakında Türkiye yine yok
YALAN
Twitter'da bot hesaplar arttı: Seçim manipüle mi ediliyor?
Yeni Zelanda, ayrılık acısı yaşayan gençlere destek programı başlattı

Türkiye Irak’a yaklaşık 1,5 milyar dolar tazminat ödeyecek
Türkiye’de halk borç batağında! Bankaların alacaklarında dev artış
AKP ekonomideki enkazı kaldırabilir mi?
Depremlerin Türkiye'ye maliyeti 100 milyar doları geçecek
Türkiye'nin en büyük zincir marketlerinin sermaye yapısı nasıl?

Rüya...
Kocaman bir aile gibi
Yeni Zelenda: 2009 sonrasında doğanlara sigara yasağı
Avrupa’nın ardından ABD’de maymun çiçeği virüsü alarmı
Ötenazi makinesi “Sarco” İsviçre’de yasal oldu

Değerli Dost Aydınlık Yürek - HASAN MEYZİNOĞLU
“ŞAİR LÂFI”
"Goblin Modu", “Metaverse”, “I Stand With”
YENİDEN E-KİTAPLARIMIZLA
Peter Gerasimon’un Avustralya Güzelliklerini Gösteren 21 Tablosu

“BİZİM HERAKLİTOS” DEĞERLENDİRMEMİZ (1)
Günümüz reel düşüncesi gerçekliğin dizgesi içinde mi dışında mı işliyor.
Çocuklar
HAYRETTE OLABİLMEK
O kadar da şey etmeyin yani

'Ekosistemi yeniden dengele': Dingoları ve şeytanları geri döndürme planı
Doğayı korumak için 'tarihi' anlaşma
Avustralya tehlike altındaki türleri korumak için kolları sıvadı
Akdeniz’e Türkiye’den günde 144 ton plastik atılıyor
Avustralya’nın doğası hiç olmadığı kadar tehlike altında

Su ve deterjan olmadan çalışan bir çamaşır makinesi
Akıl okuyabilen robot tasarladılar
Sanal Gerçeklik, Artırılmış Gerçeklik , Metaverse, Sanal Uzay Nedir?
Apple'dan iPhone Uygulamalarına Dev Zam: 1 Dolarlık Uygulama 17 TL Oldu
Yapay Et Şirketi Üretime Hazırlanıyor

Leonardo da Vinci'nin annesi Çerkes bir köle
UÇAN KÜÇÜK ŞIRINGALAR
Kanser hücrelerini öldüren virüs hastalar üzerinde olumlu sonuç verdi
Çin'de havadaki Covid-19'u tespit eden maske geliştirildi
Orta Çağ'da Bir Mühendislik Dehası Cezeri

Türkiye'de temelsiz yargılamalar devam etti
Türkiye’de çocuklar ekmek veya makarna ile besleniyorlar...
Türkiye yine
Birçok ülkede IQ oranları giderek düşüyor
Millet İttifakı’nın adayı açıklandıktan sonra ilk anket sonuçları geldi

ABİDİN DİNO İLE HAYALİ SÖYLEŞİ
56 YIL ÖNCE YAZILDI
FAHRİ PETEK SERGİLERİ VESİLESİYLE : “Fotoğrafcılık Bende Çok Eski Bir Tutkudur”
Yepyeni
AFTER MATCH (MAÇTAN SONRA)

KAYITLI ANLAR
KIZILAY
Biri Hesabı Ödeyecek
ARAP...
ZELZELE

Amerika’da Ayrımcı Politikalar ve Siyahi Mücadele Tarihi
Dünyanın İlk Destan Kahramanı: Gılgamış
Antik Çağlarda Kendi Memleketlerine Karşı Savaşan Paralı Askerler
Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git